T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/255 Esas
KARAR NO : 2024/288
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ... ....
DAVALI : 2- ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Çoklu Tasarımın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Çoklu Tasarımın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 26/05/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı yana ait .... sayılı tasarımlara yönelik olarak ileri sürdükleri itirazların davalı kurum tarafından reddedildiğini, .... kod ve sıra numaralı tasarım, ... kod ve sıra numaralı tasarım, ... kod ve sıra numaralı tasarım, ... kod ve sıra numaralı tasarım yüzünden dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ederek; .... sayılı kararının iptaline, bu kararın tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, ... kod ve sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 02/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımların bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde, genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu, tasarımların fırın düğmesi olması nedeniyle yuvarlak formu, boyutları, üretim materyalleri, kenarlarındaki tırtıklı yüzeyler gibi teknik kısıtlamaların yer aldığını, bu detayların farklı şekillerde tasarlanmasından dolayı genel izlenimin de değişmiş olduğunu, ... tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğu gözetilmek suretiyle, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. vekili 26/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının yerinde olmadığını, tasarımların birbirlerinden farklı olduklarını, .... numaralı “...” tasarımı ile benzer olduğu iddia edilen tasarımlar yönünden karşılaştırmalara dilekçelerinde yer verdiklerini, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduklarını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmektedir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımların Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait .... sayılı tasarımların mutlak anlamda yeni olup olmadıkları, bu tasarımlar ile mesnet gösterilen tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olup olmadıkları, söz konusu tasarımların hükümsüzlüklerinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 09.02.2022 tarihinde ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 11.04.2022 tarih 386 sayılı ....'nde başvurunun ve tescilin yayımlandığı, davacının 06.07.2022 tarihli dilekçesi ile .... sayılı tasarımlar bakımından yayına itiraz ettiği, davalı şirket tarafından 11.08.2022 tarihli karşı görüş dilekçesi ibraz edildiği, ... sayılı kararı ile; "İtirazın reddine ve .... sıra numaralı tasarımların tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verildiği, verilen kararın davacı ... vekiline 29.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.
Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez.
Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç özel veya teknik hususlarda tespitler barındıran bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu tasarım ürünlerinin fırınlar için tasarlanmış düğme ve kulp tasarımları oldukları görülmektedir. Fırın düğmeleri, fırının iç ısısının derecesi ile çalışma biçimini (alt ısıtma, ızgara ısıtma, turbo ısıtma, alt üst ısıtma vs.) rahatça ayarlayabilecek şekilde yerleşik ve yaygın olarak yuvarlak yapılı şekilde tasarlanan yapıda olup işlevsel olarak bu ayarlama düğmenin döndürülmesi ile gerçekleştirildiği için, nihai kullanıcının rahatlıkla kavrayabilmesi adına dış yüzey yapısının kimi durumlarda tırtıklı olarak da tasarlanabildiği, bunun dışında düğmenin ön kısmı ve kenar yüzeylerinde sınırlı olarak uygulanabilecek ve görsel algıyı etkileyebilecek farklılıklar yapılmasının mümkün olduğu, genel anlamda geniş bir seçenek özgürlüğünden ise bahsedilemeyeceği tespitlerinin yapılması mümkündür. Keza yine fırın kulpları/tutamakları da fırın kapağının açılıp kapatılabilmesini sağlayacak şekilde el ile tutulmaya uygun bir formda, fırın kapağında belli bir yükseklikte olacak şekilde tasarlanan bölümler olup yine yerleşik olarak kullanılan tutamak formlarının mevcut olduğu, bu tasarımlarda, kullanım ihtiyaçlarından kaynaklı çok daha dar bir seçenek özgürlüğünde tasarımların geliştirildiği yorumunun yapılması mümkündür. Bilirkişi kök raporunda bu durumlara ilişkin olarak ticari pazarda kullanılan fırın düğme ve kulp tasarım örneklerine yer verilmiştir. Verilen örneklerden de görüleceği üzere ilgili sektör açısından seçenek özgürlüğü bulunmakla birlikte geniş bir seçenek özgürlüğünden bahsedilmesi ise bahsi geçen tasarımların daha ziyade işlevsel nitelikleri ile ön plana çıkan parçalar olmalarından ötürü mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta bilgilenmiş kullanıcı; bu ürünlerin fırınlarda kullanıldığı düşünüldüğünde fırın ürünlerinin satışının gerçekleştirildiği iş yerlerinde çalışan bir satış görevlisi olabileceği şeklinde değerlendirilmesi mümkündür.
Dava konusu .... sayılı tasarımlar ile mesnet .... sayılı tasarımlar karşılaştırıldığında;
Fırın düğme tasarımları, bilirkişi kök raporunda yer verilen örneklerden de görülebileceği üzere ilgili pazarda yaygın olarak sabit bir form ve bu form üzerinde eklenen yapıdan oluşmakta olup bu mahiyetteki tasarımlar yönünden mevcut veya mutat tasarımlarla genel itibarla benzeşen tasarımların ortaya çıkması mümkün olmakla birlikte, bu tasarımın müstakil olarak korunabilmesi için vücuda getirilen tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözüyle önceki tasarımlardan ayrışması ve bu ayrışım sayesinde müstakil bir tasarım özelliği kazanması gerekmektedir. Ancak seçenek özgürlüğünün dar olduğu bir durumda, yapılan ufak değişikliklerin dahi, ilgili sektör gözetilerek, tasarımların birbirleri karşısında yeni ve ayırt edici olarak görülmeleri mümkün olacaktır. Bununla birlikte fırın düğmelerinde, önden görüntü ve ön kısımda yer alan parçalar daha etkin nitelikte olup tasarımın genel görüntüsünün büyük kısmını da bu parçalar oluşturmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı, fırın düğmelerini incelerken gözlemleyebildiği bu kısımlar üzerinden kanaatlerini oluşturmaktadır.
Somut olayda da her bir tasarımın yuvarlak yapılı fırın düğmesi olduğu, bilirkişi kök raporunda yer verilen tabloda kırmızı ile işaretlenen parçaların, tasarımların nihai kullanımında fırın gövdesi/kapağı içerisinde kalan bağlantı bölümü olduğu, dolayısıyla bu bölümün nihai kullanımda görünmeyeceği, tasarımsal açıdan ürüne bir katkı sağlamayacağı değerlendirilmiştir.
Dava konusu 4 sıra numaralı tasarımın arka bölümünü oluşturan siyah gövde yapısının dar yapılı ve dış yüzeyi çıkıntı şeklinde sıralı şeritlerden oluşan ön kısımdaki gümüşi gövde yapısının ise pürüzsüz yapıda olduğu, gümüşi gövdenin ön yüzeyinin, çerçeve bölümü ile birebir aynı hizada olmadığı, nispeten daha alçakta kaldığı, yüzey üzerinde dikey yapılı konumlandırılmış, oval hatları bulunan çizgisel bir şeklin (gösterge) yer aldığı görülmektedir. Dava konusu 5 sıra numaralı tasarım ise 4 numaralı tasarımın yalnızca gümüşi çerçevesi içerisinde kalan ön yüzeyi (gösterge hariç) siyah renkte tasarlanmış halidir.
Mesnet tasarımlardan .... sayılı tasarımın bağlantıyı sağlayan siyah gövdesi ve ön kısımdaki metal gövdesi arasında katmanlı ve farklı genişliklerde bir form kullanıldığı, her iki yüzeyde de tırtıksız, düz bir form kullanıldığı, ön yüzeyinin, kenar çerçeveye oranla derinliğinin daha belirgin olduğu, dava konusu tasarımdaki gibi oval hatları bulunan ve fakat dava konusu tasarımdakinden farklı olarak iç kısmı boş bir gösterge kullanıldığı görülmektedir.
Tasarımların ön yüzeyinde kullanılan gösterge formu, benzeri birçok fırın düğmesi tasarımında kullanılan mutat bir form olduğundan bu unsurun ortaklığı tek başına tasarımsal anlamda bir benzerliğe yol açmayacak olup özellikle gövde yapılarındaki katman farklılığın yarattığı algının, ilk anda gözlemlenebilir niteliği, tasarımları birbirleri karşısında yeni ve ayırt edici kılmıştır.
Mesnet tasarımlardan .... sayılı tasarımın ise arka gövde yapısı, dava konusu tasarıma nazaran çok daha kalın yapıda ve üzerinde şerit şeklinde girintilerden oluşan, bu kalın gövdeye ek bir katman olarak eklenmiş yine siyah renkte bir ön gövdeden oluşmakta olup bu ön gövdenin üst kısmı içiçe dairesel çizgilerle tasarlanmış olduğu gibi gösterge işaretinin ise gümüş renkte ve ön çerçeveyi bir noktadan keser şekilde bağımsız gövdeli bir yapıda tasarlandığı görülmektedir. Bu tasarımın, dava konusu tasarımdan belirgin bir şekilde farklı unsurlar ihtiva ettiği değerlendirilmiştir.
Mesnet tasarımlardan .... sayılı her iki tasarımın da yine kalın siyah renkte bir arka gövdeden oluştuğu, 1 numaralı tasarımda siyah gövdenin, kahverengi/ahşap görünümlü bir ön çerçeve ile birleştirildiği, çerçevenin iç kısmında çerçeveye göre daha alçakta kalan siyah bir gövdeye yer verildiği, bu yüzeyin iç içe geçmiş dairesel çizgilerle tasarlandığı, yine gövde üzerine oval yapılı göstergenin kullanıldığı görülmektedir. 3 numaralı tasarımda ise arka siyah gövde ile ön kısımdaki kahverengi/ahşap çerçeveyi bütün olarak kesen çizgisel bir girinti ile göstergenin meydana getirildiği, girintinin sona erdiği bölümde, siyah yüzey üzerine küçük bir nokta şeklinde yer verilerek göstergenin tamamlandığı, bu tasarımın ayrıca çerçeve ve ön yüzey bölümü arasında boyutsal bir farklılığın da bulunmadığı görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki bu mahiyette seçenek özgürlüğü çok da geniş olmayan tasarımlar açısından kullanılan renk kombinasyonunun tasarımın görsel algısı üzerinde güçlü bir etki yaratması mümkün olup iş bu tasarımlarda kullanılan kombinasyonun da bu etkiyi yarattığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla mesnet her iki tasarımın da esasen dava konusu tasarımdan belirgin farklı tasarımsal unsurlar ihtiva ettikleri görülmüştür.
.... sayılı mesnet tasarımın ise yine arka bölümünde siyah gövde üzerine yerleştirilmiş gümüşi bir çerçeve ve ön kısmında bu defa çerçeveden daha yüksek katmanlı bir yapı oluşturacak şekilde yine siyah renkte yüzey kullanıldığı, tasarımda çizgisel bir gösterge değil nokta şeklinde bir gösterge kullanıldığı, ön yüzeyin yapısının, iş bu tasarımı da dava konusu tasarımdan farklılaştırdığı görülmektedir.
Sonuç olarak, davacı yan tarafından sunulan görsellerden dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıran önceki tarihli bir doküman tespit edilememiştir.
Dava konusu .... sayılı tasarım ile mesnet .... sayılı tasarım karşılaştırıldığında;
Dava konusu kulp/tutamak tasarımı incelendiğinde, tasarımın klasik U formunda bir tutamak tasarımı olduğu, kısa kenarları ve uzun gövde yapısının bulunduğu, gövde yapısının hafif dışa eğimli bir forma sahip olduğunun özellikle yanal yüzey yapısından belirgin olarak anlaşılabildiği, yine ön yüzeyinin çizgisel unsurlar ihtiva ettiği görülmektedir.
Mesnet tasarımın da yine birebir aynı formda kısa kulp uzun gövdeden oluştuğu, ancak dava konusu tasarımdan farklı olarak kenar kısımlarının tam dikdörtgen ve kulp yüzeyinin de yine dikey konuma sahip olduğu, ön bölümü boydan boya kaplayan sıralı üç adet şeride yer verilmiş olduğu görülmektedir.
Kulp tasarımlarında mutat olarak kullanılan bu formların ortak yapıda olmakla birlikte mutat nitelikte olduğu, dolayısıyla değerlendirmede farklılaşan unsurların ön plana çıkacağı, dava konusu tasarımın formunda, tabloda daire içerine alınan bölümün, tasarımın görsel algısının, mesnet tasarımdan farklılaşmasına yol açacak bir algıyı yaratacağı, bu bağlamda tasarımların birbirleri karşısında yeni ve ayırt edici olarak görülmeleri gerekeceği değerlendirilmiştir.
Dava konusu ... sayılı tasarım ile mesnet ... sayılı tasarım karşılaştırıldığında;
Dava konusu tasarımın dairesel bir arka gövdeye birleşik yapılı olarak düğme kısmının konumlandırıldığı, düğme bölümünün ön yüzeyinin gümüşi renkte tasarlandığı, yüzeyinin çizgili bir görünüme haiz olduğu, düğme yapısının dikdörtgen bir gövdeye sahip olduğu, kök bilirkişi raporunda kırmızı ile işaret altına alınan bölümün düğmenin yönünü tayin eden göstergesi olarak tasarlandığı, arka gövdeden uzanan düğme uzantısının üst kısmında aşağı doğru hafif eğimli ve kavisli köşeli bir formun kullanıldığı görülmektedir.
Mesnet tasarımda ise arkada gövdenin içine yerleştirilmiş bir algı yaratır şekilde düğme kısmının konumlandırıldığı, düğmenin üst bölümünün bu gövdeden düz bir şekilde uzandığı, bununla birlikte kavisli köşeli yapının bu tasarımda da yer aldığı, düğme yapısının dikdörtgen bir gövdeye sahip olduğu, göstergenin ön gövde üzerine oval formlu bir şekilde yerleştirildiği görülmektedir.
Her iki tasarımın özellikle gövde yapılarındaki birleşik/iç içe geçmeli yapıdan kaynaklı oluşan farklılık ile birlikte yine sayılan unsurlardaki farklılıkların, tasarımları birbirleri karşısında yeni ve ayırt edici kıldığı değerlendirilmiştir.
Dava konusu ... sayılı tasarım ile mesnet .... sayılı tasarım karşılaştırıldığında;
Dava konusu tasarımın metalik bir arka gövde üzerine siyah bir ön gövdenin katmanlanması ile ana iskeletinin oluşturulduğu, ön gövdenin, arka gövdeye nazaran daha dar yapılı olduğu, bununla birlikte tasarımın en belirgin özelliğinin dikdörtgen yapıda ön plana çıkan düğme kısmının olduğu, bu kısmın köşeli ovalleştirilmiş formda olduğu, kenar bölümlerinin iç içe katmanlı bir yapıda olduğu, üst bölümünde ise gösterge aparatının bulunduğu görülmektedir. Oysaki mesnet tasarımda arka gövde yapısına doğrudan tümleşik ön düğme yapısının kullanıldığı, düğmenin gövdeden uzantısının, dava konusu tasarımdan farklı olarak net bir dikdörtgensel yapıda olmadığı, keza kanat yüzeylerinde belirgin çukur yapılarının yer aldığı, ayrıca düğme formunun da dava konusu tasarımdan farklı olarak öne doğru bombeli bir yapıda olduğu, birden fazla unsur itibariyle her iki tasarımın ilk bakışta dahi birbirinden farklı algılar yarattıkları değerlendirilmiştir.
Dava konusu ... sayılı tasarım ile mesnet .... sayılı tasarımlar karşılaştırıldığında;
Dava konusu tasarımın kalınca bir arka gövdesinin bulunduğu, siyah renkli bu gövdenin tırtıklı bir yapıda olduğu, gövdenin ön kısmının gümüş renkte bir çerçeve ile kaplandığı, çerçevenin ön yüzeyinin ise çerçeveye göre daha derinde kaldığı, çerçeve üzerine oval yapılı göstergenin konumlandırıldığı görülmektedir.
Mesnet tasarımlardan 1 numaralı tasarımda ise yine kalın bir arka gövde yer almakla bu arka gövdenin de arka kısmında daha geniş çaplı dairesel bir yapı, bu yapı ile gövdeyi bağlayan daha dar yapıda bir bağlantı yer almaktadır. Bu tasarımın da gövde yapısının çizgili bir formda olduğu, dava konusu tasarımdaki gibi doğrudan tırtıklı bir formun kullanılmadığı, gövdenin bittiği yerde doğrudan düğme yüzeyinin yer aldığı, başka bir ifadeyle yüzeyin, dava konusu tasarımdakinden farklı olarak belli bir çerçeve içerisinde konumlandırılmadığı yüzey üzerindeki göstergenin dairesel şekilde konumlandırıldığı görülmektedir.
Mesnet 3 numaralı tasarım ise 1 numaralı tasarımın arka gövde kısmındaki ek parçaların yer almadığı hali olup her iki tasarımın da yine bütünsel algılarının özellikle üst kısımlarınki çerçeve/düğme yapılanması itibariyle ciddi şekilde farklılaştığı, tasarımların dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir.
Dava konusu tasarımların, davacı tarafından mesnet gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu tespit edilmişse de, dava konusu tasarımların mutlak anlamda "yeni" olup olmadığı da kamu düzeninden olduğundan mahkememizce re'sen araştırılmıştır.
Dava konusu .... sayılı tasarımlar ile "...." linkinde yer alan .... tarihli katalogtaki fırın görselinde yer alan fırın düğmesi (Düğmenin fırın ara yüzüne monte edildiği görülmektedir.), "...." linkinde yer alan 2019 tarihli Simfer kataloğunda yer alan fırın görsellerindeki düğme modelleri, ... sayılı tasarım karşılaştırıldığında;
Katalog görsellerinde yer alan fırın düğmelerinin, dava konusu tasarımların, fırına entegre edilmiş şekildeki görünümlerini ihtiva ettiği, bu görünümde tasarımların gözlemlenebilir kısımları itibariyle, ilgili fırın düğmesinin, dava konusu 4 numaralı tasarım ile gerek gövde, gerek yüzey yapısı deseni, gerek gövde göstergesi unsurları itibariyle birebir aynı şekilde somutlaşmış algıyı bilgilenmiş kullanıcıya yansıtacağı, aralarındaki gözlemlenebilir gösterge işaretinin bir tasarımda üst çerçevenin hemen altında diğer tasarımda üst çerçeveyle temas edecek şekilde kullanımı olduğu, bu durumun ayrıntısal bir fark olduğu, 5 sıra numaralı tasarımın ise 4 sıra numaralı tasarım ile arasında yalnızca siyah – gümüş renk farkı bulunan versiyonu olduğu, bu halde 4 ve 5 sıra numaralı tasarımların yenilik kriterini haiz olmadığı değerlendirmesinin yapılabileceği, keza yine ... sayılı çoklu tasarım başvurusuna konu fırın görsellerinde kullanıldığı tespit edilen fırın düğmeleri ile "...." linkinde yer alan set üstü ocakta kullanılan düğmelerin de dava konusu 4 ve 5 sıra numaralı tasarımlar ile nihai kullanımda görünür kalan kısımlar itibariyle birebir aynı görünüme sahip oldukları, aynı gerekçelerle yenilik kriterini kırıcı dokümanlar olarak tespiti mümkün görülmüştür.
Dava konusu ...sayılı tasarım ile "...." linkinde yer alan 2019 tarihli simfer katalog görseli karşılaştırıldığında;
Dava konusu tasarımın kalınca bir arka gövdesinin bulunduğu, siyah renkli bu gövdenin tırtıklı bir yapıda olduğu, gövdenin ön kısmının gümüş renkte bir çerçeve ile kaplandığı, çerçevenin ön yüzeyinin ise çerçeveye göre daha derinde kaldığı, çerçeve üzerine oval yapılı göstergenin konumlandırıldığı görülmektedir.
Mesnet dokümandaki tasarımın ise neredeyse birebir aynı özelliklerde olduğu, sadece gövde üzerindeki tırtıkların daha seyrek olduğu, bu durumun ayrıntıda kalan bir fark olarak görülebileceği, özellikle gösterge işaretinin düğme çerçevesini kesen algısı itibariyle tasarımların ayniyet düzeyinde benzerlik taşıdıkları, dolayısıyla davaya konu tasarımın, önceki tarihli kamuya sunulmuş tasarım karşısında "yeni" olduğunun söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Dava konusu .... sayılı tasarımları bakımından yapılan mutlak yenilik araştırmasında ise; gerek .... sitesine ilişkin davacı yanın ... D.iş, ... D.iş ve .... D.İş sayılı dosyaları kapsamında yer verdiği görülen internet siteleri/uzantıları, gerekse de sair linkler/web archieve kayıtlarında, binler olarak ifade edilebilecek kadar çok görselin mevcut olduğu, bu görseller arasında iş bu davanın konusu olmayan çok sayıda ürüne yönelik de (ankastre/ısıtma sistemleri gibi) görsellere verildiği, keza yine ... sitesi üzerinden yapılan araştırmalarda karşılaşılan görseller yüksek çözünürlükle ise de özellikle webarchieve.org sitesinde karşılaşılan görsellerin oldukça düşük çözünürlüklerde olduğu, zira sunulan delillerin neredeyse tamamının fırın/ocak/set üstü ocak görsellerine ilişkin olmasından ötürü bu görsellerin yakınlaştırılarak incelenmesi zaruretinde, yakınlaştırma ile birlikte görsel çözünürlüğünün çok daha fazla azaldığı, .... web sitesinde yer alan katalog görsellerinin ve yine davacı yanca dayanak tutulan önceki tarihli tasarımlardan, mutlak yenilik kriteri anlamında dikkate alınması mümkün olan tasarımların bu anlamda incelemede esas alındığı, davacının yenilik öldürücü olduğunu iddia ettiği tasarım tescil belgelerinin de değerlendirme kapsamına alındığı, ... web sitesi tasarım araştırma bölümü, .... görsel ile arama motoru gibi platformlar üzerinden de araştırma yapıldığı, ancak, dava konusu ... sayılı tasarımların "yeni" olma özelliklerini öldürücü, önceki tarihli kamuya sunulan tasarım/tasarımlar tespit edilememiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ... sayılı tasarımlar bakımından ... sayılı ... kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu ... sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... sayılı tasarımlar bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu ... sayılı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile alınması gereken 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 307,20 TL vekalet harcı, 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 298,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 14.285,10 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 7.142,55 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 7.142,55 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. tarafından yapılan 124,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 62,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'ye verilmesine, bakiye 62,40 TL yargılama giderinin davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. üzerinde bırakılmasına,
11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/06/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır