T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/759 Esas - 2025/428
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/759 Esas
KARAR NO: 2025/428
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma gereği müvekkil şirket davalı şirkete motorin sattığını, ancak davalı taraf ödemesi gereken tutarı ödemediğini, bu nedenle müvekkil şirket alacağını tahsil edebilmek amacıyla davalı taraf hakkında ...... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak takihe itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olduğunu, davalmın kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu, müvekkili şirket mağdur olduğunu, Bu nedenle alacağın %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini beyan ederek ......E sayılı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki yargılamaya dayanak olarak gösterilen faturaların ve içeriğinin kabulü mümkün olmadığını, kanuni karineler aksi ispat edilebilir olup olmamasına göre adi ve kesin karine şeklinde ikiye ayrıldığını, kanunun aksini ispat etmeye izin vermediği karineler kesin kanuni karine olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasında yapılan anlaşma gereği müvekkili şirkete motorin satıldığını, yargılamaya konu icra takibinin dayanağı olan faturanın motorin satımından kaynaklandığını iddia etmişse de bu iddialar dosya kapsamında yazılı bir sözleşme sunamadığını bahsi geçen sözleşmeye ilişkin şartları da ispat edemediğini, kanunda faturanın belli bir tanımı yer almamakla birlikte fatura; ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olarak tanımlanabileceğini, fatura tanzim edilmesinin ön koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olması olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile gerçek anlamda bir fatura olmayıp öneri (teklif) niteliğinde bir yazı olduğunu, yargılamaya konu ...... E. Sayılı icra dosyasında takip dayanağı olarak 20.03.2024 ve 26.03.2024 tarihli faturalar gösterildiğini ve takipte salt bu fatıralara dayanıldığını, huzurdaki davada ise taşıma irsaliyesi de alacağın dayanağı olarak gösterildiğini, itirazın iptali davası, müddeabihi dava konusu yapılmış ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir eda davası olduğunu, hukuken faize faiz yürütülmesi mümkün olmadığını, Ancak, davacı tarafından ......E. Sayılı dosyasıyla faize karşı faiz yürütüldüğünü, müvekkili şirketin davacıya söz konusu fatura içeriklerinde belirtilen şekilde bir borcu bulunmadığını, bu sebeple, davacı tarafça başlatılan haksız icra takibine karşı müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak itiraz edildiğini, davacı tarafça ise işbu dava haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Mahkememiz işbu esas üzerinden bilirkişiye tevdi olunmuş, 16/04/2025 tarihli raporda: Faturaya konu malların/ hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, yukarıda da bahsedildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki, davacı şirket tarafından davalı şirkete Nakliye Hizmeti verilmesinden ibaret olup, bu kapsamda, takibe konu edilen faturaların dayanağı Taşıma İrsaliyelerinin incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına Taşıma İrsaliyesi düzenlenmiş olduğunu, taşınan emtianın, davalının bayiliğini yaptığı dağıtım şirketi olan ... tarafından davalı şirket adına satışı gerçekleşmiş olan Motorin ve Benzin olduğunu, Sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile bu hizmetin gerçekleşmiş olduğunu, davalının ticari defter kaydında, bu iki faturaya kaynaklık eden Taşıma
İrsaliyesi tarihlerinde dağıtım şirketi ...'ten akaryakıt satın alınmış olduğunu, davalıya ait akaryakıtın dağıtım şirketinden teslim alınıp davalıya teslimi şeklinde cereyan eden faaliyetin sonucunda, davalının sahibi bulunduğu emtianın bedelinin, davacının talebinin 35.960,00 TL olduğu bir sevkiyatta Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, dosya içerisinde emtianın teslim edilmediğine dair herhangi bir belge bulunmamakta olup, ötedenberi devam eden ve tekrarlanan hizmetin verilip verilmemiş olduğu hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğunu, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediğini davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen bütün faturalar e-Fatura senaryosu ile düzenlenmiş olup, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Uygulama Tebliğlerinde düzenlendiği üzere, E-Fatura senaryosu ile düzenlenen faturalar düzenlendiği anda sistem tarafından alıcısının ekranına düşmekle, söz konusu fatura alıcısına tebliğ ve teslim edilmiş olduğunu, alacağın varlığı ve miktarı, tarafların ticari defter kayıtları ile tarafların bağlı bulundukları ... dosyaya
kazandırılmış bulunan Ba-Bs form bilgilerinin de birbirini doğrular nitelikte olduğunu, yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, davacı şirketin 13.08.2024 takip tarihi itibariyle
davalı şirketten aslı alacak olarak 71.920,00 TL alacaklı olduğunu, faizin varlığı, başlangıç tarihi, türü ve miktarı,
raporun önceki bölümünde aynen yer alan faturaların tetkikinde fatura bedelerinin ödeneceği tarihe ilişkin herhangi bir vade, tarih vs. Bulunmadığını, ancak, taralar arasındaki ticari ilişkinin geçmişine bakıldığında, davacı tarafından davalı adına
fatura düzenlebdiği tarihte veya bir iki gün içerisinde ödemenin gerçekleşmiş olduğu tespit
edilmiş olup, bu uygulamanın taraflar arasında vaki sözlü sözleşmenin veya teamül halinde
uygulama olup olmadı hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğunu, bu bakımdan sayın mahkeme tarafından sözleşme veya teamül gereği ödeme tarihinin fatura
tarihinden sonraki gün olduğunun kabulü yönünde bir kanaat sahibi olması veya böyle bir
kanaat sahibi olmaması bakımından işlemiş faiz konusu terditli olarak aşağıda irdelendiğini, sayın mahkemenin sözleşme veya teamül gereği ödeme tarihinin fatura tarihinden
sonraki gün olduğunun kabulü yönünde bir kanaat sahibi olması ve taraflar arasındaki
ilişkinin ticari nitelikte olması münasebetiyle Ticari Avans Faizi uygulanması halinde 20.03.2024 tarih ve ... nolu 35.960,00 TL tutarlı faturanın iki gün sonraki
ödeme tarihinin 22.03.2024 olacağı, bu tarih ile 13.08.2024 takip tarihi arasında işlemiş
olan ticari avans faiz oranları üzerinden işlemiş faiz miktarı : 5.949,66 TL olarak,
- 26.03.2024 tarih ve ... nolu 35.960,00 TL tutarlı faturanın iki gün sonraki
ödeme tarihinin 28.03.2024 olacağı, bu tarih ile 13.08.2024 takip tarihi arasında işlemiş
olan ticari avans faiz oranları üzerinden işlemiş faiz miktarı : 5.382,18 TL olarak
hesaplanmış, toplam (5.949,66 + 5.382,18) = 11.331,84 TL işlemiş faiz hesap edilmiş
olup davacı tarafın talebinin 4.131,95 TL olduğunu, sözleşme veya teamül gereği ödeme tarihinin fatura tarihinden
sonraki gün olduğunun kabulü yönünde bir kanaat sahibi olmaması halinde, davalı
borçlunun takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olduğunun kabulü halinde, davacının
takipte işlemiş faiz talep edemeyeceğini, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı gerektirip gerektirmediğini, takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde aynen kayıtlı olması bakımından,
tarafların bilgisi dahilinde olduğu, bu nedenle faturada yazılı tutarların bu kapsamda likit alacak
olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda hukuki yorum ve değerlendirmenin
sayın mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
......Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 13/08/2024 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 71.920,00 TL asıl alacak, 4.131,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.051,95 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı davalı ile aralarında ticari ilişki nedeniyle edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlerden doğan alacağı için fatura düzenlediği, davalının fatura tutarının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, borçlu olmadığını iddia etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
...... Dairesinin 08/02/2016 tarihli ....... sayılı ilamı; "... ......'nun 27/062003 tarih ve ....... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. ...... Dairesinin 10/02/2016 tarihli ....... sayılı, ...... Dairesinin 08/02/2016 tarihli ....... sayılı, ...... Dairesinin 09/12/2015 tarihli ....... sayılı, ...... Dairesinin 11/01/2016 tarihli ....... sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Tarafların Ba-Bs formları iligi vergi dairelerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği belirtildiği üzere; tarafların ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil teşkil edeceği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilerek davacıya borçlu olmadığı savunulmuştur.
Davalı tarafça her ne kadar sözleşme ilişkisi inkar edilerek takibi konu faturalar nedeniyle borçlu olmadığı iddia etmiş ise de tarafların ticari defterlerinin birbirlerini doğrular mahiyette olduğu, davacı ve davalı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 71.920,00 TL borçlu olduğu, yine Ba-Bs formlarının birbirini doğrular mahiyette olduğu görülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça faturaların deftere kayıt edilmesi, Ba formuyla ... bildirilmesi hususlarının teslime karine teşkil ettiği, davalının iddiasını ispatlayamadığı, davacının ......Sayılı dosyasında 71.920,00 TL asıl alacak, 4.131,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.051,95 TL talep ettiği ancak takipten önce davalı yan temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kabul edilerek; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, hükmolunan asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalının ...... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince kısmen iptaline, icra takibinin 71.920,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,
3-Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 14.384,00 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.912,85 TL harçtan peşin alınan 918,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.994,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 4.131,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 918,52 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı ve 6.000,00 TL bilirkişi masrafı toplamı olan 6.547,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 6.191,86 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza