T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/824 Esas - 2025/230
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/824 Esas
KARAR NO: 2025/230
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI : .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ: Av. .....
Av. .....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2021
KARAR TARİHİ: 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe müvekkili şirketten 2 ayrı şekilde ürün satın alındığını ve buna ilişkin olarak da müvekkilce davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin olarak; 09.07.2021 tarihli, ... nolu, toplam 47.723,26 TL tutarında fatura ve 13.08.2021 tarihli, ... nolu, toplam 16.245,25 TL tutarında fatura kesildiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, fatura bedelleri ödenmediğinden davalı hakkında ..... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunun ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, TTK'nın 1530/4 maddesi uyarınca faturaların tebliğ edilmesinden itibaren 30 günlük yasal süre dolmadığından alacağın muaccel olmadığını, kaldı ki taraflar arasında şifaen daha uzun ödeme vadesi öngörüldüğünü, faturanın tek taraflı düzenlenen bir belge olup, borç ikrarı niteliğinin bulunmadığını, faturayı keşide edenin fatura konusu mal ve hizmeti ifa ettiğini ispatla mükellef olduğunu, davacının fatura konusu ürünlerin tam olarak teslim etmediğini ve taraflar arasında bu hususta da ihtilaf bulunduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu ..... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı hakkında 09/07/2021 ve 13/08/2021 tarihli iki adet faturaya dayalı olarak 63.968,51 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir .
Deliller toplandıktan sonra dosya tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi olunmuş, bilirkişi raporunda özetle; tarafların 2021 yılı ticari defterlerinin HMK 222 maddesi hükümleri gereği sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, takip konusu iki faturanın da tarafların ticari defterlerine kaydedildiği, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle 63.968,51 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya takip ve dava tarihi itibariyle 63.969,57 TL borçlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir
Mahkememizce iddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı hakkında iki adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durması üzerine itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı vekilince cevap dilekçesi ile takip konusu alacağın muaccel olmadığını ve fatura konusu malların tam olarak teslim edilmediğinin savunulduğu, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiği, davacının fatura konusu malların davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükü altında olduğu, faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, faturalara süresinde itiraz ve faturaların iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürmediği dikkate alındığında, faturaya konu malların davalı tarafça teslim alındığının ve davacının alacağının varlığının ispatlanmış olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davalı tarafından alacağın TTK'nın 1530/4 maddesi uyarınca muaccel olmadığı savunulmuş ise de, söz konusu hükmün mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu ve tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı, TBK'nın 234/1 maddesi uyarınca kural olarak satılanın alıcıya teslim edildiğinde satıcının bedele hak kazandığı, davalının taraflar arasında daha uzun vade kararlaştırıldığına ilişkin savunmasını ispat edemediği, buna göre davacının takip konusu faturalara dayalı alacağının muaccel olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş, ..... sayılı 14/10/2024 tarihli kararı ile davalının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmesi sebebiyle kaldırılmış olup mahkememizin ..... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı yana kaldırma kararı doğrultusunda yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış dosyaya süresi içinde yemin metni ibrazı üzerine ,davacı şirket temsilcisinin mahkememizdeki Beyanında: "Yetkilisi olduğum şirket tarafından keşide edilen dava konusu faturalara konu malları davalıya eksiksiz teslim ettiğime, davalı firma yetkililerine faturalara ilişkin daha uzun bir vade taahhüdünde bulunmadığıma, Allah'ım, namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim" şeklindeki yemini üzerine ,davacı tarafından davalı hakkında iki adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durması üzerine itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı vekilince cevap dilekçesi ile takip konusu alacağın muaccel olmadığını ve fatura konusu malların tam olarak teslim edilmediğinin savunulduğu, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiği, davacının fatura konusu malların davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükü altında olduğu, faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, faturalara süresinde itiraz ve faturaların iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürmediği dikkate alındığında, faturaya konu malların davalı tarafça teslim alındığının ve davacının alacağının varlığının ispatlanmış olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davalı tarafından alacağın TTK'nın 1530/4 maddesi uyarınca muaccel olmadığı savunulmuş ise de, söz konusu hükmün mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu ve tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı, TBK'nın 234/1 maddesi uyarınca kural olarak satılanın alıcıya teslim edildiğinde satıcının bedele hak kazandığı, davalının taraflar arasında daha uzun vade kararlaştırıldığına ilişkin savunmasını ispat edemediği, buna göre davacının takip konusu faturalara dayalı alacağının muaccel olduğu,davacı şirket yetkilisinin usulüne uygun davaya konu malları davalıya eksiksiz teslim ettiğine ve faturalara ilişkin daha uzun süre vade taahhüdünde bulunmadığına dair eda ettiği yemini ,aldırılan rapor ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davanın kabulüne, davalının ..... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 63.968,51 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte talep edilen yıllık % 16,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, ,alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebi ile hüküm altına alınan 63.968,51 TL'nin % 20'si üzerinden hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının .....sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 63.968,51 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte talep edilen yıllık % 16,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlı avans faizi yürütülmek suretiyle devamına,
3-Hüküm altına alınan 63.968,51 TL'nin % 20'si üzerinden hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 4.369,69 TL harçtan peşin alınan 1.092,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.277,26 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.092,43 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.152,33 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 274,00 TL posta masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.274,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ..... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-Davalı yan tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır