T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/362 Esas - 2025/159
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/362
KARAR NO : 2025/159
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI :
DAVACI VEKİLİ : AV.......
DAVALILAR : 1-......
2......
DAVALI VEKİLİ : AV.......
DAVA : Ayıplı malın misli ile değiştirilmesi
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Davacı tarafından davalılar hakkında açılan ayıplı malın misli ile değiştirilmesi davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili ...... Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle davacının 02/04/2021 tarihinde davalı... Şirketinden ... marka ...... seri nolu cihazı satın aldığını, garanti süresi içerisinde cihazın ekran kısmında klavyeden kaynaklı kalıcı izler oluştuğunu, klavye kısmının güç tuşu ve hemen altında bulunan 3 tuşu ile beraber işlevini yerine getirirken zorlandığını, bundan dolayı davalılara başvurduğunu, 27/01/2023 tarihli servisten çıkış formu düzenlenilerek cihazın teslim alındığını, cihazdaki arızaların tamir edilmediğini ileri sürerek dava konusu cihazın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle davacının dava konusu üründe üretimden kaynaklı ayıp olduğunu ispat edemediğini, davacının seçimlik haklarını kullanabilmesi için ürünün ayıplı olması gerektiğini, üründe üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığının yetkili servis raporları ile sabit olduğunu, davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle davacının seçimlik haklarını kullanmasının satışa konu mal veya mallar üzerinde gizli veya açık bir ayıbın varlığına bağlı olduğunu, teknik servis formları ile ayıp bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
...... Mahkemesinin 20/05/2024 tarih ve ...... nolu kararı ile dosyanın ...... Mahkemesi tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz esas kaydının 2024/362 sırasına kaydedilmiştir.
17/09/2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline dava dilekçesinde dava konusunun değerinin yazılmamasına karşın tevzi formunda dava esas değerinin 25.018,00 TL olarak gösterilmesi nedeni ile dava konusunun değerini açıklaması için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi gereğince ve buna göre gerekirse eksik kalan peşin harcı yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir
Davacı vekili 19/09/2024 tarihli dilekçesi ile dava konusu malın satış tutarının 25.018,00 TL olduğunu ve dava değerinin de aynı tutar olduğunu bildirmiştir.
Adli bilişim ve bilişim teknolojileri uzmanı bilirkişi ... 13/11/2024 tarihli raporunda dava konusu cihazın mevcut haliyle çalıştığı ve kullanılabildiği anlaşılmış ise de ekranda yer alan
hatadan kaynaklı yanık izlerinin kullanıcıyı rahatsız edici ve göz yorucu düzeyde olduğunu, mevcut sorunun retine ekran koruyucusundan kaynaklı zaman içerisinde ortaya
çıkan üretimsel bir gizli hata olduğunu, davaya konu cihaz modelinin ...'ın kendi geliştirdiği M serisi işlemcilerle donatılmış
yeni ...... modellerinin piyasaya sürülmesiyle birlikte üretimden kaldırılmış olduğunu, dolayısıyla
......modelinin sıfır (yeni) olarak bulunmadığını, güncel satışta olan son teknoloji ......
modellerinin 75.000,00 TL bedel üzerinden başlayarak piyasada satışının olduğunu, dava konusu bilgisayarın 17/05/2024 tarihi itibariyle ayıpsız değerinin cihazın genel durumu, kullanım süresi ve piyasa talebine göre ortalama
50.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Adli bilişim ve bilişim teknolojileri uzmanı bilirkişi ... 10/01/2025 tarihli ek raporunda dava konusu konu cihazın güncel rayiç değerinin 50.000 TL
değerinde olabileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, davacının davalı ... Şirketinin ürettiği ve davalı... Şirketinden satın aldığı dizüstü bilgisayarın ayıplı olmasından dolayı ayıpsız misli ile değiştirilmesi davasıdır.
Davalı... Şirketi vekilinin vekaletnamesindeki sürenin 31/12/2024 tarihinde dolması ve yeni tarihli vekaletname sunmaması nedeni ile bu davalı yönünden gerekçeli karar başlığına vekili yazılmamış, davalı ... Şirketinin vekilinin vekaletnamesindeki sürenin ise 23/05/2025 tarihinde sona ermesi nedeni ile bu davalının vekili gerekçeli karar başlığına yazılmıştır.
17/09/2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı, davacı vekilinin 19/09/2024 tarihli dilekçesi, bilirkişi ek raporunda bildirilen dava konusu bilgisayarın dava tarihindeki değeri göz önünde bulundurulduğunda dava açılırken ödenen fazla peşin harcın miktarına göre peşin harç açısından eksiklik bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davalı... Şirketi vekilinin 14/06/2024 tarihli dilekçesinde konu bölümünde ihbar talebi yazılmasına karşın ihbar ile ilgili açıklama bulunmaması nedeni ile ihbar ile ilgili bir işlemi yapılmamıştır.
Davacı, davalı ... Şirketi tarafından üretilen ve diğer davalı... Şirketinden satın aldığı cihazın ayıplı olduğu vakıasını ileri sürmüş ve ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
Davalı... Şirketi vekili dava konusu cihazın ayıplı olmadığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili dava konusu cihazın ayıplı olmadığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu cihazı davalı ... Şirketinin ürettiği ve davacının davalı... Şirketinden satın aldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık ise dava konusu cihazın ayıplı olup olmadığı ve ayıpsız misli ile değiştirme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak dava konusu cihazın ayıplı olduğunu ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının 02/04/2021 tarihinde davalı... Şirketinden diğer davalı tarafından üretilen dava konusu cihazı satın aldığı, davacının satın aldıktan sonra cihazın ekran kısmında izler oluşması, tuşların işlevlerini yerine getirmemesi üzerine durumu davalı... Şirketine bildirdiği, yapılan incelemede cihazda ayıplar bulunduğunun tespit edildiği, dava konusu cihazdaki ayıpların davacının kullanım amacına göre cihazı işlevsiz hale getirdiği, ayıbın üretimden kaynaklanan gizli bir hata niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
Türk Medeni Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
İspat yükü kendisinde olan davacının dava konusu bilgisayar üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporu ile dava konusu bilgisayarda üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu ve ayıbı fark ettiğinde teknik servise götürdüğünü ispatlaması, dava konusu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması nedeni ile Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin 2. fıkrasına göre ayıp ihtarında bulunulmasının zorunlu olmaması, Türk Borçlar Kanununun 227. maddesi gereğince alıcının satılan malın ayıbının bulunması durumunda satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarının bulunması, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması, dava konusu araçtaki ayıbın üretim kaynaklı olması, davacı şirketin dava konusu bilgisayarı satın alma amacına göre Türk Borçlar Kanununu 227. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi “4. İmkân varsa” ibaresine göre misli ile değiştirmenin uygun olması, davalı... Şirketinin davacı ile aralarındaki satım sözleşmesine göre ayıptan sorumlu olması, üretici davalı ... Şirketinin ise dava konusu cihazın üreticisi olması, aracın üreticisi olarak garanti veren sıfatıyla maldaki üretimden kaynaklı ayıptan doğan zarardan üreticinin sorumluluğu ilkesi çerçevesinde garanti veren kapsamında sorumlu olması nedenleri ile davanın kabulüne, dava konusu cihazın davalı... Şirketine teslimi ile davalılar tarafından aynı marka, model ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine, değiştirilmesinin olanaklı olmaması durumunda İcra ve İflas Kanununun 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
Dava konusu ...... seri nolu cihazın davalı... Şirketine TESLİMİ ile davalılar tarafından aynı marka, model ve ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE, değiştirilmesinin olanaklı olmaması durumunda İcra ve İflas Kanununun 24. maddesinin UYGULANMASINA,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 1.708,97 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 1.281,37 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL, 2 adet vekalet harcı 121,60 TL, 1 adet vekalet pulu 96,00 TL, dosya-posta gideri 275,00 TL ve bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 4.847,80 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 25.018,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-...... tarafından yapılıp ...... tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı... Şirketi vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.25/02/2025
Katip ......
e-imza
Hakim ......
e-imza