T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2025/120
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ....
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 2- ... -... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 03/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının “...” ibaresini ihtiva eden ... sayılı markanın tescili için dosyaladığı marka başvurusunun davalı şahsın .... sayılı “...” ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ... tarafından kısmen de olsa nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davalı şahsın itirazına mesnet aldığı markalarını aktif bir biçimde kullanmıyor olduğunu, davacının ise tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak sahipsiz kimsesiz, hasta, engelli, şiddet ve tecavüz mağduru biçare hayvanlara sevgi ve şefkatle bakan, hiçbir kâr amacı gütmeyen, ruhsatlı bir bakım evi olduğunu, davalının ise davacının derneği kurulmadan önce 2015 yılında davacıyı arayarak “...” markasının kendisine ait olduğunu belirtip davacıyı şikayet etmekle tehdit ettiğini, yani davalının, davacının “...” markasını kullandığını biliyor olduğunu, hal bu iken huzurda dava konusu edilen markanın tesciline itiraz etmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, zaten taraf markaları bütünsel açıdan değerlendirildiklerinde; görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzemediğini, zira markaların birbirlerinden farklı kelime ve şekil unsurları ihtiva ettiğini, dolayısıyla markalarda “...” ve “...” ibarelerinin geçiyor olmasından hareketle taraf markalarının karıştırılma ihtimali olduğundan bahsedilemeyeceğini, ayrıca davacının “...” markasının kullanımının ve tanıtımının davalıdan önceki tarihlere dayanıyor olduğunu iddia ederek, ... ...’nın 09.07.2024 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin tamamlanmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 06/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, davacının markasının esas unsurunun görsel açıdan da ön plana çıkartılmış olan “...” ibaresi olduğunu, bu ibare ile davalı şahıs adına tescilli markanın esas unsuru olan “...” ibaresi arasında sadece iki harf farklılığının olduğunu, ayrıca davacının marka başvurusunun reddedildiği emtialar açısından, taraf markalarının aynı veya ilişkili emtialarda kullanılacağını, tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşüneceklerini, aksi düşünülse dahi işletmeler arasında ekonomik/idari bağlantı olduğu kanısına kapılacaklarını, yani somut olayda karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili 23/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının aksine taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, ayrıca da aynı/aynı tür emtialarda kullanılacaklarını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, davaya konu markada “pati” kelimesine eklenmiş "-li" hecesinin markaları görsel, işitsel ve kavramsal unsurları bakımından farklılaştırmadığının açık olduğunu, davacının davalının markalarının aktif bir biçimde kullanılmadığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, nitekim davalının marka işlem dosyasına sunduğu delillerden davalının “...” markasını “evcil hayvanlar için geçici barınma, kuaför, veterinerlik ve yıkama hizmetleri ile hayvan yem ve oyuncakları malları” üzerinde kullandığının kanıtlanmış olduğunun ... tarafından da kabul edildiğini, davalının işletmesinin 01.08.2022 tarihinde kapatıldığının internette duyurulmasının, davaya konu başvurunun 15.08.2022 tarihli olması ve bu tarihten geriye doğru 5 yıl içinde davalıya ait markaların ciddi ve ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığı gerçeğini ortadan kaldırmadığını, zaten bir işletmenin kapanmış olmasının tescilli marka sahibinin markaları üzerinde tasarrufta bulunma hakkına halel getirmediğini, davalının davacının markasal kullanımlarına sessiz kaldığı yönünde bir iddianın da konusu ... kararının iptali olan bir davada dinlenemeyeceğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı " ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şahsa ait redde mesnet .... sayılı markalar arasında "31.SINIF: Hayvan yemleri.Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 28.SINIF: Hayvanlar için oyuncaklar. 43.SINIF: Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. 44.SINIF: Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler." bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 15.08.2022 tarihinde " ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.11.2022 tarih ve 408 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şahsın 29.12.2022 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek SMK m.6/1 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, davacı yanın 17.02.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, dilekçesinde .... sayılı markalara ilişkin kullanmama def'i ileri sürdüğü, davalı yanın 21.06.2023 tarihli marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, ...'nca yayına yapılan itirazın kısmen kabulüne karar verildiği, başvuru markasından "31.SINIF: Hayvan yemleri.Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 28.SINIF: Hayvanlar için oyuncaklar. 43.SINIF: Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. 44.SINIF: Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler." mal ve hizmetlerinin çıkarıldığı, bu karara karşı davacı tarafından 14.11.2023 tarihinde itirazda bulunulduğu, davalı şahsın 14.12.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 19.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... Dairesi'nin ve .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (.... ) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. ( .... ) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 09.07.2024 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'i ön sorun olarak incelenmiştir. Dava konusu markanın tescil başvuru tarihinin 15/08/2022 olduğu, redde mesnet markaların tamamının bu tarih itibariyle en az beş yıldır tescilli oldukları, dolayısıyla söz konusu markaların kullanım külfeti altında bulundukları müşahede edilmiştir.
Davalı şahsın marka işlem dosyasına kullanım ispatına ilişkin olarak şu delilleri ibraz ettiği müşahede edilmiştir:
1-Davalının hizmet/ürün satışına ve alışına ilişkin, ".... " işaretinin markasal hüviyette kullanıldığı, 2017-2022 yıllarına ait toplam 74 adet fatura örneği.
2-Davalının .... kapsamında ve sosyal medya hesaplarında verdiği reklamlara ilişkin fatura örnekleri.
3-Davalının ... uzantılı alan adını 2012 tarihinden beri kullandığına ilişkin web-archive kayıtlarının görselleri ve 2012 tarihinden beri bu web sitesinde ve davalının sosyal medya hesaplarında ".... " şeklinde markasal kullanımların gerçekleştiğine ilişkin, tarih bilgisi de ihtiva eden ekran görüntüleri.
4-Davalının işletmesinde "...+.... " görselini haiz torbaların ve kartvizitlerin kullanıldığına ilişkin görüntüler.
Davalının marka işlem dosyasına sunduğu delillerden, davacının “...” esas unsurlu markalarının “hayvan yem ve oyuncaklarının satışı hizmetleri”, “evcil hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” ve “evcil hayvanlar için kuaför, veterinerlik ve yıkama hizmetleri”nde, tescillerine uygun olarak, gerekli tarih aralığında, Türkiye sınırları içerisinde, yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiği değerlendirildiğinden, davalının bu markalarının, tescilleri kapsamına giren bu mal ve hizmetlerde SMK m. 6/1 hükmüne esas korumadan yararlanabileceği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davacının markasının kısmen reddedildiği mal ve hizmetler, davalının markalarının kullanıldığı hizmetler ile aynı veya benzerdir. Her ne kadar davalının markalarının “hayvanlar için oyuncaklar, hayvan yemleri, kedi kumları” emtialarında değil, bunların satışı hizmetlerinde kullanıldığı ispat edilebilmiş ise de, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği kabul edilmektedir. Zira; somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.
Sonuç olarak; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan mal ve hizmetler ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan ve kullanımı ispatlanan hizmetlerin aynı ya da benzer olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin başlangıç kısmındakiler de dahil olmak üzere, ihtiva ettikleri yedi harfin, dizinleri de dahil olacak şekilde ortaklığının, yani taraf markalarının esas unsurlarının aynı kavramları niteleyen cins isimlerin farklı hallerinden oluşturulmuş birleşik kelimelerden müteşekkil olmasının, işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakınlaştırdığı değerlendirilmiştir. Bu ortaklık sebebiyle; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davalının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması” ihtimalinin doğduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca; davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar ile davalının markasının tescilli olduğu ve ciddi biçimde kullanıldığının marka işlem dosyası kapsamında ispat edilebildiği hizmetlerin aynı/benzer/türdeş emtialar olduğu ve işaretlerin bütünsel algı itibariyle birbirleriyle ilişkilendirilebilirliği karşısında üst düzey dikkate ve özene sahip tüketicilerin bile yanılgı yaşamalarının mümkün olacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle, “...” ibarelerinin bu emtialarda markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacının markasının, davalının markasının tescilli olduğu bu emtialar açısından davalının hedef pazarındaki tüketici kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğundan ve davalının markasının kullanıldığı emtialar ile davacının markasının kısmen reddedildiği mal ve hizmetler aynı/benzer/türdeş olduğundan, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm mal ve hizmetler yönünden SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin meydana geldiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile alınması gereken 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 148,30 TL vekalet harcı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 365,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 11.868,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin ve davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır