T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/315 Esas - 2024/174
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/315 Esas
KARAR NO : 2024/174
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Tasarımın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Tasarımın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 10/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... sayılı ....'nde yayınlanması ile ... numaralı tasarım başvurusundan haberdar olduğunu ve ilan süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, .... , inceleme ve değerlendirme neticesinde “muterizin itiraz dilekçesinde sunduğu internet sitelerinde tarih kaydı bulunmadığından söz konusu ürünlere dayalı itirazın kabul edilmediğini, tarih kaydı olsa dahi itiraza konu tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen internet sitelerinde yer alan ürünün bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olduğu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceğini düşündüklerinden” itirazın reddine karar vererek hukuka aykırı karar ittihaz edildiğini, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmayan davaya konu iş bu tasarımın tescil edilmesinin 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu hükümlerine açıkça aykırılık teşkil edeceği, davalı tarafa ait tasarımın, davalı taraftan çok daha eski tarihlerde kamuya sunulduğunu, davalı tarafa ait dava konusu tasarımının başvuru tarihinin 24.03.2022 olduğu, hepsiburada adlı e-ticaret sitesinde, davalı tarafa ait tasarım tescilinden çok daha eski tarihlerde ürün kamuya sunulduğunu, satışı yapılmış ve alıcılar tarafından ürün hakkında yorumlar girilmiş olduğu, davalı taraftan çok daha eski tarihlerde davaya konu ürünün kamuya sunulmuş olması nedeniyle davalı tarafa ait tasarım ürünün yeni ve ayırt edicilik unsuruna sahip olmadığını, davalı tarafa ait tasarımlar kamuya açık bir şekilde herkesin ulaşabileceği bir platform olan .... adlı e-ticaret sitelerinde yayınlanmış ve davalı tarafın tescil tarihinden çok daha eski tarihlerde üretilerek alıcının arzına sunulmuş olduğunu, davaya konu olan kararda geçen “Yapılan inceleme ve değerlendirmede, muteriz sitesinde yer alan ürün görsellerinde tarih kaydı bulunmadığı tespit edildiğinden” ifadeli ... kararının yerinde olmadığını, davaya konu tabak tasarımının itiraza dayanak olarak sunulan müvekkile ait ürün ile benzerlik arz edecek şekilde tasarlandığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu belirterek; ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 24/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu somut olayda davacı tarafından ...’ye yapılan itirazlarda; gerekçe gösterilen sitelerde tarih kaydı bulunmadığıdan itirazın kabul edilmediği, diğer yandan tarih kaydı olsa dahi; davaya konu .../6 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen internet sitelerindeki tasarımların özellikle tabağın kesit görünüşünün, deseninin uzunlu kısalı yapısının ve ebatlarının farklı olmasından dolayı genel izlenim itibariyle farklı olduğu, davaya konu tasarımın itiraz gerekçeleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu sebeple, haksız ve hukuka aykırı bu davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talep edilmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ vekili 28/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oldukça iyi bilindiği ve tanındığı ticaret hayatında, her türlü fikri ve sınai mülkiyet hukukuna saygılı olarak, ticari itibarını ve müşteri memnuniyetini ön planda tutmuş ve neticede hatırı sayılır bir üne kavuştuğunu, bu anlamda müvekkil işletme ile tanınmış ... markalarının sahibi ... SAN. A.Ş kardeş işletmeler olup, aynı ortak, yönetim kurulu üyelerine sahip bu iki işletme arasında tanınmış ... markalarının kullanılması ile marka kullanım sözleşmesi bulunduğu, bu anlamda kardeş işletme ... VE SAN. A.Ş’ nin ... markalarının piyasa kullanımları şirket içi iç ilişkiler gereği müvekkil işletme tarafından yürütüldüğü, tasarım hakları da bu şirket üzerinde olduğu, yurt içindeki ticari başarısının yanı sıra yurt dışında da alanında ihraç devi olmakta, dünyanın dört bir yanında ürettiği ürünleri pazarlamakta ve bu vesile ile de ülke ekonomisine ve tanıtımına tartışmasız katkılar sağladığı, ... nezdinde, tescilli 600'ü aşkın çoklu tasarımın sahibi olduğu, dilekçe içeriğinde de yer alan aynı görsellere dayalı gerekçeleri kabul etmediklerini, somut durumun şartları dahilinde teknik olarak, bu görsellerin, dava konusu tasarımın hükümsüzlük gerekçesi olarak kabul edilir olamayacağını, karar ile de belirlendiği üzere, ilgili site içeriklerinde bir tarih verisi yer almadığını, dava dilekçesinde davacı sadece, .... site içeriğine ilişkin olarak, bu içeriğin yorumlar kısmında yer alan müşteri yorumlarından hareketle bir tarih verisi yaratmaya çalıştığı, bu içerikte sunulan yorumların ilgili ürüne ilişkin olup olmadığı da tam anlaşılamamakla birlikte, bu görselde yer alan ürünün, kahve fincanı tabağı olduğu ve gerek iç hacmi, gerek taban yapısı, gerekse de, tabağın yanak kısımlarının açıları olarak, müvekkil tasarımından tamamen farklı oldukları, diğer alan adı içeriklerine ilişkin ise bir tarih verisi bulunmamakta, bu anlamda bunların delil olarak değerlendirilme vasfı bulunmayacağı, davacıya ait mesnet ürün bir kahve fincanı alt tabağı olup, müvekkil ürününün sunum tabağı olduğu dolayısıyla kullanım amaçları ve doğal olarak boyutları farklı bu iki ürünün, ikame ürün olamayacağının rahatlıkla anlaşılacağı, müvekkile ait tasarım iç haznesi, düz net bir çukura sahip olup, bu tabağın yanak kısımları yer ile paralel yapıda; tabağın iç haznesinde ayrıca farklı bir çukur form bulunduğu, davacı mesnet tasarımında ise, ürün iç haznesi daha çukur bir yapıda olup, bu çukur içinde ayrıca bir de arkaya bombeleşmiş bir form daha yer aldığı, yanak kısımları üst tarafa doğru açılan formda ve tabak yere paralel değil, yukarı doğru verev yükselen biçimde durduğu, ürünlerin iç haznelerinin form yapısındaki fark, tabakların alt taraflarında belirgin biçimde göze çarptığı ve tabakların form yapısının ve iç hazne yapıları ile yanak yapılarının farklı olduklarının rahatlıkla anlaşıldığı, haksız ve hukuka aykırı bu davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talep edilmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ...-6 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, davalı şirkete ait tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Dava konusu tasarım başvuru sahibinin 24.03.2022 tarihinde ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 24.08.2022 tarih ve ... sayılı .... 'nde başvurunun tescil edildiği ve yayımlandığı, davacının 24.11.2022 tarihinde ... sıra numaralı tasarımın yayınına itiraz ettiği, tasarım başvuru sahibinin 29.12.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ... sayılı kararı ile; "İtirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verdiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.
Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez.
Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç özel veya teknik hususlarda tespitler barındıran bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; dava dışı firmalara ait google arama motorunda “Tabak” ifadesi ile yapılan basit bir araştırma neticesinde onlarca farklı tasarım fotoğraflarına ulaşılmıştır. Fotoğraflardan da görüleceği üzere tüketicinin mutfağında yiyecek içecek malzemelerinin sunumu ve sofraya getirilmesi için kullanılan bu tasarımların tasarımsal farklılıkları oldukça fazla iken ortak noktaları ise yalnızca kullanım amacından öteye gidememektedir.
Dava konusu tasarımın bir mutfak ürünü yani züccaciye olarak ifade edilen ürün olduğu dikkate alındığında, bilgilenmiş kullanıcı onu satın alıp evine, restoranına vb. yere götürecek kişiler olacaktır. Bu kişiler, detaylarda boğulmayacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak özellikleri içeren tasarım ürünleri satın almaya yöneleceklerdir.
Dava konusu edilen ve “Tabak” olarak anılan ürünün tasarım açısından karşılaştırmasına geçmeden önce, dava konusu tasarımların ve itiraza dayanak olarak gösterilen tasarımların koruma kapsamının dikkatle incelenmesi ve tespiti gerekmektedir. Bu inceleme yapılırken tasarımların mutat özellikleri, başvuruların yapılmasından önceki seçenek özgürlüğü de değerlendirmeye katılmalı, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile tasarımlara bakılması gerektiği de unutulmamalıdır. Bir tasarımın özgünlüğü ile doğru orantılı olarak koruma kapsamı ve tasarım hukukunun sağladığı korumadan yararlanma oranı artacaktır. Bir başka deyişle özgünlük arttıkça, sonraki tasarımların farklılıklarının da bir o kadar artması gerekmektedir. Böylesi bir durumda, tasarıma özgü detaylar tescil sürecinde önem kazanmaktadır. Önceki tasarım sahibi kendi tasarımına özgü detaylarını, sonraki tasarım sahibi ise varsa kendi tasarımına özgü detaylarını koruyabilecek, korunan bu unsurları ile tescil alabilecektir. Her iki tasarım sahibinin de bu detayları bir kenara bırakarak, mutat olan ürün özellikleri ve teknik zorunluluk arz eden unsurlar üzerinde hak iddia etmesi mümkün olmamalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya döndüğümüzde, taraflara ait tasarımları kıyasladığımızda;
• Kıyaslanan ürünlerin; davacı tarafın fincan ve tabağı olduğu, davalı tarafın ise yemek tabağı olduğu görülmüştür.
• Ürünler üzerinde olan desen çalışmasının dikine ve birbirine sık aralıklarla paralel yerleştirilmiş kabartılı çizgilerden oluştuğu görülmüştür.
• Davacı tarafın fincan ve tabağı üzerinde yer alan kabartmalı çizgilerin çok belirgin bir kabartmaya sahip aynı şekilde ve ölçüde paralel sıralanmış olduğu görülürken, davalı tarafa ait desenin ince bir kabartma ile kısalı uzunlu çizgisel yarıklar şeklinde sıralandığı görülmektedir.
Ürünlerin ortak noktalarının sofra sunum ürünleri ve bu ürünler üzerinde çizgisel kabartmaların olması dışında başka bir ortak nokta olmadığı, birbiriyle karıştırılma, devamı-seri ürün izlenimi olarak algılanmadığı, ortak yönlerinin farklılıklarından daha fazla olmadığı, bu nedenle davalı taraf ... sayılı tasarımının ayırt edici özelliklere sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının mesnet tasarımları ile dava konusu ... sayılı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olmadıkları tespit edildiğinden, davacının mesnet tasarımlarının önceki tarihli kamuya sunum tarihlerinin tespiti sonuca etkili değildir.
Dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olup olmadığı da mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtasıyla re'sen incelenmiş olup, bu inceleme neticesinde, dava konusu tasarımın "yeni" olma özelliğini ortadan kaldıran, önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir tasarım dokümanı tespit edilememiştir.
SMK m.77/1-a hükmüne göre; Bir tasarım başvurusunun kötü niyetle yapıldığı ispatlanırsa, o tasarım hükümsüz kılınır.
Kötü niyetli tasarım başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak tasarım başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak tasarımı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan tasarım başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş tasarım başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
Somut olayda; davaya konu tasarım ile mesnet dokümanlardan hiçbirinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olmadıkları, dava konusu tasarımın kötü niyetle tescil başvurusuna konu edildiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,80 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,80 TL peşin harç, 269,80 TL başvurma harcı, 76,80 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 200,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.316,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... ŞİRKETİ tarafından yapılan 99,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ŞİRKETİ'ne verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır