T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/305 Esas - 2025/321
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/305 Esas
KARAR NO: 2025/321
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
DAVALI : 2- ....
DAVA İHBAR OLUNAN: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2024
KARAR TARİHİ: 02/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ... Plakalı .... marka/model aracın, 30.01.2024 tarihinde ...'ın sevk ve idaresinde iken, davalı...'a ait ...'un sevk ve iradesinde bulunan ... plakalı aracın kusurlu olarak müvekkilinin aracına arkadan çarpması ile, söz konusu kazanın gerçekleştiğini, müvekkiline ait ... plakalı araç sürücüsünün, söz konusu çarpmanın etkisiyle korkuluk ve bariyerlere çarparak durabildiğini, söz konusu olayda, ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'un 56/1-c maddesini ihlal ettiğini, müvekkiline ait ... Plakalı araç sürücüsünün ise, kazanın oluşumunda herhangi bir kusur ve kural ihlalinin bulunmadığı polis memurları tarafından tutulan 30.01.2024 tarihli kaza tutanağı ile sabit olduğunu, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkili nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, 30.01.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle müvekkiline, davalıya ait araçta meydana gelen ağır hasar nedeniyle aracın kullanılmaz hale geldiğini ve perte çıktığını ve davalıya ait aracın ... Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, sigorta şirketinin, davacı müvekkilinin aracında meydana gelen maddi zarardan(pert farkından) Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince poliçe limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, davalı...'a ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından, ... Rapor numaralı ve ... dosya numaralı Kesin Ekspertiz Raporu ve açılan hasar dosyası gereğince araçtaki maddi hasar sonucunda aracın perte çıkartılmasına karar verildiğini, zararı verenlerin, meydana gelen zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle kaza tarihi itibariyle maddi hasarlar halinde aracın tam ziya(pert total) olması nedeniyle güncel rayiç piyasa bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda müvekkilin sahibi olduğu ... plakalı aracın tam ziya (pert) olması sebebiyle, ... Anonim Şirketi'ne başvuru yapıldığını, pert olan aracına ilişkin ilgili sigorta şirketi tarafından ilk olarak 1.450.000,00 TL daha sonrasında ise 1.150.000,00 TL değer biçildiğini ve aracının pert bedeli olarak yaklaşık 945.500,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin 200.000,00 TL'sinin sigorta limiti dahilinde ... A.Ş tarafından, 745.500,00 TL'si ise sovtaj bedeli olarak yapıldığını, müvekkili ile ... şirketi arasında imzalanan mutabakatname de müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğunu, müvekkil hiçbir kusuru olmaksızın karıştığı kazada aracını kaybettiğini ve aracın piyasa değerinden çok daha düşük bir miktar ödenmesi sebebiyle hak kaybına uğradığını, uğradığı zararın miktarının belirsiz olduğunu belirterek müvekkiline eksik ödenen ve an itibariyle belirsiz olan araç rayiç bedeli zararının (maddi zarar) tazmini için HMK 107. Maddesi kapsamında belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL bakiye pert bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş'nin, müvekkile ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, davacıya ait araçta meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, Müvekkilin anılan kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu sebeple ATK'dan kusur oranı tespiti için rapor alınması gerektiğini, araç bedelinin de fazla hesaplandığını, davacı tarafın açtığı söz konusu haksız davanın husumet yokluğu nedeniyle öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın ... A.Ş' e ihbarı ve müvekkil bakımından söz konusu davanın reddi gerektiğini, müvekkilin aracı adına, ... A.Ş nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğunu, yaşanan kaza sonrası, müvekkiline ait ... plakalı aracın sigorta şirketine, davacı tarafça maddi tazminat amacıyla müracaat edildiğini, davacının aracında meydana gelen 945.500,00 -TL ZMMS kapsamında sigorta şirketince karşılandığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi de kabul etmediklerini, zira kazanın oluşumunda müvekkilinin sahibi olduğu araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, bu bağlamda tekrar kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, aynı zamanda aracın tamir, parça ve işçilik masraflarının müvekkilinin sigorta şirketi ... A.Ş tarafından karşılandığını, davacı tarafça açılan işbu dava ile sebepsiz zenginleşme amacı güdüldüğünü belirterek davacının tazminat ve taleplerinin REDDİNE karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... ön inceleme duruşmasında; kazayı bilerek yapmadığını, icra dairesine 40.000,00 -TL ödeme yaptığını bildirmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklı bakiye hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Dava dosyası .... 