T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/169 Esas - 2024/425
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/169 Esas
KARAR NO: 2024/425
HAKİM: .....
KATİP: ...
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 08/03/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş., sektöründe uzun yıllardır hizmet vermekte olan, sektörce tanınan , güvenilir ve iş ahlakını önemseyen bir firma olduğunu, müvekkili firma ile davalı/borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan işe karşılık, 05.05.2023 tarihli ... nolu 177.000,00 TL , 10.06.2023 tarihli ... nolu 177.000,00 TL, 05.09.2023 tarihli ... nolu 540.000,00 TL, 27.09.2023 tarihli ... nolu 180.000,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, yapılan işi ve faturayı teslim alan ancak tanzim edilen fatura bedelinin (KDV ALACAKLARINI) ödemekten kaçınan davalı şirket aleyhine taraflarınca, .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı/Borçlu şirketin 04.10.2023 tarihinde borca ve borcun ferilerine kötü niyetli olarak ve süre kazanmak maksadıyla itiraz etmesi üzerine .... tarafından 04.10.2023 tarihinde ilgili icra takibiNİN durdurulduğunu, davalı/borçlunun açılan icra takibine itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olduğundan, alacağımızın en az %20’si oranında tazminata da hükmedilmesi gerekmekte olduğunu belirterek .... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeni ile davalı/borçlunun alacağın %20’sindan az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, tensiple birlikte dava sonunda alacağımızın karşılıksız kalmaması ve davalı/borçlunun kötü niyetli olarak malvarlığını kaçırmasını önlemek amacıyla; İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı/borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına uygun görülecek şekilde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı müvekkil nezdinde herhangi bir alacağı bulunmamakta olduğunu, dava dilekçesinde, davacı ile davalı müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında 4 adet fatura tanzim edildiğini, yapılan işi ve faturaları teslim alan müvekkilinin, tanzim edilen faturaların bedelini (KDV Alacaklarını) ödemekten kaçındığını, bu nedenle de işbu davanın açıldığını iddia ettiğini, davacının iddialarının tamamının gerçeğe aykırı olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, taraflar arasında kiralama sözleşmesi bulunmakta olup davacı tarafından davalı müvekkiline kule vinç kiralandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin vinci kiracı olarak kullanacağı her ay için 150.000-TL + KDV ödeme gerçekleştirmesi kararlaştırıldığını, Vinç'in 25/04/2023 tarihinde saat 15:07'de müvekkilinİN şantiyesine kurulduğunu, 25/09/2023 tarihinde ise söküldüğünü, bu kapsamda kira konusu vinçin müvekkili tarafından 5 ay süreyle kullanıldığını, sonrasında davacı tarafa teslim edildiğini, müvekkili tarafından 24/03/2023 tarihinde 3 aylık vinç kirası olarak 450.000,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, KDV miktarları da öngörülerek "Vinç Kira Bedeli" açıklaması ile 16/05/2023 tarihinde 450.000,00-TL daha ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasında dava dilekçesinde iddia olunduğu şekilde KDV bedellerinden değil, vincin kiralama ay sayısından kaynaklanmakta olduğunu, davacı tarafından 6 ay boyunca kiralama yapılmış gibi faturalar düzenlense de müvekkili tarafından kiralanan 5 ay süreyle kullanıldığını, bu kapsamda davacı tarafından gerçeğe aykırı şekilde 1 ay fazladan kiralama yapılmış gibi fatura düzenlenmesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, bu kapsamda icra takibinin hukuka aykırı olup ilamsız icra takibine itiraz dilekçesi sunan müvekkilinin hukuka aykırı hiçbir iş ve işlemi bulunmamakta olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; vinç kiralama sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 4/a maddesi hükmüne göre, ”kiralanan taşınmazların 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra iflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara” bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. HMK'da yapılan bu yasal düzenleme ile icra hukukundan kaynaklanan tahliye davaları hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar, tarafların sıfatlarına ve miktara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın vinç kiralama sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, sözleşme kapsamında hizmet ilişkisinin değil araç kiralama ilişkisinin baskın olduğu, kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda HMK 4/1-a maddesine göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu, görev dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınması gerektiği, bu halde dava kira ilişkisinden kaynaklandığına göre mahkememizin görevsizliğine, davalının yetki itirazının görevli mahkemede değerlendirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı