T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/475 Esas - 2025/13
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/475 Esas
KARAR NO : 2025/13
BAŞKAN :......
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP :......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirke ile yeniden tescili istenen ... Şirketi arasında, 3226 sayılı ... çerçevesinde ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi/sözleşmeleri akdedildiğini, ihyası istenen şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine şirket aleyhine...... Esas sayılı dosyası ile taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibi devam ederken ... Şirketi'nin Türk Ticaret Kanununun geçici 7 inci maddesi uyarınca ... tarafından 28.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin öğrenildiğini, şirketten alacaklı olmaları sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereği işbu davayı açabilecekleri sabit olmakla beraber icra dosyasında işlemlere devam edebilmek için söz konusu şirketin ihyası gerektiğini belirterek ...... sicilinde kayıtlı ... Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2024 tarihinde resen terkin edildiğini, şirket merkezinin ......'da bulunduğunu, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin çıkarılan tebligatın "taşınmış" notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrınca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 07/10/2023 tarihli ve 8420 sayılı nüshasında ilan edildiğini, yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığını, iş bu davanın açılmasında kusurlarının bulunmadığını, yasal hasım konumunda olduklarını, bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte olursa şirketin ihyasına karar verilmesini savunmuştur.
Dava; 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca ... re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
...'nün 23/07/2024 tarihli cevabi yazısında; münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca müdürlükçe yapılan ihtar ve 07/10/2013 tarihli ve 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan ... Şirketi'nin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28/01/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiği bildirilmiştir.
30/12/2012 gün ve ...... sayılı resmi gazetede yayınlanan " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve ...... sayılı ... ile ... 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamından; Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfeyi edileceğinin belirtildiği, diğer bir anlatımla bu madde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirildiği, bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacağı, maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağının açık olduğu, Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamayacağı, Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve ...... sayılı ilamında "...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, davalı ... ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, ......sayılı ve 17/10/2023 tarihli ilamı ile ile işaret edildiği üzere şirketin tüzel kişiliğinin ...... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son şirket yetkilisi ve ortak ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yine davalı ...'nün yukarıda açıklandığı üzere TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, davalının usulsüz terkin işlemi ile iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, nitekim geçici 7. maddeye 7511 Sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesinin TTK'nun geçici 7. maddede belirlenen usule uygun olarak kaydı silinen şirketler hakkında açılan davalar açısından uygulanabileceği, kanunun lafzi yorumunun aksinin kabulünün mümkün olmadığı gözetilerek terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünü usul ve yasa hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirdiğinden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken terkin edilen ...... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin...... Esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline tesciline,
2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından terkin öncesi son ortak ve yetkili ......'nin (T.C. Kimlik No ......) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına,
3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine,
5-Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 59,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 487,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2025
Başkan ......
e-imza
Üye......
e-imza
Üye......
e-imza
Katip......
e-imza