T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/39 Esas - 2025/63
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/39 Esas
KARAR NO: 2025/63
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2021
KARAR TARİHİ: 14/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili mahkememizin .... Esas sayısına kaydedilen 27/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle: Dava konusu ... numaralı tasarımların müvekkili şirkete ait ... isimli, ... firmasına ait ... isimli ve ... firmasına ait ... numaralı tasarımın taklidi neticesinde tasarlandığını, mezkur tasarımların daha evvel kamuya sunulmuş olduğunu, ... markasına ait ... ürününün (.... ) davalı .... ait mezkur tasarımın tescil tarihinin çok öncesine, yani 2017 yılına dayandığını, yine ... Şirketi'ne ait 12.09.2013 tescil tarihli, .... sayılı tasarımın da davalı tescilinden önceye dayandığını, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları uzman görüşü ile de bu hususu tespit ettirdiklerini iddia ederek; .... sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
C E V A P:
Davalı vekili mahkememizin .... Esas sayısına kaydedilen 10/01/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya ilişkin usuli itirazlarının bulunduğunu, bununla birlikte davacı yan dava dilekçesinde dava dışı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti adına tescilli ... sayılı tasarım tescil belgesine ve hiçbir tescili bulunmayan kendilerine ait ... ve ... firmasına ait ... ürünlerine dayanmış ise de müvekkil tasarımları ile dava dışı şirketlere ait tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımlarına yönelik itirazların kurum tarafından reddolunduğunu, dava dilekçesinde dayanılan ... firmasına ait ürünlerin kamuya sunuluş tarihinin kesin ve belirlenebilir olmadığını, 2017 yılına ait olduğu iddia olunan katalogun her zaman düzenlenebilir olduğunu, müvekkili firmaya ait ürünler ile dosyaya sunulan masa ve sehpa ürünleri arasında hiçbir ayniyet yahut benzerlik bulunmadığını, .... E. Sayılı dosyasında, dava konusu tasarımlar ile ilgili sunulan bilirkişi raporunun bulunduğunu, anılan raporda tasarımların benzer olmadığına kanaat getirildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; derdestlik dava şartı noksanlığının bulunup bulunmadığı, davalıya ait .... sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadıkları, hükümsüzlüklerinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescili ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, .... Esas sayılı dosyası UYAP ortamında temin edilmiş, dava şartları incelenmiş, dava şartlarında noksanlık bulunduğu tespit edilmiş ve açık yargılamaya son verilmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizin 29/06/2022 tarih .... sayılı kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine .... Dairesi'nin 30/12/2024 tarih .... sayılı kararı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, davanın yeniden görülmesi için dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı esasa kaydedilmiştir.
.... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısının eldeki davada davacı ... Ltd. Şti., davalılarının eldeki davanın davalısı ... A.Ş. ile eldeki davada taraf olmayan ve tasarım tescil belgesinde tasarım sahibi gözüken ... olduğu, davanın konusunun davalılar adına tescilli bulunduğu bildirilen ... sayılı çoklu tasarımın tüm tasarımlar yönünden hükümsüzlüğü istemine ilişkin bulunduğu, mahkemece 02/02/2021 gün ve .... sayılı karar ile dava konusu .... sıra numaralı davalı tasarımlarının mesnet gösterilen tasarım karşısında yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu, hükümsüzlüğü istenen tasarımda tescil belgesi sahibi olmayan davalı ...'un davada hasım sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden husumetten, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verildiği, .... Dairesi'nce 23/02/2023 tarih ve .... sayılı karar ile hükümsüzlüğü talep edilen çoklu tasarım 34 adet olduğu halde ilk derece mahkemesince başvuru konusu 34 adet tasarımdan sadece .... nolu tasarımların dava dilekçesinde mesnet gösterilen tasarımlarla karşılaştırıldığı, bunun dışında çoklu tasarım tescil belgesine konu diğer tasarımlarla ilgili herhangi bir incelemenin yapılmadığı, dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları yönünde ise hiçbir değerlendirmenin bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile .... Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. .... Dairesi'nin 24/04/2017 tarih ve .... sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı re'sen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Dolayısıyla aynı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin iki ayrı dava açılsa bile bu davalarda mutlak yenilik araştırmasının, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden itibaren geriye doğru yapılmasının gerekmesi karşısında, davaların konusunda bir farklılık bulunduğu söylenemeyecektir. Bu durumda davacı tarafça iddiasına dayanak bir tasarım sunulsun ya da sunulmasın, re'sen yapılacak mutlak yenilik araştırmasında, dava konusu yapılan ürünün görünümünün, dünyanın herhangi bir yerinde başvuru tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadığının da re'sen incelemesi gerektiğinden, davaların sebebi de aynıdır. Zira davacı tarafından davalardan birinde dayanılan bir tasarımın mutlak yenilik araştırması kapsamında diğer dava yönünden de incelenmesi gerekli, hatta zorunludur. Diğer bir deyişle bu türden davalarda davanın sebebi mutlak yenilik koşulunun bulunup bulunmadığı olup, davacı tarafın dava konusu tasarımın mutlak yenilik niteliğini taşımadığı iddiasını ispatlamak amacıyla dayandığı tasarımlar, esasen her iki davada da re'sen incelenmesi gereken ve bir davada dayanılsa da diğer davada da yargılamanın her aşamasında sunulabilecek birer delil niteliğindedir. Nitekim.... 'nin benzer bir olayda .... Mahkemesi'nin 30/03/2010 tarih ve .... sayılı kararında yer alan "Aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı aynı tasarımın, aynı hukuki sebeplerle hükümsüzlüğü talep edildiği, bu çerçevede .... Esas sayılı dava dosya ile mahkememizdeki iş bu dava dosyasının aynı olduğu sabittir. İhtilaf mahkememizdeki dosyada delil olarak gösterilen "... firması olan .... ünvanlı firmaya ait olduğu ileri sürülen ...markası adı altında 2003 yılından beri üretildiği" açıklanan delilin .... Esas sayılı dosyada delil olarak gösterilmemiş olması hususunun, belirtilen davaların farklı dava olup olmadığına gerekçe gösterilip gösterilemeyeceği bu kapsamda derdestlik itirazının haklı olup olmadığı yönündedir..... Esas sayılı dava dosyası halen derdest olduğuna göre, davacının usul hükümleri kapsamında bu delili davanın başında veya devamında veya ıslah suretiyle mahkemesine sunması mümkün olduğuna göre, dava ve yargılama ekonomisi açısından konulmuş olan derdestlik itirazı koşulları mevcuttur." gerekçesiyle HUMK 187/4. md. kapsamında derdestlik ilk itirazının kabulü ile HUMK 194. md. uyarınca davanın ikame edilmemiş sayılmasına kararını onayan 13/12/2011 tarih ve .... sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut uyuşmazlıkta, eldeki davada hükümsüzlük iddiasına mesnet tutulan "..." ve "..." isimli tasarımların, .... Esas sayılı dava dosyasında da re'sen incelenmesi gereken birer delil olduğu, diğer bir deyişle her iki davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı bulunduğu, derdest bir davanın bulunmamasının, HMK'nın 114/1-(ı) bendi uyarınca olumsuz dava şartı olduğu, HMK'nın 115/1. maddesi uyarınca mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılmasının gerektiği, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği gerekçesiyle iş bu davanın, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca derdestlik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalının USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile alınması gereken 556,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 8,50 TL vekaletname harcı, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 133,00 TL tehir-i icra karar harcı, 2.550,00 TL bilirkişi ücreti, 146,50 TL posta - tebligat gideri olmak üzere toplam 3.177,30 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 31,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2025
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ....
E imzalıdır