T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/104 Esas - 2024/280
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/104 Esas
KARAR NO : 2024/280
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 05/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tescil başvurusu yapılan markanın mal ve hizmet sınıflarının, davalı taraf tescilli markalarından farklı olduğunu, 10-39 ve 40. sınıftaki mal ve hizmetlerin müvekkil marka emtia/hizmet sınıfları ile bir ilgisi olmadığını, davalı şirket markasının zayıf marka olduğunu, zayıf marka, ayırt edicilik gücü düşük olan veya ait olduğu mal veya hizmetleri, diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesi az olan marka olup; daha ziyade normal, ürünün/hizmetin vasıflarına yönelik çağrışım yapan işaretler olduğunu, müvekkili şirket ... sayısını ... ve ... ibareleri birlikte kullanmak suretiyle özgün, kendine has kompozisyonu yaratarak markasını ayırt edici hale getirmiş olduğunu, davalı tarafın savunduğu gibi tescil alınan marka adının esaslı unsurunun bölünerek belirlenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların faaliyette bulundukları sektör göz önüne alınarak tescili talep edilen müvekkili markası ile davalı taraf tescilli markasının halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ... ... ibareli marka ve işaretin ilk kez müvekkili tarafından markasal olarak kullanıldığını, müvekkile şirket tarafından tescil başvurusunda bulunulan "... ..." ibareli marka başvurusunun 35 ve 44. sınıf hizmetler bakımından tamamlanmasını ve ... ’nun 08.01.2024 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 22/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının bütün olarak
bıraktıkları izlenim gözönüne alındığında benzer olduklarını, taraf markaları karşılaştırıldığında markalarda “...” ibaresinin ortak
olarak kullanıldığı “...” ibaresinin ülkemizde sıklıkla kullanılan İngilizce diline ait
bir ibare olması anılan ibarenin ortalama tüketici nezdinde “diş, diş hekimi” gibi diş
sağlığı ile ilgili ibareleri akla getirdiği ve her iki markada da mavi rengin
kullanılmasının genel olarak benzerliği artırdığını, başvuru markası
... unsuru içermekle birlikte, “... ve sözcük bileşimi ile oluşturulan markalarda “ses
görünümden daha yüksek sesle konuşur“ ilkesi gereği genellikle sözcüklerin baskın ve
ayırtedici unsur olduğu ve başvuru markasının “...” olarak okunup, işitilip algılanacağı, bu
nedenle de ortalama tüketici nezdinde taraf markaları arasında iltibasa neden olacağını, dolayısıyla tüketici tarafından her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında
idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimali bulunmakta olup 6769 sayılı SMK nın 6/1 maddesi anlamında benzerliğin olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili 01/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket markası ile davacının kullandığı markanın ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı markasının 10/35/39/40/44. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının kullanımının, doğrudan 10, 35 ve 44. sınıflara ilişkin olduğunu, bu sınıflar davalının ve müvekkili iştigal alanı dikkate alındığında ağız ve diş tedavisi gören kişiler olduğunu, bir diğer ifadeyle vasat dikkat ve özen gösteren kişiler olduğunu, davacı tarafın da davaya konu markayı 35 ve 44. sınıflarda tescil ettirmek istediğini, davacı tarafından ...'na yapılan ... başvuru numaralı, "... ..." markası için 44. sınıfta başvuruda bulunulmuş olduğunu ve müvekkili tarafından yapılan itiraz sonucunda davalının markasının reddedilmiş olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ... sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının nispi tescil engelini bertaraf etme kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 06.10.2022 tarihinde "...+..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.10.2022 tarih ve 407 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı yanın 15.11.2022 tarihinde ... sayılı markayı mesnet göstererek SMK m.6/1 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, davacı yanın 16.01.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ...'nca marka tescil başvurusunun reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafından 02.05.2023 tarihinde itirazda bulunulduğu, davalı yanın 05.06.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 09.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; ... Dairesi'nin ve ...'nun yerleşmiş uygulamasına göre (...) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (...) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 08.01.2024 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 44.SINIF: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar.Yapay organlar ve protezler.Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar.Ameliyathane giysileri ve steril örtüler.Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler.Prezervatifler (kondom/kaput).Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar.Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 44.SINIF: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.", AYNI'dır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; ... ve kelime unsurlarından oluşan karma marka olduğu, turkuaz renk ile "..." kelime unsuruna yer verildiği, bu unsurun üst kısmında yine turkuaz renk ile diş minesi figürüne yer verildiği müşahede edilmiştir.
Redde mesnet marka incelendiğinde; ... ve kelime unsurlarından oluşan karma marka olduğu, mavi renkli dikdörtgen bir zemin içerisinde beyaz renkler ile "... ... ..." kelime unsuruna yer verildiği, "..." ibaresinde yer alan "0" rakamının kavisli ve dairesel ok şeklinde dizayn edildiği müşahede edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (...), somut olayda da; karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki hizmetlerin aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunduğu, başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünün coğrafi kaynak bildirdiği ve bu nedenle markasal ayırt edici etkisinin bulunmadığı, başvuruda yer alan "..." sözcüğünün "... (Diş, dişlere ait)" sözcüğünün kısaltması niteliğinde olduğu, redde mesnet markada yer alan "..." sözcüğünün "..." ibaresinin kısaltması olduğu, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresinin müşterekliğinin haricinde, her iki markada da tali unsur konumunda bulunan "...+..." ve "... "..." ibareleri arasında da kavramsal benzerlik bulunduğu, zira bunların her ikisinin de diş sağlığına/dişe atıfta bulunan ibareler oldukları, dolayısıyla karşılaştırılan markaların bir bütün olarak benzer oldukları, markaları birbirinden ayırt etmeye yarayacak yeterli düzeyde ek ayırt edici unsurların bulunmadığı, buna göre, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan davaya konu hizmetlerin hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici ve hatta dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu markayı davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı mesnet marka ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlerden geldiğini fark etse bile marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuşsa da, bu husus somut olayda davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette değildir. Davacı yanın bu iddiası, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü davasında veya redde mesnet marka başvurusunun tescili aşamasında itiraz veya hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürülebilirse de, somut olaydaki gibi dava konusu marka başvurusu bakımından davalı ...'in SMK m.6/1 hükmü uyarınca redde mesnet markayı baz alarak yaptığı değerlendirmede bu hususları değerlendirme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin aldığından ayrıca harç ikmaline yer olmadığına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 121,60 TL vekalet harcı, 130,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.106,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır