T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/485 Esas - 2024/97
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/485 Esas
KARAR NO: 2024/97
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 2- ... -...
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
...
DAVA: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ: 31/10/2023
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 31/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... ’da kurulmuş olup halen
.... tesislerinde salça, ketçap,
mayonez, domates ürünleri, sebze konservesi faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekkil şirket, ... markasını ve bu marka ile oluşturulan seri markalarını, uzun
yıllardır aralıksız ve kesintisiz olarak kullanmış olduğunu, bu markaya yatırım yapmış olduğunu, bu çalışma
sonucunda yurt dışında da markasını tanınmış marka haline getirmiş olduğunu ve bu markası
altında birçok seri marka yaratmış, ... ana markasının tanınmışlığı yanında her bir
seri markayı da uluslararası alanda tanınır hale getirmiş olduğunu, dava konusu marka başvurusu, davalı şirketin önceki tarihli markaları
hakkında açtıkları hükümsüzlük davası akabinde dosyalanmış olup,
hükümsüzlük davasından kaçınmak için yapılmış kötü niyetli bir
başvuru olduğunu, davalının .... sayılı markalardan kaynaklı
müktesep hakkı bulunmadığını, taraf markaları arasında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik
mevcut olup, SMK madde 5/1-ç hükmü şartlarının somut olayda
gerçeklemiş olduğunu, taraf markaları arasında iltibas-benzerlik karıştırılma ihtimali mevcut
olup, SMK madde 6/1 hükmü şartları somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış marka olduğunu, davaya konu
marka 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.6/5 gereğince de hükümsüz
kılınması gerektiğini, dava konusu marka, müvekkili ticaret unvanı ve alan adını da aynen
içermekte olup, SMK madde 6/6 hükmü şartları somut olayda
gerçeklemiş olduğunu, davaya konu marka başvurusu 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.6/9
gereğince kötüniyetli olduğunu beyanla; .... ’nun
31.08.2023 tarihli ... sayılı kararının iptaline;
diğer davalı adına ... nezdinde 08.03.2021 başvuru
tarih ve ... sayısı ile tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden
“...” ibareli markanın dava devam ederken tescil edilmesi halinde
hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
dava konusu ... sayılı markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya
kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı
verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 01/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuru kapsamında bulunan 39. sınıfa dahil hizmetler ile aynı veya benzer mal/hizmetlerin itiraz
gerekçesi markaların tescil kapsamında yer almadığını, bu nedenle 39. sınıfa dahil hizmetler bakımından
markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi
hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından,
tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın da haklı görülmediğini, başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasının, tek başına, başvurunun
kötü niyetle yapıldığını ispatlayan bir husus olarak kabul edilemez olduğunu, itiraz sahibinin, markaların benzer
olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması
dikkate alındığında kötü niyet gerekçeli itirazın haklı bulunmamış olduğunu beyanla; ... kararının iptali isteminin reddine,
karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 01/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 1977 yılından beri gıda sektöründe faaliyette olan müvekkili firmanın fiilen 1977 yılından bu yana ve ayrıca 1994 yılından bu yana da tescilli olarak bakliyat, hububat, hazır çorba, yem, lojistik v.b emtia ve alanlarda ... markasıyla faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, her yıl yapılan yatırımlarla hem ...’de, hem dünyada bakliyat hububat sektöründe büyümesini sürdürmüş olduğunu, şuan ...’nin en büyük ve dünyanın sayılı bakliyat ve hububat firmalarından biri olduğunu, müvekkil şirketin marka ailesinin bir parçası olan ''...'' ibareli dava konusu markası, marka olma unsurlarının tamamına haiz olup ... kararının yerinde olduğunu, başvuruya konu dava konusu marka ve 05,29.30.31,39 sınıf emtialar ve dava konusu markanın başvuru emtiaları üzerinde müvekkilin hem tescilde öncelik hem de fiili kullanımda öncelik hakkı olup bu sayılan emtialarda fasılasız ve nizasız olarak çok uzun yıllardır kazanılmış hakkı bulunduğunu, müvekkili şirkete ait seri marka ailesinin bir parçası olan dava konusu ''...'' ibareli markası, ayırt ediciliğe sahip olup görsel, işitsel, kavramsal ve bütün marka algısı açısından bağımsız bir marka olduğunu, müvekkili şirket 45 yılı aşkın süredir gıda sektöründe hem fiili ve gerçek hak sahipliği ve hem de tescillerinin bulunduğu emtialar yönünden iş ve işlem yapmakta olup ortalama tüketici tarafından 05, 29, 30, 31 ve 39.sınıf emtialarda tanınan, bilinen ''...'' ibareli markalara sahip olduğunu, davacı tarafın ne geçmişte ne de bugün müvekkili emtia sınıflarında ne tescili ne de kullanımı mevcut olmadığını, farklı sınıf veya emtialardaki olan tescillerin karıştırılmasının da mümkün olmadığını, dava konusu müvekkili şirkete ait "..." ibareli marka, müvekkili şirketin seri marka ailesinin bir parçası olup tüketiciler tarafından da iş bu durumun bilinmekte olduğunu, dava konusu markanın tescilli olduğu sınıfların 5, 29, 30, 31 ve 39. sınıflar olduğunu, bu sınıflardaki müvekkili ... markalarındaki tescilli emtialarda müvekkilinin müktesep hakkı olduğunu, bu suretle de söz konusu ... kararının yerinde olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
GEREKÇE:
Mahkememizce tahkikat işlemleri yürütülürken; davacı vekili 26/02/2024 tarihli dilekçesi ile; dava konusu iddia ve taleplerinden kayıtsız ve şartsız olarak tamamen feragat ettiklerini, herhangi bir vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Davalı şirket vekili 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı yanın davadan feragat etmiş olması karşısında taraflarının davacı yandan herhangi bir vekalet ücreti veya yargılama gideri talebi bulunmadığını beyanla davacı yanın feragat beyanı gereği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede açıkça feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK m.307) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK m.309/2) Somut olayda davacı vekili dilekçe ile feragat beyanında bulunduğundan feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Mahkememizin 01/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, bu hususta ...'e derhal müzekkere yazılmasına,
3-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca alınması gereken 427,60/3*2=285,07 TL maktu karar ve ilam harcının peşin yatan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15,22 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 152,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 730,10 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların beyan dilekçeleri dikkate alınarak; davalı ...'nin yapmış olduğu 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların beyan dilekçeleri dikkate alınarak; davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.6 hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
8-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK m. 341 ve m.345 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.27/02/2024
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır