T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/364 Esas - 2024/201
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/364 Esas
KARAR NO : 2024/201
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Telif Tazminatı
DAVA TARİHİ : 10/08/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Telif Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 10/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının lisans hakkı kendisine ait olan "..." isimli bilgisayar yazılımının FSEK uyarınca eser sahibi olduğunu, davacının ... yazılım programını ... nezdinde 24.05.2012 tarihinde tescil ettirdiğini, davacının şirketin yazılım sektörünün kendine has özellikleri nedeniyle ... nezdinde ... isim hakkının marka tescilini de ... numarası ile gerçekleştirmiş olduğunu, "..." isimli programın, sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde şekillenmiş, FSEK’te bulunan eser türlerinden fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle ilim ve edebiyat eseri vasfında olduğunu, müvekkilinin, tüm yasal hakları kendisinde bulunan bu programın kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması, tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması v.b. konularında yurt içinde veya yurt dışında hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, davalı firma tarafında da lisanssız bir şekilde ... programını ve ürünlerini kullandığı ihbarı sonrasında .... sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, yapılan tespit işlemi sonucunda ilgili dosyadan düzenlenen 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı iş yerinde yapılan incelemede 3 adet bilgisayarın mevcut olduğu ve 2 adet masa üstü bilgisayarda ... programının bulunmadığı, ancak ... yazılımı ile oluşturulmuş en yenisi 2020 tarihli dosyalar bulunduğu, 1 adet bilgisayarda ... yazılımının bulunduğu ve inceleme sırasında da aktif ve çalışır durumda bulunduğu, kurulum işleminin lisanssız yazılım kurulum araçları ile yapılmış olduğunun tespit edildiğini, mali hakları davacıya ait olan ve "... A.Ş." adına lisanslanmış bulunan ... 5.2 versiyonunun kurulu olduğu ve kurulumun normal şekilde yapılmamış olduğu, denetim masasından ... programının kurulum bilgilerine bakıldığında "... " programlarının yüklenmiş olduğu, bilgisayarda ... programının uzantısı olan *. ...ile yapılan aramada çeşitli isimlerle adlandırılmış 2.886 adet ... yazılımı ile oluşturulmuş dosya bulunduğu yönünde tespit yapıldığını, ilgili bilirkişi raporu ile birlikte davalı firma tarafından müvekkil şirket yazılımlarının izinsiz olarak korsan diye tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin, davacının sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarında kullandığı, işi ve faaliyet alanı gereği bu programlardan haksız kazanç elde ettiğinin açıkça ortaya çıktığını, davalının FSEK mevzuatına aykırı hareket etmek suretiyle müvekkil şirketin mali haklarına tecavüz ettiğini ifade ederek; FSEK m.68 hükmü uyarınca bilgisayar programlarının davalı tarafından izinsiz ve lisansız kullanılması nedeniyle müvekkil şirketin mali hakları ihlal edildiğinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin öncelikle programların yükleme tarihlerinin tespit edilmesi halinde yükleme tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ise haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davanın başında talep edilen bedelin 416.455,40 TL artırılmak suretiyle istenilen bedel olan 426.455,40 TL telif tazminatının haksız eylemin gerçekleştiği 06/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C E V A P :
Davalı vekili 08/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna vaki itirazlarını tekrar ettiklerini, bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmında şirkette bulunan 2 adet masaüstü bilgisayarda ... programının bulunmadığı, geçmişte bu programın kullanıldığına dair emarelere de rastlanılmadığı, 1 adet dizüstü bilgisayarın ... yazılımını barındırdığı inceleme sırasında da aktif ve çalışır durumda bulunduğunun tespit edildiği, iş bu bilirkişi raporunda da görüleceği üzere yazılımın müvekkili şirket tarafından kullanıldığına dair herhangi bir somut delil emaresi dahi mevcut olmadığını, yine söz konusu bilirkişi raporunda; mevcut masaüstü bilgisayarların demirbaş olup olmadığı, şirkette bulunan dizüstü bilgisayarın kime ait olduğu, kim tarafından kullanıldığı, indirmelerin hangi tarihte gerçekleştirildiği gibi hususların açıklanmadığı, söz konusu dizüstü bilgisayarın şirket personeli olan harita mühendisinin şahsına ait olduğunu, mülkiyetin başkaca şahıslara ait olduğu, dizüstü bilgisayarının iradesi noktasında şirkete ilişkin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı bir durumda müvekkil şirketin davalı olarak gösterilerek aleyhe işlem tesis edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, aleyhe tespit yapıldığı iddia edilen husus her ne kadar müvekkil şirkete ait işyerinde gerçeklemiş ise de müvekkil şirket yetkililerinin kullanım nezdinde talimatları ve bilgilerinin söz konusu olmadığını, tamamı ile laptop yani taşınabilir şahsi mühendise ait bilgisayarda mühendisin kendi mesleki kullanımı ile alakalı bulundurmuş olabileceği bir husustan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin imkânsız olduğunu, ayrıca aleyhe dayanak gösterilen raporda dahi mühendisin şahsi bilgisayarına konu programların müvekkilin iş ve işlemleri için kullanıldığı hususunda aleyhe delil ve emare bulunmadığı gibi aksinin düşünülmesi durumunda dahi ilgili mühendisin kendi kullanımında olan ve şirket tarafından tahsis edilen bilgisayarın söz konusu olduğunu ve ilgili bilgisayarda ise aleyhe lisanssız ... kullanımının tespit edilmediğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.68 hükmünden kaynaklı Telif Tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacı yanın sahipliğini iddia ettiği "..." isimli yazılımın ve modüllerin eser mahiyetinde olup olmadığı, bu yazılım ve modüllerin hukuka aykırı olarak davalı tarafça çoğaltılıp çoğaltılmadığı, bu suretle davacının mali haklarının ihlal edilip edilmediği, mali haklar ihlal edildiyse bu ihlal eylemlerinin tarihi, davacının talep edebileceği telif tazminatı bedelinin ne kadar olabileceği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak tebliğ edilmiş, tarafların ibraz ettikleri deliller dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş, bundan sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek yargılamaya katılan taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, .... Mahkemesi'nin (... D.İş sayılı dosya içeriği, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
5846 sayılı FSEK’in 2/1 maddesi uyarınca, bilgisayar programlarının ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, aynı yasanın 1/B-g maddesi gereğince bilgisayar programının; “Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlandığı; şu halde bilgisayar programının bizzat kendisi ve bunun hazırlık çalışmalarının bu tanım içinde yer aldığı, FSEK’in 2/1.madde hükmünde bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları birer fikri eser olarak koruma altına alındıkları, bir bilgisayar programının esas olarak dört bölümden oluştuğu; bunların program akışı, algoritma, kodlar ve kullanıcı ara yüzlerden oluştuğu, bilgisayar programının değişik aşamalardan geçerek oluşan bir mimari yapı gibi olduğu; ortaya çıkartılan bu yapıda programın esasını ve bunun temelinde yatan düşünceleri okumanın mümkün olduğu; aslında bu düşünce ve fikirler tek başlarına korunmasalar da programlara özgünlük veren ve korunmasını gerekli kılan bu fikir ve düşüncelerin “bilgisayar programı” olarak somutlaştıklarında, nesnel fikri ürünler olarak korunmalarının kabul edildiği,
Program akışının, sistem analizlerinin yapılıp, gereksinimlerin belirlendiği ve işletim kavramının oluşturulduğu bölüm olduğu; bu bölümde programcının sistem mimarisini kurmakta, verilerin ve girdilerin değerlendirilmesini yapıp, somut problemin çözümü ile ilgili sistem mimarisinin mantıksal dizilimini yapmakta olduğu; böyle bir sonucun ise bir fikri çaba gerektirip, elde edilen sonucun bir fikrin ifadesi olduğu; şu halde yazılımın program akışı bölümünün koruma altında olduğu,
Kod yazılımının teknik anlamda program yazılımının en önemli bölümlerinden biri olduğu, toplam çalışmanın yaklaşık yüzde ellisini oluşturduğu; hazırlanan program ve hazırlık tasarımlarının gerek insan, gerekse donanım (hardware) tarafından okunup, girdi ve verilerin istenilen şekilde çıktılarının alınmasını sağlayan bölüm kodlaması ile mümkün olabildiği; açıklanan nedenle programın kod bölümünün de, kaynak (source) veya amaç (object) kod ayırımı yapılmadan koruma altına alındığı,
Algoritma ve arayüz veya kullanıcı arayüzü diye bilinen son iki unsurun ise koruma kapsamı dışında oldukları,
Bu bağlamda bilirkişi kurulu tarafından incelenen ... ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK’de öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikrî bir çabanın ürünü olması nedeniyle ilim eseri vasfında bulunduğu,
Aksi ispat olunmayan kanıtlar kapsamına göre, anılan bilgisayar programının, davalı kullanımının tespiti tarihinden de evvel, davacı şirket ve onunla birleşen şirket tarafından hazırlatıldığı ve pazarlandığı, şu hâle göre FSEK’in 12. maddesi hükmü de nazara alındığında, eserle ilgili hakların ve kullanım yetkisinin sahibinin davacı şirket olduğu,
5846 sayılı Yasa’nın 38. madde hükmü uyarınca bir bilgisayar programının, herhangi bir şekilde bir bilgisayara yüklenmesi ve çalıştırılmasının, ancak programı yasal yoldan edinmiş ve lisans hakkı elde etmiş kişilere ait bulunduğu,
Aynı Yasa’nın 22/son maddesi uyarınca, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerinin, bilgisayar programının çoğaltılması niteliğinde bulunduğu,
Bilgisayar programının yasal yollardan edinmemiş olanların yazılımı kişisel kullanım amacıyla bile çoğaltamayacağı,
.... Mahkemesi'nin (FSHHM Sıfatıyla) ... D.İş sayılı kararı ile 06.07.2023 tarihinde, davalı firmanın "...." adresinde, bilirkişi ve mahkeme heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, bu kapsamda 07.07.2023 tarihinde bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde; işyerinin puantör odasının çaprazında bulunan odada 1 adet dizüstü bilgisayarda ... modüllerin yüklü olduğu, kurulu ve çalışır durumda olduğu, yazılımın demo sürümü olmadığı, normal ticari sürüm olduğu, dizüstü bilgisayarda yükleme tarihi tespit edilemediğinden, haksız fiilin başlangıç tarihinin, tespit tarihi olan 06.07.2023 olarak kabul edilmesi gerektiği, ... yazılımın lisanlı olarak alınmasıyla, Anahtar, Token, Dongle, Aladdin gibi isimlerle adlandırılan programa özel USB cihazı verildiği, bu anahtar olmadan programın normal şartlarda çalışamadığı, lisanslı yazılımlarda, lisanslı ürünlerin kullanımı tanımlanarak müşteriye verildiği, lisanssız yazılımlarda bu USB cihazının bulunmadığı, somut olayda tespit yapılan dizüstü bilgisayardaki yazılımın, “kırık (...)” olarak tabir edilen bir kurulum dosyasından kurulduğu, diğer bir ifadeyle, yazılımın lisanslı alınması halinde yazılım CD’si ve beraberinde gelen kilit aparatı (dongle) mevcut olmadığı halde, bilgisayarca “varmış gibi algılanacak şekilde düzenlenmiş bir kurulum dosyasından” yüklendiği, dolayısıyla davaya konu yazılımın lisanssız olduğu, davacıya ait eserin davalıya ait işyerinde bulunan bilgisayara yüklenebilmesi için, hak sahibinin izninin alındığını gösteren bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, yine olayda mali hakları davacının tasarrufunda olan bilgisayar programının, davalının kontrolünde olan bir bilgisayara izinsiz (lisanssız) yüklenerek çoğaltılmasının söz konusu olduğu, dolayısıyla hak sahibi davacının FSEK m.22’den kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği, bu kapsamda çoğaltma hakkının ihlaline dayalı olarak davacı tarafın tazminat talebinde bulunabileceği, davalı taraf her ne kadar tespite konu bilgisayarın davalı şirkete ait olmadığını, şirket çalışanına ait bilgisayarda yapılan tespit dolayısıyla şirketin hukuki sorumluluğunun doğmadığını belirtse de, 5846 sayılı FSEK m.66/2 hükmü uyarınca, davalı yanın ileri sürdüğü maddi vakıa kabul edilse bile davalı şirketin haksız eyleminden kaynaklı olarak davalı şirketin de hukuki sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle, davacı yanın, dava konusu haksız eylemden kaynaklı olarak davalı yandan telif tazminatı isteminde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti marifetiyle davacıya ait ticari defterlerin bulunduğu yerde yerinde inceleme yapılması suretiyle tanzim edilen 30/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere;
Davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, .... modüllerinden 2023 yılının ilk yarısında ve ikinci yarısında fiyat değişikliği olması nedeniyle şirket tarafından yapılan satışların toplam net satış tutarları yani faturaların üzerinde gösterilen iskontolar düşüldükten sonraki net tutarlar toplanarak bulunan toplam net satış tutarı ile aynı dönemdeki toplam satış miktarlarına bölünmesi neticesinde bulunan ortalama birim net satış tutarlarını gösteren ve bilirkişi raporunda yer verilen tablodaki veriler nazara alındığında;
Davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu yazılımın satışına ilişkin düzenlenen faturalarda ... 5.2 sürümünün satıldığına dair bir bilgiye rastlanılmadığı, 2023 yılındaki tüm satışların ... 8.5 sürümüyle ilgili olduğu, 2023 yılında spesifik olarak ... 5.2 satışını gösteren bir fatura bulunmadığı, ... 2023 yılı listesine göre ... ana modül ve ekli modüllerin lisans bedelinin KDV hariç toplam 177.689,75 TL olduğu, ancak; iş bu davaya konu ... 5.2 ürününün 2006 yılında çıktığı, ... 6.0 yazılımının 2012 yılında, ... 7.0 sürümünün 2017, ... 8.0 sürümünün 2019, ... 8.5 sürümünün 2022 yılında çıktığı, iş bu davaya konu ... 5.2 ürününün davalı işyerindeki bilgisayarda ise 06.07.2023 tarihinde bulunduğu dikkate alındığında, 2023 yılında güncel sürümün ... 8.5 olduğu, davalının üç eski sürüm yazılım aldığı değerlendirildiğinde ürünün eksi ve eksik özellikleri sebebiyle %20 oranında daha indirim yapılabileceği, bu indirim yapıldığında lisans bedelinin 141.151,80 TL olduğu, FSEK m.68 uyarınca lisans bedelinin 3 katı tutarında telif tazminatı talep edilebileceğinden, 141.151,80 TL X 3 = 426.455,40 TL olarak tespit edilen telif tazminatının 06/07/2023 tarihinden itibaren değişik reeskont faiz oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı yan, davacı yanın ıslah dilekçesine karşı her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüşse de; 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca varsayımsal bedel veya telif tazminatı talebi, farazi sözleşme ilişkisine dayandırıldığından, TBK.'nın 146 vd. maddeleri uyarınca bu istemin 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş uygulamaları gereği olduğu (...) dikkate alınarak, ... Mahkemesi'nin (FSHHM Sıfatıyla) .... D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti tarihi ile ıslah tarihi arasında en az 10 yıl süre bulunmadığından ileri sürülen zamanaşamı def'inin reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; 426.455,40 TL telif tazminatının 06/07/2023 tarihinden itibaren değişik reeskont faiz oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 29.131,17 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan 7.469,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 21.661,32 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 65.703,76 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 99,20 TL vekalet harcı, 7.200,00 TL ıslah harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 327,00 TL posta-tebligat masrafı, 3.901,90 TL .... Mahkemesi'nin (.... Mahkemesi Sıfatıyla) 2023/24 D.iş sayılı dosyasında sarf edilen delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 18.067,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 76,80 TL vekalet harç sarfiyatı ve 159,00 TL dosya masrafına ilişkin olmak üzere toplam 235,80 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/05/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır