T... ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T...
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/520 Esas
KARAR NO : 2025/102
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ....
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 2- ... -... ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 21/10/2019
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili mahkememizin .... Esas sayısına kaydedilen 21/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... nolu “... ...” ibareli marka başvurusunun 02.10.2017 tarihinde ...’na marka tescil başvurusunda bulunulduğu, ... sayılı marka bülteninde yayına çıktığı ve davacı şirket tarafından SMK’ nın 6. Maddesi, kötü niyet ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca yayına itiraz edildiği ve itirazın davalı ... tarafından reddedildiğini, ...’in anılan ret kararına davacı şirket tarafından itiraz edildiğini, ancak red kararı yerinde bulunarak itirazın reddedildiğini, ... nolu davalı ... başvurusunun davacı şirket adına tescilli ve tanınmış marka başvuruları ile tertip olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ilgili markanın tescili halinde halk nezdinde iltibasa neden olacağı, markayı gören tüketicinin müvekkile ait tanınmış markalar ile bağ kuracağını, ilgili 20.08.2019 tarih ve ... sayılı ... red kararının 6769 sayılı SMK’ nın genel mantık ve ilkelerine uygun olmaması nedeniyle iptalinin gerektiğini, “... ...” marka başvurusunun müvekkili şirket adına tescilli ve yıllardır değişmeden anılan “... ...” ibaresine tertip tarzı açısından ayırt edilemeyecek kadar benzediğini ve aynı tür mal/hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirket adına tescilli ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun stilinin davalı başvurusunda kullanıldığı ve bu anlamda iltibasın doğduğunu, dava konusu marka başvurusu her ne kadar kelime olsa da marka tümü itibariyle ele alındığında dikkat çeken unsurunun kelime olmadığını, müvekkilin ikonik rengi olan kırmızının yine davacının yıllardır değişmeden kullandığı stilize kuyruklu ... harfi ile aynı şekilde kullanıldığını ve bu durumun markalar arasında ayırt edilemeyecek bir benzerlik yarattığını, marka başvurusunda ... harfine müvekkilin stilize ... markası kuyruğu konumlandırılmakla birlikte, hem L hem de A harfleri yazı karakteri olarak müvekkil markaları ile aynı karakterde ve kırmızı renkte olduğunu, söz konusu renk ve biçim seçiminin, müvekkilinin yıllardır dünya çapında satışta olan, tüketici nezdinde eriştiği bilinirlik göz önüne alındığında tesadüf olmadığını, söz konusu davalı markasının 43. Sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” emtiaları için tescil başvurusunda bulunulduğunu ve müvekkilinin yıllardır faaliyet gösterdiği sektörle bağlantılı olduğunu, “...” ibaresinin müvekkilinin seri markalarından ayrılması için yeterli olmadığını, markanın ... unsurunun daha ön planda yer aldığını, davalı tarafa ait marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu bakımından haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek; ... sayılı kararın iptali ile ... başvuru numaralı markanın işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğünü, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili mahkememizin.... Esas sayısına kaydedilen 15/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... adına başvurusu yapılan ... başvuru numaralı 43. Sınıfta tescil başvurusu yapılan hizmet markasının davacı seri markaları ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile yapılan davacı itirazının incelendiğini, yapılan incelemede işbu başvuru konusu işaretin “...” ibaresinden oluştuğundan itiraz gerekçesi markaların kelime unsurundan farklı olduğunu, muterize ait ... sayılı markanın şeklinin kullanıldığı yönündeki iddianın markanın değerlendirilmesinin bir bütün olarak yapılması gerektiğini ve aradan tek bir harfin çekilerek karıştırılma ihtimalinin varlığına hükmedilemeyeceği kanaatine varıldığından kabul edilmediğini, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacı markasının tanınmış olduğu mallar değerlendirildiğinde markalar arasında ilişkilendirme ve karşılaştırılma ihtimalinin olmadığını bu bakımdan SMK m.6/4 koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığını, markalar karşılaştırıldığında markalar arasında benzerlik bulunmadığını ve SMK m. 6/5 gereğince davalı markasının tescilinin reddedilmesi için geçerli sebep olmadığını, dava dilekçesinde yer alan başka marka başvurularına ait kararların işbu dava için emsal oluşturamayacağını, başvurunun kötüniyetli yapıldığına ilişkin somut delillerle ispatlanmadığını, yalnızca benzerlik iddiasının tek başına kötüniyet için yeterli olmadığını "... ..." ve “... ...” markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığının tespitinde markalar arası görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığını ve SMK m. 6/1 kapsamındaki itirazın haklı olmadığını, markaların kelime unsurlarının benzer olmadığını, markaların farklı ticari kaynaklardan yapılan farklı ticari marka başvuruları olduğunun açıkça algılanabileceğini, SMK m.6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkma ihtimalinin de olmadığını beyan ederek; ... ...’ nın ... sayılı kararının iptali isteminin reddine, ... başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlük talebinin reddine, davacı vekilinin aleyhe olan sair taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı ... mahkememizin .... Esas sayısına kaydedilen 18/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının ...’ de ikamet ettiği gerekçesi ile yetkili mahkemenin ikamet adresindeki mahkeme olduğunu, itiraza mesnet marka ile davalı markası arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerliğin mevcut olamadığını, ... kararının yerinde olduğunu, davacı şirketin tanınmış markalarının bir içecek için kullanıldığını ve kendisine ait markanın ... ilçesinde yer alan ev yemekleri, mantı ve baklava üretilen salon işletmesi için kullanıldığını bu sebeple halk tarafından tanınmış marka ile ilişkilendirme ihtimalinin olmadığını, davacı şirketin tanınmışlığından haksız yarar sağlama ihtimalinin olmadığını, davacı şirketin markasının kırmızı renk olmasının söz konusu markanın tesciline engel olmaması gerektiğini zira yiyecek sektöründe kırmızı rengin iştah açıcı renk olarak kullanıldığını, bu bağlamda sektörde birçok markanın kırmızı renkte olduğunu, markaların benzerlik değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kelime unsuru ve görsel unsurun bir bütün olduğunu bu anlamda markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını beyan ederek; haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/... hükmüne göre açılan ... kararının iptali ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.25 hükmüne göre açılan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... nolu marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ibareli markalar arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalının kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alakalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin vakıalar bakımından bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı ...'in “... ...” ibaresinin 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” alt sınıfında tescili amacıyla 02.10.2017 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.10.2017 tarih ve ... sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 27.12.2017 tarihli yayıma itiraz dilekçesi ile .... sayılı markalarını mesnet göstererek SMK m.6/1, m.6/4, m.6/5 ve m.6/9 hükümlerine göre itirazda bulunduğu, ...’nın itirazın reddine karar verdiği, davacının 22.05.2019 tarihinde aynı gerekçelerle yayına yeniden itiraz ettiği, itirazları değerlendiren Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.08.2019 tarih ve ... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. ... kararı davacı ... vekiline 22.08.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından iki aylık yasal hak düşürücü süre içerisinde eldeki dava açılmıştır.
Mahkememizin 04/11/2020 tarih .... sayılı kararı uyarınca, davanın kabulü ile; ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, başvuruyu inceleyen .... Dairesi'nin 06/04/2023 tarih .... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olup, başvuruyu inceleyen .... Dairesi'nin 26/09/2024 tarih .... sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile "Somut uyuşmazlıkta davacının markaları kavisli bir "..." harfi ve yine aynı kavisleri içeren "..." esas unsurlu iken davalı ...’in başvurusu “... ...” ibarelidir. Karıştırılma ihtimalinin tespitinde, davacının itiraz gerekçesi markalarındaki kavisli ... ibaresinin, davalı başvurusundaki kelimelerin içerisinden bir harf çekilmek suretiyle benzer görülmesinin bütünsel inceleme kuralına aykırılık teşkil edeceği açık olup, davacının mesnet aldığı bu ... ibaresini ayrıca marka olarak tescilinin de durumu değiştirmeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, genel görünüm ve bıraktıkları bütünsel izlenimin farklı olduğu, ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı nazara alındığında, davalının başvurusunun davacının markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ile yerinde bulunan ... kararının iptali davası bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden ... lehine bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle davanın reddedilmesi gerektiğinden bahisle davalı ... lehine değerlendirme yapılmıştır.
Bozma kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı esasa kaydedilerek aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır:
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, ... kararının iptali istemini içinde barındırdığından SMK m.156/2 hükmü uyarınca görevli ve yetkili olan mahkememizde yürütülerek sonuçlandırılmıştır.
Dava konusu ... sayılı marka başvurusu kapsamındaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile itiraza mesnet davacıya ait .... sayılı markaların koruma kapsamı altındaki yiyecek ve içecek emtiaları ile benzerdir. Bu mal ve hizmetler benzer tüketici kesimine hitap ederler, benzer ihtiyaçları karşılarlar, aralarında tamamlayıcılık ilişkisi bulunur. Yiyecek ve içecek emtiaları 43/1 alt sınıftaki hizmetlerle tüketiciye ulaştırılırlar. .... Dairesi'nin 02.03.2020 tarih .... sayılı kararına konu somut olayda da gıda emtiaları ile 43/1 altsınıftaki hizmet grubu arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu ... sayılı marka; kırmızı renkli bir elips çerçeve içinde stilize olarak yazılmış "..." ibaresi ve elips çerçevesi dışında kalan ".... " ibaresinden oluşmaktadır. ".... " ibaresi, davaya konu hizmetin cins ve çeşidini bildirdiğinden ayırt ediciliği bulunmayan tali bir unsurdur. Bu hale göre dava konusu markanın esas unsuru stilize olarak yazılmış "..." ibaresidir.
Davacıya ait itiraza mesnet markalar; ".... ..." ibarelerinden oluşmaktadır. Davacı markalarının ".... " esas unsurlu markalardan oluştukları, "..., light, ..., always" gibi unsurların tali planda kaldıkları tespit edilmiştir.
Taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; tüm markalar bakımından işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı, ancak "..." ibareli dava konusu marka ile itiraza mesnet ... sayılı "... ...", ... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... sayılı ".... " markaları arasında görsel olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, davacının 29/01/2020 tarihli delil dilekçe ekinde ibraz edilen flash bellek içeriğindeki delilleri incelendiğinde; stilize "..." ibareli yurt içi ve yurt dışında davacı adına marka tescil belgelerinin bulunduğu, stilize "..." ibaresinin meşrubatlar bakımından Türkiye'de tanıtımına ilişkin üç ayrı reklam filmi çekildiği, "..." ibaresinin gerek yurt dışı gerekse yurt içinde kullanımına ilişkin tarihçesini gösterir dokümanların ibraz edildiği, yine bu ibarenin Türkiye'de fiziki olarak tanıtıcı logo olarak kullanıldığına ilişkin görsel çıktılar sunulduğu, yine bu ibarenin Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin tanzim edilmiş faaliyet raporlarının da dosya kapsamına sunulduğu, ibraz edilen tüm bilgi ve belgeler ile genel hayat tecrübelerine göre davacıya ait "..." ibareli markanın, meşrubatlar bakımından gerek yurt içi gerekse yurt dışında yaygın olarak bilindiği, meşrubatların genel halk kesimine hitap eden emtialar oldukları düşünüldüğünde bu markanın dar ve sınırlı bir çevrede değil, herkesçe tanınıp bilindiğinin mütalaa edilebileceği, "..." markasının uzun yıllardan bu yana kullanıldığı, ayırt ediciliğinin güçlü olduğu, "..." markasının kendine özgü yazım stili ile de yaygın olarak kullanıldığı ve bilindiği, bu yazım stilinde "..." kelimesinin başındaki "..." harfinin sağ alt kuyruğunun uzatılarak görsel anlamda ayırt edicilik oluşturulduğu, "..." markası ile stilize "..." markası karşılaştırıldığında; her iki markanın benzer yazım stili ile oluşturulduğu, "..." harfinin sağ alt kuyruğunun davacı markası gibi uzatılarak görsel anlamda ayırt edicilik oluşturulduğu, markaların bir bütün olarak ilgili tüketici kesiminde algılandığı, bu hale göre davacıya ait stilize yazılmış "..." ibareli tanınmış markalarını bilen, bu yazım stilini davacı markaları ile özdeşleştiren makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davaya konu "..." markasını "Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri" üzerinde gördüğünde, tanınmış meşrubat markası olan "..."nın marka sahibinin ya bizzat kendisi ya da lisans verdiği davalı şahsın "..." markası ile ticari faaliyette bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, davaya konu hizmetin özellikle görsel algı ile seçilip yararlanılabilen, tercih yapmak için detaylı araştırma gerektirmeyen, diğer mal ve hizmetlere göre ucuz ve sıradan bir hizmet türü olduğu dikkate alındığında, markaların yazım stilindeki benzerliklerinden kaynaklı görsel izlenimin iltibas tehlikesini tek başına oluşturacağının söylenebileceği, davacı markasının tanınmışlık derecesinin yüksek olmasının iltibas tehlikesini arttıran başkaca bir unsur olduğu, "..." markasının zihninde yer eden olumlu imajı ile hareket eden ortalama tüketicinin "..." ibareli stilize markayı gördüğünde zihnindeki bu olumlu imajı "..." markasına atfetme ve böylece bu markalı hizmetlerden yararlanma yönünde davranışta bulunabileceği, bu durumun davacı markalarının tanınmışlığından davalının haksız yere yararlanması neticesini doğuracağı anlaşıldığından gerek SMK m.6/1, gerekse SMK m.6/4 ve m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu tespit edilmiştir.
... Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2013 tarih .... sayılı kararına konu bir uyuşmazlıkta; davalının markalarında yer alan kelime unsuru, davacı markasından farklı ise de, davacı markasında yer alan ... unsuruna benzer şeklin dava konusu marka başvurularında da markanın asli unsuru olarak yer almasının markalar arasında iltibas tehlikesine neden olacağı belirtilmiştir. Somut olayda da; yukarıda künyesi belirtilen karar değerlendirmesine benzer bir olgu söz konusudur. Davacıya ait "..." markası ile dava konusu "..." markası kelimelerin kavramsal bağlamı bakımından benzer değillerse de, yukarıda betimlenen yazım stilinden kaynaklı görsel benzerlik nedeniyle makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatı ortalama tüketici kesiminin, dava konusu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, en azından dolaylı karıştırılma tehlikesinin somut olayda oluşacağı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ... Dairesi'nin 26/09/2024 tarih .... sayılı bozma kararına direnilmesine ve davanın kabulü ile; ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
... 11.Hukuk Dairesi'nin 26/09/2024 tarih .... sayılı bozma kararına DİRENİLMESİNE,
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
2-Dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 571,00 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 93,90 TL vekalet harcı, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 10,91 TL dosya kapağı masrafı, 442,09 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.435,70 TL yargılama giderinin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 120,00 TL dosya gönderme masrafı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 59,30 TL istinaf karar harcına ilişkin olmak üzere toplam 341,40 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'in yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.373/4, m.366 ve m.345 hükümleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden iki hafta içinde ... ilgili hukuk dairesi nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.07/03/2025
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır