T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/512 Esas
KARAR NO : 2024/267
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI - BİRLEŞEN DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... -....
BİRLEŞEN DAVALI : 2- ... -... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ....
Av. ...
...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı - birleşen davacı vekili 21/11/2023 tarihli dava ve 30/11/2023 tarihli birleşen dava dilekçelerinde özetle; Dilimizde “...” gibi anlamlara gelen, ihtilaf konusu İngilizce “...” ibareli markaların, ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, Kurum kayıtlarında tescilli markaların en azından asgari seviyede ayırt edici niteliği haiz olduğunun düşünülmesinin ve itirazın reddine mesnet yapılmasının yasal hiçbir dayanağı bulunmadığını, markaların genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olduğu ve markalar arasında görsel ve işitsel düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunduğu sonucuna varılmasının hukuken olanaksız olduğunu, redde mesnet ... sayılı “...” ibareli markalar ile müvekkilin başvuru konusu 21.09.2021 tarihli ... nolu “...” ibareli marka arasında SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen markaların genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle ve asıl ve tali unsurlar nazara alındığında, karıştırılacak derecede benzer olmadıkları ve markalar arasında görsel ve işitsel düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunmadığını iddia ederek, 22.09.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 07/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının esas unsurunun “.../...” ibareleri olduğunu, her iki markanın da başlangıç noktaları ve genel izlenimleri aynı olup ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olacağını, taraf markaları arasında mal/hizmetlerin benzerliği açısından yapılan incelemede, markalardan çıkarılan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür ya da benzer olduğunu ve bu nedenle kurum kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davalı ... vekili 11/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalıya ait markanın esas unsuru ... olup, davacı tarafın tescil ettirmek istediği markasının esas unsurunun ise ... olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, markaların kapsamlarında yer alan emtianın aynı, benzer olduğunu ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının kötü niyetli olmadığını belirterek; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
UYUŞMAZLIK:
... Mahkemesi'nin 30/11/2023 tarih ... sayılı kararı ile söz konusu dava dosyası, mahkememize ait yukarıda yazılı esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiğinden, birleşen dava dosyası, dosyamız arasına alınarak yargılama birlikte yürütülmüştür.
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacı-birleşen davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile birleşen davalıya ait redde mesnet ... sayılı markalar arasında "25.SINIF: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; dava konusu ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun 21.09.2021 tarihinde ilk olarak dava dışı ... isimli bir şahıs tarafından yapıldığı, ...'nca yapılan inceleme sonucunda 13.12.2021 tarih ve 386 sayılı ... 'nde başvurunun yayımlandığı, 14.12.2021 tarihinde markanın anılan şahıs tarafından, iş bu davanın davacı-birleşen davacısı .... ŞİRKETİ'ne, .... Noterliği’nin ... yevmiye sayılı “...” neticesinde devredildiği, birleşen davalı şahsın 31.12.2021 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında ... sayılı markaları mesnet göstererek yayına itiraz dilekçesi sunduğu, davacı-birleşen davacı şirketin 17.05.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca itirazın kısmen kabulüne karar verildiği, "25.SINIF: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinin başvurudan çıkarıldığı, bu karara karşı davacı-birleşen davacı tarafından 29.11.2022 tarihinde itirazda bulunulduğu, birleşen davalı şahsın 03.01.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile; itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı-birleşen davacı ... vekiline 22.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan mal ve hizmetler ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan 25 ve 35.sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu, "...." ibarelerinin marka görselinde neredeyse gözükmeyecek kadar küçük konumlandırıldıkları ve tali unsur olarak kullanıldıkları, nitekim, marka görselinde dikkat çeken esaslı unsur konumundaki ibarenin ... ibaresi olduğu, marka görselinde, beyaz zemin üzerine kahve/gold bir renk unsuru ile yine özel bir yazı tipi kullanıldığı müşahede edilmiştir.
Redde mesnet markalar incelendiğinde; "...", "... " ibarelerinden oluştukları, "..." ibaresinin üstün kalite anlamına gelen ve vasıf, kalite, belirten bir ibare olduğundan markanın tali unsuru konumunda olduğu, redde mesnet markalarda ön plana çıkan unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." unsurlarının bu sözcüğe göre arka planda kaldıkları müşahede edilmiştir.
Hem "..." hem de "..." ibarelerinin İngilizce’de “pofuduk, kabarık” gibi anlamlara geldiği görülmektedir. İngilizce’de “...” anlamına gelen bu sözcüklerin davaya konu 25 ve 35. sınıfta yer alan dava konusu mal ve hizmetler açısından direkt tanımlayıcı olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim, söz konusu ibareler, davaya konu mal ve hizmetler bakımından ticari faaliyette bulunan pek çok firma tarafından hali hazırda kullanılan ve jenerik hale gelmiş ibareler de değildir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (Bkz; .... ), somut olayda da; karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, başvuru markasının esaslı unsurunun "...", redde mesnet markaların esaslı unsurlarının "..." ibaresi olduğu, her iki esas unsur da altı harften oluşuğu, ilk dört harflerinin birebir aynı olduğu, "..." veya "..." olarak telaffuz edilecek markaların işitsel olarak de benzer oldukları, kavramsal olarak da aynı anlamlara geldikleri, buna göre, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan gerek makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, gerekse daha dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı, davaya konu mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Davacı-birleşen davacının peşin yatırdığı 539,70 TL harçtan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile arta kalan 112,10 TL harcın talebi halinde davacı-birleşen davacıya iadesine,
3-Davalı ... birleşen davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalı ... birleşen davalıya verilmesine,
4-Davacı-birleşen davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 539,70 TL başvurma harcı, 137,60 TL vekalet harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 247,00 TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 7.851,90 TL yargılama giderinin davacı-birleşen davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Birleşen davalının yapmış olduğu 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacı-birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü uyarınca karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı - birleşen davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır