T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/264 Esas
KARAR NO : 2024/302
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLLERİ : Av. ...
...
Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... -...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 31/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava konusu başvurunun büyük oranda ... dükkanının çiziminden ve daha az yer kaplayacak şekilde farklı bir font tasarımına sahip yeşil renkli “... ” yazısından ibaret olduğunu, başvuru konusu marka ile davalı markalarının birbirinden ciddi biçimde ayırt edilebilir ve bütünüyle farklı tasarımlara sahip olduğunu, ... kelimesinin ..... adı geçen tanrılardan birisi anlamına geldiğini, .... ve 24/06/2021 tarihli kararında, herkes tarafından bilinen bir ... isminin ortak olarak kullanılması durumunda markalar arasında tüketicinin genelinin zihninde doğrudan bir eşleşme yapmasının beklenemeyeceğini, 41. sınıfta “...” ibaresi ve yanına eklenen tali unsurlarla birçok markanın ... nezdinde tescil edilmiş olduğunu, markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, davalının redde gerekçe markalarını kullanan şahısların gelir düzeyleri oldukça yüksek moda ikonları, TV program yapımcıları ve milyonlarca dolarlık geliri olan uluslararası tanınırlıktaki futbolcuların eşi ve benzeri üst düzey gelir sahibi kişilerden oluştuğunu, oysaki müvekkilinin “... ...” kitlesinin ikinci el kitap satın almak isteyen ve “... ...” markasıyla satılan örneğin bir ürüne 85 bin dolar veremeyecek ekonomik gelir grubunda olduğunu, müvekkilinin satış kanalları ve ortalama tüketici kitlesinin davalının markalarının ortalama tüketici kitlesinden ve satış kanallarından çok farklı olduğunu ifade ederek; ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 07/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuruya konu "... ..." ibareli marka ile asli ayırt edici unsuru/unsurlarından biri "..." olan itiraz gerekçesi markalar arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer mal/hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, markaların görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduklarını, ilaveten, redde konu mal ve hizmetlerle aynı tür mal ve hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğunu, bu hususlar çerçevesinde, ilgili tüketici kesimi nezdinde ret kararına konu mal ve hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından üretildiği/sunulduğu, veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceğini ifade ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 16/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ...’ın ... markalarının dünya genelinde çok tanınmış markalardan olduğunu ve lüks markalar kategorisinde akla gelen ilk isimler arasında yer aldığını, müvekkilinin ... markalarının dünya çapında ve Türkiye’de çok tanınmış marka olduğunu ve bu durumun Türk Mahkemeleri tarafından verilen karar ile de sabit olduğunu, karşılaştırılan markaların bir kelimesinin (“...”) tamamen aynı olduğunu ve esasen bu kelimenin başvuru markasının ayırt edici olan kısmı olduğunu, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin faaliyet alanını gösteren jenerik kısım olduğunu, bu nedenle “...” ibaresinin tanımlayıcı durumda yer alıp herhangi bir ayırt edicilik sağlamadığını, bu itibarla “...” markası ile “... ...” markasının neredeyse birebir aynı olduğunu, davacının “...” ibaresinin ayırt edici nitelikte olmadığını, ... adı geçen tanrılardan birisi anlamına gelmekte olduğunu iddia etse de bu ibarenin 41. sınıftaki hizmetler bakımından son derece ayırt edici bir ibare olduğunu, davaya konu “... ...” ibareli başvurunun kapsamı ile müvekkilinin “...” markalarının tescilli olduğu sınıfların aynı olduğunu, markaların ve emtiaların benzerliği, markalar altında verilen hizmetlerin işletmesel kaynaklarının aynı olduğu, davacıya ait marka başvurusunun, müşteriye karşı müvekkilinin Türkiye’deki şubesi veya alt yüklenicisi izlenimi oluşturacağını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "Şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet .... sayılı markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Marka başvuru sahibi davacının 30.12.2021 tarihinde ... sayılı "Şekil+... ..." ibareli marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.02.2022 tarih ve 390 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı yanın 14.04.2022 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davacının 29.04.2022 tarihli karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca kısmen kabulüne karar verilerek marka tescil başvurusundan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” hizmetlerinin çıkarıldığı, redde mesnet olarak .... sayılı markaların gösterildiği, bu karara karşı davacı tarafından 29.11.2022 tarihinde itirazda bulunulduğu, davalı şirketin 02.01.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, davalı şirketin ayrıca 30.11.2022 tarihinde yeniden itiraz dilekçesi sunduğu, başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından da tescil başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettiği, yapılan itirazları değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile; başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddine, ... adına yapılan itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiği, redde mesnet olarak ... sayılı markaların gösterildiği, bu kararın davacı ... vekiline 31.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; ... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 31.03.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka başvurusu kapsamındaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” hizmetlerinin davalı şirketin redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı tespit edilmiştir.
Başvurusu kapsamında bulunan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” hizmetlerinin redde gerekçe markaların kapsamında bulunan “Eğitim hizmetleri” ile benzer olduğu, zira bu hizmetlerin benzer ihtiyaçları karşıladığı, benzer tüketici kitlesine hitap ettiği, birbirlerini tamamlayıcı hizmetler olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki “Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” hizmetleri ile redde gerekçe markaların kapsamlarındaki hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap etmemeleri, benzer ihtiyaçları karşılamadıkları, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı hizmet olmamaları nedeniyle benzer/ilişkili olmadıkları değerlendirilmektedir.
Başvuru kapsamında yer alan 41. sınıftaki hizmetlerin tüketicinin günlük tüketim rutininde sıkça faydalandığı hizmetlerden olmadığı gibi görece yüksek fiyatlı ve tüketicinin bir ön araştırma sürecinden geçerek tercihlerini somutlaştırdığı türden hizmetler oldukları, ilgili hizmetlerden yararlanma sıklığının düşük olduğu, bu nedenlerle ilgili tüketicinin de bu hizmetlerden yararlanırken daha yüksek dikkat, özen ve seçicilik seviyesinde hareket edeceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte tüketici grubunun dikkat ve özen seviyesinin yükselmesi, ilgili tüketicinin hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı yönünde bir yoruma neden olmamalıdır. Zira bu düzeydeki tüketicinin marka kimliği hafızası da daha geniş olacak ve önceden bildiği marka ile sonraki marka arasında ilişki kurma eğilimi de kimi durumlarda daha yüksek olabilecektir.
Dava konusu marka başvurusu; gri zemin üzerine, bir bina şekli ile yeşil renkte, büyük harflerle “...” ibaresi ve bu ibarenin altında daha küçük punto ile “...” ibaresinin yer aldığı karma markadır. Dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin “Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı.” anlamına geldiği tespit edilmiş olup, dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliği haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu değerlendirilmektedir.
Davalı şirketin redde gerekçe markaları; siyah renkte, büyük harflerle “...” ibaresini münhasıran içeren kelime markası ile bu ibare ile birlikte bir at arabası ve insan figürünün yer aldığı karma markadan oluşmaktadırlar.
Dava konusu marka ile davalı şirkete ait redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin ... bir tanrıya verilen isim olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer oldukları, markalarda müşterek olarak "..." sözcüğünün bulunduğu, ... bir tanrıya verilen isim olan bu sözcüğün davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, başvuru markası umumi intiba bakımından incelendiğinde, ayırt edicilik fonksiyonunu üzerinde toplayan esas unsurun "..." sözcüğü olduğu, markada yer alan şekil unsurunun "Söz görünümden yüksek sesle konuşur." ilkesi dikkate alındığında, "..." sözcüğüne göre arka planda kaldığı, aynı şekilde redde mesnet markalardan birinde yer alan şekil unsurunun da sözcük unsuruna göre arka planda kaldığı ve redde mesnet markaların esas unsurlarının da "..." sözcüğünden oluştuğu, markalarda müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, buna göre, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi daha sonra başvuru markasını "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla belirtilen hizmetler bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, dava konusu ... kararında ifade edilen davalının bilinirliğe dayalı arttırılmış ayırt ediciliği hususunun söz konusu hizmetler bakımından bir etkisinin bulunmadığı, zira davalının “...” ibareli markalarının sınırlı biçimde “Parfüm, deri ürünleri, kol saatleri ve giysiler” sektöründe elde ettiği tanınmışlık yahut bilinirlikten doğan imajın dava konusu markanın kapsamındaki söz konusu hizmetlere transferinin mümkün olmadığı, belirtilen hizmetler ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan hizmetler arasında benzerlik ilişkisi bulunmadığından, söz konusu hizmetlere ilişkin olarak, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile, "Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." bakımından ... sayılı ... kararının iptal edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." bakımından ... sayılı ... kararının İPTAL EDİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile alınması gereken 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
6-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 147,20 TL vekalet harcı, 5.220,00 TL tercüman bilirkişi ücreti, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 200,00 TL yurt dışı tebligat harcı, 120,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 12.867,10 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 6.433,55 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 6.433,55 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yapılan 99,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 49,60 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye 49,60 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
9-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, davacı vekili, davalı kurum vekili, davalı şirket vekilinin yüzüne karşı HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır