T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/158 Esas - 2025/128
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/158 Esas
KARAR NO : 2025/128
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI :....
....
DAVA : Telif Tazminatı
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Telif Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 03/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... yazılımının tüm Dünya’da ve Türkiye’de eser ve lisans hakkı sahibi olduğunu, Hak Sahipliği Belgesini dosyaya sunduğunu, tüm dünyada hukuki olarak ... yazılımının eser ve lisans hakkı sahibi olduğunu, bu kapsamda da başta Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu olmak üzere diğer tüm kanunlar çerçevesinde ürünün lisans hakkının korunması için dava, ihtiyati tedbir kararı alınması talebinde bulunma ve takip etme, tespit, baskın ve ürün toplaması yapma, şikayet ve her türlü yasal işlemi başlatmaya yetkili olduğunu, davalı şirkette müvekkiline ait ... yazılımının lisanssız olarak kullanıldığının mahkeme kanalı ile tespit edildiğini,.... soruşturma sayılı dosya kapsamında davacı şirketin talebi üzerine .... D.iş sayılı dosya marifetiyle davalı şirketin adresinde 10.03.2021 tarihinde arama işlemi gerçekleştirildiğini, yapılan aramada davalı şirketin işyerinde bulunan bilgisayarlarda davacıya ait yazılımların haksız ve lisanssız olarak çoğaltıldığı ve kullanıldığının ve yazılımlarının tamamının kurulu, çalışır vaziyette lisanssız olarak tespit edildiğini, davalı şirkette tespit edilen 1 adet ... isimli yazılımın lisanssız olarak kurulu ve çalışır durumda tespit edildiğini,.... sayılı ilamında davalı şirket yetkilisinin lisanssız yazılım kullanma suçunu işlediğinin sabit görüldüğünü ve kararın kesinleştiğini, davalının müvekkili nezdinde satın alınmış hiçbir lisansı bulunmadığını, davalının FSEK m.68 kapsamında tespiti gerçekleştirilen lisanssız yazılımların rayiç bedelinin 3 katının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkette gerçekleştirilen delil tespitinde 7 adet bilgisayarda ... ile ek ürünlerin tespit edilmiş olduğunu, dilekçe ekinde sunulan emsal faturalar uyarınca: 1 adet ... yazılımının lisans bedelinin (ek modülleri ve bakım anlaşmaları ile) 3.401.870,00 EURO olduğunu, 5846 sayılı FSEK m.22 ve m.68’e dayandırdıkları taleplerinin Yargıtay içtihatları uyarınca da kabulü gerektiğini ifade ederek, FSEK m.22 ve m. 68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç (3) katının tazminat tutarı olarak; bilirkişi incelemesi sonucunda hesaplanarak belirlenecek fazlaya ilişkin bedeli talep ve ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK m.109 uyarınca açılan iş bu kısmi davada (şimdilik) 1.000 USD'nin (zararın meydana geldiği tarih olan delil tespitinin gerçekleştirildiği 10.03.2021 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
Davacı vekili 11/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde, FSEK m.22 ve m.68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç (3) katının tazminat tutarı olarak (HMK madde 109 hükmü uyarınca kısmi dava şeklinde) talep ettikleri 1.000 USD'yi (zararın meydana geldiği tarih olan delil tespitinin gerçekleştirildiği 10.03.2021 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere ıslahla artırdıkları toplam tazminat talepleri üzerinden işleyecek devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) 23.205 USD'ye artırarak, fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C E V A P :
Davalı ... Şirketi, davaya yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.68 hükmünden kaynaklı Telif Tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı yanın sahipliğini iddia ettiği "..." isimli yazılımların davacıya ait olup olmadıkları, söz konusu yazılımların eser mahiyetinde olup olmadıkları, bu yazılımların hukuka aykırı olarak davalı tarafça çoğaltılıp çoğaltılmadığı, bu suretle davacının mali haklarının ihlal edilip edilmediği, mali haklar ihlal edildiyse bu ihlal eylemlerinin tarihi, davacının talep edebileceği telif tazminatı bedelinin ne kadar olabileceği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak tebliğ edilmiş, tarafların ibraz ettikleri deliller dosya arasına alınmış, ....Esas ve ....D.İş sayılı dosyası UYAP üzerinden temin edilmiş, muhtelif kuruluşlara yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş, bundan sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, bilirkişi heyetinden özel ve teknik hususlara ilişkin raporlar aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek yargılamaya katılan taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, davacı yanın ibraz ettiği deliller, .... Esas sayılı dosya içeriği, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre;
Uyuşmazlık kapsamında üzerinde durulması gereken ilk husus; dava konusu "..." yazılımının 5846 Sayılı FSEK kapsamında eser vasfını haiz olup olmadığıdır. Mahkememizce aldırılan teknik bilirkişi raporunda izah edildiği üzere, "..." ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK’te öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle FSEK anlamında “ilim ve edebiyat eseri” vasfında olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı şirketin ... isimli bilgisayar programını, kendi tescilli markası altında piyasaya sunduğu, bu doğrultuda çeşitli ülkelerde fikri hakları korumaya yönelik tescilleri aldığı görülmüştür. Dosyada davacı tarafından sunulmuş olan tescil belgeleri ve FSEK m.11 hükmü de nazara alındığında, dava konusu bilgisayar programının, davalı tarafından kullanımının tespiti tarihinden evvel, davacı tarafından hazırlatıldığı ve pazarlanmakta olduğu, eserle ilgili mali hakların tasarruf yetkisinin davacı şirkette olduğu, FSEK'ten doğan mali hakların davacı şirket eliyle kullanılacağı, davacı şirketin engelleme ve tazminat davası açma haklarının olduğu değerlendirilmiştir.
.... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; müştekinin davacı ..., sanığın davalı şirketin yetkilisi olan ..., suç tarihinin 10.03.2021 olduğu, yapılan yargılama sonucunda sanığın 5846 sayılı yasanın 71/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen karara sanık tarafından yapılan itirazın ....D.İş sayılı kararı ile reddedildiği ve hükmün 10.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza dosyasında; bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 26/01/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, tespite konu adreste yapılan incelemede bir adet bilgisayarda ... yazılımının kurulu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeler ve 10.03.2021 tarihli arama tutanağı uyarınca alınan ekran görüntülerine göre yapılan inceleme sonucunda; ... isimli .... adresli bilgisayarda davacı ... firmasına ait ... yazılım ve ek modüllerin kurulu ve çalışır durumda olduğu, ... ... yazılımının 17.06.2020 tarihinde söz konusu bilgisayara kurulduğu tespit olunmuştur. Buna göre; davalının işyerindeki bilgisayarlardan 1 adet bilgisayarda bir adet ... ... yazılımı ve ek modüllerin yüklü ve kullanılabilir durumda bulunduğu anlaşılmaktadır. Yüklü yazılımın ... veya öğrenci sürümü olmadığı, normal ticari sürüm olduğu değerlendirilmiştir. Programın hak sahibinin davacı ... olduğu, davalı işyerinde yapılan aramada düzenlenen tutanaklarda yer alan ekran görüntülerinde dahi, program üzerinde davacı firmanın ünvanının yer aldığı belirlenmiştir. Davalı tarafta tespiti yapılan yazılıma dair herhangi bir fatura veya lisans belgesi sunulmadığı, dolayısıyla tespiti yapılan yazılımın lisanssız olduğu değerlendirilmiştir.
Davacıya ait eserin davalı tarafın bilgisayarına yüklenebilmesi için, hak sahibinin izninin alındığını gösteren bir belge dosyada mevcut değildir. Yine olayda mali hakları davacının tasarrufunda olan bilgisayar programının, davalının kontrolünde olan bir bilgisayara izinsiz (lisanssız) yüklenerek çoğaltılması söz konusudur. Dolayısıyla hak sahibinin FSEK m.22’den kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda çoğaltma hakkının ihlaline dayalı olarak davacı tarafın telif tazminatı talebinde bulunabileceği değerlendirilmektedir.
Davalı işyerinde tespit edilen bilgisayardaki lisanssız ... ... yazılımının kurulum tarihinin 17 Haziran 2020 olduğu, dolayısıyla varsayımsal sözleşmenin 2020 senesi fiyatları üzerinden kurulması gerektiği kanaati oluşmaktadır. Yüklü ve çalışır durumda tespit edilen 17.06.2020 kurulum tarihli ... ... yönünden elde olan faturalar incelenmiş ve yazılımın ortalama satış tutarının 7.735,00 ABD Doları+KDV olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, 1 adet ... ... ana modül için 17.06.2020 yükleme tarihi dikkate alınarak kurulacak varsayımsal sözleşme bedelinin 7.735,00 ABD Doları olduğu, telif tazminatının FSEK m.68 hükmü uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin 3 katına kadar talep edilebileceği anlaşıldığından, 7.735,00X3=23.205,00 ABD Doları olarak davacının davalıdan talep edebileceği telif tazminatı bedeli belirlenmiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulü ile 23.205,00 Amerikan Doları telif tazminatının 10/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin hesaplanmasında karar tarihi itibariyle ... USD efektif satış döviz kuru dikkate alınarak Türk Lirası cinsinden belirleme yapılmıştır.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; 23.205,00 Amerikan Doları telif tazminatının 10/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 60.196,00 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan 14.229,25 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 45.966,75 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 135.370,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 14.229,25 TL peşin ve ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 295,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 21.012,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2025
Katip ....
E imzalıdır
Hakim....
E imzalıdır