T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/303
KARAR NO : 2025/703
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ..., T.C. Kimlik No:..., ....
DAVACI VEKİLİ : AV....,....
DAVALI : ..., T.C. Kimlik No:..., ....
DAVA : İstirdat davasına dönüşen menfi tespit
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025
Davacı tarafından davalı hakkında açılan istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının mobilya, koltuk, beyaz eşya, ev eşya araç ve gereçleri satışı işi ile uğraştığını, toptan veya perakende olarak satış yaptığını, davalı ile ürün tedarik ve üretimi için sözlü anlaşma yaptığını, davalıya 22/11/2023 tarihinde koltuk takımlarının üretim ve teslimi için .... Şubesinin .... seri numaralı, 30/06/2024, 31/07/2024, 31/08/2024 ve 30/09/2024 vade tarihli 100.000,00'er TL bedelli 4 adet çek verdiğini, koltuk takımı başına 16.000,00 TL olmak üzere toplam 25 adet takımda anlaşıldığını, anlaşma sonrası ürün yapım işlerine başlanacağının ve en kısa sürede ürünlerin hazırlanıp davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının iş yerinde davalı tarafından gönderilen davacının müşterileri model olarak göstermesi için gönderdiği örnek 1 adet koltuk takımı dışında davalının davacıya herhangi bir ürün veya mal teslim etmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek dava konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/12/2024 tarihli dilekçesi ile dava konusu çeklerin ödendiğini bildirmiş ve çeklerin ödendiği tarihten itibaren kanuni faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP ;
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.
DELİLLER ;
... 14/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmadığını bildirmiştir.
... 16/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının 2023 yılı döneminde yıllık gelir vergisi beyannamesini bilanço esasına göre verdiğini bildirmiştir.
Davacı vekili 21/05/2024 tarihli dilekçesi ekindeki belgede davacı adına kayıtlı şirket olarak ... Şirketi ticaret unvanlı şirketin Mersis kaydını sunmuştur.
Davacı vekili 01/07/2024 tarihli celsede; Dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, müvekkil davacı mobilyacıdır, davalı ise mobilya imalatçısıdır, davacı ile davalı arasında davalının mobilya imal edip bunları davacıya satması konusunda sözlü bir anlaşma yapılmaktadır, bu anlaşma doğrultusunda davacı dava konusu ve keşideci olduğu çekleri davalıya vermiştir, ancak davalı malı teslim etmemiştir, bundan dolayı çekler bedelsiz kalmıştır şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 08/07/2024 tarihli cevabi yazı ile dava konusu çeklerin keşide edildiği hesabın sahibinin ... Şirketi olduğunu, ... seri numaralı çekin 01/07/2024 tarihinde .... şubesine ibraz edildiğini, çek bedelinin ödendiğini, ....seri numaralı çeklerin keşide tarihli çekler ileri vadeli oldukları için keşide tarihinden sonra sorulması durumunda bilgi verileceğini bildirmiştir.
... 18/10/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının ... Şirketine 16/05/2024 tarihinde ortak olduğunu, 24/09/2024 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını bildirmiştir.
... 18/10/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının gerçek usulde mükellefiyet kaydının bulunduğunu, bilanço esasına göre defter tuttuğunu, 31/05/2024 tarihi itibariyle terk olduğunu bildirmiştir.
... 25/10/2024 tarihli cevabi yazı ile dava konusu çeklerin keşide edildiği hesabın sahibinin ... Şirketi olduğunu, ... seri numaralı çekin 01/07/2024 tarihinde, .... seri numaralı çekin 31/07/2024 tarihinde, ... seri numaralı çekin 02/09/2024 tarihinde, ... seri numaralı çekin 30/09/2024 tarihinde .... ibraz edildiği ve tahsil edildiğini bildirmiştir.
Davacı vekili 06/02/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ...'ın işlerini ortak yürüttüğü kardeşi ... ile ticari amaçlı görüşmeler yapıldığını, şirkete ilişkin kaşenin whatssap konuşmalarında mevcut olduğunu, dava konusu çeklerin fotokopilerinin kendilerinde olmadığını, bankadan sorulması gerektiğini bildirmiş, dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontlarında ödeyen olarak ... Şirketi yazılmıştır.
... 12/02/2025 tarihli cevabi yazı ile dava konusu çeklerin ... tarafından takas merkezince karşı bankaya ibraz edildiklerini, tahsil edildiklerini bildirmiş, ekte keşidecileri ... Şirketi, keşide tarihleri 30/06/2024, 31/07/2024, 31/08/2024 ve 30/09/2024, lehdarları ... ..., bedelleri 100.000,00 TL, cirantası ... ..., ... ve ... olan çeklerin fotokopilerini göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, satım sözleşmesinde ödeme borcunun çek ile gerçekleştirilmesi dolayısıyla ve malın teslim edilmemesi nedeni ile çeklerin bedelsiz kalmasından dolayı açılan ve istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasıdır.
Davacı, davacı ile davalı arasında ürün tedarik ve üretimi için sözlü olarak sözleşme kurulduğu, davacının edimini dava konusu 4 adet, toplam 400.000,00 TL bedelli çeki davalıya teslim ederek ifa ettiği, davalının ise ürün teslim etme edimini ifa etmediği vakıasını ileri sürmüş, davalıya 384.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, 04/12/2024 tarihli dilekçesi ile dava konusu çeklerin ödendiğini bildirmiş ve çeklerin ödendiği tarihten itibaren kanuni faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise davaya cevap verilmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 109. maddesinin 1. fıkrası gereğince menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasının olanaklı olduğu ve menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi sonucunda menfi tespit talep edilen tutar ile istirdat istenen tutar değişmediği için peşin harcın tamamlanmasına gerek olmadığı kabul edilmiştir.
Davacının davalı arasında ürün tedarik ve üretimi için sözlü olarak sözleşme kurulduğu, davacının edimini dava konusu 4 adet, toplam 400.000,00 TL bedelli çeki davalıya teslim ederek ifa ettiği, davalının ise ürün teslim etme edimini ifa etmediği vakıasını ileri sürmesi, dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede davacı vekiline vekalet verenin, arabuluculuğa başvuranın ve dava açan kişinin gerçek kişi olması, davacı vekilinin 21/05/2024 tarihli dilekçesi ekindeki belgede davacı adına kayıtlı şirket olarak ... Şirketi ticaret unvanlı şirketin Mersis kaydının sunulması, .... 12/02/2025 tarihli cevabi yazısı ile gönderilen dava konusu çeklerin keşidecilerinin ... Şirketi, keşide tarihlerinin 30/06/2024, 31/07/2024, 31/08/2024 ve 30/09/2024, lehdarlarının ... ..., bedellerinin 100.000,00 TL, cirantalarının ... ..., ..., ve ... olması, davacının adının ve soyadının dava konusu çeklerde geçmemesi, Türk Ticaret Kanununun 788. maddesinin 1. fıkrasına göre açıkça emre kaydını içermese dahi belirli bir kişi lehine düzenlenen çekin emre yazılı çek sayılması, aynı fıkraya göre emre yazılı çekin açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilmesi, aynı Kanunun 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılması, davacının dava konusu çeklerde her hangi bir sıfatla yer almaması, davacı vekilinin beyanına göre davacının dava konusu çeklerin keşidecisi şirketlerin yetkilisi olması, davacı dava konusu çeklerde keşideci ve ciranta olmadığı için çekten sorumluluğunun bulunmaması nedenleri ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davacı ile davalının tazminat talepleri olmadığından bu konularda karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 6.557,76 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.942,36 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde Harçlar Kanununun 31. maddesi gereğince davacıya GERİ VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza