T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/474 Esas
KARAR NO : 2025/123
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ... - ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 2- ... - ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/11/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 20/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı kurumun verdiği iş bu davaya konu karar ile kendi verdiği diğer tescil kararları ile çelişmiş olduğunu, iltibas/benzerlik/karıştırma ihtimali saptamayan davalı kurum, müvekkili markası bakımından mesnetsiz ve haksız bir şekilde karıştırılma tespiti yapmış olduğunu, SMK m.6/1 kapsamında bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılması kararının hatalı olduğunu, müvekkili markasının sadece "..." ibaresinden ibaret olmadığını, tamamlayıcı ve ayırt edici "..." ibaresi ile bir bütün olduğunu, karşılaştırma esnasında tescilli markalar ile sonraki tarihli başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesi ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya ve özellikle ayırt ediciliği olmayan veya zayıf olan unsurlara bağlı olarak yapılmasının marka hukukuna uygun olmadığını, "..." ibaresi sebebi ile red kararı verilecek ise kurum tarafından tescil edilmiş herhangi bir kelimeyi içeren tüm bu kelimeli başvuruların reddinin gerektiğini, bir kelimeyi bir kişinin tekeline vermenin SMK ile bağdaşan bir durum olmadığını, kurumun "..." ibaresini bu karar ile davalı şirket tekeline vermiş olduğunu beyanla; .... sayılı ve 20.09.2024 tarihli kararını iptaline, belirtilen karara konu müvekkiline ait ... sayılı "... ..." ibare ve logolu markanın başvuruya konu tüm sınıf/alt sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 11/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuruya konu "... ..." ibareli marka ile itiraz
gerekçesi ...sayılı "..." ibareli marka arasındaki görsel ve işitsel yönden
benzerliğin yanı sıra, markaların kısmen aynı/benzer mal/hizmetleri kapsaması hususu da
dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar
arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğu, taraf markaları işaret anlamında karıştırılacak derecede benzer olup, iltibas tehlikesinden bahsedebilmek için kapsamlarında da benzer emtiaların bulunması gerektiği, başvuru markası kapsamından çıkartılan 3. sınıftaki malların, kısmen redde konu ...sayılı marka kapsamında da yer aldığı tespit edilmiş olup, çekişme konusu mallar açısından, somut olayda nispi tescil engeli bulunduğu, bu nedenle 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin önlenmesi açısından başvuru markasının çekişme konusu mallar açısından kısmen reddine karar verilmiş olduğu, davacı vekilinin iddialarına katılmanın hukuken
mümkün olmayıp, müvekkil Kurum ....
tarafından alınan dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 20/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu marka başvurusunda yer alan “...” ibaresinin yanına eklenen “...” ibaresi bu marka başvurusuna herhangi bir ayırt edicilik katmamakta olup, iş bu davaya konu marka başvurusunda asli unsurun “...” ibaresi olduğunu, Türkçe'de “GÜLÜMSEME, GÜLÜŞ” anlamına gelen “...” ibaresi, müvekkili “...” markasının diş bakım ürünleri üzerindeki yaygın kullanımı da dikkate alındığında markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini daha da arttırmakta ve seri marka izlenimi yaratmakta olduğunu, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin kendiliğinden ortaya çıkmakta olduğunu, davacı dava dilekçesinde, müvekkili markası ile itiraza konu marka başvurusu altında sunulan ürünler üzerinde alışveriş yapacak olan kişilerin bilgi seviyesi yüksek
olan bilinçli tüketiciler olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimali
bulunmadığını iddia etmiş olduğunu, müvekkili markasının tescilli olduğu ve davaya konu marka
başvurusunun tescil edilmek istendiği 03. sınıftaki malların, ağız bakımı ve temizliği
ürünlerinden oluşmakta olduğunu, bu ürünlerin hitap ettiği alıcı kitlesi, davacının
iddialarının aksine, eğitim düzeyi ve dikkat seviyesi yüksek bir kesim olmayıp,
ortalama dikkat seviyesine sahip bir tüketici kitlesi olduğunu, bu ürünler içerisinde yer
alan, diş macunları, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları gibi ürünler marketler ve
çevrimiçi satış platformları da dahil çok çeşitli satış mecralarında tüketiciye
sunulmakta olup belirli bir eğitim düzeyi ile sınırlı olmaksızın, tabiri caizse 7’den
70’e toplumun her kesimine hitap etmekte olduğunu, davaya konu marka başvurusunun müvekkili markasıyla benzer
olduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu göz önüne alındığında,
davaya konu başvurunun 03. sınıftaki “Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş
parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.”
bakımından reddedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacının haksız ve
hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddi gerekmekte olduğunu beyan etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... kararının iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ...sayılı marka arasında "Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları." emtiaları bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 12.04.2023 tarihinde "... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 29.05.2023 tarih ve 421 sayılı Bülten’de başvurunun ilan edildiği, söz konusu ilana karşı muterizin 25.07.2023 tarihinde ..., ..., ... sayılı markaları mesnet göstererek SMK m.6/1, m.6/3 ve m.6/4 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davacı şirketin 31.07.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ...'nca yayına yapılan itirazın incelenmesi sonucunda marka tescil başvurusundan "03.SINIF: Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları." emtialarının çıkarılmasına karar verdiği, redde mesnet olarak SMK m.6/1 hükmü uyarınca ...sayılı markanın gösterildiği, davacı yanın bu karara karşı 19.12.2023 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu, muterizden redde mesnet markayı devraldığı anlaşılan davalı şirketin 17.01.2024 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile davacı itirazının reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 23.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre ( .... ) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. ( .... ) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 20.09.2024 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları." emtiaları ile,
Redde mesnet ...sayılı marka kapsamında yer alan "Diş macunları; ağız gargaraları; nefes tazeleyici spreyler; nefes tazeleyici; diş macunu; çözünebilir nefes tazeleme şeritleri (stripleri) ve tabletleri; ilaç içermeyen ağız çalkalama suları; ilaç içermeyen nefes tazeleyici şeritler (stripler) ve tabletler; diş beyazlatıcılar, diş beyazlatma müstahzarları. Diş temizleme amaçlı ürünler: diş ipi, kişisel kullanım için saplı diş ipi; diş fırçaları; elektrikli diş fırçaları." emtiaları, aynı/aynı tür veya benzerdir. Zira bunlar aynı tür tüketici kesimine hitap ederler, aynı tür ihtiyaçları giderirler, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame ilişkisi bulunur, mağazalarda aynı veya yakın raflarda bulunurlar, dağıtım kanalları ortaktır, bir kısmı arasında birbirini tamamlayıcı ilişki bulunur.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "... ..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markanın ise "..." ibaresinden oluştuğu müşahede edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı, aynı tür veya benzer olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği ( .... ), somut olayda da; karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki emtiaların benzerlik düzeyinin yüksek olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, markalar arasında "..." sözcüğünün müşterek olarak bulunduğu, gerek başvuru markasında, gerekse redde mesnet markada, bu sözcüğün markaların genel görünümü itibariyle otonom olma özelliğini koruduğu, söz konusu sözcüğün İngilizce kökenli olduğu ve Türkçe'de "Merhaba" anlamına geldiği, davaya konu emtiaları veya bunların karakteristik özelliklerinden herhangi birini hemen ve ilk bakışta tanımlamadığı, dolayısıyla somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünün İngilizce kökenli bir sözcük olup "Gülümsemek" anlamına geldiği, söz konusu sözcüğün "..." sözcüğü ile kaynaşmadığı, bu sözcüğün altında yer aldığı, başvuru markasının "..." ibaresi ile başladığı ve ortalama tüketici kesiminin markaların başlangıç kısımlarına diğer kısımlarına nazaran daha çok dikkat edeceği hususları dikkate alındığında, "..." sözcüğünün başvuru markasını, redde mesnet markadan yeteri kadar farklılaştırdığının söylenemeyeceği, buna göre; daha önce redde mesnet "..." esas unsurlu markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan davaya konu malların hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "... ..." ibareli markayı davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlerden geldiğini fark etse bile marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında davaya konu emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile alınması gereken 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 340,00 TL posta-tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.256,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 148,30 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2025
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır