T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/506 Esas - 2024/233
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/506 Esas
KARAR NO : 2024/233
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
...
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 15/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın ... tarafından kabul edildiğini, karara karşı davalı şirket itirazının ... ...’nın ... sayılı kararı ile kabul edildiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır hazır giyim sektöründe öncü şirketlerden olduğunu, müvekkili şirketin “...” ve “...” ibareli markalar ile geniş bir tüketici kitlesine ulaştığını, müvekkili şirketin “...” ibaresini ticaret ünvanı olarak da kullandığını, "...” ibaresinin müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, müvekkili şirket markalarının tanınmış marka olduğunu, ... nezdinde ... başvuru no.lu “...” ibareli markanın 14.11.2017 tarihli ... kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait “...” ibareli seri markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik bulunduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, davalı şirketin markayı kullandığı emtianın 35. sınıfa dahil olduğunu, müvekkili markalarının da aynı sınıfları kapsadığını, 35. sınıfın satışa konu mallarında müvekkiline ait “...” markasının tanınmış marka olarak kabul edildiği tekstil sektörünün ... bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetinin ... tarafından incelenmediğini, müvekkili markalarının “..." şeklinde telaffuz edildiğini, dava konusu markanın da “...-...-..." şeklinde okunduğunu beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescili halinde tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 05/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait marka başvurusunun bir bütün olarak “...” ibresinden oluştuğunu, davacı markalarıyla ortak olan “...” ibaresinin renk, yazım vb. biçimde ayrışmamış olduğunu, davacı şirkete ait markaların görsel, işitsel yönden başvuru markasından farklı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı şirketin tanınmışlık iddiasını ispatlayacak bir delilin dosyaya sunulmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını, ... kararının hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ vekili 21/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “...” ibaresi ile “...” ibaresi arasında iltibasa sebebiyet verebilecek herhangi bir husus bulunmadığını, davacı şirkete ait markanın hazır giyim sektöründe ... (firmadan tüketiciye) satış yapan, müvekkili şirketin ise ... (firmadan firmaya) çalışan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin tüketicilerce tanınmasının, bilinmesinin olanaksız olduğunu, sektörel tüketicilerin bilinç düzeylerinin daha fazla olmasının markaları karıştırma ihtimalini oldukça düşürdüğünü, markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, fontların farklı olduğunu, büyük-küçük harf ve harf sayısında farklılıklar olduğunu, müvekkili şirkete ait “...” markasının logo rengi ve yazı fontunun farklı olduğunu, “...” harfinin devamında yapışık olarak 2 adet “e” harfi bulunduğunu, müvekkili markasının ikinci hecesinin “...” olarak seslendirildiğini, davacı markasının “...-...-..." veya “...” şeklinde telaffuz edildiğini, müvekkili markasının ise “...” şeklinde İngilizce dilinde telaffuz edildiğini, taraf şirketlerin farklı sektörlerde hizmet verdiğini, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... kararının iptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'... yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü ... gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri ... sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 01.02.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğu, marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.03.2022 tarih ve 392 sayılı Bülten’... ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 12.05.2022 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 23.09.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ...'nca marka tescil başvurusunun SMK m.6/1 hükmü uyarınca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 23.12.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, davalı şirketin 08.02.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile; itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 18.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu yargılama safahati içerisinde tescil edilmemiştir.
Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... kararının iptali istemi bakımından ise marka işlem dosyası ile sınırlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca verilen başvuru markasının reddi kararının ... kararı ile kaldırıldığı, yayına itiraz sebebi yapılan sair hususların ...'nca reddedildiği, ret sebeplerine yönelik davacı yanın yeniden itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, ... kararının iptali istemi bakımından salt SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda mevcut olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiği müşahede edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali ... dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde ... dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse ... ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi ... mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusu, 35. sınıfta tescil edilmek üzere başvuruya konu edilmiştir. Dava konusu marka başvurusunun 35/05 alt sınıfında ise 1-34 sınıf mallar sayılmıştır.
Davacıya ait mesnet markalar ise; 09, 16, 18, 24, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir.
Dava konusu marka kapsamında yer alan 35/1-4 alt sınıf hizmetler, davacıya ait ... sayılı markalar kapsamında, hali hazırda yer almaktadır. Dolayısıyla, 35/1-4 alt sınıf hizmetler bakımından, markaları arasında ayniyet oluşmuştur.
Dava konusu marka kapsamında yer alan (18 ve 25. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetler ..., davacıya ait .... sayılı markalar kapsamında aynen yer almaktadır. Dolayısıyla (18 ve 25. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf bakımından da, markalar arasında ayniyet oluşmuştur. Ayniyet taşıyan mal ve hizmetler, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda kırmızı renk ile işaretlenmiştir.
Dava konusu marka kapsamında yer alan (09, 16, 24. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetler ile davacı markalarında yer alan 09, 16 ve 24. sınıf emtialar benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir. Benzerlik taşıyan mal ve hizmetler, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda altı çizili olarak gösterilmiştir.
Davaya konu marka başvurusu; “...” ibaresinden oluşan bir kelime markası olup, kelimenin tamamı küçük harflerle yazılmıştır. Marka kapsamında herhangi bir ... unsuru bulunmamaktadır. “...” ibaresi mavi renk ile yazılmış olup, sadece son “e” harfinin uç kısmında sarı renk kullanılmıştır. Kelimede herhangi bir harf ön plana çıkarılmamış, harflerin tamamı aynı punto ile yazılmıştır. Dolayısıyla, “...” ibaresi bir bütün olarak algılanmakta olup, markanın esas unsurunu “...” ibaresi oluşturmaktadır. “...” ibaresinin herhangi bir anlamı tespit edilememiştir. Bununla birlikte, dava konusu markayı oluşturan “...” ve “...” ibaresi, İngilizce kelimeler olup, sırasıyla “....” anlamına gelmektedirler. “...” ibaresinin, kelimeyi oluşturan “...” ve “...” kelimelerinden kaynaklı olarak “...” şeklinde telaffuz edilmesi muhtemeldir.
Davacıya ait markalar; “...” ibareli markalardır. Davacının “...+...” ibareli markası haricinde, tüm markalarının esas unsuru “...” ibaresidir. “...+...” ibareli markada ise, davacının diğer markalarından farklı olarak bir ... unsuru kullanılmış ve “...” ibaresine yer verilmiştir. Davacının tüm markalarında yer alan “...” ibaresi aynı zamanda davacının tanınmış markası olup hem tanınmış marka olması hem ... orijinal bir ibare olması nedeniyle, “...” ibaresi ayırt edici niteliği yüksek marka niteliğini haizdir. Davacı markalarında, “...” ibaresi, markaların bir kısmında büyük harflerle yazılmışken, markaların bir kısmında “...” ve “...” harfleri küçük, “...” harfi büyük harfle yazılmıştır. Davacı markalarında yer alan “...” (grup) ve “...” (kot pantolon) ibareleri, ayırt edici niteliği olmayan kelimelerdir. Davacıya ait bir adet marka ise “...” ibaresinden oluşmakta olup, “...” ibaresi, İngilizce “çizgi, sıra, desen” anlamına gelmektedir. Dolayısıyla “... ...” ibaresinin ... “... çizgisi” anlamına geldiği gözetildiğinde, bu markanın da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir. Zira “...” ibaresi, marka algısını “...” ibaresinden uzaklaştıramamıştır. Davacının “...” ibareli markaları, “..." şeklinde telaffuz edilmekte olup, bu ibarenin herhangi bir anlamı bulunmamaktadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka başvurusu ile davacının markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresi karşılaştırıldığında, her iki ibarenin “...” harflerini ortak olarak içerdiği, davacı markalarının esas unsuru “...” iken, dava konusu markada “...” harflerine “...” harflerinin eklendiği, davacı markaları üç harften oluşurken, dava konusu markanın 5 harften oluştuğu, davacı markaları bir adet sesli iki adet sessiz üç harfin yan yana getirilmesi ile oluşturulmuş bir kısaltma izlenimi yarattığı, buna karşın dava konusu markanın sesli ve sessiz harflerin bir araya getirildiği bir kelime algısı yarattığı değerlendirilmiş ve kelime ve hece yapılarının farklılaşması, kelimelerinin uzunluğunun değişmesi ile markaların görsel olarak farklılaştığı kanaatine varılmıştır. Davacı markalarının esas unsuru “..." şeklinde okunmakta iken, dava konusu markanın “...” şeklinde okunmasının olası olduğu, dolayısıyla markalar arasında işitsel benzerlik ... bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı markalarının, bir kısaltma algısı yarattığı gözetildiğinde, dava konusu markanın oluşturuluş şeklinin, sesli ve sessiz harfleri barındıran bir kelime algısı yarattığı, davacı markalarının esas unsuru olan “...” ibaresinden farklılaştığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, bu nedenle daha önce davacıya ait itiraza mesnet markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesimimin daha sonra davaya konu marka başvurusu ile karşılaştığında, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-... kararının iptali isteminin REDDİNE,
2-Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 227,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.305,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... ŞİRKETİ tarafından yapılan 160,00 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ŞİRKETİ'ne verilmesine,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2024
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır