T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/348 Esas - 2024/301
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/348 Esas
KARAR NO : 2024/301
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Lisans İlişkisinin Mevcut Olduğunun Tespiti, Marka Hakkına Tecavüz Edilmediğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 31/07/2023
(MAHKEMEMİZİN İŞ BU ESASA KAYITLI DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN.... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI)
BİRLEŞEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
....
BİRLEŞEN DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN DAVA :Marka Devir Sözleşmesinin Batıl Olduğunun Tespiti, Devrin İptali, Markanın Tescili
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 16/11/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Asıl Dava; Lisans İlişkisinin Mevcut Olduğunun Tespiti, Marka Hakkına Tecavüz Edilmediğinin Tespiti - Birleşen Dava; Marka Devir Sözleşmesinin Batıl Olduğunun Tespiti, Devrin İptali, Markanın Tescili davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 31/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 09.04.2019 tarihinde, davalı ... ve halen müvekkili şirketin
tek ortağı ve yetkilisi konumunda olan ... tarafından %50-%50 ortaklık yapısıyla
kurulmuş olduğunu, müvekkili şirket faaliyetlerine başladıktan kısa bir süre sonra, şirket adına 08.05.2019
tarihinde ... başvuru numaralı “...”
ibareli marka başvurusu gerçekleştirilmiş olup, bu markanın 12.09.2019 tarihinden itibaren 10
yıllık süre ile tescil edilmiş olduğunu, müvekkil şirkete ait işletmede Eylül-Ekim ayından itibaren ortaklar arasında sıkıntıların baş göstermiş olduğunu, bu sıkıntıların
çözümüne ilişkin çeşitli anlaşmazlıkların yaşandığı, taraflar, aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için çeşitli kereler görüşmüşler ve
sunulan Hisse Satış ve Devir Sözleşme ve Taahhütnamesi adlı anlaşmayı imzalamış olduklarını, bu madde ile marka
hakkı coğrafi olarak paylaşılmış olup, .... ’da müvekkili şirket, Türkiye’nin diğer yerlerinde
ise davalının bu marka hakkının kullanım hakkına sahip olacağı hususunda anlaşmaya varılmış olduğunu,
bu anlaşmanın imzalandığı tarihte, davalıya ait payı devralacak olan ... ve
... ... sayfasından markanın halihazırda kim üzerine kayıtlı
olduğuna baktıklarını ve markanın o tarihte halen şirket üzerine kayıtlı olduklarını görmeleriyle
birlikte, markanın şirket üzerinde olacağını ve imzalanan anlaşmada davalıya tanınan yetkinin
Türkiye’nin diğer yerlerinde kullanım olduğunu düşündüklerini, davalı tarafça, şirketin münferiden temsile yetkili ortağı olduğu sırada hisse devri işlemlerinden hemen önce 09.11.2020 tarihinde markanın kendi adına devri
işlemlerinin ... nezdinde başlatıldığı hususunun sonradan anlaşılmış olduğunu, şirket ortakları hisse devri işlemlerini resmi olarak .... Noterliği’nin 16.11.2020
Tarih ve ... sayı ile tasdikli 13.11.2020 tarihli Genel Kurul Kararı ile davalı ... ’nın hisselerinin ... ve ...’a devredilmiş olduğunu, 13.11.2020
tarihi itibariyle de ...'ın müvekkili şirketin yetkilisi/müdürü haline gelmiş olduğunu, pay devri işlemlerinin bitmesinden sonra müvekkili ortakları, şirkete ait marka tescilini
kontrol etmek istedikleri sırada markanın ... adına kayıtlı olduğunu fark etmiş olduklarını, müvekkili şirket faaliyetlerinin devamı için en
azından ileride herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşmamak adına, 14.12.2021 tarihinde, davalı
ile imzaladıkları Hisse Satış ve Devir Sözleşme ve Taahhütnamesi adlı anlaşmanın 8. maddesinde yer alan hususun lisans sözleşmesi olarak ... nezdinde ...
sayılı marka siciline tescilini sağlamak istemişse de ... tarafından bu husus lisans
sözleşmesinin şekli gerekliliklerine uymadığı gerekçesiyle reddedilmiş olduğunu, müvekkili şirket ortakları bunun üzerine davalı ... ile iletişim kurarak,
üzerinde anlaşmış oldukları 8.maddesinin ifası için davalıyı ikna etmeye çalışmışlarsa da,
davalı tarafça herhangi bir olumlu tutum sergilenmemiş olduğunu, davalı tarafça, daha önce üzerinde
anlaşılan hususa ilişkin herhangi bir olumlu tutum ve tavır sergilenmediği gibi, ....
Noterliği’nin 14.07.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile gönderilen ihtarname ile
müvekkili eylemlerinin ... sayılı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ifade edilmiş
olduğunu, bu markanın kullanımına son verilmesinin talep edilmiş olduğunu,
davalı arasında kurulmuş olan bir lisans ilişkisinin tespiti ve müvekkili şirkete ait işletmenin
faaliyetlerinin davalı adına kayıtlı ... sayılı “... ...” isimli marka
hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitini talep etmek zorunluluğunun hasıl
olduğunu beyanla; ... başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın dava
süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı
verilmesine ve kararın bir örneğinin ...’e tebliğine,
müvekkili ile davalı arasında lisans ilişkisinin var olduğunun tespiti ve buna ilişkin
kararın bir örneğinin ...’e tebliğ edilmesine,
taraflar arasındaki lisans ilişkisinin varlığı gerekçesiyle müvekkili şirkete ait
faaliyetlerin davalı adına kayıtlı ... sayılı “... ...” ibareli
markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine,
karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 04/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 12/11/2020 tarihinde müvekkilinin dava konusu markanın maliki olmadığını ve sahip olunandan fazlasının devrine hukukun cevaz vermeyeceğini, lisans sözleşmesinde lisans alanın edimi bedel ödemek olup doğrudan lisans hakkı için bir bedelin müvekkiline ödenmiş olmadığını, "..." ibaresinin yerleşik yargıtay içtihadı doğrultusunda bir lisans hakkı doğurmadığını, geçerli bir lisans anlaşmasının kurulamamış olduğunu ...'in 24/01/2022 tarihli yazısının da teyit etmekte olduğunu, lisans hakkının davacıya tanındığı kabul edilse dahi söz konusu hakkın yerleşik yargıtay içtihadı gereğince 12/11/2021 tarihinde sona ermiş olduğunu, davacının kötü niyetle yapmış olduğu marka başvurusunun ... tarafından reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin ... madde 613 hükmünde düzenlenen ortaklar için bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağını ihlal etmemiş olduğunu, taraflar arasında bir akit olmasına rağmen, davacının benzer bir marka başvurusu dosyalamış olduğunu, bu başvurunun karşı tarafın kötü niyetini ortaya koymakta olduğunu ve davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Birleşen davacı vekili .... Esas sayısına kaydedilen 16/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça gerçekleştirilen marka devir sözleşmesinin ... hükümleri uyarınca batıl olduğunu, davalı tarafça gerçekleştirilen marka devir sözleşmesinin yapılmasına ilişkin yetki davalıya şirket ana sözleşmesinde verilmediği gibi konuya ilişkin alınmış bir genel kurul kararı da bulunmadığını, davalının ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... yevmiye numarası ile gerçekleştirilen marka devir sözleşmesini imzalarken kötü niyetli olarak hareket ettiğini, ... tarafından kendisine yüklenen birçok yükümlülüğü ihlal ettiğini, ayrıca söz konusu sözleşmenin muvazaalı olduğunu belirterek; iş bu davanın daha önce açılmış tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davası ile ilişkili olması sebebiyle .... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ... başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın dava süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve kararın bir örneğinin ...’e tebliğine, .... Noterliği’nin 09.11.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile gerçekleştirilen marka devir sözleşmesinin batıl olduğunun tespiti ile devrin iptaline karar verilmesine, ... başvuru numaralı ...+... markasının müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN CEVAP:
Birleşen davalı vekili 15/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davayı görme bakımından iş bu mahkemenin görevsiz olduğunu, .... Mahkemesi'nde söz konusu davanın görülmesi gerektiğini, bir markanın tesciline mahkemece karar verilmesi halinde fonksiyon gaspının gündeme geleceğini, bu nedenle davacı yanın markanın kendi adına tescili talebinin reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... m.613 hükmünde düzenlenen ortaklar için bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağını ihlal etmediğini, müvekkilinin davaya konu markayı kendi üzerine devretmesinin, davacı şirketin mevcut ortakları ... ve ...'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, müvekkilinin ... m.626 hükmünde düzenlenen müdürler için özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağını ihlal etmediğini, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
.... Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih .... sayılı kararı ile söz konusu dava dosyası, mahkememize ait yukarıda yazılı esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiğinden, birleşen dava dosyası, dosyamız arasına alınarak yargılama birlikte yürütülmüştür.
Asıl dava; Lisans İlişkisinin Mevcut Olduğunun Tespiti, Marka Hakkına Tecavüz Edilmediğinin Tespiti,
Birleşen dava; Marka Devir Sözleşmesinin Batıl Olduğunun Tespiti, Devrin İptali, Markanın Tescili istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
I-Asıl Davada; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 12/11/2020 tarihli "Hisse Satış ve Devir Sözleşme ve Taahhütnamesi" başlıklı akit tarihi itibariyle ... sayılı "...+..." ibareli marka üzerinde davalının malik sıfatının bulunup bulunmadığı, söz konusu sözleşmenin 8 nolu maddesi uyarınca, davacı ve davalı arasında ... sayılı markanın geçerli bir lisans sözleşmesi hükmü mahiyetinde olup olmadığı, geçerli bir lisans sözleşmesi söz konusu ise bunun süreli veya süresiz olup olmadığı, tarafların kötü niyetli olup olmadıkları, bunlara bağlı olarak, lisans ilişkisinin mevcut olduğunun tespiti ile davacının, davalıya ait ... sayılı markadan kaynaklı hakları ihlal etmediğinin tespiti isteminin yerinde olup olmadığı,
II-Birleşen Davada; Birleşen davayı görmeye mahkememizin görevli olup olmadığı, ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... yevmiye numarası ile gerçekleştirilen marka devir sözleşmesinin batıl olup olmadığı, devrin iptalinin gerekip gerekmediği, devir sözleşmesine konu ... sayılı markanın birleşen davacı adına ... siciline tescil edilmesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişiden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, marka tescil belgesi, marka işlem dosyası, davacı-birleşen davacı şirketin ticari sicil kayıt bilgileri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı-birleşen davacı şirketin 09/04/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulduğu, kurucularının davalı-birleşen davalı ... ve dava dışı ... olduğu, ... ve ...'ın şirkette eşit ortaklık paylarının bulunduğu, davacı-birleşen davacı şirketin faaliyet alanları içerisinde gıda restoran işletmeciliğinin de bulunduğu, şirketin idaresinden müdür olarak seçilen ...'nın sorumlu olduğu, 20/11/2019 tarihinde tescil edilen ticari sicil kaydına göre; ...'ın şirket paylarının tamamını dava dışı ...'a devrettiği, 17/11/2020 tarihinde tescil edilen ticari sicil kaydına göre; ...'nın şirket paylarının 4/5'ini ...'a, 1/5'ini de ...'a devrettiği, ...'nın davacı-birleşen davacı şirkette böylece ortaklık payının kalmadığı, müdür olarak şirket idare görevinin sona erdiği, şirket idaresinden müdür olarak seçilen ...'ın sorumlu olduğu, iş bu tescile konu genel kurul toplantı tutanağının 13/11/2020 tarihinde yapıldığı, ..., ... ve ...'ın tutanak altında imzalarının bulunduğu, ... sayılı "...+..." ibareli markanın "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri." bakımından 12/09/2019 tarihinde davacı-birleşen davacı şirket adına tescil edildiği, ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... numaralı "..." ile ... sayılı markanın 2.000,00 TL bedel mukabilinde davacı-birleşen davacı şirket tarafından, davalı-birleşen davalıya devredildiğine ilişkin sözleşme akdedildiği, davacı-birleşen davacı şirket adına yetkili sıfatıyla ...'nın, davalı-birleşen davalı ... adına vekili ... tarafından sözleşmenin imzalandığı, söz konusu devrin sicile işlenmesi için 09/11/2020 tarihinde ...'e müracaatta bulunulduğu, 17/11/2020 tarihinde ... tarafından devrin sicile işlendiğine ilişkin yazı düzenlendiği tespit edilmiştir.
....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... numaralı "..."nde ... sayılı markanın 2.000,00 TL bedel mukabilinde davacı-birleşen davacı şirket tarafından, davalı-birleşen davalıya devredildiği yönünde kayıt bulunsa da, ticari defter tutma yükümlülüğü altında bulunan davacı-birleşen davacı şirket kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesine göre söz konusu bedelin şirket kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı-birleşen davacı, limited şirket olup, 6102 sayılı ... m. 613/2 hükmüne göre; ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar.
... m.626/1 hükmüne göre; Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler.
... m.626/3 hükmüne göre; Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.
Somut olayda; davacı-birleşen davacı limited şirket müdürü ve ortağı ...'nın şirketle işlem yapması 6102 sayılı ... m.644/1-b bendinde ... m.395'e atıfta bulunulmadığından açıkça yasaklanmamışsa da, ...'nin 626.maddesi uyarınca şirket müdürü ...'nın şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü altında bulunduğu tartışmasızdır. Bu durumda; şirket ortağı ve müdürü iken, şirkete ait ... sayılı markanın tarafına devri işlemi bakımından davalı-birleşen davalının eyleminin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekir.
Buna göre yapılan incelemede; marka devir sözleşmesinde her ne kadar 2.000,00 TL bedel karşılığında markanın devredildiği kayıt altına alınmışsa da, şirket kayıtlarında devir bedeline ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, dolayısıyla, davalı-birleşen davalının esasen devir bedelini ödemediği halde, devir bedeli ödenmiş gibi göstererek şirketle işlem yaptığı, bu durumun şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı olduğu, aynı zamanda 6098 sayılı TBK m.19 hükmü uyarınca muvazaalı işlem mahiyetinde olduğu, başka bir deyişle; davalı-birleşen davalının esasen davaya konu ... sayılı markayı davacı-birleşen davacı şirketten bedelsiz, bağış yolu ile almak istediği halde 6769 sayılı SMK m.148/4 hükmü uyarınca geçerlilik şekli olarak noter onaylı yapılan sözleşmenin bağış değil satış olarak gösterildiği, söz konusu işlemin nispi muvazaa mahiyetinde olduğu, görünüşteki işlemin akit taraflarının gerçek iradelerini yansıtmadığından geçersiz olduğu, gerçekte yapılmak istenen işlemin ise SMK m.148/4 hükmü uyarınca ... şartına uygun olmadığından geçersiz olduğu, davacı-birleşen davacı şirketin sonraki ortakları ... ve ...'ın davalı-birleşen davalı eyleminden haberdar oldukları savunma argümanının muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu tespit edilen devir işlemini geçerli kılamayacağı, bu nedenlerle söz konusu devir işleminin batıl olduğu kanaatine varıldığından; birleşen davada; ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... numaralı "..."nin batıl olduğunun tespiti ile ... sayılı markanın devir işleminin iptali ile ... nezdinde birleşen davacı adına tescil edilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada; davacı ile davalı arasında lisans ilişkisinin var olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki lisans ilişkisinin varlığı gerekçesiyle davacıya ait faaliyetlerin davalı adına kayıtlı ... sayılı markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesi talep edilmişse de, birleşen davada, ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... numaralı "..."nin batıl olduğunun tespiti ile ... sayılı markanın devir işleminin iptali ile ... nezdinde birleşen davacı adına tescil edilmesine karar verildiğinden asıl dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle asıl dava bakımından; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK m.331 hükmü uyarınca asıl dava bakımından yapılan incelemede; davanın açıldığı tarihte davacı-birleşen davacının haklı olduğu, zira, davalı-birleşen davalı ile davacı-birleşen davacının devir sonrası ortakları ... ve ... arasında akdedilen 12/11/2020 tarihli hisse satış ve devir sözleşme ve taahhütnamesinin 8.maddesine göre; "..." markasının ... ili sınırları içerisinde kullanım hakkının davacı-birleşen davacıya ait olacağı yönünde sözleşme şartı bulunduğu, söz konusu şartın yazılı olduğu ve 6769 sayılı SMK m.148/4 hükmü uyarınca adi yazılı ... şartını sağladığı, söz konusu sözleşme şartının üçüncü kişi yararına sözleşme şartı bağlamında olup davacı-birleşen davacının söz konusu sözleşme şartına göre "..." markasını ... ili sınırları içerisinde kullanma hususunda lisans hakkının bulunduğu ve bu nedenle söz konusu markayı ... ilindeki faaliyetlerinde kullanma olgusunun marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği anlaşıldığından, asıl davada, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı-birleşen davalı sorumlu tutulmuştur.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Asıl dava bakımından; davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Birleşen dava bakımından davanın KABULÜ ile; ....Noterliği'nin 09/11/2020 tarih ... numaralı "..."nin batıl olduğunun tespiti ile ... sayılı markanın devir işleminin iptali ile ... nezdinde birleşen davacı adına TESCİL EDİLMESİNE,
3-Asıl davada alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL'nin birleşen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Asıl davada; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Birleşen davada; birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine,
7-Davacı-birleşen davacı tarafından yapılan 539,70 TL başvurma harcı, 539,70 TL peşin harç, 137,60 TL vekalet harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 487,50 TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 3.904,50 TL yargılama giderinin davalı-birleşen davalıdan alınarak davacı-birleşen davacıya verilmesine,
8-Davalı-birleşen davalının yapmış olduğu 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-HMK m.333 hükmü uyarınca karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı - birleşen davacı vekilinin ve Davalı - birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır