T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/344 Esas - 2024/214
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/344 Esas
KARAR NO : 2024/214
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 27/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının fabrikasında terlik-ayakkabı tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiği, gerek tasarım gerekse marka için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğu, yurt içinde ve dışında fuarlara katıldığı, Türkiye’de 1800 perakende noktasına satış ve Dünya’nın 50’den fazla ülkesine ihracat yaptığı, Türkiye çapında dağıtım ağı oluşturarak bayiler ve fuarlar vasıtasıyla ürünlerini tüketiciye sunduğu, davalıya ait "..." ibareli 12. ve 35. sınıf mal ve hizmetleri bakımından yapılan marka başvurusu ile davacıya ait "..." esas ibareli markaların görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ... markasının davacının ... markası ile tek bir harf dışında farklılığının bulunmadığı, davalı markada kullanılan ... unsurunun markanın geneline hakim olmaması nedeniyle markayı ayırt edici hale getirmediği, tali nitelikte olduğu ve marka benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağı, ...+... markalarında ... unsurundansa ... unsurunun ön planda olduğunun kabulü gerektiği, kelimelerin farklı bir yazı tipi ile yazılmasının da başvuruyu ayırt edici hale getirmek için yeterli olmadığı, taraf markalarında aynı harfleri aynı dizin içerisinde ihtiva etmesi ve farklı olan “...” ila “....” harflerinin de sesçil açıdan birbirlerine yakın olması nedeniyle markaların okunuşları, yani kulakta bıraktıkları “tını”larının da benzer olduğu, işaretlerin kavramsal açıdan karşılaştırılması neticesinde de; karşılaştırılan işaretlerin, yerleşik/bilinen bir anlamı olmayan yakın benzer bir ibareyi ihtiva etmeleri nedeniyle tüketicinin zihninde farklı birer algı oluşturmadıkları, yani kavramsal açıdan da farklı olmadıkları, tüketiciler kelimelerin başlangıç kısımlarına daha fazla odaklanacağından, aynı/benzer kanallarla sunulan aynı/benzer hizmetlerde karıştırabileceği, SMK 6/1 kapsamında mal ve hizmetlerin benzerliği şartının gerçekleştiği halde 12. sınıf mal ve hizmetler bakımından davacının itirazının reddedildiği; ... piyasada bilinilirliği yüksek ve Türkiye’nin öncü markalarından biri olduğu, ... ibaresinin ... sayı ile ... nezdinde tanınmış marka olarak da tescilli olmasına rağmen 30.05.2023 tarihli ... sayılı ... kararında karıştırılma ihtimaline ilişkin yapılan değerlendirmede SMK 6/5 gerekçeli itirazlarının yerinde bulunmadığı, oysa, davalının tescil ettirmek istediği "..." markasının davacı markasının bir serisi izlenimi uyandırarak haksız kazanç elde edileceği, alıcıların davacıya ait marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ibareli başka bir ürünü gördüğünde markaları karıştırarak satın alma eğilimini güvendiği markayı satın alıyor saiki ile değiştireceği ve karıştırılma tehlikesini kaçınılmaz hale getireceği, ortalama fiili tüketici ve potansiyel tüketicilerin, ... markasını, ... ile bağlantılı bir marka olduğunu, tanınmış ... markasının farklı bir sektörde faaliyet gösterdiğini düşünecekleri, davalı markanın -her ne kadar itiraz üzerine reddedilmiş olsa da- markasını 35. sınıfta da tescil ettirmek için başvuru yapması kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğu, ... markası ayırt ediciliği yüksek bir marka olup, tesadüfi olarak seçilme ihtimalinin bulunmadığı belirtilerek; ....’nın 30.05.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline, davalının marka başvurusunun tesciline karar verilmesi halinde hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 04/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının dava konusu "..." ibareli markasının davacının itiraza mesnet markaları ile SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının itiraz mesnedi markaları çoğunlukla 25. sınıfta tescilli iken, davalı dava konusu markasını 12. ve 35. sınıflarda tescil ettirmek istediği, somut olaya bakıldığında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5. maddesindeki şartların oluşmadığı belirtilerek; davanın reddi talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... kararının iptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 22.11.2021 tarihinde "...+..." ibareli ... sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğu, marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.12.2021 tarih ve 387 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 27.01.2022 tarihinde "..." ibareli markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 ve m.6/5 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 11.03.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde ... sayılı markaya ilişkin olarak kullanmama def'i ileri sürdüğü, ...'nca SMK m.6/1 hükmü gereği marka tescil başvurusundan bir kısım hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 15.09.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 30.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu yargılama safahati içerisinde tescil edilmemiştir.
Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... kararının iptali istemi bakımından ise marka işlem dosyası ile sınırlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran ve kısmen iştirak edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan ve iş bu davaya konu olan 12.sınıftaki emtialar, davacıya ait itiraza mesnet markaların kapsamlarında aynen bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 6769 sayılı SMK m.11/4 hükmü uyarınca, aynı sınıftaki malların otomatikman aynı veya benzer olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, farklı sınıflarda yer alan mal veya hizmetlerin de otomatikman farklı mal ve hizmetler olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dava konusu 12.sınıftaki emtialar ile davacının itiraza mesnet markalarının 25. sınıfta kapsadığı giyim eşyaları ve 18. sınıfta kapsadığı deri ve deriden mamul eşyalar malları ile bu malların 35. sınıfta toptan veya perakende satışı hizmetleri; birbirini ikame etmeyen, birbirini tamamlamayan, birlikte kullanılmayan, aynı ihtiyacı gidermeyen, dahil oldukları sektör, üreticileri, üretim yerleri ve metodları, üretimlerinde kullanılan hammadde ve malzemeler, tedarikçileri, dağıtım kanalları, satış noktaları farklı olan, karakteristik özellikleri itibariyle benzerlik barındırmayan, tamamen farklı mal ve hizmet niteliği taşımaktadır.
Davacının itiraza mesnet .... sayılı markaları 35. sınıfa konu konu “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri”ni kapsamaktadır. Ancak; davaya konu 12. sınıftaki mallar ile 35. sınıfa konu bu hizmetler de birbirini ikame etmeyen, birbirini tamamlamayan, birlikte kullanılmayan, aynı ihtiyacı gidermeyen, dahil oldukları sektör, üreticileri, üretim yerleri ve metodları, üretimlerinde kullanılan hammadde ve malzemeler, tedarikçileri, dağıtım kanalları, satış noktaları farklı olan, karakteristik özellikleri itibariyle benzerlik barındırmayan, tamamen farklı mal ve hizmet niteliği taşımaktadır.
Davacının itiraza mesnet gösterdiği .... sayılı markaları 35. sınıfta 1 ile 34 tüm mal gruplarını ve dolayısıyla “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları.Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları.Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler.Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları.Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar.Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar.Patinaj zincirleri.Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler.Lastik şişirme pompaları.Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar.Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler.El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar.Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç).Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç)” mallarının biraraya getirilerek toptan veya perakende satışı hizmetleri”ni de kapsamaktadır. Davacı markaları kapsamında yer alan bu hizmetler ile dava konusu 12.sınıftaki emtialar arasında benzerlik ilişkisi bulunmaktadır. Zira; bir malın üretilmesinin doğal sonucu o malın satışı/pazarlanmasıdır. Dolayısıyla; 12.sınıftaki emtialar ile bu emtiaların satışı hizmetleri arasında birbirini tamamlayıcılık ilişkisi bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda her ne kadar davacının yukarıda belirtilen markalarının 35.sınıfta 1'den 34'e kadar tüm mal gruplarını kapsadığı, davacının tüm bu mal gruplarını kapsayarak elde ettiği tescilin 12.sınıf malların kendisi için koruma ve tekel hakkı sağladığı ve söz konusu mal-hizmetlerin benzer sayılamayacağı yönünde görüş bildirilmişse de, ... sayılı kararında; itiraza mesnet markanın 35.sınıfta satış hizmeti bakımından sayma suretiyle somutlaştırılma yapıldığı hallerde, ayrıca bu malların satışının fiili olarak yapıldığının ispatlanması gerekmemektedir (Elbetteki kullanmama def'i şartları oluşmuşsa ve bu def'i ileri sürülmüşse bu husus istisna tutulmak kaydıyla). Bir başka deyişle, kullanım ispat şartı itiraza mesnet markada 35. sınıf kapsamında malların sayılmaması halinde gerekli olup, somut olaydaki gibi malların sayılmış olması halinde ayrıca bir ispata ihtiyaç bulunmamaktadır. Dolayısıyla; bilirkişi raporunun bu kısmına mahkememizce iştirak edilmemiş olup, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 12.sınıftaki emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı markaların kapsamlarında yer alan 35.sınıftaki 12.sınıf emtiaların satışı hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davaya konu "...+..." ibareli başvuru markası, ... unsuru içermekle birlikte, “Ses görünümden daha yüksek sesle konuşur“ ilkesi gereği genellikle sözcüklerin baskın ve ayırt edici unsur olduğu, başvuru markasında yer alan "..." unsurunun, "Sözcük" unsuruna göre arka planda kaldığı, başvuru markasının ... olarak okunup, işitilip algılanacağı ve markanın asli, baskın ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğu, kanaatine varılmıştır.
Davacının, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan emtialar ile benzer hizmetler barındırdığı tespit edilen itiraza mesnet ... sayılı markaları; "....+..." ibarelerinden oluşmakta olup, bu markaların esaslı unsuru "..." ibaresidir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı markaların kapsamlarında yer alan bir kısım hizmetlerin benzer olduğu, başvuru markasının esas unsurunun "..." ibaresinden, itiraza mesnet davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştukları, "..." ve "..." ibarelerinin her ikisinin de dört harften oluştuğu, markaların ilk iki ve son harflerinin aynı olduğu, sadece baştan üçüncü harflerinin farklı olduğu, markalar arasındaki tek harf farklılığının markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliği bertaraf edemediği, kavramsal olarak markaların farklı nesnelere çağrışım oluşturmadıkları, buna göre, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı 35/5.sınıfta 12.sınıf emtiaların satışı hizmetlerini gören veya işiten ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu 12.sınıf emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacı markaları arasında ilişki kuracağı, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafından, davalının marka tescil başvuru tarihi olan 22.11.2021 itibariyle, ... markasının parasal değerine, markanın herhangi bir mal veya hizmet bakımından tanıtım ve reklamı için yoğun ciddi çalışmalar yapıldığına ve reklam harcamaların tutarına, markanın pazar payına, dağıtım kanallarının genişliğine, markanın herhangi bir ödül kazandığına, markanın tanınmışlığından ötürü üçüncü kişilerce markayı sahiplenme, taklit ve tecavüz eylemlerinin yoğunluğuna veya markanın tanınmışlık düzeyine dair kamuoyu yoklama, anket ve benzeri yeterli nitelik ve nicelikte delil marka işlem dosyasına sunulmadığından, davacı markasının, davalının başvuru tarihi itibarıyle herhangi bir mal veya hizmet bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğunun veya 2011 yılındaki ...'e tescil edilen tanınmışlık düzeyinin korunduğunun ispatlanamadığı, ayrıca, bir an için davacı markalarının özellikle "terlik" emtiaları bakımından tanınmış olduğunun ispatlandığı düşünülse bile bu emtialar ile başvuru markasında yer alan 12.sınıftaki emtiaların olumlu veya olumsuz imaj transfer riski doğuracak nitelikte bir ilişki biçimi bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; SMK m.6/1 hükmü koşulu somut olayda oluştuğundan; ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-... kararının iptali isteminin KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
2-Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 76,80 TL vekalet harcı, 130,00 TL posta-tebligat, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.246,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır