T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/351 Esas - 2026/294
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/351
KARAR NO : 2026/294
GEREKÇELİ KARAR
TÜRKMİLLETİADINA
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
DAVACI VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : ...
DAVA : Maddi tazminat
DAVA TARİHİ : 20/04/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026
Davacı tarafından davalı hakkında açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan tensip incelemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının ... parça üretimi yaptığını, bu kapsamda ... Şirketinin sipariş emirleri doğrultusunda yine ...'ın belirlediği firmalarla işbirliği yapmak suretiyle talep edilen teknik özelliklere haiz parçaları ürettiğini, davalının da ... için üretilen parçaların kaplamalarını yapmak üzere faaliyet gösteren ... onaylı tedarikçilerden olduğunu, ...'ın ... nolu parçanın üretimi için davacı ile anlaştığını, parçanın kaplamasının yapılması için davacının davalı ile çalışmaya başladığını, üretilen parçaların nihai işleminin kaplamasının onaylı tedarikçi tarafından yapılması akabinde ...'a teslim edilmesi şeklinde olduğunu, ... nolu parçanın kaplamasının davalı tarafından yapılmasına ilişkin toplam 524 adet sipariş ...'a teslim edildiğini, ... tarafından bu siparişlerin 135 adet kabul, 389 adet sipariş ise ayıp nedeni ile reddedildiğini, davalının ayıplı üretiminden dolayı davacının zarara uğradığını, davalının davacı hakkında ... Esas nolu dosyası ile icra takibi ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine ...Esas nolu dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek davacı ile davalının ..... faaliyet göstermesi nedeni ile gizlilik kararı verilmesine, dosyanın ... Esas nolu dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik ... ve ... sipariş nolu iade işlemlerine ilişkin 100,00 Euronun ve ... sipariş nolu iade işlemlerine ilişkin 100,00 Amerikan Dolarının fiili ödeme günündeki alış kuru üzerinden hesaplanarak davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine arar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ;
..... Mahkemesinin Uyap'tan incelenen ..... Esas nolu dosyasında davacı ..... Şirketi tarafından davalı ..... Şirketi hakkında 21/01/2026 tarihinde ..... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebi ile dava açılmış, davalı vekili cevap dilekçesinde işbu davamızın dava dilekçesindeki vakıaları savunma olarak ileri sürmüş, derdest olan davanın duruşması 15/09/2026 tarihine bırakılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Davacının davalı hakkında açtığı işbu davadan önce davalı tarafından davacı hakkında ..... Esas nolu dosyası ile aynı sözleşmeden doğan alacak hakkına dayalı olarak itirazın iptali davası açılmış olması, her iki davaya konu sözleşmenin ve vakıanın aynı olması, işbu davanın yalnızca hukuki sebebinin farklı olması ve uyuşmazlığın aynı sebeplerden doğması dolayısıyla davalar arasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde bağlantı bulunması nedenleri ile davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. ve 4. fıkraları gereğince ..... Esas nolu davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Anayasa Mahkemesi 25/09/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 17/06/2025 tarih ve ..... nolu kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. fıkrasının “… ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresinin iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararı sonrasında birleştirme kararına karşı kanun yollarına düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinin uygulanma olanağının ortadan kalkıp kalkmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun birleşme kararlarına karşı kanun yolunu düzenleyen 166. maddesindeki "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir." kuralı ile ilgili bir değerlendirme yapmamıştır.
Mahkeme, iptal üzerine Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 44. maddesinin 4. fıkrasına göre birleştirme kararına karşı kanun yolu ile ilgili hükmün uygulanamaması sonucunu doğurmadığını düşündüğü kabul edilebilir.
Mahkeme ayrıca Anayasanın 153. maddesinin 3. fıkrasındaki yetkisini kullanmamış, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırmamıştır. Mahkemenin, iptal kararının hukuki boşluk ortaya çıkarmadığı görüşünde olduğu düşünülebilir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yalnızca Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olması, kararda Hukuk Muhakemeleri Kanununun birleşme kararlarına karşı kanun yolunu düzenleyen 166. maddesi ile ilgili ve iptal kararının bu maddenin uygulanamaması sonucunu doğurup doğurmadığı ile ilgili değerlendirme yapılmaması, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca kararlaştırılmaması, iptali kararı ile yalnızca birleştirme kararı sonrasında asıl davaya bakan hakimin birleştirme kararı ile bağlı olması kuralının ortadan kalkması, bu durumun birleştirme kararlarına karşı kanun yolu ile ilgili kuralı zorunlu olarak uygulanmaması sonucunu doğurmaması, iptal kararının diğer sonuçlarının kanuni düzenleme yapılmasını gerektirmesi nedenleri ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinin uygulanma olanağını etkilemediği sonucuna varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. ve 4. fıkraları gereğince ..... Esas nolu davası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın ..... Esas nolu dava dosyasından DEVAMINA,
Birleştirme kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 3. fıkrası gereğince ..... Mahkemesine derhâl BİLDİRİLMESİNE,
2-Davacı vekilinin gizlilik talebinin ..... Mahkemesi tarafından KARARA BAĞLANMASINA,
3-Yargılama giderleri hakkında birleşen davada KARAR VERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi gereğince hükümle birlikte ..... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/04/2026
Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza
Full & Egal Universal Law Academy