'nin 13/02/2025 tarihli görevsizlik kararı mahkememize tevzi edilmiş olup ,dava dosyası yukarıdaki esas no ya kayıt yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda davalı... yönünden açılan davada; davacının kazaya karışan aracın maliki olduğu, aracın ticari /kamyon olup kullanım amacının ticari olduğu, bu sebeple davalının taşımacılık faaliyeti kapsamında tacir olduğu, davacı ise tüzel kişi taciri , her iki taraf için davanın ticari dava niteliğinde olduğu, eldeki dava öncelikle .... Esas sayılı dosyası ile açılmış, mahkemece verilen görevsizlik kararı 18/03/2025 tarihinde kesinleşerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya 12/03/2025 tarihinde mahkememize tevzii edilmiş, davanın davalı... açısından, ara buluculuğa tabi olmasına rağmen davacı vekilinin görevsizlik kararından sonra, dosya mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini mahkememize sunmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için 20/03/2025 tarihli tensip zaptımız ile davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmiş, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilerek, tensip zaptı ihtar mahiyetliyle davacı vekiline tebliğe çıkarılmış, davacı vekili 21/03/2025 tarihli dilekçesinde, işbu dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığını, .... Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve .... . Sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartının yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verildiğini, dosya mahkememize gönderilmeden önce, dava şartı arabuluculuk görüşmeleri yapılarak 21/02/2025 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini belirttiği, ancak arubuluculuk bürosuna başvuru tarihinin, görevsiz mahkemede açılan dava tarihinden sonra olduğu,( .... NOLU 17/10/2023 tarihli aynı husustaki gerekçeli ilamı ) anlaşılmakla, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı vekili lehine .... sayılı ilamında belirtildiği üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. ve 13/1-2. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Somut olayda davalı araç sürücüsü ... yönünden açılan davada;Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalara bakmakla görevlidir.
Davanın Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde yer alan mutlak ticari davalardan olmaması,davalı ...'nin sürücü olup, tacir olduğuna dair dosyada delil olmaması ,davacı bakımından dava ticari dava niteliğinde ise de bu davalı açısından ticari işletmesi ile ilgili yada tacir olmasından kaynaklı olmadığı, davalı ... hakkındaki dava usulden red edildiği de nazara alınarak , dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın, davalı ... yönünden ; mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine ,mahkememizin görevsizliğine ve dava dosyasının görevli .... Mahkemesine gönderilmesine, .... dosyası ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından kararın kesinleşmesine müteakip olumsuz görev uyuşmazlığın giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE , karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı... yönünden açılan davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
1-a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı yanca dava açılırken yatırılmış olmakla ,başkaca harç alınmasına yer olmadığına ,davacı tarafından yatırılan bakiye peşin harcın görevli mahkemede nazara alınmasına ,
1-b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
1-c-Davalı... tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı...'a verilmesine,
1-d-Davalı... vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. ve 13/1-2. maddeleri uyarınca takdir olunan (dava dilekçesinde harcı yatırılan miktar nazara alınarak) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
1-e-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının c bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-a-Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrası gereğince dava dosyasının görevli .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
2-b-Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 21. maddesinin c bendi gereğince dava dosyasının mahkememiz ile .... Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilerek yargı yerinin belirlenmesi için .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
2-c-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderleri hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. fıkrası gereğince davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde o mahkeme tarafından, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve talep olması halinde mahkememiz tarafından KARAR VERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, , Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır