T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/256 Esas
KARAR NO: 2023/350
DAVA: Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Hakların İhlâli
DAVA TARİHİ: 18/10/2021
KARAR TARİHİ: 12/07/2023
YAZIM TARİHİ: 12/08/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Hakların İhlâli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 18/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ekonomi alanında uzman ve yıllardır ... 'nda ülke ile ilgili ekonomik raporlar hazırlayan, son derece yetkin ve özgün çalışmalarıyla bilinen alanında uzman bir şahsiyet olduğunu, müvekkilinin 1994'te hazırlamaya başladığı "..." isimli eserin, daha sonra ...'nde yüksek lisans yaparken aldığı ... derslerinde öğretim görevlisi olan davalı ...'ın katkılarıyla 1999 yılında iki yazarlı olarak ... aracılığıyla ilk baskısını yaptığını, eserin çok sayıda baskı yaptığını, müvekkilinin yurt dışında olmasından dolayı gerekli veri güncellemelerini yapacak durumda olmaması ve davalının da yapmamış olması nedeniyle eserin güncellemelerini yapan ...'in eserin yazarları arasına 2006 yılında eklendiğini, doktora çalışmaları için ...'ye giden müvekkilinin ve davalının muvafakati ile esere üçüncü yazar olarak ...'in eklenmesiyle 2006 yılındaki 5.baskıdan, Ağustos 2016 yılındaki 13.baskıya kadar ... Yayıncılık tarafından üç yazarlı olarak eserin basıldığını, müvekkilinin çalışmış olduğu ... Bankası'ndan asılsız iddialar ile ihracı üzerine davalı ...'ın müvekkilinin adını "..." adlı eserin 14.baskısından çıkardığını, kendisini eserin editörü konumuna getirdiğini, oğlu ... ile aralarında akrabalık bağı olmayan ...'ı yazar kadrosuna eklediğini, davalı yanın söz konusu eylemleri dolayısıyla müvekkili tarafından ... sayılı dava dosyasının ikame edildiğini, söz konusu davanın derdest olduğunu, müvekkilinin; kendisinin ihracı üzerine davalının kötü niyetle hareket ederek ismini iştirak halinde yazdıkları kitaptan çıkarması üzerine davalının diğer eserlerini inceleme gereği duyduğunu, ... 'daki sahaflardan davalı ...'ın yazarı olarak göründüğü ... ekonomiyle ilişkili kitapları satın aldığını, eserleri incelemesi neticesinde, davalının, iştirak halinde eser sahibi oldukları "..." adlı eserden çok büyük miktarlarda intihalde ve yolsuz iktisapta bulunduğunu tespit ettiğini, davalının intihal ve yolsuz iktisaba konu eser bilgilerinin;
... ...: ... Yayınları tarafından yayınlanmış olup iki yazarlı olduğu, her yazarın katkı sağladığı bölüm belli olduğundan eserde müşterek mülkiyetin söz konusu olduğu, davalı ... ve dava dışı ... tarafından kaleme alındığı, toplam 8 ünite bulunan kitapta davalı ...'ın 1 ila 6.ünitelerin yazarı olduğu, Ocak 2013 yılında 100.000 adet basıldığı, 2018-2019 öğretim yılından itibaren ... sistemi aracılığıyla kitapların öğrencilere dijital ortamda sunulmasına karar verildiği, basılı kitap isteyenler için kitap satışının devam ettiği, eserle ilgili davaya konu ihlal eylemlerinin devam ettiği,
...: ... Yayınları tarafından yayınlanmış olup çok yazarlı olduğu, her yazarın katkı sağladığı bölüm belli olduğundan eserde müşterek mülkiyetin söz konusu olduğu, davalı ...'ın Mayıs 2014 baskılı kitabın 5 ve 8.bölümlerinin yazarı olduğu, tespit edilebilen son baskısının 2019 yılında yapıldığı, eserin ilk baskısının 2012'de yapıldığı ve 2020-2021 öğretim yılı itibariyle açıköğretim kitabı olarak kullanılmaya devam ettiği, davalı ...'ın eserin daha yeni tarihli baskılarında 4 ve 7.bölümlerin yazarı olarak gözüktüğü, ... tarafından eserin dijital olarak satışının yapıldığı ve talep halinde ayrıca yazılı nüshasının satıldığı,
...: ... Yayınları tarafından yayınlanmış olup çok yazarlı olduğu, her yazarın katkı sağladığı bölüm belli olduğundan eserde müşterek mülkiyetin söz konusu olduğu, eserin 12, 13, 15, 16, 17 ve 19.ünitelerinin yazarının davalı ... olduğu, eserin şu an baskısının bulunmadığı, 2004-2011 yıllarında basıldığının tespit edildiği,
... ...: Eserin 12.baskısının 2019 yılında ... Kitabevi Yayınları tarafından yapıldığı, önceki baskılarının ... Yayınları ve ... tarafından yapıldığı, davalı ... haricinde eserin diğer yazarlarının; ..., ... ve ... olduğu,
...: Eserin 10.baskısının 2019'da ... Kitabevi Yayınları tarafından yapıldığı, önceki baskılarının 2008 yılından 2014'e kadar ... ve ... Yayınları tarafından yapıldığı, davalı ... ... haricinde eserin son baskısının kapağında oğlu ... da dahil olmak üzere yedi yazarın daha listelendiği, bu kitabın; davalının bu dilekçede listelenen ve dava konusu olan ... ... adlı eseri ile müvekkilinin üzerinde herhangi bir hak iddia etmediği, dava konusu olmayan ve başka yazarlarla birlikte kaleme aldığı ... ... adlı eserlerinin bir araya getirilerek tek cilt halinde basımından oluştuğu,
şeklinde olduğunu, davalı ... ...'ın müvekkili ile iştirak halinde eser sahibi olduğu "..." isimli kitaptan yukarıda yer verilen eserlere yapmış olduğu alıntıların intihal niteliğini haiz olduğunu belirterek; hala satışta olan ... Yayınları tarafından yayımlanan ... ve ... ..., ... Kitabevi Yayınları tarafından yayımlanan ... ve ... ... adlı eserler bakımından FSEK m.78 ve ... m.389 vd uyarınca eserlerin piyasaya arzının, dağıtımının, çoğaltılmasının ve satışlarının durdurulması ile piyasadaki mevcut eserlerin toplatılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... Yayınları tarafından yayımlanan ... ve ... ..., ... Kitabevi Yayınları tarafından yayımlanan ... ve ... ... adlı eserler bakımından saldırı halen devam ettiğinden tecavüzün ref'ine ve FSEK m.68 uyarınca şimdilik 5.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, ... Yayınları tarafından yayımlanan ... isimli eser için FSEK m.68 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, davalının intihal oluşturan eylemleri nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, müvekkilinin ayrıca kişilik hakkının ihlal edilmesi nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, yine şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, mahkeme hükmünün masrafı davalıya ait olmak üzere üç gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C E V A P :
Davalı ... vekili 23/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının intihal iddialarının hiçbir hukuki ve mantıki mesnedi olmadığını, dava hak düşürücü süre ve zaman aşımı geçtikten sonra açılmış olduğunu, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, davanın zorunlu dava arkadaşlığı dikkate alınmadan açıldığı dikkate alındığında; eksik husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin, hayatını ekonomi bilimine adamış bir akademisyen olup dava konusu edilen ya da edilmeyen tüm kitap ve eserleri tamamen kendi özgün fikirlerini yansıtmakta olduğunu, intihal yaparak kitaplar yazdığı iddiasının hukuki ve inandırıcı olmaktan uzak olduğunu, davacının dava konusu ... ... adlı kitabın kendine ait olduğunu iddia etmesinin gayri ciddi olduğunu, ... ekonomi kitabının ilk baskısından itibaren müellifinin müvekkili ... olduğunu, müvekkilinin kendi eserinden intihal yaptığı iddiasının hukuken izah edilemez olduğunu, intihal yapıldığı iddia edilen ... ekonomi kitabı ve dava konusu diğer eserlerin de ders kitabı niteliğinde olduğunu, temel başlıklar ve işlenen konuların her ders kitabında aynı olması gerektiğinden davacının subjektif intihal iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının soyut ve yüzeysel intihal iddialarının bu haliyle taraflarınca ayrıntılı olarak cevaplandırılmasının ve mahkemece değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece davacıdan hangi kitapta, hangi bölüm, sayfa, paragraf, grafik sembolleri, rakam vb. ilişkin intihal yapıldığını tek tek açıklamasını kısaca davasını somutlaştırmasının istenmesini talep ettiklerini, davacının tazminat taleplerinin hiçbir hukuki mesnedi olmadığını, maddi tazminat taleplerinin soyut ve mesnetsiz olup, sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin de soyut ve mesnetsiz olup sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının mahkeme hükmünün masrafı davalıya ait olmak üzere 3 gazetede yayınlanması talebinin de mesnetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının yerinde ve hukuki olduğunu ifade ederek; öncelikle davanın esasına girilmeksizin hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davanın müvekkille aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan dava konusu kitapların diğer yazarları ve basım ve yayınevlerine yöneltilmesinin sağlanması için davacıya süre verilmesine, aksi takdirde davanın husumet yönünden reddine, davacının her bir intihal iddiasını tek tek somutlaştırmasının istenmesine ve bundan sonra tarafına bu iddialar karşısında savunma hakkı verilmesine, haksız ve mesnetsiz, mükerrer talepler içeren davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 09/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilince 17.02.2022 tarihli basit bir dilekçe ile adı geçen kişilerin davaya dahil edilmesi yönünde dilekçe verilmiş olduğunu ve bu kişilere tebligat çıkarılmış olduğunu, tarafına dahili dava dilekçesi gönderilmesinin yanlış olduğu gibi dahili davalı olarak davaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu, dahili davalı olarak davacının hiçbir iddiasını kabul etmediğini, bu konuda esasa ilişkin cevaplarımı ayrıca bildireceğini, ayrıca aynı dosya üzerinden dahili davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesinin ... ve ...'ın yerleşik içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, yazar olarak yer aldığı kitapla ilgili olarak, davacının şahsına yönelik iddiaların ve delillerin ayrı ayrı belirtilmesi ve kendisine yönelik taleplerin özelleştirilmesi gerektiğini, bunun için de ancak tarafına ayrı bir dava dilekçesiyle dava açılması ve huzurdaki dava ile birleştirilmesinin sağlıklı ve gerçekçi bir yargılama için şart olduğunu, tarafına açılan davada ... yetkisiz olup yetkili ve görevli mahkemenin ... olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğramış olup, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, kitabın basıldığı kitabevinin de davalı sıfatıyla iş bu davada yer alması gerektiğini, tarafına asıl davalı ...'ın cevap dilekçesi ve delilleri ile davacının delilleri gönderilmemiş olduğunu, eksik bilgi ile davaya cevap vermesinin mümkün olmadığını, eksik belgelerin tarafına gönderilmesini, davanın haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde sözü edilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, dava konusu kitapta tarafınca yazılan kısımların özgün olup, dava konusuyla ilgisi bulunmadığını, tarafına ödenmiş herhangi bir telif ücretinin mevcut olmadığını beyanla; mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... gönderilmesine, bu talebinin reddi halinde davacının iddialarını içeren ayrı bir dava açılarak dava dilekçesinin tarafına tebliğine, gerek görüldüğü takdirde huzurdaki davayla birleştirilmesine, bu talebinin reddi halinde davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebinin reddi halinde davalı ...'ın ve davacının tüm dilekçeleri, her iki tarafın gösterdiği deliller, mahkemece toplanan delillerin tarafına tebliğine ve bu tebliğ yapılıncaya kadar cevap verme ve delil gösterme haklarının saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yapacağı masraf ve ileride tutacağı avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 09/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dahili davalı olarak aynı dosyadan tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada ... yetkisiz olup yetkili ve görevli mahkeme ... olduğunu, davanın hak düşürücü ve zamanaşımına uğramış olup, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde sözü edilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, kitapta tarafınca yazılan her bir cümlenin kendi özgün fikirlerini yansıtmakta olup, intihal iddiasının gayri ciddi olduğunu beyanla; mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... gönderilmesine, bu talebinin reddi halinde davacının iddialarını içeren ayrı bir dava açılarak dava dilekçesinin tarafına tebliğine, gerek görüldüğü takdirde huzurdaki davayla birleştirilmesine, bu talebinin reddi halinde davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebinin reddi halinde davalı ...'ın ve davacının tüm dilekçeleri, her iki tarafın gösterdiği deliller, mahkemece toplanan delillerin tarafına tebliğine ve bu tebliğ yapılıncaya kadar cevap verme ve delil gösterme haklarının saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yapacağı masraf ve ileride tutacağı avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 10/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dahili davalı olarak aynı dosyadan tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada ... yetkisiz olup yetkili ve görevli mahkeme .... olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğramış olup, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde sözü edilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, kitapta tarafınca yazılan her bir cümlenin kendi özgün fikirlerini yansıtmakta olup, dava konusuyla ilgisi bulunmadığını, tarafına ödenmiş herhangi bir telif ücretinin mevcut olmadığını beyanla; mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... gönderilmesine, bu talebinin reddi halinde davacının iddialarını içeren ayrı bir dava açılarak dava dilekçesinin tarafına tebliğine, gerek görüldüğü takdirde huzurdaki davayla birleştirilmesine, bu talebinin reddi halinde davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebinin reddi halinde davalı ...'ın ve davacının tüm dilekçeleri, her iki tarafın gösterdiği deliller, mahkemece toplanan delillerin tarafına tebliğine ve bu tebliğ yapılıncaya kadar cevap verme ve delil gösterme haklarının saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yapacağı masraf ve ileride tutacağı avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 10/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dahili davalı olarak aynı dosyadan tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada ... yetkisiz olup yetkili ve görevli mahkemenin ... olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğramış olup, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde sözü edilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, kitapta tarafınca yazılan her bir cümlenin kendi özgün fikirlerini yansıtmakta olup, dava konusuyla ilgisi bulunmadığını, tarafına ödenmiş herhangi bir telif ücretinin mevcut olmadığını beyanla; mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... gönderilmesine, bu talebinin reddi halinde davacının iddialarını içeren ayrı bir dava açılarak dava dilekçesinin tarafına tebliğine, gerek görüldüğü takdirde huzurdaki davayla birleştirilmesine, bu talebinin reddi halinde davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebinin reddi halinde davalı ...'ın ve davacının tüm dilekçeleri, her iki tarafın gösterdiği deliller, mahkemece toplanan delillerin tarafına tebliğine ve bu tebliğ yapılıncaya kadar cevap verme ve delil gösterme haklarının saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yapacağı masraf ve ileride tutacağı avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 14/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tarafına daha önce davacı tarafından ...'a açılmış davaya dahili davalı olarak dahil edildiğine ilişkin tebligatı 02.03.2022 tarihinde imza karşılığı teslim almış olduğunu, camialarında editörlü formatta çıkarılan kitaplarda, editörün önce kendisinin belirlediği yayınevi ile bir sözleşme imzaladığını, daha sonra kitabın ana çerçevesini oluşturup bölüm yazarlarını belirlediğini ve katkı sunmaları için bölüm yazarlarını davet ettiğini, editörlüğünü .... ...'ın yaptığı 20 bölümden oluşan "...” isimli kitaba katkıda bulunması için .... ... tarafından şifahen davet edildildiğini, .... ...'ın ... alanında duayen bir isim olması hasebiyle bu davete icabet ettiğini, “..." isimli kitabın sadece 6. Bölümüne (...) katkıda bulunduğunu, 6. bölüm dışındaki kısımlarda herhangi bir katkısı ve dahli olmadığını, bu bağlamda davacının intihal iddiasında bulunduğu bölümlerin hiçbirinin ne yazarı ne de katkı sağlayıcısı olduğunu, ayrıca gerek duyulması halinde editör .... ...'dan katkısının sadece 6. bölüm ile sınırlı olduğu teyit edilebilir olduğunu beyan etmiştir.
Dahili davalı ... 15/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından davalı ...'a daha önceden açılmış olan davaya dâhili davalı olarak dâhil edildiğine ilişkin tebligatın 02.03.2022 günü yapılmış olduğunu, iktibas ve intihale yönelik olarak iddia edilen ifadelerin tümü yurtiçi ve yurtdışı lisans ve lisansüstü ... kitaplarında bulunan genel geçer ifadeler olduğunu, davaya esas eserlerin tümünün kaynakçada yer alan kitaplardan çoğunlukla çeviri olup; verilerle, grafiklerle, özellikle ... ekonomisinden uyarlamalarla vücuda getirilmiş olduğunu, dolayısıyla birbirine benzer bu ifadelerin üzerinden Sahiplik Hakkı iddia etmenin mümkün olmadığını, dünyanın her ülkesinde temel ... değişkenlere ilişkin kavramların ve referans modellerin açıklamalarının benzer olduğunu, hatta lisans düzeyindeki kitaplarda grafikler, formüller için dipnotun kullanılmadığını, genel bir kaynakçada yararlanılan eserlere yer vermenin yeterli olduğunu, orijinal bir fikre sahiplik gaspının, davaya konu eserlerde olduğuna inanmadığını, bu nedenle bu davada taraf olmak istemediğini, davaya konu tüm kitapların fikir babasının ... olduğunu, ortak yazar olarak yer aldığı eserlerin hiçbirine ait telif sözleşmesinde imzasının olmadığını ve telif sözleşmeleri bağlamında tek yetkilinin ... olduğunu beyan etmiştir.
Dahili davalı ... 15/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dahili davalı olarak aynı dosyadan tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada ... yetkisiz olup yetkili ve görevli mahkeme ... olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğramış olup, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde sözü edilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, kitapta tarafınca yazılan her bir cümlenin kendi özgün fikirlerini yansıtmakta olup, dava konusuyla ilgisi bulunmadığını, tarafına ödenmiş herhangi bir telif ücretinin mevcut olmadığını beyanla; mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... gönderilmesine, bu talebinin reddi halinde davacının iddialarını içeren ayrı bir dava açılarak dava dilekçesinin tarafına tebliğine, gerek görüldüğü takdirde huzurdaki davayla birleştirilmesine, bu talebinin reddi halinde davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebinin reddi halinde davalı ...'ın ve davacının tüm dilekçeleri, her iki tarafın gösterdiği deliller, mahkemece toplanan delillerin tarafına tebliğine ve bu tebliğ yapılıncaya kadar cevap verme ve delil gösterme haklarının saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yapacağı masraf ve ileride tutacağı avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 17/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tarafına daha önce davacı tarafından ...'a açılmış davaya dahili davalı olarak dahil edildiğine ilişkin tebligat gönderilmiş olup, bu tebligatı 11.03.2022 tarihinde teslim aldığını, yazarları arasında olduğu ... ... ve ... kitaplarının editörünün, kitapların da üzerinde belirtildiği gibi .... ... olduğunu, editörlü kitaplarda, editörün önce yayınevi ile bir sözleşme imzaladığını, daha sonra kitabın ana hatlarını oluşturduktan sonra bölüm yazarlarını belirlediğini ve daha sonra katkı sunmak için yazarları davet ettiğini, editörlüğünü .... ...'ın yaptığı ... ve ... ... kitaplarına kalkınma ve yoksulla mücadele konusunda katkıda bulunması için .... ... tarafından sözlü olarak davet edildiğini, ... alanında duayen ve önde gelen isimlerden biri olması nedeniyle bu davete icabet ettiğini, adı geçen kitaplara akademik kaygılarla belirttiği spesifik alanda katkıda bulunduğunu, .... ... ile zorunlu dava arkadaşı olduğu dava konusu ... ... kitabında ... bölümünde ... kısmının ... kitabında da ... bölümünde ... kısmının yazarı olduğunu, davacının intihal iddiasında bulunduğu bölümlerin hiçbirinin ne yazarı ne de katkı sağlayıcısı olduğunu, kitapların editörü .... ...'a sorulmak suretiyle veya mahkemenin takdir edeceği diğer yöntemlerle yazarı olduğu kitaplardaki bölüm yazarlarının belirlenmesini, dolayısıyla zorunlu dava arkadaşlığı ortaklığının giderilmesini ve bu belirlemeden sonra zorunlu dava arkadaşlığının sona erdirilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5846 sayılı .... 'ndan kaynaklı telif tazminatı, maddi tazminat, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının, davalı ... ile iştirak halinde eser sahibi olduğunu iddia ettiği "..." isimli eser üzerindeki davacıya ait mali ve manevi hakların, davalı tarafın yazarları arasında bulunduğu "... ...", "...", "...", "... ..." ve "..." isimli eserlere intihal suretiyle alındığı yönündeki uyuşmazlıktan kaynaklı olarak; davalı tarafın ileri sürdüğü zorunlu dava arkadaşlığı iddiasından kaynaklı husumet itirazının yerinde olup olmadığı, bir kısım dahili davalılarca ileri sürülen yetki ilk itirazının yerinde olup olmadığı, zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı, davacının eldeki davayı açmasında kötü niyetli olup olmadığı, buna bağlı olarak re'sen dikkate alınması gereken sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşulunun somut olayda mevcut olup olmadığı, davalı eylemlerinden kaynaklı olarak davacının; FSEK m.68 hükmü uyarınca telif tazminatı, FSEK m.70/2 hükmü uyarınca maddi tazminat, FSEK m.70/1 hükmü uyarınca manevi tazminat ve TBK m.58 hükmü uyarınca manevi tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı, mahkemece verilecek kararın ilan edilmesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip, tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak birbirlerine tebliğ edilmiş, dilekçe teatisi tamamlanmış, tarafların ibraz ettikleri deliller dosya arasına alınmış,... Esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden temin edilmiş, ... ve ...'ne yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, .... Esas sayılı dosyası, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu kitaplardan; ... Yayınları'ndan çıkan "... ..." ve "..." isimli kitaplarda, davalının yazar olarak belirtildiği ünitelerin, kitapların ilk sayfalarında belirtildiği, FSEK m.9/1 hükmü uyarınca davalıya ait olduğu belirtilen üniteler bakımından davalı yanın tek başına eser sahipliği vasfı bulunduğu anlaşıldığından, bu kitaplar bakımından davalı ile dava dışı kimseler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dava konusu kitaplardan; ... Yayınları'ndan çıkan "..." isimli kitapta, davalının yazar olarak belirtilen ünitelerin, ... Rektörlüğü'nün 27/10/2021 tarihli müzekkere cevabi yazısı ekinde yer alan evrak içeriğinden anlaşıldığı, FSEK m.9/1 hükmü uyarınca davalıya ait olduğu belirtilen üniteler bakımından davalı yanın tek başına eser sahipliği vasfı bulunduğu anlaşıldığından, bu kitaplar bakımından davalı ile dava dışı kimseler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dava konusu ... Kitabevinden basılmış "... ..." kitabı incelendiğinde; kitabın ilk sayfasında "Yazarlar" olarak, davalının yanı sıra, dava dışı ..., ... ve ... isimli kişi adlarına yer verildiği, kitapta dava konusu yapılan bölümlerin münhasıran davalıya ait olduğuna ilişkin kitap içeriğinde aksi yönde kayıt bulunmadığından, FSEK m.10/1 hükmü uyarınca söz konusu kitap bakımından davalının iştirak halinde eser sahipliği sıfatı bulunduğundan, söz konusu kitaba ilişkin olarak, davalının yanı sıra, dava dışı ..., ... ve ... isimli kişilerin zorunlu dava arkadaşı sıfatları bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu ... Kitabevinden basılmış "..." kitabı incelendiğinde; kitabın ilk sayfasında "Yazarlar" olarak, davalının yanı sıra, dava dışı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişi adlarına yer verildiği, kitapta dava konusu yapılan bölümlerin münhasıran davalıya ait olduğuna ilişkin kitap içeriğinde aksi yönde kayıt bulunmadığından, FSEK m.10/1 hükmü uyarınca söz konusu kitap bakımından davalının iştirak halinde eser sahipliği sıfatı bulunduğundan, söz konusu kitaba ilişkin olarak, davalının yanı sıra, dava dışı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişilerin zorunlu dava arkadaşı sıfatları bulunduğu tespit edilmiştir.
... sayılı kararında belirtildiği üzere; 6100 sayılı ...’da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, zorunlu dava arkadaşlığı dışında mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır.
Zorunlu dava arkadaşlığı bulunması halinde, zorunlu dava arkadaşı olan kimsenin dahili davalı olarak davaya ithaline imkân bulunmaktadır. Bir davanın, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunanların tümü hakkında açılmadığı durumlarda, dava dışında kalan diğer zorunlu dava arkadaşlarının davaya dahil edilmesi usul hukuku bakımından, zorunludur (...).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tespitler doğrultusunda, davalı yanında zorunlu dava arkadaşı oldukları tespit edilen kimseler dahili davalı olarak yargılamaya dahil edilmiş, dilekçe teati aşaması dahili davalılar bakımından da tamamlanarak taraf teşkili sağlanmıştır.
5846 sayılı Kanun m.66/5 hükmü uyarınca davacının ikamet ettiği yargı çevremiz eldeki davayı görmeye yetkili olduğundan bir kısım dahili davalıların ileri sürdüğü yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m.72 hükmü uyarınca ileri sürülen zamanaşımı def'ileri reddedilmiştir.
Eldeki davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı tespit edildiğinde; bu yöne ilişkin ileri sürülen itirazlar reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı ve davalı ...'ın "..." isimli kitabın ilk baskısında iştirak halinde eser sahipliği sıfatlarının bulunduğu, söz konusu kitabın 5846 sayılı FSEK bağlamında "ilim ve edebiyat eseri" olduğu; ..... Esas sayılı dava dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporunda tespit edildiği, yine mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporunda da; gerek "..." isimli mesnet kitabın, gerekse mütecaviz olduğu iddia edilen kitapların "ilim ve edebiyat" eserleri olduğunun tespit edildiği, eldeki uyuşmazlıkta; davacının, davalı ... ile başlangıçta iki yazarlı olarak eser sahibi olduğu, sonrasında tarafların muvafakati ile yazar sayısının arttığı "..." isimli kitabın 14.baskısında davacının adına yer verilmediğini davacının öğrenmesi üzerine ... Esas sayılı davasını ikame etmesi ve piyasada araştırma yaparak, iştirak halindeki "..." isimli kitaptan davalı yanın usulsüz alıntılar yaptığını tespit ettiğini iddia ettiği "... ...", "...", "...", "... ..." ve "..." isimli kitaplardan kaynaklı olarak eldeki davayı açtığı tespit edilmiştir.
Somut olayda ilk olarak sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşullarının oluşup oluşmadığı hususu irdelenmiştir. Zira bu husus bir ön sorun olup, sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşulunun oluşması halinde, başkaca bir tahkikat işlemine gerek kalmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Aksi halde, işin esasına geçilerek; davacı yanın iştirak halindeki eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarının davalılarca ihlal edilip edilmediğinin irdelenmesi gerekecektir.
... sayılı kararında bu husus; "Sessiz kalma yoluyla hak kaybı kaynağını “hakkın kötüye kullanılması yasağı”nı düzenleyen MK’nun 2.maddesinden almaktadır. Bu maddeye göre, “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” “Bir hakkın sırf başkasına zarar vermek için kullanılmasını kanun himaye etmez.” Dürüstlük kuralı, MK’nun “Başlangıç Hükümleri” arasında, hukukun her alanında kendini gösteren bir ilke olarak düzenlenmiştir. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının doğması ve dava hakkının M.K.’nun 2.maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususları her olayın kendi özelliğine göre değerlendirilmelidir." şeklinde ifade edilmiştir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybı müessesesi, öğretide de savunulan hukuki bir kurumdur. (...)
Sessiz kalma yoluyla hak kaybında, hak genel olarak sona ermemekte, sadece bu haktan eylemine sessiz kalınan kişi ya da kişilerin yararlanmasına katlanılmaktadır. Zira tacirin, bir hakkını bilerek isteyerek belli bir süre kullanmaması sebebiyle ticaret unvanından doğan hakkı kaybolmamakta, sadece uzun süredir var olan kullanıma/tescile sessiz kalmış olması sebebiyle bu duruma zımnen icazet verildiği kabul edilmektedir. Hemen belirtilmelidir ki; sessiz kalma nedeniyle dava açılamayacağı yönündeki savunma bir def’i olmayıp itirazdır. Zira sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin dayanağı TMK’nın 2. maddesi olduğuna göre, dava açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve bu durum dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bir itiraz olarak kabul edilip hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır. Keza TMK’nin 2/2. maddesi gereğince bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (...) (Aynı yönde bkz; ...)
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan incelemede;
Dava konusu "..." isimli kitabın ilk kez 2003 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 18 yıl bulunmaktadır.
Dava konusu "... ..." isimli kitabın ilk kez 2013 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 8 yıl bulunmaktadır.
Dava konusu "..." isimli kitabın ilk kez 2012 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 9 yıl bulunmaktadır.
Dava konusu "..." ve "... ..." isimli kitapların ... tarafından 2009 yılında basımının yapıldığı, söz konusu basım tarihi ile dava tarihi arasında 12 yıl bulunmaktadır.
Davacı yan tarafından mahkememize ibraz edilen 27/12/2021 tarihli delil dilekçesi ekinde yer alan mail yazışmaları incelendiğinde; 11.09.2020 tarihinde, davacının, dava dışı ...'a gönderdiği e-postada; davalı ...'ın, iş bu davaya mesnet "..." kitap içeriğini kendisinden izinsiz olarak 1999 tarihinden beri farklı başlıklar taşıyan kitaplar dahil pek çok yerde kullandığını, kendisinin; aralarında olduğunu vehmettiği dostluktan dolayı bu durumlara tahammül ettiğini belirttiği müşahede edilmiştir.
Davacı yanın dava dışı kimseye gönderdiği mail yazışmaları ve iş bu davaya konu edilen kitapların tespit edilebilen ilk basım tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süre birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'ın yazarlarından olduğu iş bu davaya konu kitapları uzun yıllar önce yayınlamaya başladığı, davacının bu faaliyetlerden haberdar olmasına rağmen davalı ... ile arasındaki ikili münasebet nedeniyle herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı, ... Esas sayılı dava dosyasına konu "..." isimli kitabın 14.baskısında davacının yazar olarak adına yer verilmemesi eyleminden sonra, davacının, daha önceden yayımlandığını bildiği iş bu davaya konu kitapları mesnet göstererek eldeki davayı açtığı, ancak; davacının, daha önceden yayımlandığını bildiği bu kitapların, yayımlandığı şekli ile kendi eser sahipliğinden kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğine yönelik uzun yıllara sari şekilde hukuki aksiyonda bulunmadığı, bu haliyle; davaya konu kitaplar bakımından sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşullarının oluştuğu, ayrıca; davacının yukarıda tespit edilen davranış biçiminin "çelişkili davranma yasağı" kapsamında kaldığı, dolayısıyla; davacının iş bu davayı açması TMK m.2 hükmü uyarınca dürüstlük kuralına aykırı bulunmadığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının peşin yatırdığı 1.058,81 TL harçtan alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile arta kalan 788,96 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
3-Telif tazminatı ve maddi tazminat istemi bakımından; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
4-Manevi tazminat istemi bakımından; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL karar ve ilam harcı, 59,30 TL başvurma harcı, 20,00 TL vekalet harcı, 4.450,00 TL dosya kapağı masrafı/posta/tebligat/bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.799,15 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-... m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, davalı ...'ın, Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, dahili davalıların yokluğunda, ... m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza