T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/186 Esas - 2025/104
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/186 Esas
KARAR NO : 2025/104
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 2- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kısmen Kararının İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kısmen Kararının İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 25/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ... logo marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak müvekkilin ... logo markası ile karıştırılma ihtimali oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, davaya konu marka başvurusu müvekkilinin markası ile karşılaştırıldığında, müvekkilinin markası esas olarak ... sayısından oluşurken, davaya konu markanın da birebir aynı şekilde ... sayısından oluşmuş olduğunu, bu durumda da markaların hem işitsel hem de kavramsal olarak aynı olduğunu, markalar görsel olarak karşılaştırıldığında, müvekkilin markasının esas olarak ... sayısının bir daire içerisine yazılması ile oluşurken, davaya konu markanın da benzer şekilde ... sayısının siyah bir kare içine yazılmasıyla oluşturulmuş olduğunu, her iki markada da başka bir kelime, şekil veya rakam/sayı unsurunun bulunmadığını, her ne kadar her iki markada da ... sayısı daire ve kare içine alınmış ve bu sayılar stilize biçimde yazılmış olsa da markaların tüketiciler tarafından ilk bakıldığında ... sayısı olarak algılanacağını, müvekkilinin davaya gerekçe gösterilen ... logo markasının 25. sınıfta yer alan “Siperlikli beyzbol şapkaları ve beyzbol şapkaları; alt giysileri; siperlikli şapkalar; kulak bantları; eldivenler; şapkalar; baş giysileri; ceketler; birleşik parmaklı eldivenler; pantolonlar; kazaklar; gömlekler; şortlar; çoraplar; kalın eşofman altları; svetşörtler; kalın askılı atletler; üst giysileri; fermuarlı eşofman üstleri; eşofman altları; bandanalar” mallarını kapsadığını, ...'nin kısmen reddi sonucunda başvuru kapsamındaki hizmetlerin ise 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. allarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri olduğunu, davalı Kurum tarafından marka başvurusu kapsamından "ayak giysileri" mallarının da bulunduğu 25. sınıf kapsamında yer alan malların tamamının çıkarıldığını, yine Kurum tarafından 35. sınıf içerisindeki 25. sınıfa ait diğer malların perakendecilik hizmetlerinin de itiraz sonucunda benzer kabul edildiği dikkate alındığında, kalan hizmetler bakımından verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili '... ...... ’nin giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini ve tüm dünyaca takip edilen ...... basketbol, beyzbol, futbol, hokey ligleri yanında ...... ’nın da dahil olduğu çeşitli ülkelerdeki spor kulüplerine uzun yıllardır sağladığı lisanslı ürünler ile dünya çapında tanınmış olduğunu, müvekkilin markasının bu tanınmışlığı nedeni ile tüketicinin, en ufak bir benzerlik karşısında dahi, kolaylıkla, dava konusu marka ile sunulan hizmetlerin müvekkili tarafından sunulan hizmetler olduğunun ya da onun izni ile ve onun gözetimi altında sunulduğu gibi gerçek olmayan bir zanna kapılabileceğini veya zihninde müvekkilinin markası ile çağrışım yapabileceğini, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin ... logo markasının esas ayırt edici unsuru olan ... sayısını içermekte olması karşısında, söz konusu markanın müvekkili ile ilişki olduğu sonucuna varmasının kaçınılmaz olacağını ifade ederek, ... sayılı ... kararının 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından reddine ilişkin kısmının kısmen iptaline, davalı adına başvurusu yapılan ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun tescili halinde 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 16/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuru kapsamında kalan 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetlerinin davacı markalarının kapsamında 25 inci sınıfta yer alan “Siperlikli beyzbol şapkaları ve beyzbol şapkaları; alt giysileri; siperlikli şapkalar; kulak bantları; eldivenler; şapkalar; baş giysileri; ceketler; birleşik parmaklı eldivenler; pantolonlar, kazaklar; gömlekler; şortlar; çoraplar; kalın eşofman altları; svetşörtler; kalın askılı atletler; üst giysileri; fermuarlı eşofman üstleri; eşofman altları; bandanalar.” mal/hizmetleri ile aynı/aynı tür mal/hizmetler olmadığını, bu mal/hizmetlerin ilintili ya da ilişkili olmadıklarını, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her somut olayda, 6769 sayılı SMK 6/5. maddesi kapsamında belirtilen şartların, yani markanın tanınmışlığından haksız bir yarar sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi hususlarının değerlendirilmesi, bu değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesinin gerektiğini, aranılan şartların somut olayda sağlanamamış olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ...... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı marka arasında yukarıda belirtilen hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın yukarıda belirtilen hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şahsın 31.10.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 28.11.2022 tarih ve 409 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 29.12.2022 tarihinde 6769 sayılı SMK 6/1 hükmüne dayalı olarak ... sayılı markayı mesnet göstererek itirazda bulunduğu, ...'nca yayına yapılan itirazın kısmen kabulüne karar verilerek marka tescil başvuru kapsamından “SINIF KODU: 25 Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler bakımından devamına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 11.07.2023 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "SINIF 25: Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 26.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 27.01.2025 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davalı şahsa ait marka kapsamında bulunup dava konusu yapılan 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri ile davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markasının kapsamındaki “Siperlikli beyzbol şapkaları ve beyzbol şapkaları; alt giysileri; siperlikli şapkalar; kulak bantları; eldivenler; şapkalar; baş giysileri; ceketler; birleşik parmaklı eldivenler; pantolonlar; kazaklar; gömlekler; şortlar; çoraplar; kalın eşofman altları; svetşörtler; kalın askılı atletler; üst giysileri; fermuarlı eşofman üstleri; eşofman altları; bandanalar.” mallarının benzer alıcı çevresine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları giderdikleri, söz konusu malların genel olarak aynı işletme tarafından pazarlandığı hususları dikkate alındığında, markaların kapsamlarındaki belirtilen mallar/hizmetlerin ilişkili olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu “...” ibareli marka, siyah zemin üzerine, turuncu, beyaz, gri renklerinde “...” ibaresinin yer aldığı karma bir markadır. Dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu heyetimizce aşikardır.
Davacının itiraza/hükümsüzlüğe gerekçe “...” ibareli markası, siyah bir daire içerisinde, siyah renkte, “...” ibaresinin yer aldığı karma bir markadır. Davacı markasının esas unsurunun da “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile davacıya ait mesnet markanın kapsamındaki emtiaların benzer olduğu, gerek dava konusu markanın, gerekse mesnet markanın esas unsurunun müşterek olarak "..." ibaresi olduğu, bu durumun markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerliğe neden olduğu, buna göre, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan davaya konu hizmetlerin hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, davacıya ait markanın serisi zannederek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla, karşılaştırılan markalar arasında davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; dosya kapsamındaki belgelerin (katalog görselleri, lisans sözleşmeleri, marka tescil belgeleri) incelenmesi neticesinde, davacıya ait markanın tanınmış olduğu yönünde bir kanaat oluşmamıştır. Öte yandan, 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, bu tehlikelerden birisinin gerçekleşme ihtimalinin ve davalı başvurusunun davacıya ait “...” esas unsurlu markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığının davacı tarafından ispat edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait markanın tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından İPTALİNE,
2-Dava konusu ... sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 187,80 TL'nin müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 645,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.561,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 87,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/03/2025
Katip ......
E imzalıdır
Hakim ......
E imzalıdır