T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/314 Esas - 2023/505
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/314 Esas
KARAR NO: 2023/505
HAKİM: ....
KATİP:....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Marka (Markanın Hükümsüzlüğü - Marka Hakkının İhlali)
DAVA TARİHİ: 10/07/2023
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Markanın Hükümsüzlüğü - Marka Hakkının İhlali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 10/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... sayılı olup, ... numaralı bültende yayınlanan ... ibareli markaya yapılan .... tarafından reddedildiğini, bu kararın müvekkiline 20/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafa ait ... ibareli marka ile müvekkili şirketin 2017 tarihinden beri tescilli olan ... ibareli markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, ... esas unsurlu marka karşısında tescil ve koruma bakımından müvekkilinin öncelikli olduğunu, ... esas unsurlu markanın tescili halinde haksız kazanç sağlanacağını, davalıya tebligat yapılmaksızın müvekkili haklarının acilen ve etkinlikle korunması gereği oluşan zararın telafisinin ilerde mümkün olmaması nedeniyle davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkiline ait markayla aynı özellikleri taşıyan marka ambleminin ticari maksatla kullanımının önlenmesini, davalıya ait web sitesi olması halinde ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasını, markanın web sitesinden çıkarılmasını, mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin engellenmesini, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, mümkün değil ise ... ifadesinin çıkartılmasını, davalının müvekkili markasını haksız kullandığının tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkiline ait ... markasının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasını, ... ibaresini içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasını, gerekçeli kararın ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 20/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın müvekkili Kurum açısından husumet yokluğu nedeniyle usul yönünden reddi gerekmekte olduğunu, itiraza mesnet davacı markaları ile başvuru markasının karşılaştırılması halinde
markaların anlam, şekil, fonetik ve bıraktıkları genel izlenim (toplu intiba) yönünden benzer
olmadığının açık olarak görülmekte olduğunu, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların
tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil, renk ve kelime unsurları, markalar arasında
karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olup, markalar bütünsel algılamada ortalama
tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığını, bir bütün olarak okunup algılanacak davalı markası ile davacı
markalarının görsel, işitsel ya da kavramsal yönden ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere
karıştırılma ihtimali olmadığı gibi; ilgili tüketicilerin markalar arasında ilişki kurması ve
davalı markasının davacının seri markası olarak algılaması, aynı ticari işletmeye ait olduklarını
ve/veya iktisadi ya da idari yönden bağlantılı işletmelere ait ürünler olduğunu sanmasının da söz
konusu olmadığını, açıklanan hususlar çerçevesinde itiraza mesnet marka yönünden 6769 sayılı
SMK’nın 6/1. hükmündeki koşulların gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı açık olup, davacı
iddialarının reddinin gerekmekte olduğunu, gerek müvekkili kurumun gerekse mahkemenin başvuru markasından herhangi
bir unsurun çıkartılmasına karar verme yetkisi bulunmadığı hususunun da açık olduğunu savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 6769 sayılı SMK m.25, 6769 sayılı SMK m.29, m.149 hükümlerine göre açılan; markanın hükümsüzlüğü, olmadığı takdirde markadan "..." ibaresinin çıkarılması, marka hakkının ihlâli iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı ...'in pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibari ile davalı şahsa ait .... sayılı "..." ibareli markanın dava tarihi itibari ile tescilli olmadığı, dava açıldıktan sonra söz konusu markanın tescil edildiği nazara alındığında; davacı yanın, davalı şahsa ait bu markanın hükümsüzlüğü istemi bulunmasında dava tarihi itibari ile hukuki yararının bulunup bulunmadığı, SMK m.6/1, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri uyarınca dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, mümkün değil ise dava konusu markadan "..." ifadesinin çıkartılmasının mümkün olup olmadığı, davalının, davacıya ait marka haklarına tecavüz eden eylemlerinin bulunup bulunmadığı, varsa bu eylemlerin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, imha ve hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir
Davanın açılmasını müteakip dilekçe teati aşaması tamamlanmış, tarafların ibraz ettikleri deliller alınmış, marka tescil belgeleri getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren .... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen marka tescil belgeleri, taraflarca ibraz edilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davalı ...'in, dava dilekçesinde ileri sürülen istemler bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, davalı ...'e yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davalı şahsa ait hükümsüzlüğü istenen ... sayılı "..." ibareli markanın dava tarihinde tescilli olmadığı, dava açıldıktan sonra 27/10/2023 tarihinde tescil edildiği, her davanın, açıldığı tarihteki maddi olgulara göre yürütülmesi gerektiği, buna göre; dava tarihi itibari ile tescilli olmayan markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığından, markanın hükümsüzlüğü istemine yönelik asli talebin usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili terditli olarak, markanın hükümsüzlüğünün mümkün olmaması halinde, markadan "..." ifadesinin çıkartılmasını talep ettiğinden, asli talebinin usulden reddedilmesi üzerine bu kez fer'i talebi incelenmiştir.
Marka mevzuatımızda; markanın hükümsüzlüğü, iptali, devri gibi hukuki müesseseler bulunmakla birlikte, bir marka başvurusunun veya tescilli markanın, genel görünümü içinde yer alan unsurlardan biri veya birkaçının marka başvurusundan veya markadan çıkartılmasına yönelik yasal düzenleme bulunmadığından, davacı yanın, dava konusu markadan "..." ibaresinin çıkartılmasına yönelik fer'i isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar davalı şahsın, müvekkiline ait marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, iddia ettiği tecavüz eyleminden kaynaklı hukuki korunma istemlerinde bulunmuşsa da söz konusu iddiaya da itibar edilmemiştir. Şöyle ki; dava dilekçesi incelendiğinde, davacı vekili, davalı şahsın tescil başvurusuna konu ettiği "..." ibareli marka haricinde, davalı şahsın fiili olarak ve tescil başvurusuna konu ettiği markadan farklı bir şekilde, davacı yana ait "..." esas unsurlu markalara tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunu ileri sürmemiştir. Kaldı ki; davalı şahsın, tescil başvurusuna konu ettiği "..." ibareli markayı fiili olarak ticari sahada kullandığına yönelik, üzerine düşen somutlaşırma külfetini de yerine getirmemiştir. Salt bu sebeple dahi, davalı şahsa itham edilen marka hakkına tecavüz eyleminin sübut bulmadığı müşahede edilmekte ise de, bir an için davalı şahsın tescil başvurusuna konu ettiği "..." ibareli markayı fiili olarak, davacı yanın tescilli markalarının kapsamında yer alan 41.sınıftaki hizmetler üzerinde kullandığı varsayımında dahi, marka hakkına tecavüz eylemi sübut bulmamaktadır. Şöyle ki; 41.sınıfta yer alan hizmetler dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap ederler. "..." sözcüğü 41.sınıfta yer alan hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük, zayıf karakterli bir kelimedir. (...) Buna göre yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı markalarının esas unsuru "..." sözcüğünden oluşsa da, davalı şahsa ait marka başvurusunun umumi intiba olarak esas unsurunun "..." sözcüğünden oluşmadığı, markanın genel görünümü incelendiğinde, ayırt ediciliği sağlayan esas unsurun "..." sözcüğü olduğu, "anadolu ... eğitim kurumları" ibaresinde yer alan "..." sözcüğünden kaynaklı olarak, markalar arasında, ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığından, davacı yanın, marka hakkına tecavüz eyleminden kaynaklı hukuki korunma istemleri yerinde bulunmayarak reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı ...'e yöneltilen davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ...'ya yöneltilen markanın hükümsüzlüğü istemine yönelik asli talebin USULDEN REDDİNE,
3-Davalı ...'ya yöneltilen .... sayılı markadan "..." ifadesinin çıkartılmasına yönelik fer'i istemin REDDİNe,
4-Davalı ...'ya yöneltilen marka hakkına tecavüz eyleminden kaynaklı istemlerin REDDİNE,
5-Davacının peşin yatırdığı harç karar ve ilam harcını karşıladığından bu hususta harç ikmaline yer olmadığına,
6-Davalı ..., kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.7/2 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-Davalı ..., asli talep;markanın hükümsüzlüğü/fer'i talep;markadan "..." ibaresinin çıkarılması istemleri bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.7/2 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
8-Davalı ..., marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı istemler bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 76,80 TL vekalet harcı, 226,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 842,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından yapılan 38,40 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/11/2023
Katip ....
E-imza
Hakim ....
E-imza