T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/242
KARAR NO : 2024/719
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ..., T.C. Kimlik No:..., ....
DAVACI VEKİLİ : AV...., ....
DAVALI : ..., ....
DAVALI VEKİLİ : AV...., ....
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 02/04/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2024
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında hurda malzeme nakliyesi konusunda bir ticari ilişki bulunduğunu, davacının nakliyesini yaptığı ücretin faturalarının davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında iddia edildiği gibi bir iş bulunmadığını, icra takibine konu faturadan dolayı davalının borcunun bulunmadığını, faiz oranını kabul etmediğini, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını savunarak öncelikle davanın yetki yönünden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
.... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 11/12/2023 tarihinde 15.080,00 TL nakliye ücreti ve 301,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.381,19 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 25/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 02/01/2024 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
... tarihsiz cevabi yazı ile davacının esnaf kaydını göndermiştir.
... 14/04/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının ... ortağı olduğunu bildirmiştir.
... 16/04/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının 29/11/2011-01/03/2011 tarihleri arasında karayolu ile şehirlerarası yük taşıması faaliyeti konusunda gelir mükellefiyeti kaydının bulunduğunu, 12/02/2018 tarihinden itibaren aynı faaliyetinden dolayı ... mükellefiyetinin bulunduğunu, mükellefiyetinin devam ettiğini, bilanço usulüne göre defter tuttuğunu, faaliyetinin tacir boyutunda olduğunu bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 10/07/2024 tarihli raporunda davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, icra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan 15.080,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.
22/10/2024 tarihli celsede davacı vekilinin geçen celsenin 4 numaralı ara kararı gereğince bildirdiği tanığın dinlenilmesine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesi gereğince yer olmadığına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen taşıma ücreti alacağı için düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı davalı ile arasında eşya taşıması sözleşmesi bulunduğu, kendisinin taşıyıcı olduğu, sözleşmeye göre taşıdığı eşyanın taşıma ücretini davalının ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacının ileri sürdüğü vakıaların doğru olmadığını savunmuş ayrıca yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeni ile Türk Ticaret Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.
04/06/2024 tarihli celsede davalı vekilinin cevap dilekçesindeki yetki itirazının cevap dilekçesinde yetkili mahkeme gösterilmesi nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrası gereğince dikkate alınmamasına karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında eşya taşıma sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşmedeki taşıma edimine karşılık doğan alacağı için fatura düzenlediği, davalının fatura tutarını ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 15.080,00 TL alacaklı olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile .... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tutulan kendi ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporları ile ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı ve bu vakıadan dolayı talep ettiği alacak hakkının doğduğunu usulüne uygun tutulan kendisinin ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile ispatlaması ve dava dilekçesinde davanın değerinin açıkça 15.000,00 TL olarak belirtilmesi nedenleri ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının itirazının 15.000,00 TL asıl alacak için iptaline, davalının icra takibi tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün iddia ve ispat edilmemesi nedeni ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren, takip talebinde asıl alacağın yanında kanuni faiz ibaresi yazıldığından talep edilen faizin türü kanuni faiz olduğu anlaşıldığından kanuni faiz işletilmek suretiyle devamına, dava konusu alacağın davacı ile davalının ticari defterlerinde kayıt üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen dava konusu alacağın tutarının likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının .... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın dava konusu olan 15.000,00 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 15.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı kanuni faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 3.000,00 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 597,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL, 1 adet vekalet harcı 60,80 TL, 1 adet vekalet pulu 90,60 TL, dosya-posta gideri 394,00 TL ve bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 4.900,60 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.22/10/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza