T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/18 Esas - 2025/77
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/18 Esas
KARAR NO: 2025/77
...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/01/2025
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.09.2024 tarihinde davalı şirket sigortalısı .... plakalı aracın, ...’da davadışı müvekkiline ait .... plakalı araca arkadan çarparak hasar verdiğini, bu hasarın onarımının da ... poliçesi ile sorumlu olan .... tarafından karşılandığını, müvekkilinin araçta oluşan değer kaybının poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketine düşen kısmının tazmini için davalıya başvurduğunu, davalı şirket tarafından sunulan teklif poliçe limitleri dahilinde ödenebilecek azami sınırlarda olduğu için kabul edildiğini, anlaşma dolayısıyla davadışı müvekkilinin hesabına araç değer kaybından doğan bedelin 26.11.2024 tarihinde yatırıldığını, iş bu davanın davacısı müvekkilinin de bunun üzerine teklif edilen kabul gören bedel tutarında serbest meslek makbuzu düzenlediğini, fakat davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine ... numaralı dosyasıyla icraya koyduğunu, davalı şirket tarafından takibe ve yetkiye itiraz edilerek durdurulduğunu belirterek haklı davalarının kabulü ile beraber ... sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, Alacağın likit olması dikkate alındığında, %50’den aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar-kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı yana tebliğ edilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Eldeki davada,; davacının arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacıya ihtarına karar verilerek iş bu tensip zaptı ihtarat mahiyetliyle davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Somut olayda; Arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı, Mahkememizce 10/01/2025 tarihinde düzenlenen tensip tutanağının 1 nolu ara kararı gereği 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, dava açılmadan evvel arabuluculuğa arabuluculuğa müracaat edilerek, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması için bir haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından beyan sunulmadığı, mahkememize başvurmadan evvel arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/01/2025
...