T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/780 Esas - 2023/864
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/780 Esas
KARAR NO: 2023/864
HAKİM:...
KATİP: ...
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/03/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ile davalı şirket arasında 21/11/2012 tarihli sözleşme ile eğitsel içerikli kitap, ansiklopedi, sözlük, cd, dvd, vcd, ürünlerin pazarlama ve satışı hususunda anlaşma yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacının davalı firmadan tedarik ettikleri ürünleri kendi nam ve hesaplarına sattığını, tarafların uzun yıllar sözleşme kapsamında ticari faaliyette bulunduklarını, davalının sözleşmeye aykırı iş ve işlemler yapmaya başlaması üzerine .... Noterliğinin 28/11/2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davalının sahte kaşe basarak kendileri tarafından teminat senedi olarak verilen senetlerin ... esas sayılı takip dosyaları ile takibe konulduğunu, davacı ... yönünden 2015-16 ve 17 yıllarında davalıya gönderilen 3094 adet sözleşmenin davalıya teslim edildiği, bu sözleşmeler nedeniyle ödemenin büyük bir bölümünün yapılmadığı, davacı ... şirketi bakımından ise 2017-18-19-20-21 yıllarına ait 8118 adet sözleşmenin davalıya teslim edilip davacı tarafa ödemenin büyük bir bölümünün yapılmadığı, ... şirketi bakımından ise 2019-20-21-22 yıllarına ait 1083 adet sözleşmenin davalıya teslim edilip davacı tarafa ödemenin büyük bir bölümünün yapılmadığı, bu nedenlerle ... yönünden 30.000,00 TL ... şirketi yönünden 50.000,00 TL, ... şirketi yönünden 20.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacılara verilmesi ayrıca tensip ile beraber tespit ve iade istemleri kapsamında tedbiren, müvekkillerine ait sözleşme asıllarının, telefon hatlarının ve pos makinelerinin halen dahi davalıda olması ve müvekkiline teslim edilmemiş olması nedeniyle davalıya ait işyerinde tespit kararı verilerek müvekkiline ait sözleşme asıllarının, GSM hatları ve pos makinelerinin tespiti ile müvekkiline verilmesine ve davacılar aleyhine davalı tarafından açılan ... E. sayılı icra dosyalarının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, dosyanın yetkili ... Mahkemesine gönderilmesini, dava konusu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden eksik harcın iptali için davacılara kesin süre verilmesini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu, davacılar ile davalı şirket arasında huzurdaki dava açısından uygulanacak yazılı bir sözleşme olmadığını, davacılar tarafından her ne kadar 21/11/2012 tarihli sözleşmeye dayanmış ise de davacılardan hiçbirinin sözleşmenin tarafı olmayıp söz konusu sözleşmenin dava dışı ... arasında imzalandığını, davacıların dava dilekçesi ekindeki listede yer alan talep konusu sözleşmelerin her birinin varlığını, davalı tarafa teslim edildiğini, sözleşmelerin hukuken geçerli, tahsil edilebilir olduğunu ve davalı tarafça tahsilat yapıldığını ispat etmek külfeti altında olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki uzun yıllardır devam eden çok sayıdaki ticari işlem ile süregelen uygulamaya dayanmakta olup davalı müvekkilinin şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile davacıların iddialarının asılsız olduğu, hiçbir hak ve alacaklarının bulunmadığı bilakis davalı müvekkili şirkete borçlu olduklarının ortaya çıkacağını, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
6100 sayılı Kanun'un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesi şöyledir:
“Sözleşmeden doğan davalar, ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun)“İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir: “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.”
6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:
“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, dava para alacağına ilişkindir. 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup, davacı tarafça kendi ikametgahında dava açılmıştır. Davacının yetkili mahkeme konusundaki seçimlik hakkını kendi yerleşim yeri olan .... Mahkemesinde dava açarak kullanmasının, düzenlenen yetki kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar dava dışı ... ile yapılan sözleşmeye atıf yapılarak yetki itirazında bulunulmuş ise de, dava dışı ...'in sözleşmeyi temsilen imzaladığına dair sözleşmede düzenleme bulunmadığı, yapılan sorgulamada tacir kaydına da rastlanılmadığı anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-)Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-)Dosyada yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-)Dosyanın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK'nın 21. Maddesi gereği yetkili yargı mercinin belirlenmesi ve yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ... İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-)Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 05/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı