T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/266 Esas - 2025/119
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/266 Esas
KARAR NO : 2025/119
HAKİM :......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında önceden devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin oto tamir sektöründe faaliyet göstermekte olup davalı tarafa çeşitli tarihlerde tamir ve bakım işleri yapmış olduğunu, davalı borçlu şirketin, söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap ekstresi borcunu ödememiş olduğunu, cari hesap ekstresinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine ...... E. Sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu şirket vekilinin, ...'ne verdiği 13/03/2024 tarihli itiraz dilekçesinde, borcu olmadığından bahise "asıl alacak ve tüm ferilerine" itiraz etmiş olduğunu, itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, davalının fatura bedellerine ve fatura içeriklerine herhangi bir itirazının bulunmadığını, icra takibine konu olan alacağın, fatura alacağından kaynaklanan likit bir alacak olduğunu, davalının ...... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, davalı yan aleyhine 20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olmadığını, tamamlanmayan iş karşılığı bedelin müvekkili şirkete fatura edilmiş olduğunu, düzenlenen faturanın müvekkil şirkete gönderilmiş ve muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkil şirket defterine işlenmiş olduğunu, müvekkili şirket, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamakta olduğunu, davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay kararlanı doğrultusunda, davacının öncelikle müvekkil şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamak, faturayı dayanaklı hale getirmek durumunda olduğunu, aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, davacı, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkiline verilen bir hizmet bulunmadığını, huzurdaki davanın değeri ispat sınırından fazla olduğundan senetle ispatının zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının dilekçesinde dayandığı tanık delilini kullanmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğin, borca dayanak faturalarda müvekkili şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, alacaklı ilgili faturalardan dolayı herhangi bir mal teslimi yapmamış olduğunu, bunun karşılığında müvekkilinden imzalı bir belge almamış olduğunu, HMK madde 200 gereği ilgili alacağın senetle ispat edilmesi zorunlu olduğunu, ayrıca fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için; fatura tanzim edenle; adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, Fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp, ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, Fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali ilişkindir.
Delillerden; ilgili icra dosyası, tarafların BA-BS formları, tramer kayıtları, sigorta ve hasar dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davaya dayanak ...... Esas sayılı dosyası UYAP kayıtlarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine ...... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, 06.03.2024 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre, Asıl Alacak 31.200 TL, 07.12.2023 — 05.03.2024 dönemi işlemiş faiz 3.332,20 TL olmak üzere toplam alacak miktarı 34 532,20 TL, borcun nedeninin Cari Hesap Alacağı olarak gösterilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı bilirkişi tevdii edilmiş, 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı 2023 ve 2024 yıllarında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, Davalı şirket 2023 ve 2024 yıllarında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine ...... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalı tarafın itirazı neddeniyle takibin durmuş olduğu, 06.03.2024 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre, Asıl Alacak 31.200 TL, 07.12.2023 — 05.03.2024 dönemi işlemiş faiz 3.332,20 TL olmak üzere toplam alacak miktarı 34.532,20 TL, borcun nedeninin Cari Hesap Alacağı olarak gösterilmiş olduğu tespit edilmiş olup dosya içeriğinde taraflar arasında kurulmuş cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, Tarafların 2023 ve 2024 yıllarında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, davacı firmanın 06.03.2024 icra takibi tarihi itibariyle davalı şirketten 31.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin 06.03.2024 takip tarihi itibariyle davacıya 31.200,00 TL borçlu olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, tarafların bağlı bulundukları ... dosyaya kazandırılmış bulunan BS-BA formlarının tetkikinden, tarafların kayıtlarının birbirlerini doğrular mahiyette olduğu, dosyaya kazandırılan Ekspertiz raporu ve kaza raporuna ekli polis tarafından düzenlenen ve örneği raporun bir önceki bölümünde aynen gösterilen kaza raporuna göre kazanın 12.11.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, davacının düzenlemiş olduğu ve icra takibine esasen dayanak teşkil eden fatura içeriğindeki malzemelerin de, arkadan çarpan araç için lazım gelen malzemeler olmadığı, faturanın özellikle direksiyon kutusu revizyonu, ön takım bakım ve malzeme değişimi olduğu, rot kollatı ön balata ön amortisör değişimi vs içerdiği de göz önünde alındığında davaya konu edilen alacağın kaynağı fatura ile 12.11.2023 tarihinde meydana gelen kazanın irtibatı kurulamadığı, davalı taraf vekili faturada müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını ileri sürmüştür. Söz konusu fatura e-fatura olarak düzenlenmiş olup, elektronik ortamda düzenlendiği tarihte karşı tarafın ekranına düşmekte olup, uygulamada 8 günlük süre içerisinde iptal seçeneği kullan ılmak suretiyle yine elektronik ortamda iptal edilebilecektir. Ancak davalı tarafından bu iptal işlemi yapılmamış olduğu, itiraza uğramayan fatura, akdin icra safhasına ilişkin bulunması itibariyle mevcut ve evvelce birleşilen bir anlaşmaya- sözleşme- dayanması gerekir. Fatura bir icap olmadığı gibi icabı red etmek de kabul niteliğinde değildir. Bu sebeple borçluyu mesul kılan bir ödeme emri kuvvetinde de görülemez. Bu bağlamda itiraza uğramayan faturanın anlaşma şartlarına uygun olduğu karinesi ile nitelendirilmesi gerekli olup karinenin akside usul hükümleri çerçevesinde ispat edilebilir. Fatura yazılı bir anlaşma olmadığından daha önce yapılmış yazılı veya sözlü bir anlaşmaya dayanmalıdır. Ancak olayımızda akdi ilişki davalı yanca inkar edilmiş olup, sözleşmenin mevcudiyeti davacı tarafından usul hükümleri uyarınca kanıtlanmak durumunda olup, taraflar arasında kurulmuş bir sözleşmenin varlığı ile teslim edildiği iddia olunan hizmetin vaki sözleşmeye uygun olup olmadığı hususunda hukuki rey ve mütalaanın mahkememize ait olduğu rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı yan davalı aleyhine giriştiği icra takibine , takip talebinde borcun kaynağı cari hesap sözleşmesi denilmiş ise de ;yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının oto tamir sektöründe faaliyet yaptığı, davalının ise oto tamir-bakım işleri yaptığı, davacı tarafından davalı şirkete ... plakalı araca ilişkin karışmış olduğu kazaya dair 07/11/2023 tarihli e-fatura düzenlediği, her ne kadar davalı yan faturada imza itirazında bulunmuş ise de ,faturanın e-fatura olması sebebi ile düzenlendiği anda karşı tarafın ekranını düşmesinden dolayı imza itirazı dinlenmemiş olup, 8 günlük yasal süresi içinde davalı yanca iptal edilmeyerek davalı ticari defterlerine kayıt edildiği , tarafların bağlı bulundukları ...... dosyaya kazandırılmış bulunan BS-BA formlarının tetkikinden, tarafların kayıtlarının birbirlerini doğrular mahiyette olduğu, e-faturanın hem ticari deftere işlenmiş olması hem de davalı yanca ilgili dönem BA-BS formlarına işlemesi nedeni ile davalının artık fatura içeriğindeki hizmetlerin davalı yanca alınmadığına ,davacı ile aralarında sözleşmesel ilişki bulunmadığına dair itirazı kabul görülmemiş olup ,yaptırılan bilirkişi incelemesinde sonuç olarak davacı firmanın 06.03.2024 icra takibi tarihi itibariyle davalı şirketten 31.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin 06.03.2024 takip tarihi itibariyle davacıya 31.200,00 TL borçlu olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılarak ,davalı borçlunun ...... Esas sayılı takip dosyasına 31.200,00 TL asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve tarafların tacir olması nedeni ile takip sonrası talep edilen faiz oranı üzerinden aynen devamına, e-faturanın davalı ticari defterine işlenmiş olması ve alacağın takip tarihi itibari ile likit olması sebebi ile 31.200,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı yan her ne kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de ,faizin hangi tarihten itibaren muaccel olacağına dair yazılı sözleşme bulunmadığı, e-faturada faiz için vade tarihi öngörülmediği ,takipten önce alacaklı tarafından borçluya çekilmiş bir ihtarnamenin bulunmaması sebebi ile davacı yan işlemiş faiz talep edemeyeceğinden ,işlemiş faize yönelik itirazın iptali isteminin ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
2-Davalı borçlunun ...... Esas sayılı takip dosyasına 31.200,00 TL asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip sonrası talep edilen faiz oranı üzerinden aynen devamına,
3-31.200,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 2.131,27 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harcın ve icra dosyasında alınan 172,66 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.531,01 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar nazara alınarak 3.332,20 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
8-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harcı ,icra dosyasında alınan 172,66 TL peşin harcı ,427,60 TL maktu harcın ve 4.950,00 TL posta masrafı toplamı olan 13.405 ,46 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve red oranları nazara alınarak takdiren 12. 064 TL' sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına ,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 2.500,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kısmen kabul ve red oranı nazara alınarak 250 TL 'sinin davacıdan ,2.250,00 TL 'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır