T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/260 Esas
KARAR NO : 2024/245
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Tasarım Hakkının İhlali - Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarım Hakkının İhlali - Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 29/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu koltuk takımı için ...’na tasarım başvurusunda bulunmuş ve söz konusu tasarımın ... numarası ile müvekkil adına tescil edilmiş olduğunu, söz konusu tasarımların müvekkile ait katalog, .... uzantılı e-ticaret web sitesinde ve ... hesabında yer aldığın, davalının tasarım tescil belgeleri ile katalogda özellikleri ve fotoğrafları bulunan patentli ‘...’ isimli ürünlerin aynısı veya eşdeğerini haksız ve hukuka aykırı şekilde tasarım hakkına tecavüz ederek ürettiği, .... uzantılı davalı firmaya ait ... hesabında teşhir ettiği, bunun dilekçedeki görseller ve .... Noterliği'nin 01/04/2022 tarih ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu hususun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 81. maddesine göre tescilli tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafın, sair firmaların yaptığı gibi ‘Kanepe’ bakımından neredeyse sonsuz ve sınırsız denilebilecek sayıda tasarım geliştirme açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğunu, müvekkilin uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için davalıdan tasarımın kullanılmasına ilişkin ticari defterlerini, geniş anlamda muhasebe kayıtlarını, müşteriler ve bayileri ile olan yazışmalarını, sipariş dökümlerini, müşteri ve bayilerinin isim, ünvan ve adreslerine ilişkin bilgilerini zararın hesaplanması bakımından mahkemeye sunması için tensip tutanağı ile süre verilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirkete ait tescilli tasarımlar uyarınca 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun müvekkil şirkete sağladığı hakların yanı sıra Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin de müvekkile koruma sağladığını, yoksun kalınan kârın, SMK m.151/2.c bendi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli." dikkate alınarak ve sundukları lisans sözleşmesi örneği uyarınca hesaplanmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, ürününün ve üretiminin, piyasaya sürülmesinin ve satışının önlenmesine ve durdurulmasına, piyasaya sunulan ve davalının elinde olan (mağaza, şube, bayi, imalathane ve teşhir edilen yerlerde) tüm tecavüz oluşturan ürünlere ve bu ürünlerin imalatında kullanılan alet, edevat, araç, gereç, vasıta, kalıpların bulunduğu yerden kaldırılmasına ve sökülmesine, görüldüğü her yerde el konularak, toplatılmasına ve bunlar üzerinde müvekkil şirkete mülkiyet hakkı tanınmasına kabul edilmediği takdirde ise imhasına karar verilmesinin yanı sıra talep sonucunun arttırılması hakkı saklı kalmak kaydıyla 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte, 1.000 TL maddi tazminat ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini, hükmün ilan edilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Dava değerinin artırılması taleplerinin kabulüne ve maddi tazminat miktarını arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi 1.000,00 TL + 11.500,00 TL sonucu toplam 12.500,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı firmaya ait instagram hesabında teşhir ettiği ve satışa sunduğu 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine, .... Noterliği'nin 01/04/2022 tarih, ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı için yapılan masraflarda dahil olmak üzere tüm yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı, dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde davaya cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava; tasarım hakkı ihlali ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının, davacıya ait 2021 00718-1 sayılı tasarım hakkını ihlal eden ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı, varsa bu eylemlerin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, mütecaviz olduğu ileri sürülen ürünlere el konarak davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması, aksi halde imhası, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri tebliğ olunmuş, tarafların sunduğu deliller alınmış, tasarım tescil belgesi celp edilmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemeleri yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, ....Noterliği'nin 01/04/2022 tarih ... numaralı e-tespit tutanağı, tasarım tescil belgesi, 09/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen maddi vakıalar ile özel ve teknik tespitler, 19/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen özel ya da teknik hususlar ve tüm dosya kapsamına göre;
....Noterliği'nin 01/04/2022 tarih ... numaralı e-tespit tutanağına göre; "...." kullanıcı adlı ... hesabında "....'da" başlığı ile paylaşımlar yapıldığı, "... " gibi açıklamalara yer verildiği, 02/11/2021 tarihli gönderide koltuk ürünlerinin teşhir edildiği müşahede edilmiştir.
Davalıya ait "...." adresinde bulunan işletmede talimat kanalı ile oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtasıyla yerinde inceleme yaptırıldığı, yerinde inceleme sonucu tanzim edilen 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; yerinde inceleme yapılan işyerinin "..." isimli olduğu, işyerinin tüm bölüm ve birimlerinin incelendiği, iş bu davaya mesnet gösterilen koltuk takımıyla aynı model veya eş değer model, muadili, imalat parçalarının ya da bu ürüne ilişkin katalog, broşür, ilan, reklam, afiş vb. materyallerin bulunmadığı, mağaza yetkilisiyle yapılan görüşmede, dava konusu koltuk takımının satışının yapılmadığı, sadece Kasım 2021 yılında firmanın ... hesabında ürünü teşhir ettiği ve kısa bir süre sonra kaldırdığı, bu ürüne ait bir imalatın olmadığı, mağazada satışta olmadığı, kendilerinin imalatçı değil satıcı firma olduklarını beyan ettiği, belirtilmiştir.
Davalıya ait ticari defterler üzerinde talimat kanalı ile oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtasıyla yerinde inceleme yaptırıldığı, yerinde inceleme sonucu tanzim edilen 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından tanzim edilen satış faturalarının içeriğinin yatak odası, kanepe, masa takımı, koltuk takımı, konsol, tv sehpası ürünlerinden oluştuğu, herhangi bir marka veya model yazılmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu ürün "koltuk takımı" olduğundan; mahkememiz hipotetik bilgilenmiş kullanıcıyı iş bu emtianın geniş kitleler tarafından kullanıldığı varsayımından hareketle mobilya almaya niyetli, satın alan veyahut başka sebeplerle piyasayı takip etmiş, deneyimli bir tüketici veya satış elemanı olarak belirlemiştir. Bu kişi uzman değildir, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak birisidir.
Dava konusu tasarım bakımından yapılan seçenek özgürlüğü değerlendirmesinde; benzer başlıktaki mobilya örnekleri incelendiğinde, malzeme, üst yüzey işlemleri, kumaş gibi değişkenleri ile gerçekleştirilen bezeme işlemeleri, ürün formları ile aksesuar kullanım ve detayları tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir.
Dava konusu tasarım ürünü üzerinde teknik zorunluluk araştırması değerlendirildiğinde; bu tip ürünlerin antropometrik ve fonksiyonel gerekçeler ile oluşan ölçü sınırları dışında tasarımda benzerliği zorunlu kılacak teknik bir zorunluluk bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dava konusu tescilli tasarım ile tecavüz iddiasına dayanak teşkil eden ve davalıya ait olduğu anlaşılan “.... ’da” başlıklı sosyal medya hesabında yayınlanan .... Noterliği'nin 01/04/2022 tarih ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağında belirlenen tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı gözü ile karşılaştırıldığında;
Davacı tescilinde karakteristik olarak etkin olan fontun gövde içindeki oranı, kolçak formu ve gövde ilişkisi, font üzerindeki, minder ve sırt bölümündeki dikiş detayları, kolçak formu içerisinde yer bulan dışa kıvrılan kolçağın arasına yerleşmiş farklı bir malzeme detayı ve yine kolçakların dışa bakan yüzey yerindeki dikiş detayları üzerinden ele alındığında; ürünlerin benzer yapıda oldukları, ayak yapılarında kısmi farklılık ile kumaş türünün ve rengin farklı algılanmasının ise karakteristik olarak tasarımı şekillendiren diğer unsurlar yanında ayırt edici ve yeni bir ürün için yeterli etki oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Tasarımlara genel karakteristiğini veren hususlar açısından tasarımlar benzerdir. Bütün olarak ele alındığında ayak farkı detay seviyesindedir ve genel görünüme etkisi zayıftır. Ürünlerin genel görünüm ve detaylarda bilgilenmiş kullanıcıda bırakacağı genel izlenimde tescilli koltuk tasarımıyla karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzerliğin var olduğu, sonucuna varılmıştır.
Yukarıda yer verilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının, ... ilinde mobilya satış faaliyeti ile iştigal eden, ....'ne kayıtlı esnaf olarak ticari faaliyette bulunurken 02/11/2021 tarihinde, işletmesine ait ürünlerin tanıtımını yaptığı "....'da" başlıklı ... sayfasında teşhir ettiği koltuk ürününün davacıya ait ... sayılı tescilli tasarımın koruma kapsamı altında kaldığı, davalının ... sayfasında yapmış olduğu iş bu paylaşımın 6769 sayılı SMK m.81/1-a ve 6102 sayılı TTK m.55/1-a-4 hükmü uyarınca davacıya ait tasarım hakkına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu tespit edildiğinden tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüz oluşturan ... hesabındaki yayının önlenmesine ve durdurulmasına, karar verilmiştir.
Davalının mobilya imalatçısı olmadığı, mobilya satıcısı olarak faaliyet gösterdiği, davalıya ait işyerinde ve ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, mütecaviz ürün, ürün parçası, tanıtıcı evrak tespit edilmediğinden, davalının eyleminin salt ... hesabında ticari amaçlı yapılan paylaşım olarak kaldığı anlaşıldığından, davacı yanın sair kaldırma, el koyma, davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması, imha istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşsa da, tazminat sorumluluğunun "kusur" sorumluluğuna müstenit olduğu, somut olayda davalının imalatçı olmadığı, satıcı vasfı ile hareket ettiği, iş bu davaya konu tasarım ürününü kendisine ait ... hesabında teşhir etse de, bu ürünün somut olarak davalı tarafından satıldığının ispatlanamadığı, davalı yanın iş bu davaya konu ürünü teşhir ettiklerini, ancak kısa bir süre sonra kaldırdıklarını, satışını yapmadıklarını yerinde yapılan inceleme esnasında bilirkişilere beyan ettiği, bu beyanın aksini ortaya koyan delilin gerek davalıya ait işyerinde, gerekse davalıya ait ticari kayıtlarda bulunamadığı, mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinin davalı yanın, iş bu davaya konu teşhir ettiği ürünün taklit olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğuna dair inceleme yapılabilmesinin mümkün olmadığının 19/03/2024 havale tarihli raporda belirtildiği, buna göre mahkememizce re'sen yapılan incelemede; davalının iş bu davaya konu ürünü sattığı iddiasının ispatlanamaması, eyleminin sadece ... hesabında teşhir ile sınırlı kalması, davalının basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan tacir vasfına değil, esnaf vasfına sahip olması, esnafların 6102 sayılı TTK m.18/2 hükmünde düzenlenen basiretli tacir gibi davranma külfeti altında bulunmadıkları, davacının esasen ... merkezli ticari faaliyette bulunurken, davalının ... iline coğrafi olarak oldukça uzak ... ilinde faaliyet gösterdiği, tarafların yakın yerlerde ticari faaliyette bulunmadıkları dikkate alındığında, davalının, davacı yanın ticari faaliyetlerinden haberdar olması gerektiğinin kendisinden beklenemeyeceği, davacının, davalı eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğuna yönelik herhangi bir bildirimde bulunmadan iş bu davayı açması, davalının imalatçı olmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalının, iş bu davaya konu eylemde bulunurken teşhir ettiği ürünün taklit olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu söylenemeyeceğinden, dolayısıyla "kusur" şartı sağlanmadığından davacı yanın ileri sürdüğü tazminat istemlerinin koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaati ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan hükmün ilanı isteminde bulunmuş olup, hükmün ilanı talebinde davacı yanın hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından; karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
Dava açılmadan önce taraflar arasında cereyan eden zorunlu arabuluculuk görüşmesine davalı yanın katılmadığı 15/05/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Kanun m.18/A-11 hükmü uyarınca yargılama giderlerinin tamamından davalı taraf sorumlu tutulmuş olup, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının, davacıya ait ... sayılı tasarım hakkına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eyleminin TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE ve DURDURULMASINA, tecavüz oluşturan ... hesabındaki yayının ÖNLENMESİNE ve DURDURULMASINA, davacı yanın sair kaldırma, el koyma, davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması, imha istemlerinin REDDİNE,
Maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama ile alınan 725,80 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 298,20 TL harcın talebi halinde davacıya iade edilmesine,
3-Tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, hükmün ilanı istemleri bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yanın sair kaldırma, el koyma, davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması, imha, maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından her ne kadar ret kararı verilmiş olup davalı da kendisini vekil ile temsil ettirmişse de 6325 sayılı Kanun m.18/A-11 hükmü uyarınca davalı taraf zorunlu arabuluculuk görüşmesine katılmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 10.600,00 TL bilirkişi ücreti, 457,75 TL posta-müzekkere-tebligat masrafı, 524,47 TL noter masrafı olmak üzere toplam 12.215,32 TL yargılama giderinin tamamının 6325 sayılı Kanun m.18/A-11 hükmü uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin tamamının 6325 sayılı Kanun m.18/A-11 hükmü uyarınca davalı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanun m.18/A-11 hükmü ve m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin tamamının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK m.333 hükmü uyarınca karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/05/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır