T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/588 Esas - 2025/14
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/588 Esas
KARAR NO : 2025/14
BAŞKAN :......
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP :......
DAVACILAR : 1-......
2- ......
3- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALILAR : 1- ......
2-......
3- ......
4- ......
5- ......
VEKİLİ : Av. ......
: 6- ......
7- ......
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ... sahibi olduğu...... parselde kayıtlı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi davasının takibi amacı ile davalılardan eski ...eski yöneticileri (25.06.2022 tarihli genel kurulda Usulsüz işlemleri nedeni ile İbra edilmeyen yöneticiler) ile diğer davalılar Avukat ... ile Avukat ... arasında bila tarihli avukatlık ücret sözleşmesi akdedildiğini, 16.06.2019 tarihli genel kurul kararının 15. maddesinden de anlaşılacağı üzere davacı müvekkil ...davalı eski yönetim kurulu başkan ve üyelerine davacı kooperatife ait ...... Parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili izale-i şuyu davası açma yetkisini bu konuda 3 kişilik bir komisyon kurulması şartına bağladığını, davalının ibra edilmeyen eski yöneticiler genel kurul kararına aykırı ederek usulüne uygun bir komisyon raporu olmadan izale-i şuyu davası açtıklarını, bu yönü ile davalı eski yöneticilerin işlemlerinin mutlak butlanla batıl olduğunu, eski yönetim kurulunu oluşturan davalıların avukatlık ücret sözleşmesi imzalama yetkilerinin bulunmadığını, avukatlık ücret sözleşmesinin imzalandığı tarihte davacı kooperatifin sözleşmeli avukatının bulunduğunu, Avukatlık Kanunu'nun 163 ve 164. maddeleri hükmü gereğince, ücretin belli bir miktarı kapsaması gerekli olduğunu, ancak davaya konu avukatlık ücret sözleşmesi belli bir miktarı kapsamadığını, bu yönüyle ilgili yasalar gereği dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğunun aşikar olduğunu, dava konusu avukatlık ücret sözleşmesinin tarafları anlaşmalı olarak davacı kooperatife maddi zarar verme kastı ile birlikte hareket ettiklerini belirterek bila tarihli Avukatlık ücret sözleşmesinin iptali ile Dava konusu Avukatlık ücret Sözleşmesi nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ödeme tarihlerinden başlayacak en yüksek ticari faizi ile birlikte dava konusu sözleşme gereği ödenen 320.000,00.TL.'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacı kooperatife ödenmesine, mümkün olmaması halinde ise ilgili tüm yasal mevzuat ve ...Yöneticilerinin ve denetçilerinin sorumluluğu çerçevesinde, yetkisiz ve usulsüz olarak izale-i şuyu davası ikame etmeleri ve yine yetkisiz ve usulsüz olarak menfaat temini maksadı ile diğer davalılar ile Avukatlık ücret sözleşmesi imzalamaları ve davacı kooperatifin hem izale-i şuyu davası hem de dava konusu Avukatlık ücret sözleşmesi nedeniyle uğradığı zararlara karşılık olmak üzere şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve zararın doğduğu tarihten başlamak üzere en yüksek ticari faizi ile birlikte 320.000,00 TL'nin davacı kooperatifin eski yöneticileri ve denetçileri olan davalılar ......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; son dönem uygulamalar ve doktrindeki yasanın geniş değerlendirilmesine yönelik son dönem kararlar ışığında, davaya konu sözleşmenin bir tüketici işlemi olarak değerlendirilerek genel mahkeme yerine özel mahkemede değerlendirilmesi gerektiği açık olup, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, söz konusu uyuşmazlığın farklı taraflarına ayrı davada farklı talepler ileri sürdüğünü, söz konusu taleplerin tek davada ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, niteliği itibariyle terditli dava şartlarına uygun olmadığını, açıklanan nedenin usuli bir eksiklik olduğunu, yargılamanın esasına geçilmeksizin dosya üzerinden incelenerek karara bağlarıması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı kooperatifin yeni yönetiminin yüklendikleri vekillik görevlerini layıkıyla yerine getirdikleri halde taraflarını haksızca azlettiğini, azlin ardından ...lehine kabul gören istinaf aşamasında olan dosyadan feragat ettiğini, kooperatifle yapılan vekillik sözleşmesini ise zorlama senaryoya somut ve yazılı delillere dayanmayan iddialarla geçersiz kılmaya çalıştığını, tarafları ile eski yönetim arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu ve yetkili yönetim kurulu talepleri doğrultusunda bahsi geçen davayı yürüttüklerine dair beyanların tekrarı ile bir an için sözleşmenin tarafı kooperatifin eski yönetiminin yetkisiz olması ihtimalinin kabulünde dahi davacıların tarafları aleyhine olan taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacılar vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği avukatlık ücret sözleşmesinde belirlenen ücret geçersiz olduğu, izale-i şuyu davaları özünde maktu ücrete tabi olduğu , avukatlık ücret sözleşmesinin tarafları anlaşmalı olarak davacı kooperatife maddi zarar verme kastı ile birlikte hareket ettiğine dair beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın öncelikli olarak dosya üzerinden yapılacak inceleme ile görevsizliğine, yine dosya üzerinden yapılacak inceleme ile HMK ilgili maddelere uygun olmaksızın ikame edilen davanın usulden reddine, esasa ilişkin beyanları ile izah ettikleri nedenler ve mahkememizce re'sen takdir edilecek nedenler gözetilerek hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda açılan dava ve davacılar tarafından daha önce açılan ve tamamı reddedilen davalar ile amaçlanan asıl hususun, davalıların sanki bir usulsüzlük varmış gibi üyelerin gözünde suçlu ve kusurlu duruma düşürmek olduğunu, davacılar tarafından davalılar hakkında ......'na benzer iddialar ile onlarca suç duyurusunda bulunulduğunu, aynı asılsız iddialar ile davalılar hakkında yapılan 13 farklı savcılık dosyasından 7 tanesinin savcılık makamlarının “kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı” ile takipsizlik ile sonuçlandığını, verilen kararlara itirazların reddedilerek kesinleştiğini, davacıların dava dilekçesinde yer verdiği, davalı yöneticilerin ...adına dava açma yetkisi olmadığı, avukatlık ücret sözleşmesi imzalama yetkilerinin bulunmadığı yönündeki iddiaların hem 1163 sayılı ...'na aykırı olduğunu hem de mantık ve hukuk kurallarıyla örtüşmediğini, davalılar ...... , 01.07.2020 tarihinde ikame edilen izaleyi şüyu davasını da kapsayan tüm 2020 hesap yılı yönetim ve denetim faaliyetleri bakımından 14.11.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında ibra edildiklerinden huzurdaki davanın görülemeyeceğini belirterek davacıların hukuki dayanaktan yoksun, usul ve esas yönünden hukuka aykırı davalarının öncelikle; 6100 sayılı HMK madde 110 ve 111 hükümlerine aykırılığı sebebiyle usulden reddine, davacılar tarafından açılan alacak davasına konu izaleyi şüyu davası yönetim kurulu üyesi davalılar tarafından genel kurul kararına uygun ve komisyon raporu doğrultusunda ikame edildiğini, kooperatifin bir zararı ve davalıların da sorumluluğu bulunmadığından 2019-2020 hesap yılı faaliyeti bakımından genel kurulca ibraları gerçekleşen davalılar bakımından dava açılamayacağından davanın usulden ve esastan reddine, genel kurul kararına uygun ve komisyon raporu doğrultusunda ikame edilen izaleyi şüyu davası hukuka uygun olduğundan denetim kurulu üyesi olan müvekkillerimin denetim faaliyetinde yasaya aykırı bir yön olmadığından ve 2019-2020 yılı denetim faaliyeti bakımından genel kurulca ibraları gerçekleştiğinden huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
...... Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli ......sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verilerek dava mahkememize tevzi olunmuş ve mahkememizin...... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, davacı ...ile davalılar ... ve ... arasında akdedilen avukatlık sözleşmesinin iptali, ilgili avukatlık sözleşmesi nedeniyle menfi tespit, ödenen vekalet ücretinin tazmini, mümkün olmadığı taktirde davalı ...yöneticilerini yöneltilen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; davaya konu temel ilişki avukatlık hizmet sözleşmesine ilişkin olup, dosyadaki bilgi ve belgelere göre tarafların tacir olmadığı, asıl uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari vasfında olmadığı, bu hali ile asıl talep yönünden genel mahkemeler görevli olduğundan mahkememizin görevli olmadığı, öte yandan asıl ve feri talepler arasında terditli davanın koşullarından olan aslilik-ferilik şartının bulunup bulunmadığının, usulüne uygun bir terditli dava bulunup bulunmadığının asıl talebi değerlendirmekle görevli mahkemece nazara alınması gerektiği, terditli talebe konu uyuşmazlığın ticari dava olmasının ise asıl davaya konu uyuşmazlık değerlendirilmeden incelenebilir olmadığı, bu halde asıl talep avukatlık sözleşmesine ilişkin olduğundan ve kesin yetki hali de bulunmadığından mahkememizin görevsizliğine ve yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ve YETKİSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ......NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025
Başkan ......
e-imza
Üye......
e-imza
Üye ......
e-imza
Katip ......
e-imza