T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/80 Esas
KARAR NO : 2025/12
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 02/08/2017
Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/211 Esas Sayılı Dosyası
...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 21/03/2018
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak ve Menfi Tespit davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketler ile dava dışı ... yüklenicisi olarak, davacı ile belirtilen işin "Ahşap Kalıp İmalatları(Kalıp+Demir+Beton) İşçilik" işi konusunda 20/03/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme konusu işe fiilen 30/03/2015 tarihi itibariyle başladığını, iş programı gereği sahada yeterli sayıda işçinin hazır edildiğini, işçilerin fiilen çalışabilmesi için gerekli 6.500 m2 kalıp malzemesi yerine sadece 2.500 m2 kalıp malzeme hazır edildiğini, inşaat sahasındaki hafriyat işlerinin davalı/yüklenicinin hafriyat taşeronu ile aralarındaki sorun yüzünden zamanında yapılamadığını bu durumun davacının iş yapmasına engel olduğunu, davalı işveren ortaklığı önceki hafriyat işini yapan alt işverenleri ile sözleşmeyi fesih ederek Kasım 2015 ayından sonra bir başka hafriyatçı ile anlaşma yaptıklarını, hafriyat engeli kalkmış olmasına rağmen kalıp malzeme eksikliğinin devam ettiğini, davacının işçilerinin tamamına iş veremediğini, davalı işverenler işin geciktiğini kabul ederek taraflar arasında 27/07/2016 tarihinde ödeme, teminat iadeleri ve işin süresi konusunda ek sözleşme yaptıklarını, 15/08/2016 tarihinde de sözleşmenin karşılıklı olarak sona ermesi konusunda anlaştıklarını ve sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedeli aynı tarihli hak ediş raporu ile belirlendiğini, hak ediş raporuna göre hak edişlerden kesilen 193.510,44 TL nakit teminatın iade edileceği yine son hak edişten sonra yapılan işlerin karşılığı olarak 202.882,14 TL'nin davacıya ödeneceğinin belirlendiğini ancak sözleşme kapsamında olup hak edişlere dahil edilmeyen imalatların bedeli ile sözleşme kapsamı dışında yapılan imalatların bedeli, malzeme ve hafriyat aksamasından dolayı davacının çalıştıramadığı işçilere ödemek zorunda kaldığı işçilik ücretlerine ilişkin talebinin davalı işverenler tarafından karşılanmadığından taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı ve sözleşmenin karşılıklı feshinin yazılı hale getirilemediğini, şantiye ile fiilen ilişiği kesilen davacının alacaklarının ödenmesi istemli 05/09/2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, işin fiilen sona erdiği 15/08/2016 tarihi itibariyle sözleşme kapsamı ve sözleşme dışı yapılıp hak edişlere girmeyen işlerin metrajı ve bedelinin ...) aracılığı ile yaptırdıkları tespit raporunda belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının yaptığı işlerin karşılığı olup; davalı iş ortaklığı tarafından nakit teminat olarak tutulan ve iade edilmeyen 193.510,44 TL nakit teminat bedelinin, sözleşme kapsamında yapılan son hak edişe giren işlerin bedeli olan 202.882,14 TL'den işçiler adına banka aracılığı ile 86.000,00 TL'nin mahsubundan sonra kalan 116.882,14 TL yapılan iş bedeli, sözleşme kapsamı ve sözleşme kapsamı dışında yapılan ancak hak edişlere girmeyip bilirkişi tarafından tespit edilen işlerin bedeli olarak 297.290,00 TL yapılan iş bedeli, malzeme temin edilememesi ve hafriyat işlerinin gecikmesi nedeniyle hazır edilen işçilere verilmemesinden doğan zarar için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 617.682,58 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi 07/09/2016'dan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekillerinin ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde iki adet zeyilname düzenlendiğini iddia etmekte ise de zeyilnamelerde imzası bulunan ...'ın iş ortaklığını temsile yetkili kişi olmadığını, sözleşme hükümlerine göre işin bitirilme tarihi 30/03/2016 olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen karşı taraf bu süreye uymadığı gibi iş programında yer alan işlerini dahi her zaman geciktirdiğini, yaşanan mağduriyet sözlü ve yazılı olarak karşı tarafa ihtar edilmiş olmasına rağmen taraflarına verilen sözlere riayet edilmediğini, davacının eksiklikleri telafi etmesi yerine şantiyeyi tamamen terk ettiğini, işin tamamlanamamasından davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, hafriyat işinin davacının taahhüt ettiği imalatlara herhangi bir engel çıkartmadığını, tespit raporuna itiraz ettiklerini, iş ortaklığı eksik ve kusurlu işlerin tespiti, kalan işin başka firmaya yaptırılması halinde çıkacak fiyat farkının belirlenmesi için ... D.iş sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle tespit yaptırdıklarını, toplamda davalı iş ortaklığının 371.200,00 TL zarara uğratıldığı kanaatine varıldığını, tespit edilen işbu zararlara ilişkin olarak ödeme yapılması aksi halde feshe ilişkin maddelerin uygulanacağı hususunda 01/11/2016 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davacı tarafın yarım bıraktığı işlerin tamamlanması amaçlı dava dışı taşeronlarla sözleşme akdedildiğini, iş yarım bırakıldığı için sözleşmenin 14. maddesi doğrultusunda teminatın irad kaydedildiğini, iddia edildiği şekilde davacının hak edişten doğan alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı...Hastanesi" inşaatının işçilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından borçlu ismi, adresi, senet miktarı ve imza dışındaki kısımları boş bırakılmış teminat senedi verildiğini, taraflar arasında 27/07/2016 tarihinde zeyinname-1 başlıklı ikinci ek anlaşma ile davacı tarafından verilen teminat senedinin iadesine karar verildiğini, ancak davalı tarafından iade edilmediğini, bunun üzerine 05/09/2016 tarihinde ...Esas sayılı dosyasında dava konusu kambiyo senedine istinaden icra takibine giriştiğini, verilen senedin ilk hali ile kambiyo senedi vasfında olmadığını, sonradan doldurulan kısımların davacının bilgisi ve rızası dışında doldurulduğunu, teminat senedinin bedelsiz kaldığını, davacının ... Esas sayılı dosyasına dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığına tespitini, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu edilen kıymetli evrakın... hükümlerine göre bono niteliğine haiz olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarı olması nedeniyle teminat olarak değerlendirilemeyeceğini, senet üzerinde teminat olduğuna ilişkin hiçbir kayıt ve şartın bulunmadığını, hiçbir sözleşmede de takip konusu senede atıf bulunmadığını, dolayısıyla bononun takibe konu edilmesinde yasal engel olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen zeyilnamelerde imzası bulunan ...'ın davalı şirketin de ortağı olduğu iş ortaklığını temsile yetkili kişi olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zeyilnamede belirtilen senedin zeyilname tarihinde değil kararlaştırılan vadenin sonunda iade edileceğinin yazıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce 24/02/2023 tarihli ... Karar sayılı karar ile asıl davanın kısmen kabulü ile 379.616,45 TL'nin 23/09/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen ... sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile davacının .... E. sayılı icra takip dosyasına dayanak 20/03/2015 tanzim, 01/11/2016 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedelinin % 20 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine .... Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, taraflarca rapora karşı sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki itirazları karşılamadığı gibi bu raporda sözleşme kapsamına dahil olan imalatlar ile sözleşme kapsamı dışında yapıldığı kabul edilen imalatların belirlenmesi konusunda bu rapora tarafların yaptıkları itirazların ve eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli konusundaki itirazların da karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı taşeron ile davalı yüklenici ortaklık adına temsilci olarak ... tarafından imzalanan 16 nolu hak ediş taraflarca imza altına alınmış olup bu hak edişten önceki 15 adet ve taraflar arasında ihtilafsız olduğu anlaşılan hak edişlerin de davalı ortaklık adına aynı temsilci olan ... tarafından imzalanmış olması sebebiyle 16 nolu hak ediş taraflar arasında kesinleşmiş olup bu hak edişte davacı taşeronun belirlenen bakiye hak ediş alacağının ve iade edileceği taahhüt edilen nakit teminat kesintisi alacağının davalı ortaklık yönünden bağlayıcı olması sebebiyle davacının bakiye hak ediş alacağı ile nakit teminat kesinti alacağının taraflarca imzalanan 16 nolu hak edişe göre belirlenerek davacının buna göre belirlenen bakiye hak ediş alacağından davalı tarafından adına yaptığını kabul ettiği 86.000,00 TL'lik işçilik ödemelerinin mahsubu ile asıl davadaki alacak kalemlerinin buna göre hesaplanması gerekirken 16 nolu hak edişin bağlayıcı olmadığı kabul edilerek tespit bilirkişi raporları ile son olarak alınan bilirkişi raporundaki idareden getirtilen belge içeriğine göre hesaplanan davacı alacağına göre asıl davanın sonuçlandırılmış olması dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Yine davalı ortaklığın ayıplı ve eksik iş yapıldığı ve işin süresinde tamamlanamadığı bu sebeple davacı taşerondan alacaklı oldukları savunmasının niteliği gereği mahsup itirazı mahiyetinde olması sebebiyle mahkemece bu sebeplerle davalı yüklenici ortaklığın davacı taşerondan talep edebileceği mahsuba konu olabilecek bir alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden bilirkişi kurulundan rapor aldırılması doğru ise de bilirkişi raporlarında da bu sebeplerle davalı yüklenici ortaklığın talep edebileceği gecikme zararı hesabının da yapıldığı ve mahkemece bilirkişilerce hesaplanan gecikme zarar alacağının da davacı alacağından mahsup edilerek davacı alacağının belirlendiği anlaşılmaktadır. Oysa ki dosyaya yansıyan açıklamalar ile bilgi ve belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin eylemli şekilde feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple sözleşmeden dönme yani fesih halinde dahi gecikme cezasının istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp fesih halinde ifaya ekli cezai şart istenemeyeceğinden davalı yüklenici ortaklığın bu sebeple talep edebileceği bir gecikme cezası bulunamayacağından davacı alacağından ayrıca bilirkişi raporunda davalının talep edebileceği gecikme cezası alacağı olarak belirlenen alacak kalemi nedeniyle indirim yapılması da kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin .... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Asıl dava, eser sözleşmeden kaynaklanan alacak, birleşen dava eser sözleşmesi kapsamında yüklenici ortaklığa teminat olarak verilen senedin davalı şirketçe takibe konulmuş olması nedeniyle bu senede dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
....Karar sayılı ve 16/01/2024 tarihli ilamında belirtilen hususlarda mahkememizce inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan 02/10/2024 tarihli rapor ile; taraflar arasında 20/03/2015 tarihli,.... (Zem 2,00 kg/em2, bohçalamalı, doğalgazlı) kapsamındaki “ahşap kalıp imalatları (kalıp demir beton işçilik)” işi için taşeron işçilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesinde yapılacak iş kalemlerinin düzenlendiği, 16-KESİN nolu hakediş tarafların kabulünde olduğundan hareketle davacının sözleşme fiyatları ile yapmış olduğu iş tutarının 4.066.807,75 TL olduğu, iş bu tutardan davalı iş sahibi yüklenici tarafından yapılan ödemlerin düşülerek davacı alacağının hesaplanması gerektiği, ancak dosya kapsamında davalı iş ortaklığı defterleri üzerinde yapılan incelmede; “İş ortaklığına ilişkin 2015-2016 yılları ticari defter kayıtlarında davacı adına sadece "...." kodu ile verilen sipariş avansları hesabı açıldığı, hesaptan davacıya çek ve davacının banka hesabına havale yapılmak suretiyle 22/05/2015-18/08/2016 tarihleri arasında toplamda 2-428.193,21 TL ödeme yapıldığı, Taraflar arasında düzenlenen hakediş raporlarında yer verilen 965 nakit teminat kesintileriyle ilgili olarak ticari defter kayıtlarında herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, bu tutarın davacıya ödenmediği, 150.000,00 TL'lik senetle ilgili olarak ticari defter kayıtlarında herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, davacının diğer taleplerine ilişkin olarak herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Davalı ortaklık kayıtlarında %5 nakit teminat kesintisine ilişkin bir kayıt tutulmadığı, kesintilerin muhasebeleştirilmediği...” hususlarının belirlendiği, davacı vekili tarafından ise ...'un vergi mükellefi olmadığından sadece ortaklık adına hakediş belgesi düzenlendiği, ayrıca fatura düzenlenmediğinin ifade edildiği, "...iş ortaklığı kayıtlarında da davacı tarafından düzenlenip davalı iş ortaklığına ibraz edilmiş herhangi bir faturaya tesadüf edilmediği...” hususlarının tespit olunduğu, bu durumda hakediş bedelinden ödemelerin mahsubu ile kesin hakediş alacağının hesaplanması imkanının dosya kapsamından mümkün olmadığı, 16-KESİN no.lu hakedişin taraflarca itirazsız imzalandığı, imalat iş bedeli 4.066.807,75 TL, önceki hakedişin mahsubu sonrası kesin hakediş alacağı 234.960,19 TL hesaplandığı, bu tutardan 17.000 TL yemek kesintisi, 4.400 TL tutanak ile kesinti ve 10.678,01 TL teminat kesintisi sonucu davacı altyüklenici alacağının 202.882,18 TL olarak hesaplandığı, davacı, dava dilekçesinde işçiler adına banka aracılığı ile davalı yanca 86.000,00 TL'nin ödendiğini kabul ettiği, bu durumda davacının hakediş alacağının 116.882,18 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından ...sayılı dosyasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporundaki rayiç bedellerin taraflarınca uygun görüldüğü, davacının parapet duvarlar için talep edebileceği tutarın 30.540.00 TL olduğu, sözleşmenin 6. maddesi ile BFO1 pozunun tanımına girdiğinden 20.945 m2 temel dolgu üzeri hasır çelikli koruma betonu imalatı işçilik bedelinin davacı tarafından talep edemeyeceğinin değerlendirildiği, tespit bilirkişi raporunda belirlenen 297.290,00 TL sözleşme harici ilave iş tutarının 30.540,00 TL hesaplandığı, yerleşik Yargıtay ilamlarında yer aldığı üzere rayiç bedellere KDV'nin dahil olduğu, bu nedenle ayrıca KDV ilavesine gerek olmadığı, sözleşme konusu işlere başlanabilmesi için işsahibine ait olan malzemenin zamanında teslimi, temel kazı çukurunun kazı, iksa, temel güçlendirme ve sair işlerinin öncelikle davalı iş ortaklığı tarafından yapılması gerektiği, önceki sunulu bilirkişi raporu ve ek raporunda gecikme nedeniyle belirlenen 71.000 TL gecikme cezasının gerek davalı iş ortaklığının şantiyeyi tam çalışır vaziyette teslim edememesi, gerekse de sözleşmenin eylemli olarak fesih edilmiş olması nedeniyle talep edemeyeceği değerlendirilmekle birlikte nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, diğer yandan davacı altyüklenici işsahibi konumundaki ana yüklenici adi ortaklığın yerin ve malzemenin tesliminden kaynaklı oluşan zararı için şimdilik 10.000 TL talep etmişse de sonuçta eylemli fesih tarihinde bazı blokların temel ve karkasının yapıldığı, dolayısıyla dosya kapsamından geç teslimin hangi bloklara ait olduğu, kaç gün geç teslim edildiği, alt yüklenicinin kaç personel bulundurduğu, kaç kişinin gecikmeden dolayı çalışamadığı, işçilere yapılan ödemlerin kaç TL olduğu dosya kapsamından belirlenemediğinden oluşan zararının ne kadar olması gerektiğinin hesaplanmasının mümkün olmadığı, tespit bilirkişi raporunda toplamda 36.000 TL malzeme zayiat bedeli hesaplandığı, bu konuda ülkemizde yetkili kurum olan .... resmi birim fiyatlarına göre pozun analizi göz önünde bulundurulduğunda playwood kalıpta ortalama kullanım sayısı 22 defa ve ahşap kereste, latalarda yaklaşık 10 kullanım olduğu, dolayısıyla önceki sunulu raporlarda ve delil tespit dosyalarında malzeme zayiatına ilişkin yapılan hesaplamalara katılmadıkları, dosya kapsamı tespitler ve delil trspit raporundaki tespitler göz önünde bulundurulduğunda, beton imalatlarında segregasyonlar oluştuğu, bazı betonarme elemanlarda kalıp şişmesi soncu hatalı imalata neden olunduğu, bu imalat hatalarının davacı alt yüklenicinin kusurlu işçiliğinden kaynaklı olduğu değerlendirilmiş ve belirlenen 7.200 TL kusur giderim bedelinin dosyadaki tespitlere uygun olduğu, davacı alt yüklenicinin hakedişlerinden kesilen teminatların her iki tarafça da muhasebeleştirmediğinin anlaşıldığı, 16-KESİN nolu hakedişte de teminat 10.678,01 TL teminat kesintisi dahil hakediş alacağı hesaplandığından 16 nolu hakedişteki bu kesintinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, buna göre davacının talep edebileceği teminat iadesi tutarının 193.510,37 TL olduğu, ...tarafından talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa iadesine kararı verildiği, dosya kapsamından, taraflarca karşılıklı olarak eylemli şekilde sözleşmenin fesih edildiği anlaşılmış olup, verilen teminat senedinin taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden verildiği, bu nedenle mahkemenin bu yönde karar verdiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak dosya kapsamı bilgi ve belgeler çerçevesinde, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere; asıl davada, davacının hakediş alacağının 116.882,18 TL olduğu, davacının hakedişlerde yapılan kesintiler nedeniyle talep edebileceği Nakdi Teminat tutarının 193.510,37 TL olduğu, sözleşme harici vekaletsiz iş görme ilkelerine göre talep edebileceği ilave iş bedelinin 30.540,00 TL hesaplandığı, davalının, davacı alt yüklenicinin kusurlu işçiliğinden kaynaklı talep edebileceği ayıplı imalat giderim bedelinin 7.200 TL olduğu, davacının malzeme zayiat bedeli ile gecikme cezası taleplerinin dosya kapsamı itibarlıya uygun mütalaa edilmediği birleşen davada, davacı altyüklenicinin teminat senedi iade talebinin uygun olduğunun mütalaa edildiği rapor edilmiştir.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Tüm dosya kapsamından; .... Esas - .... Karar sayılı ve 16/01/2024 tarihli ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi heyet raporu ile belirlendiği üzere; 16 nolu kesin hakediş ile tarafların kabulünde olduğu üzere davacının sözleşme fiyatları ile yapmış oldukları iş tutarının 4.066.807,75 TL olduğu, davalı iş ortaklığı tarafından yapılan ödemelerin bu tutardan düşülerek hesaplanması gerektiği, davalı iş ortaklığı defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı alt yükleniciye ödenecek net tutarın 202.882,18 TL olarak yer aldığı, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde işçiler adına banka aracılığı ile davalı tarafça 86.000 TL ödendiğini kabul etmesi karşısında bu tutarın mahsubu ile davacının hakediş alacağının 116.882,18 TL olduğunu kabul etmek gerekmiş, temel üstü hatıl dolgu işçiliğinin davaya konu eser sözleşmesinin 6.maddesi ile BF01 pozun tanımına girmesi nedeniyle 1910 m² temel üstü dolgu hatıl işçiliğinin davacı tarafından talep edilemeyeceği, davacının sadece 1018 m² parapet duvar imalatını talep edebileceği, bu tutarın ise 30.540 TL olduğu, 20.945 m² temel dolgu hasır çelikli koruma betonu imalatı işçiliğinin davaya konu eser sözleşmesinin 6.maddesi ile BF01 pozun tanımına girmesi nedeniyle 20.945 m² temel dolgu üzeri hasır çelikli dolgu imalatı işçilik bedelinin işçiliğinin davacı tarafından talep edilemeyeceği, buna göre sözleşme harici ilave iş tutarının toplam 30.540 TL olduğunu kabul etmek gerekmiş, yerleşik yargı içtihatları uyarınca rayiç bedellere KDV dahil olduğundan ayrıca KDV ilavesine gerek olmadığı kabul edilmiş, davalının gecikme cezası talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu eser sözleşmesinin 6.maddesi uyarınca sözleşme konusu işlere başlanabilmesi için iş sahibi davalı iş ortaklığının süresinde şantiyeyi çalışmaya uygun vaziyette teslim etmesi gerektiği, ancak davalı iş ortaklığının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve sözleşmenin eylemli olarak feshedilmiş olması nedeniyle gecikme cezası talep hakkının bulunmadığı, bununla birlikte iş yerinin geç tesliminin hangi bloklara ilişkin olduğu, kaçıncı gün teslim edildiği, alt yüklenicinin işe geç başlaması nedeniyle uğradığı zararı usulüne uygun dayanılan delillerle ispatlanamadığından ve bilirkişi heyetince de hesaplanamadığından davacının geç teslimden doğan zararına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davalı iş ortaklığının malzeme zayiat bedeli talebi bulunmakta ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere toplam 112.753,20 m² kalıp imalatı yapıldığı ve 2500 m² imalat gözönüne bulundurulduğunda yaklaşık 45 defa aynı kalıp malzemesi kullanıldığından oluşan zayiatın az dahi olduğu, bu hali ile malzeme zayiatının oluşmaması nedeniyle mahsuba gidilemeyeceği, beton imalatlarında segregasyonlar oluştuğu, bazı betonarme elemanlarda kalıp şişmesi sonucu hatalı imalata neden olunduğu, bu imalatların davalı alt yüklenicinin kusurlu işçiliğinden kaynaklandığı kabul edilmekle davalı lehine 7200 TL kusur giderim bedelinin tenzil edilmesi gerektiği kabul edilmiş, davacı alt yüklenicinin hakedişlerinden kesilen teminatların her iki tarafça da muhasebeleştirilmemesi ve hakedişlerin ihtirazi kayıt konulmadan hesaplanması karşısında 16 nolu kesin hakedişteki kesintinin de hesaplamaya dahil edilmesi suretiyle davanın talep edebileceği teminat iadesi tutarının 193.510,37 TL olduğu kabul edilmiş, bu hali ile davacının 116.882,18 TL hakediş alacağı, davacının hakedişlerdeki kesintiler nedeniyle talep edebileceği 193.510,37 TL nakdi teminat tutarı, sözleşme harici iş bedeli 30.540 TL olmak üzere davacının talep edebileceği 340.932,55 TL alacaktan davalının, davacı alt yüklenicinin kusurlu işçiliğinden kaynaklı talep edebeleceği ayıplı imalat giderim bedeli 7.200 TL'nin mahsubu neticesinde 333.732,55 TL'nin davalı iş ortaklığından talep edilebileceği anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile; 333.732,55 TL'nin 23/09/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Tüm dosya kapsamında; taraflar arasında düzenlenen zeyilnameler uyarınca sözleşmenin 14. maddesine atfen davalı yana verilen teminat senedinin iadesinin kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, takibe dayanak bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafça zeyilnamelerde imzası bulunan...ın temsile yetkili kişi olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de adı geçen kişinin hak ediş raporlarında da imzasının bulunduğu, davalı şirketin ticari vekili sıfatıyla hareket ettiğinin kabulü gerektiği, nitekim ...'ın imzasının bulunduğu zeyilname uyarınca verilen senedin icra takibine konu edildiği, bu haliyle iadesi gereken senede dayalı olarak icra takibine girişilemeyeceği, davalının icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile davacının icra takibine konu edilen 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile İİK 72/5 maddesi uyarınca tazminata karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; 333.732,55 TL'nin 23/09/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
1.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 22.797,27 TL karar ve ilam harcından, 10.548,48 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.248,79 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 10.548,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
1.b-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 533,00 TL posta ve tebligat gideri, 19.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 19.564,40 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 10.564,77 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
1.c-Davalı ... tarafından yapılan 200 TL posta ve tebligat giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 92 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
1.ç-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 53.397,21 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.d-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.432 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
2.a-Birleşen ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak 20/03/2015 tanzim, 01/11/2016 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2.b-Senet bedelinin %20 oranındaki 30.000 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 10.246,50 TL harçtan peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan toplam 2.561,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2.ç-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı niteliğindeki yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.d-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza