T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/500 Esas
KARAR NO : 2025/10
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ...
....
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 2- ... -... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 09/12/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 09/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket roya yapının sahibi olduğu "..." markası aynı zamanda şirket ticari ünvanının esas unsurunu oluşturmakta olduğunu, bu itibarla SMK m.6/6 hükmü uyarınca itirazın reddi gerekmekte olduğunu, objektif kriterlere göre markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi yapılırken görüleceği üzere “...” markası ile ...'nın sahip olduğu "... marka arasındaki ayırt edilme düzeyinin yüksek olduğunu, öyle ki ...'nın ticaret unvanı hem de markası olan "..." ibaresi ile karşı taraf markası “...” ibaresinin ne görsel ne de işitsel olarak tüketiciler nezdinde iltibas doğuracak benzerliğinin bulunmadığını, markaların benzerliklerinin tespitinde ölçüt aldıkları görsel, işitsel ve anlamsal kriterler göz önüne alındığında iki markanın birbirinden çok farklı iki marka olduğunu ve hiçbir şekilde karıştırılmaya müsait bir zeminde bulunmadıklarını, SMK madde 6/1'e dayanarak itiraz edilebilmesi için gerçekleşmesi gereken son şartın, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunuyor olması olduğunu, oysa "..." markası ve "..." markası arasında böyle bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tescil edilen markaya itiraz edilmesinin kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu beyanla; ... sayılı kararın iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 20/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Başvuru markası ile kısmi ret gerekçesi markaların
görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme
ihtimali dahil olmak üzere iltibasa yol açabilecek derecede benzer olduğunu, söz konusu
benzerliğin aynı/aynı tür mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici nezdinde markalar
arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılık bulunduğu algısı yaratabileceğini, başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında küçük farklılıkların olmasının,
tüketicilerin işaretler arasındaki benzemeyen unsurları değil benzer unsurları hatırlama
eğiliminde oldukları dikkate alındığında, karşılaştırılan ibareler arasındaki yüksek düzeyde
benzerliği ortadan kaldıramadığını, markaların bazen portföylerini büyütmeleri ve farklı
alanda ve imajla ürünleri göstermek için markayı biraz değiştirmelerinin normal olduğunu ve halkın bu
markaları doğrudan karıştırabileceği gibi aynı firma tarafından ya da birbiri ile ilişkili firmalar
tarafından üretildikleri izlenimine kapılarak ürünleri aynı ve/veya benzer işletmenin
sanabileceğini, başvuru markasının davalının seri
markası olduğunu düşünebilecekleri ve bu durumda ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak
üzere karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağını, bu itibarla başvuru
markasının kısmi ret kararına konu hizmetler yönünden yeterli düzeyde ayırt edici nitelik
taşımadığını, başvuruyla aynı ibareye sahip olunduğu ifade
edilen ticaret ünvanı sahibi davacı şirketin, başvuru konusu markanın sahibi olmadığı hususu
da göz önüne alındığında iş bu iddia ve taleplerin tümüyle reddi gerektiğini beyanla; haksız ve
hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden
reddine, ayrıca davacı tarafın tüm talepleri ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 06/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu ilan hakkında taraflarınca herhangi bir itiraz başvurusu yapılmamış olduğunu, müvekkili şirketin kullanmış olduğu ticari unvanı hakkında, bir diğer davalı olan ...'na başvuruda bulunmadığı gibi davacı şirketin kullanmış olduğu marka hakkında da herhangi bir itirazda bulunmamış olduğunu, ilgili marka tescili hakkında şikayette bulunan tarafın dava dışı .... olduğunu, dava dışı ...'un vekili aracılığıyla davalı kuruma itiraz başvurusunda bulunmuş olduğunu, bahsi geçen şahsın şirketleri ile alakalı bir bağlantısı bulunmadığı gibi, şirketlerinin davacı adına başlattığı bir itiraz süreci de olmadığını, müvekkili şirket kurucusunun .... kimlik numaralı ... olduğunu, taraflarınca bir diğer davalı taraf olan kuruma karşı marka tescili ile alakalı herhangi bir başvuru veyahut itirazda bulunmadıklarını, davacı şirket ile dava dışı ... arasındaki marka husumetinin tarafı olmadıklarından dolayı davacı tarafın iş bu davayı taraflarına yöneltmekte hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin .... ilinde faaliyet gösteren ve inşaat malzemeleri ticareti (grup 10) iş konusu ile çalışmalarını sürdüren bir firma olduğunu beyanla; pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce ön inceleme duruşması icra edilmeden evvel, davacı vekili 08/01/2025 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini ve vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ederek; feragat talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede açıkça feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK m.307) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK m.309/2) Somut olayda davacı vekili dilekçe ile feragat beyanında bulunduğundan feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca alınması gereken 615,40/3*1=205,14 TL maktu karar ve ilam harcının peşin yatan 427,60 TL'den mahsup edilmesi ile arta kalan 222,46 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.6 hükümleri uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 205,14 TL karar ve ilam harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 215,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 908,54 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 87,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK m. 341 ve m.345 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.08/01/2025
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır