T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/470 Esas - 2025/253
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/470 Esas
KARAR NO : 2025/253
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında 05/08/2023- 06/08/2025 işe başlama ve bitiş tarihli ... sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu hizmet sözleşmesiyle birlikte müvekkil şirket tarafından davalı tarafa 2 personel ile danışmanlık ve güvenlik hizmeti verilmeye başlanmış olduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi davalı tarafından 2023 yılı 10. ayın bitimi itibariyle hiçbir bildirim yapılmaksızın haksız olarak eylemli olarak sona erdirilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından hizmet verilen 2023 yılı 8.,9. ve 10 aylarına ilişkin istihdam edilen iki personelden kaynaklı hak ediş bedellerine yönelik fatura kesilmiş, fakat davalı tarafça bu fatura hak ediş bedelleri ödenmemiş olduğunu, tarafınca ...... . Noterliği 07.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile haklı nedenle sona erdirilerek, ödenmeyen bu fatura bedellerinin ödenmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı (borçlu) tarafça müvekkiline şirkete ödeme yapılmamış olduğunu, davalı tarafından ...... E. Sayılı dosya ile konkordato başvurusu yapılmış ve davalı hakkında geçici mühlet kararı alınmış olduğunu, konkordato dosyasının, dava dilekçesi ekinde yer alan ek-i1, sayfa 314-315 deki alacaklılar listesinde müvekkili şirkete olan iki faturaya (2023 yılı Ağustos ve Eylül ayları) ilişkin 81.110,40 TL borcunu da göstermiş ve borcunu kabul etmekte olduğunu, alacaklılar listesinde gösterilen bu iki fatura bedeli hariç ödenmeyen (2023 yılı Ekim ayı) bir fatura bedeli daha bulunduğunu, davalı hakkındaki Konkordato geçici Mühlet kararı ...... Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli ile kaldırılmış olduğunu, tarafınca 01.03.2024 tarihinde ...... başlatılan ilamsız icra takibi dosyasından borçluya ödeme emri gönderilmesine yönelik talepte bulunulmuş, davalı tarafa 01.03.2024 tarihinde ödeme emri gönderilmiş, ödeme emrindeki borcun tamamına karşı, davalı (borçlu) tarafça 04/03/2024 itiraz edilmiş, icra dairesince 04/03/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla davalı (borçlu) tarafın ...... esas numaralı dosyasında yapılan itirazın şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının iptaliyle birlikte takibin devamına, takibe konu alacağın likit olması hasebiyle % 20'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının takip konusu alacağının zaman aşımına uğramış olduğunu, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından faturalar haricinde, faturalara konu işin yapıldığına dair hiçbir bilgi, belge vs. delil sunulmamış olduğunu, bu faturaların konkordato projesinde yer almasının sadece faturanın kayden işlendiğini göstermekte olduğunu, faturaya konu mal veya hizmetin yapıldığı, borç doğurucu işlemin tamamlandığı veya borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, süresinde sunulmamış hiçbir delilin sonradan sunulmasına muvafakatilerinin olmadığını, zaman aşımı yönünden usulden, aksi kanaatte müvekkil şirketin davacıya borcu olmadığı nazara alınarak esastan davanın reddine ve dayanak takibin iptaline, kötü niyetli takibe karşı alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, faturalarda yazılı birim fiyatın sözleşmede belirlenen birim fiyata uygun olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde dile getirmiş olduğu hizmetin verilip verilmediği hususunda dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, taraflar arasında kurulan sözleşmenin belirlenen şekilde feshine ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, yine dosya içeriğinde verilen hizmetin eksik veya ayıplı olduğuna dair herhangi bir ihtar vs. Bulunmadığı, tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre davacının dava ve takip tarihi itibariyle davalı şirketten 121.665,60 TL Alacaklı olduğu, ancak davacı talebinin 1.000 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
...... sayılı ilamı; "......'nun 27.06.2003 tarih ve ...... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir." şeklindedir.
Dava; hizmet sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. (İİK m.67)
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davacı, taraflarca imzalanan sözleşme gereğince kararlaştırılan hizmeti tam olarak vermesine ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen verilen hizmet bedeli için düzenlenen faturaların ödenmediğini ve yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia etmiş, davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını , İİK 67 maddesi gereğince davanın süresinde açılmadığını, davacının faturaya konu işin yapıldığına dair delil sunamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Somut olayda taraflar arasında hizmet sözleşmesinin varlığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip konusu faturalarda belirtilen hizmetin sunulup sunulmadığına ilişkindir.
Davalının ve davacının ticari defterleri incelenmiş, takip konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça yapılan bir ödemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket ticari defter kayıtlarında fatura tarihi ile uyumlu olarak gerçekleşmiş olan muhasebe kaydından, faturaların davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça her ne kadar hizmet sözleşmesi gereğinin yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de; düzenlenen faturaları defterine kayıt ettiği gibi, ...... E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu konkordato başvurusuna ilişkin dava dilekçesi ekinde yer alan ek-11, sayfa 314-315 deki alacaklılar listesinde dava konusu 8 ve 9 aylara ilişkin 81.110,40 TL borcunu da gösterdiği, 10. Ayda düzenlenen fatura yönünden ise taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 23. Maddesi ( c ) bendi, “Taraflardan herhangi biri herhangi bir zamanda gerekçe göstermeksizin iş bu sözleşmeyi 30 gün öncesinden diğer tarafa yazılı bildirimde bulunmak sureti ile sona erebilir” şeklinde düzenlenme bulunduğu, dosyada sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinde davacıya yapılan ödeme bulunmadığından ve davalı tarafça ödeme iddiasında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından zamanaşımı iddiasında bulunulmuş ise de alacağın zamanaşımına uğramadığı, borca itirazın ve takibin durdurulmasına dair kararın davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava kısmi dava olarak açılmış, 04/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri 120.665,60 TL arttırılarak 121.665,60 TL'ye yükseltilmiştir.
Tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile; ......Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 145.813,363 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, alacağın likit olduğu ve yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline, davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
-Davalının ...... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 121.665,60 TL asıl alacak üzerinden devamına,
-24.333,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 9.973,17 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 2.061,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.484,57 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 2.061,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.488,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi masrafı, 427,60 TL başvurma harcı ve 95,00 TL posta masrafı toplamı olan 4.522,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masrafların üzerine bırakılmasına,
7- 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ......bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzün karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025
Katip......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı