T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/75 Esas - 2025/156
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/75 Esas
KARAR NO: 2025/156
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ: Av. ....
....
DAVALI : 2- ... - ....
DAVA: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ: 10/04/2023
KARAR TARİHİ: 18/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 10/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in müvekkilinin bilinirliğini kullanmak amacıyla kötü niyetli olarak 07.10.2021 tarihinde .... nice kodu ile "..." markasını ve 15.10.2021 tarihinde de .... nice kodlarını kapsayan ...başvuru numaralı "..." markasının tescili için başvurmuş olduğunu, daha sonrasında da müvekkili ... başvuru numarası ile "..." ibareli markasının tescilini talep etmiş olduğunu, ancak ...'in tescil talebini reddetmiş olduğunu ve müvekkilinin ...'ye itiraz etmiş olduğunu, ... sayılı ... kararı ile de müvekkilinin itirazının reddedilmiş olduğunu, ... itirazında gerekçe SMK m. 5/1(ç) gösterilse de, ilgili kararın hukuka aykırı olduğunu, ret kararına esas ...sayılı "..." ibareli markanın ... tarafından hukuka aykırı talep edilmekte olduğunu, müvekkilinin ... numaralı "..." ibareli markasını uzun yıllardan beri kullanmakta olup gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, uzun yıllardır faaliyet gösteren sektörde ve tüketici nezdinde yerleşik ve itibarlı bir firma olan müvekkili firmanın hiçbir maddi ve manevi özveriden kaçınmayarak yoğun bir şekilde kullanarak tanıttığı “...” markasının müvekkili firma ile tamamen özdeşleşmiş olduğunu, müvekkilinin, markasını hiç ara vermeden kullanmış olduğunu ve yoğun bir reklamla (sektöre ait fuarlara katılmış olduğunu, ilgili dergilerde ilanı yoluna gitmiş ayrıca bastırdığı kataloglar ve yıllar içinde yer aldığı sektördeki ticari hayatı ile) markasını ayırt edici ve sektöründe tanınan bir marka haline getirmiş olduğunu, davalının haksız kullanımı "..." marka ürünlerin piyasa ve tüketici nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkansız zararlar vermekte olduğunu, müvekkili markasının ayırt ediciliğini olumsuz yönde etkilemekte olduğunu, müvekkili tarafından tescil başvurusunda bulunulan "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesine ve "..." ibareli marka başvurusunun reddine dair .... kararının iptaline, davalı ... adına kayıtlı olan ...başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğünü ve marka sicilinden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 19/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekiline ait tescili talep edilen kelime ibaresinden oluşan marka ile ...sayılı
marka arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ...
numaralı markanın yenilenmediği için tescili düşmüş marka örnek gösterilerek önceye dayalı kullanım
iddialarında bulunmuş olduğunu, dava konusu ... kararı 5/1-ç maddesi kapsamında aynı
veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik yönünden verilmiş bir karar olup dava dilekçesinde yer
verilen iddiaların somut dava ile herhangi bir bağlantı ve ilgisi bulunmadığını, Kurum tarafından verilen ... kararında
herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, markaların SMK madde 5/1-ç bakımından ayırt
edilemeyecek derecede benzer olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
I-... Kararının İptali İstemi Bakımından; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet alınan ...sayılı "..." ibareli marka başvurusu arasında 6769 sayılı SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığı, davacı yanın gerçek hak sahipliği ve redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğu iddialarının mutlak tescil engelini bertaraf etme kabiliyetinin bulunup bulunmadığı,
II-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; Dava tarihi itibariyle tescilli olmayan davalı ...'e ait ...sayılı "..." ibareli marka bakımından hükümsüzlük isteminde bulunulmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davalının kötü niyetli olup olmadığı, buna bağlı olarak dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 27.12.2021 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği marka tescil başvurusunun reddine karar verildiği, redde mesnet olarak ...sayılı markanın gösterildiği, davacının 05.05.2022 tarihinde karara itirazda bulunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline17.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 03/06/2024 tarih .... sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine .... Dairesi'nin 13/02/2025 tarih .... sayılı kararı uyarınca mahkememizce verilen karar kaldırılmış ve yargılamanın yürütülmesi için dosya mahkememize iade edilmiştir. Yukarıda yazılı esasa kaydedilen dava dosyası üzerinden yargılama yürütülerek sonuçlandırılmıştır.
Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilmezler. (6769 sayılı SMK m.5/1-ç)
Mutlak red nedenleri, marka olarak seçilmiş bulunan işaretin niteliğinden kaynaklı, yetkili mercilerce re'sen incelenmesi gereken tescil engelleridir. Söz konusu engellerin dayanağı kamu menfaati ve kamu düzenidir. Bu kategori içerisine giren işaretlerin, başka bir kişiye ait oldukları veya üzerlerinde üçüncü kişilerin hakları bulunduğu için değil, aksine herkesin kullanımına açık tutulmaları gerektiğinden üzerlerinde hiç kimsenin hak iddia edemeyeceği mülahazasıyla marka olarak tescilleri reddedilmektedir. Bunun tek istisnasını, daha önce, aynı türdeki mal ya da hizmetler için tescil olunmuş veya tescili için müracaat edilmiş bulunan bir markanın aynısı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzeyen marka başvuruları oluşturmaktadır. Bu olasılık, üçüncü bir kişinin marka hakkı temeline dayanmakla birlikte mutlak red nedenleri arasında sayılmıştır. ( .... ) Marka hukukunda öncelik ilkesi hakimdir. Bu ilkeye göre, marka olarak tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret, aynı mal ya da hizmetler için başkası tarafından tescil ettirilemez. Bu ilkenin görünümlerinden birini 6769 sayılı SMK m.5/1-ç bendinde düzenlenen mutlak red nedeni oluşturur.
SMK'nin 5.maddesi mutlak red nedenlerini düzenlemiş olup, bu maddede sayılan hususlar gerek ..., gerekse mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. SMK'nin 6.maddesi ise, nisbi red sebeplerini düzenlemiş olup, bu maddede düzenlenen hususlar resen gözetilemez, ancak ilgili kişiler tarafından ileri sürülebilir.
SMK'nin 5/1-ç bendinde belirtilen "aynı" olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit v.b. olmalarını ifade eder. Bunun yanında, işaretlerin örneğin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakteri ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de "aynı" olma durumunu etkilemez. "Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ise, karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır. Bu durumda, karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırtedilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan Kanunun 5/1-ç bendinde ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır. Bu bakımdan, yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut ise ... tarafından re'sen başvurunun 6769 sayılı SMK 5/1-ç bendi uyarınca reddine karar verilebilecektir. Ancak, marka tescilinde nispi ret nedeninin düzenlendiği 6769 sayılı SMK 6/1 fıkrasına göre başvurunun reddedilebilmesi için, başvurunun bültende ilanı üzerine yasal sürede ilgililerin itirazı halinde Kurumca işaretler arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil halk tarafından karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzerlik bulunup bulunmadığı hususu incelenecektir. Bir başka deyişle, anılan madde hükmüne göre yapılacak benzerlik incelenmesinde asıl olan karıştırılma ihtimalidir. Bu nedenle, 6769 sayılı SMK m.18. maddesi uyarınca Kurum tarafından 6. madde yönünden inceleme yapılırken, başvuru konusu işaretin üzerinde kullanılacağı mal veya hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde sicilde daha önce tescilli bir marka veya marka başvurusu ile karıştırılma ihtimaline yol açılıp açılmayacağının da değerlendirilmesini gerektiren derecede, yani Kurumca takdir yetkisinin kullanılacağı bir benzerlik mevcut ise, bu takdirde işaretler arasında güçlü ve açık bir iltibasın varlığı peşinen kabul edilmiş sayılamayacağından "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunduğundan bahisle re'sen, başvurunun reddine karar verilemez. Çünkü, böyle bir durumda işaretlerin 6769 sayılı SMK m.6/1 fıkrası anlamında bir "benzer"liği söz konusu olacağından, artık bu husus nispi ret nedeni olarak ve ancak başvuruya itiraz halinde Kurumca değerlendirilebilecektir. Zira, nispi red sebepleri kamu menfaati ile ilgili olmadığından, mahkeme veya ... tarafından re'sen dikkate alınması mümkün değildir. Bunların mutlaka 6769 sayılı SMK'nin düzenlediği prosedür çerçevesinde ilgili kişiler tarafından itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. SMK'nin 6/1 fıkrası kapsamında karıştırılma tehlikesine yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesi ise ancak ilgililer tarafından anılan Kanun çerçevesinde itirazda bulunulmasına bağlıdır. Böyle bir değerlendirme yapılırken her tescil başvurusunun somut koşullarının gözetilmesi gerekliliği de göz ardı edilmemelidir. (Mülga KHK dönemine ilişkin değerlendirme; .... )
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde, markaların kapsadıkları mal veya hizmet gruplarına göre belirlenecek olan ortalama tüketiciler esas alınacak ve yapılacak karşılaştırma sırasında markalardaki ayırt edici özellik taşımayan tali ve jenerik unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Ortalama tüketicinin dikkat ve algı düzeyi, mal veya hizmetin niteliğine, türüne ve fiyatına göre değişebilmektedir. Markaların ortalama tüketici tarafından ne şekilde algılandıkları, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde yapılacak global değerlendirme bakımından belirleyici role sahiptir. Ortalama tüketici; "İyi bilgilenmiş, makul derecede gözlem yapan, makul derecede dikkatli, makul derecede tecrübeli ve makul derecede ihtiyatlı kimse"dir. Bu farazi kişi, markayı bir bütün olarak algılar, değişik markalar arasında karşılaştırma imkanını nadiren bulabilir. Daha çok, markaları, hafızasında tutabildiği kadar görüntüsüne göre değerlendirme yapar, detayların analizine girmez. ( .... )
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "3.SINIF: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. 14.SINIF: Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler." emtiaları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "3.SINIF: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. 14.SINIF: Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler." emtiaları, aynıdır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; kırmızı renkli ve stilize yazım şekli ile "..." ibaresinden oluşmaktadır. Markada yer alan çember içindeki "R" figürü "tescilli marka" anlamına geldiğinden ayırt ediciliği yoktur.
Redde mesnet marka incelendiğinde; standart yazı karakteri ile oluşturulmuş "..." ibaresinden oluştuğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; her iki markanın da esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, markaların farklı yazım stilleri ile oluşturulmuş olmasının markaları "aynı" olmaktan çıkardığı kabul edilse bile "ayırt edilemeyecek derecede benzer" olma durumundan kurtarmadığı, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını aynı emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, herhangi bir zihni çabaya mahal vermeden doğrudan bu markayı redde mesnet markanın ayırt edilemeyecek derecede benzeri olarak algılayacağı, bu nedenle, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürse de, söz konusu hususlar, davalı ...'in SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca yaptığı değerlendirmeyi etkiler niteliği bulunmamaktadır. Başka bir deyişle; davalı ...'in SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca re'sen yapmış olduğu değerlendirmede, başvuru sahibinin gerçek hak sahibi olup olmadığını, redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olup olmadığını değerlendirme yükümlülüğü bulunmadığından, davacı yanın ileri sürdüğü bu argümanların mutlak tescil engelini bertaraf etme kabiliyeti bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; başvuru markası ile redde mesnet marka arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı ve buna bağlı olarak; ... sayılı ... kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının davalı ...'e yönelttiği ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar davalı ...'e ait ...sayılı markanın hükümsüz kılınmasını talep etmişse de, dava tarihinde söz konusu markanın tescilli olmadığı, dava tarihinde tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü isteminde hukuki yarar bulunmadığından, davacının davalı ...'e yönelttiği ...sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davacının davalı ...'e yönelttiği ... kararının iptali isteminin REDDİNE,
2-Davacının davalı ...'e yönelttiği ...sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından davada peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 435,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-... kararının iptali istemi bakımından; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 1.639,00 TL tebligat-posta-müzekkere gideri, 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 3.193,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...'in yapmış olduğu 300,00 TL posta masrafına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'in yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2025
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ....
E imzalıdır