T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/858 Esas - 2025/943
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/858 Esas
KARAR NO : 2025/943
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu müvekkilinin edimini yerine getirip davalıya faturalar düzenlediğini, bu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini ancak ödenmediğini, faturaların ödenmemesi neticesinde 09.10.2024 tarihinde .... E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının 21.10.2024 tarihinde işbu takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, işbu itirazın iptali davasına ilişkin olarak başlattıkları arabuluculuk sürecinden de sonuç alamadıklarını, anlattıkları ve re'sen gözetilecek nedenlerle; haklı davalarının kabulü ile icra dosyasındaki davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın takip tarihi itibarıyla işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline ve davalının takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Davacının kendi defterlerinde davalıdan 31.12.2020 tarihi itibarı ile alacağının 12.715,60 TL olarak göründüğü, ancak icra takip tarihi olan 10.10.2024 itibarı ile davacının kendi defterinde davalıdan alacaklı olmadığı, icra takibinin 34.715,60 TL faturalardan kaynaklı asıl alacak, 24.317,69 TL işlemiş faiz olmak üzere 59.033,28 TL olduğu, davacının defterdeki "MUTABAKAT" açıklamalı kaydın sayın mahkemece kabul edilmemesi halinde itirazın 12.715,60 TL'lik asıl alacak bakımından kaldırılabileceği, işlemiş faiz, faizin başlama tarihi, icra inkar tazminatı konularında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin dava dilekçesi ile; davacı tarafından ticari ilişki kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, fatura düzenlediğini ancak davalının faturaları ödemediğini, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkememizce davalıya ticari defterlerini ibrazı için ibraz emri çıkartılmış, davalı tarafça ticari defterlerin yeri bildirilmemiştir.
İspat yükü kendisinde olan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı önce icra sonra da dava konusu yaptığı; 4 adet, toplam 34.715,60 TL’lik faturayı 2020 yılında kendi defterinde davalının borcuna kaydetmiştir. Yine davacı davalıdan 2020 yılında toplam tutarı 22.000,00 TL olan iki adet senet almış ve davalının alacağına kaydetmiştir. Bunların sonucu davacının kendi defterinde davalıdan alacağı 2020 yılı sonu itibarı ile (34.715,60 - 22.000,00) 12.715,60 TL olarak görünmektedir. 2021 yılında (31.03.2021) davacı kendi defterinde davalıdan olan alacağını "MUTABAKAT" açıklaması ile kapatmıştır. Davacı bu kayıtla ilgili ne bir ödeme dekontu ne de mutabakata dair bir delil sunmamıştır. Bu kayıt bir ödemeyi göstermemekle davalı ile alacaktan vazgeçildiğine dair bir mutabakat var mı yok mu kayıtlardan tespit edilememektedir. Ancak her halükarda icra takip tarihi olan 10.10.2024 tarihinde davacını kendi defterinde davalıdan her hangi bir alacağı görünmemektedir. Bu haliyle davacının ispat yükünü yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davacının ispat yükünü yerine getirmemesi ancak davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması, 15/10/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı ile ilgili beyanda bulunmak üzere verilen kesin sürede davacı vekilinin yemin metnini sunması, davalıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 228. maddesinin 2. fıkrası gereğince çıkartılan ihtarlı davetiyenin Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmesine karşın davalının duruşmaya katılmaması sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılması nedenleri ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalı yemin etmeyerek dava konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığından hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ....Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA,
Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 6.943,12 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 4.032,56 TL harçtan peşin alınan 712,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.319,58 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 712,98 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 335,00 TL posta masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 4.762,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı