T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/749 Esas - 2025/266
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/749 Esas
KARAR NO : 2025/266
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/04/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, dava dışı ... Sanayi ve Tic. A.Ş firmasından aldığı malların ödemesi için firmaya ... Şubesi ... çek numaralı 24/09/2024 vade tarihli 1.500.000,00-TL bedelli çeki teslim ettiğini, Fakat çekin, dava dışı ... firmasına gönderildikten sonra kaybolduğunu, çekin üçüncü kişilerce kullanımının engellenmesi amacıyla ... firmasının, ..... E. dosyasıyla çek iptali davası ikame ettiğini, mahkeme ilgili çek için 26.07.2024 tarihinde ödeme yasağı kararı verdiğini, akabinde dava dışı ... firması, çekin kaybolması olayıyla alakalı faillerin tespiti ve cezalandırılması amacıyla ..... Sor. dosyasıyla şikayetçi olduğunu, çek kaybolduktan sonra, ... firmasına ulaşmadan önce ... firması adına sahte imza ile, ardından diğer birçok şahıs tarafından cirolandığını ve en son davalı kişinin ödeme tarihinde bankaya çeki ibraz ettiğini, bankanın çekin arka yüzüne "..... E. Sayılı ödeme yasağı kararı bulunduğundan hiçbir işlem yapılmamıştır." ibareli şerh koyduğunu, davalının çeke dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine geçme ihtimali çok yüksek olduğundan 25.09.2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, ..... Mahkemesinin çek üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verdiğini belirterek öncelikle ..... Mahkemesinde açılan ..... Esas sayılı dosyanın bekletici sorun yapılmasına, neticeten davanın kabulü ile, ... çek numaralı 24/09/2024 vade tarihli 1.500.000,00-TL bedelli çekten dolayı müvekkili şirket'in borçlu olmadığının tespitine, çekin icra takibine konu edilmemesi, konu edildiği takdirde takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbirin nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, aksi halde icra veznesindeki paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, paranın takip alacaklısı yahut vekiline ödenmesi halinde huzurdaki davanın istirdat davası olarak görülmeye devam edilmesine, icra takibi başlatılması halinde takibin kötüniyetle başlatılmış olmasından dolayı sonradan artırım hakları saklı olması kaydı ile davalının alacağın asgari %20’sine isabet eden 300.000,00-TL tutarında kötüniyet tazminatınına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davacı tarafından açılan iş bu davaya yetki itirazında bulunduklarını, davacının dava açmasında hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, dava konusu çeki dava dilekçesinde belirtilen Lehtar olan ... ın açması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin herhangi bir şirket yöneticisi olmadığı gibi dava konusu çeki de tamamen şahsı adına, yaptığı ticarete karşılık kabul ettiğini, sürekli çek keşide eden veya alan biri olmayıp, sürekli alım satım yaptığı firmaların da bulunmadığını, müvekkili ...'un araç alım satım işi ile uğraşmakta olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki aldığından çekte bulunan karekod ile sorgulama yaptdığını her hangi bir sorun görmediğini ve findeks notu yüksek olduğu için son ciranta ile ticaret yaptığını, müvekkilinin çek hakkında ödeme yasağı olduğunu da bankaya ibraz ettiğinde öğrendiğini, gerekli özeni göstermesine rağmen işbu çekin kaybolduğunu/çalındığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca cirantaların/lehtarın imzasının sahte mi değil mi diye kontrol etme imkanı da bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, karşı dava haklarının ve fazlaya dair ve diğer haklarının saklı kalmak üzere, izah edilen ve mahkemece re'sen göz ününde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle, davacı borçlunun açtığını iş bu davanın öncelikle yetki yönünden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, dava konusu çekin kargoda kaybolması nedeniyle çekte yer alan lehtar ciro imzasının lehtar şirketin yetkililerin eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davada davacı, lehtar .......A.Ş'ye dava konusu çekleri kargo aracılığı ile gönderirken kaybolduğunu, çekte lehtar tarafından usulüne uygun bir cironun bulunmadığı ciro silsilesindeki kopukluk iddiasıya davacı keşideci tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte, davacı keşideci durumunda olup, davalı ciro yoluyla hamil olmuştur. Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki ... San. Tic. A.Ş . imzası ile yapılmıştır. Davacı keşideci, kendi imzasını inkar etmemektedir. Çeklerin metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır. Dava dışı lehtarın imzası geçersiz olsa bile yukarıda açıklanan imzaların istiklali ilkesi karşısında bu durum davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmaz.
..... Dairesinin .....Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "İmzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, imzanın sahte olmasının ciro silsilesini bozduğu, davalının ancak kendisinden önceki cirantalara başvurabileceği davacı keşidecinin çeklerin bedelini lehtarın imzasının sahte olduğundan bahisle, ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle davacının borçlu olduğunun kabul edilemeyeceği yolundaki iddiasıyla açılan menfi tespit davası, kambiyo hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir."
Somut olayda her ne kadar davacı keşideci, lehtarın imzasının sahte olduğu çekin dava dışı lehtar tarafından çeklerin elinden rızası hilafına elinden çıktığı iddiasına dayalı dava açarak ödemeden men kararı aldığını çeklerden borçlu olmadığını etmiş, ise de keşideci ile lehtardan sonraki ciroların usulsüzlüğü veya sahteliğinden bahisle lehtar ile arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Hamil davalının çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötü niyetli hamil olduğu kanıtlanamamıştır. O halde davacı keşideci, çekin lehtarın cirosundan sonraki hamilin yetkili ciro yoluyla hamil olmadığı ve ciro silsilesinde kopukluk yaratılmak suretiyle tedavüle sürülmesi nedeniyle davalı ara ciranta ve son hamil davalı şirketin iyiniyetli yetkili hamil olamayacağını ileri süremez.
Davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmış, davacı tarafça yemin hakkı kullanılmamıştır.
Davacı tarafça ..... Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de yukarıda açıklanan sebeplerle bekletici mesele yapılmamıştır.
Bu durumda davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çek lehtarının ilk cirosunun sahte oluşu, veya sonraki ciro yoluyla hamilin yetkili hamil olmaması keşidecinin çekler nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceği gibi çekte lehtar imzasının sahteliği ilk cirantanın yetkili hamil olmamasına ilişkin mutlak defi ve/veya bedelsizliğe ilişkin şahsi def'iyi de davacı keşidecinin, çek hamili davalıya karşı ileri sürerek, borçtan kurtulamayacağının kabulü gerekir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 25.616,25 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 25.000,85 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 842,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 222.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ..... bütçesinden karşılanacak olan 3600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı