T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/328 Esas - 2024/196
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/328 Esas
KARAR NO : 2024/196
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ....
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 17/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davaya konu tasarım başvuru tarihi itibari ile davalı şahsa ait ...sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, itiraza dayanak tasarım ile davaya konu tasarımın
benzer olduğunu, itiraza gerekçe gösterilen tescilli tasarım ile davaya konu
tasarım arasında genel izlenimde belirgin bir farkın mevcut olmadığını, benzer mahiyette tasarımların, davaya/itiraza konu tasarımın başvuru tarihinden önce
kamuya sunulmuş olduğunu, davalının tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte
olmayıp mutlak surette mezkur ... kararının iptali ve iş bu tescilin hükümsüzlüğünün
gerekmekte olduğunu beyanla; davaya konu ...sıra numaralı tasarımın
üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik sicile ilişkin
ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
.... tarafından verilen ... sayılı kararın iptaline ve ...
sıra numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 28/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ...sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarımın genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu, itiraza konu ürünün daha
kısa, tek tarafa doğru incelen, iki uzun kenarında yay gibi kırılmaların olduğunu, diğer ucunda
ise hafif bir kırık olduğunu, itiraza gerekçe ürünün ise daha uzun, iki tarafa doğru daralan bir
yapısının olduğunu, iki uzun kenarının keskin birleştiği, bu nedenle tasarımların birbirinden
farklı olduğu kanaatine ulaşılmış olduğunu, itiraza konu kulpun iki kapakta simetrik şekilde
yerleştirildiğinde iki tarafa doğru inceldiği düşünülse bile tasarımın orta kısmındaki kırık
yapıdan dolayı bir V oluşacağını, ayrıca tasarımlar başvuruya konu görünüşleriyle
değerlendirildiğinden kullanımdaki benzerliğin değerlendirmeyi etkiler nitelikte olmadığını, bu
nedenle davaya konu tasarımın, itiraz gerekçeleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu
sonucuna ulaşılmış olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait .../4 sayılı tasarımın mutlak anlamda yeni olup olmadığı, söz konusu tasarım ile mesnet tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzerlik bulunup bulunmadığı, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şahsın 07.01.2022 tarihinde ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 13.07.2022 tarih 392 sayılı ...'nde tescilin yayımlandığı, davacının 29.08.2022 tarihli dilekçesi ile ... sayılı tasarımın yayınına itiraz ettiği, davalı şahsın 05.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ...'nun ... sayılı kararı ile; "İtirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verdiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.
Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez.
Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç özel veya teknik hususlarda tespitler barındıran bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu tasarım "kulp" ürününe ilişkindir. Bilirkişi heyetinin söz konusu ürün bakımından yapmış olduğu seçenek özgürlüğüne ilişkin örneklendirmelerden görüleceği üzere; konu kulp tasarımı olunca teknik zorunluluk, kulpun kullanılacağı kapağa montajı için bir alanı olması ve tutulması için bir alanı olmasıdır. Bunun dışında herhangi bir teknik zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla; tasarımcının söz konusu tasarımı yaparken seçenek özgürlüğü son derece geniştir.
Somut olay açısından incelendiğinde, bilgilenmiş kullanıcı; gerek kendi kullanımı için, gerekse ürettiği bir mobilyaya monte etmek amacıyla kulp almak için araştırma yapan bir kullanıcı olarak belirlenmiştir.
Dava konusu ...sayılı tasarım ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen ... sayılı tasarım karşılaştırıldığında;
Her iki ürünün de tasarımcısı davalı ...’dır. Her iki ürün de mobilya kulpu olarak tasarlanmış olup temel tasarım öğe ve prensiplerinin kullanımı ve dağılımı açısından benzer nitelikte ürünler oldukları düşünülmektedir. Önceki tarihli ürün alt ince kısmı tek taraflı düşünülmüş, ancak davalı üründe ise tutamak kısmı iki ince alan ile uzatılmıştır. Ürünleri oluşturan şekil, biçim, form ve çizgisellik tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında anlamlı düzeyde benzer öğelerden oluşturulduğu ve tesadüfi olmadığı izlenimi vermektedir. Dava konusu üründe ince uzantılı kısımların tutamak kısmının alt ve üstüne yayılması ya da mesnet ürünün tutamak kısmının alt bölümde olması farklı bir anlam yüklememektedir. Bilgilenmiş kullanıcı algısında bu iki ürün arasında yeni veya farklı bir izlenim oluşturmadığı düşüncesi vardır.
... nolu tasarım tescilli ürünün aynısının 12 Temmuz 2020, 22 Nisan 2019 ve 11 Ağustos 2020 tarihlerinde internet üzerinde yayınlandığı, dolayısıyla bu tarihlerde kamuya sunulduğu görülmektedir. Davaya konu ...nolu tasarım tescilli ürünün ise bu ürün ile benzer olduğu, kulpun burada bütün olarak sunulduğu (tutamak yerinin alt ve üst kısmına ince eklentiler yapılmıştır), mesnet üründe ise simetrik denge bozularak tutamak yerinin sadece alt ince kısmının verildiği müşahede edilmese de, bu hususun, tasarımın genel bütünlüğünü, anlam ve etkisini bozmadığını, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yeni ve farklı izlenim oluşturmadığı, temel tasarım öğelerinin kullanımı ve dağılımı açısından benzer oldukları saptanmıştır.
Yukarıda yer verilen tespitler ışığında; ... tasarım tescilli ürün ile davaya konu ...tasarım tescilli ürün (mobilya kulpu) görsellerinin bilgilenmiş kullanıcı algısında yeni ve farklı izlenim oluşturmadıkları, benzer oldukları, dosya ekinde sunulan web uzantıları incelendiğinde; davaya konu tasarımın, sunulan mesnet ürün görselleri ile anlamlı düzeyde benzer oldukları, mesnet ürünlerin sırasıyla 12 Temmuz 2020, 22 Nisan 2019 ve 11 Ağustos 2020 tarihlerinde kamuya sunuldukları, dolayısıyla davaya konu ...sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu ...sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
2-Dava konusu ...sayılı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
3-6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca kararın bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 76,80 TL vekalet harcı, 626,00 TL posta-tebligat, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.742,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilini yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır