T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/326 Esas - 2025/354
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/326 Esas
KARAR NO: 2025/354
BAŞKAN: ...
ÜYE: ......
ÜYE: ......
KATİP:......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALILAR : 1- ......
VEKİLİ: Av.......
: 2- ......
: 3-......
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...... şubesince, borçlu ... Şirketine kredi kullandırıldığını, borçlunun kredi kullandırımı ve esnasında Ticaret Sicile kayıtlı olup, tacir sıfatını taşıdığını, borçlu şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesini ... müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, 11/07/2024 tarihinde borçlu şirketin tasfiye haline girdiğini, tasfiye memuru olarak ... atandığını, şirket hakkında daha sonra resen terkin kapsamına alınma kararı verildiğini ve ardından şirketin terkin edildiğini, davacının alacağına istinaden ...... Esas sayılı dosya üzerinden Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiğini, tahsilat yapılamadan başlatılan takibin durduğunu, itiraz üzerine itirazın iptali davası açacak iken borçlu şirket borçlardan kurtulmak ve borçlardan kaçmak amacıyla şirket genel kurul kararıyla tüzel kişinin sicilden kaydının terkin edildiğini, borçlu şirketin tasfiye işlemlerini usulune uygun olarak yapmadığını, şirketin kredi borçlarını ödemeden şirketin sicilden terkin edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tasfiyesi sonucu ticaret sicilden terkin edilen şirket husumet ehliyetine sahip olmadığını, alacağının tahsili için gerekli işlemleri yapabilmesi ve itirazın iptali davası açabilmesi için sicildeki terkin kaydının kaldırılarak borçluların ticaret sicil kaydının yeniden oluşturulması gerektiğini ileri sürerek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu şirketin ...'nde 18.10.2019 tarihinde kurulduğunu, şirketin 10.07.2024 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını, şirketin tasfiye memurluğuna ... seçildiğini, kararın 11.07.2024 tarih ve...... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayımlandığını, son 3.ilan olan 29.07.2024’den itibaren üç ay süre geçtikten sonra, 30.10.2024 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescili 31.10.2024’te yapıldığını, şirketin terkini 31.10.2024 tarih ve 11197 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını ...'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, şirketin ihyası yerine ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ... tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, taraflarına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek anılan şirketin ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebliğ sağlanmış, davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
Davalı şirket terkin olunmuş olduğundan tebliğ sağlanamamıştır.
Dava, TTK 547 maddesi uyarınca terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir.
...'nün cevabi yazısı ile; ihyası istenen "... ... Şirketi"nin ... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, şirketin 18/10/2019 tarihinde kurulduğu, şirketin 31/10/2024 tarihinde tasfiye kapanış tescili sonucu terkin edildiği, ticaret sicil durumunun terkin edilmiş olduğu bildirilmiştir.
...... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden incelendiğinde; alacaklı ... tarafından dava konusu ... ... Şirketi ve ... aleyhine toplam 1.422.753,67 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.
Tüm dosya kapsamından;...... Esas sayılı dosyasında ... ... Şirketi'nin ve ...'in içinde bulunduğu davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra takibi başlatıldıktan sonra 31/10/2024 tarihinde sicilden terkinine karar verilen davalı şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile TTK 547 maddesi uyarınca anılan dosya ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'in atanmasına, TTK 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, tasfiye memurunun açılan davayı bilebilecek konumda olması ve tasfiye sırasında tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması karşısında yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine, yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, terkini istenen şirkete yöneltilen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Şirketi'ne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ...'ne yöneltilen davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ......Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline,
3-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son tasfiye memuru ...'in (T.C. Kimlik No ......) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına,
4-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
5-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine,
6-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 60,00 TL tebligat gideri, 2,50 TL KEP gideri ve 25,00 TL dosya gömleği masrafı olmak üzere toplam 1.318,30 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ...yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,
10-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2025
Başkan ......
e-imza
Üye......
e-imza
Üye ......
e-imza
Katip ......
e-imza