T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/395 Esas - 2025/694
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/395 Esas
KARAR NO : 2025/694
BAŞKAN : ......
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP :......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALILAR : 1-......
VEKİLİ : Av. ......
: 2- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 02/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. bağlı olduğu grubun diğer iştirakleri ile birlikte bira üretimi sektöründe, 1969 yılında ülkemizde faaliyet göstermeye başladığını, faaliyet göstermeye başladığı tarihten günümüze kadar bira üretimi konusunda büyük bir gelişim göstererek sektördeki birçok ilke imza attığını, müvekkili şirket ile davalı arasında, ... adlı işletme ile ilgili olarak 01/09/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5/10/2019 tarihinde ... imzalandığını, tarafların, işbu Sözleşme ve Protokol uyarınca karşılıklı olarak çeşitli yükümlülükler altına girdiğini, müvekkil şirket ile Davalı/Borçlu arasında akdedilmiş olan sözleşme gereğince; davalı taraf, müvekkili şirket’in bayi ve/veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 50.000 litre miktarındaki ürünü satmayı ve müvekkil şirket markalı ürünlerin sürekli ve etkin bulunurluğunu sağlamayı taahhüt ettiğini, davalı tarafın işbu taahhüdüne karşılık olarak; müvekkil şirket tarafından, davalı tarafın işletmesine katkıda bulunmak ve yine davalı tarafın işyerindeki ticari faaliyetlerine olumlu yönde katkı sağlamak amacıyla, davalı tarafa 108.750,00–TL katkı ödemesi yapılması taahhüt edildiğini ve işbu katkı payı ödemesi müvekkil şirket tarafından, sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğini, müvekkil şirket tarafından sözleşme kapsamındaki tüm edimler eksiksiz yerine getirilmiş olmasına rağmen; davalı taraf, sözleşme'ye aykırı şekilde, müvekkil şirket'e bilgi vermeden, hiçbir mahkeme kararı olmadan, haksız ve hukuka aykırı olarak, sözleşme'de yer alan yükümlülüklerinizi yerine getirmeye engel şekilde bira ticaretinin bırakılması suretiyle, müvekkil şirketin bayi ve/veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinin, pazardaki bulunurluğunu da olumsuz etkileyecek şekilde sürekli ve düzenli ürün alımının yapılmadığı ve bu suretle Müvekkil Şirket markalı ürünlerin ticaretinin bırakıldığı tespit edildiğini, bu sebeplerden ötürü dava dışı şirkete, müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edildiğini, belirterek davanın kabulü ile dava dışı Terkin Edilen ... Şirketi 'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin 20.01.2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiye memurluğuna ...'ın seçildiğini, bu kararın 03.02.2021 tarih ve 10259 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayımlandığını, son 3.ilan olan 23.02.2021’den itibaren yaklaşık 3,5 yıl süre geçtikten sonra, 29.06.2024 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescili 09.07.2024'te yapıldığını, söz konusu şirketin terkinin 09.07.2024 tarih ve 11118 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ile) atanmasını, ... yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava ile ihyası istenilen "... Mak.tic. Limited Şirketi" 09.07.2024 tarihinde terkin edildiğini ve terkin işleminin tescili 09.07.2024 tarih ve 11118 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, gerek tasfiye kararının alındığı tarihte ve gerekse terkin tarihi itibariyle şirkete karşı davacı tarafça açılmış bir dava veya icra takibi bulunmadığını, davacı tarafın sözünü ettiği alacak-borç ilişkisi de taraflarından kabul edilmemekte olup, şirketin terkini öncesinde taahhütlerini yerine getirdiğini, terkin edilen şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını ihyanın koşulları oluşmadığını, mahkemece gerekli görülmesi halinde kanunda öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin ihyası değil, TTK'nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması ve şirketi aktifleştirme kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini belirterek ihya davasının koşulları oluşmadığından davanın reddine, aksi halde TTK’nin 547.maddesi uyarınca sınırlı olarak ek tasfiyeye karar verilerek müvekkilin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru olan müvekkilinin yasal (zorunlu) hasım olduğundan, tasfiye işlemlerinde bir kusuru bulunmaması ve tasfiyenin usulüne ve hukuka uygun bir şekilde yapılarak davaya sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
Dava, TTK 547 maddesi uyarınca terkin olunan şirketin ihyası ile ek tasfiye istemine ilişkindir.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir.
...'nün cevabi yazısı ile; ihyası istenen ... Mak.tic. Limited Şirketi"nin ...... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, şirketin 25/06/1997 tarihinde kurulduğu, şirketin 09/07/2024 tarihinde tasfiye kapanış tescili sonucu terkin edildiği, ticaret sicil durumunun terkin edilmiş olduğu, son tasfiye memurunun ... olduğu bildirilmiştir.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.
Tüm dosya kapsamından; ...... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... Makine Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "..."ne dayanarak açacağı dava ve icra takipleri ile sınırlı olarak davalı şirketin ihyasını istediği, davalı tasfiye memurunun sözleşmenin varlığını inkar etmediği, bununla birlikte sözleşme kapsamında taraflar arasında bir borç ilişkisinin olmadığı savunmasında bulunduğu, bu savunmanın ise sözleşmenin inkarı sonucunu doğurmadığı bu haliyle davacının dayandığı bu sözleşme gereğince alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatın bulunduğu, davacının ihya ve ek tasfiye talebinde bulunmakta davacının hukuki yararının olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile TTK 547 maddesi uyarınca davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "..." ne dayanarak açılacak dava ve icra takipleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, TTK 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, tasfiye memurunun açılan davayı bilebilecek konumda olması ve tasfiye sırasında tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması karşısında yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine, yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... Makine Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "..." ne dayanarak açılacak dava ve icra takipleri ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son tasfiye memuru ...'ın (T.C. Kimlik No ...... ) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına,
3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 645,00 TL tebligat gideri, 2,5 TL KEP gideri ve 25,00 TL dosya gömleği masrafı olmak üzere toplam 1.903,30 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...'nün yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Başkan ......
e-imza
Üye ......
e-imza
Üye ......
e-imza
Katip ......
e-imza