T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/94 Esas - 2024/239
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/94 Esas
KARAR NO : 2024/239
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
...
Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticaret Ünvanının Korunması - Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
YAZIM TARİHİ : 01/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Ticaret Ünvanının Korunması - Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 29/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2016 yılında .... ilinde kurulmuş bir otomotiv firması olduğunu, ikinci el araç alım satım işi ile uğraştığını, sektöründe bilinen bir firma olduğunu, faaliyetlerinde “...” ibaresini hem ticaret ünvanı hem de markasal unsur olarak kullandığını, davalı yanın müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, “...” adı altında bir galeri kompleksi yatırımında bulunduğunu, davalı yanın bu proje ile çeşitli araba galerilerini bir araya getirmeyi planladığını, davalı yanın "...." alan adı üzerinden bu projenin tanıtımlarını yaptığını, bu tanıtımlarda “...” ibaresini ön plana çıkardığını, davalının Google reklamlarında da yine “...” ibaresini kullandığının açıkça görülebileceğini, davalı yanın ... sayısı ile “... ...” şeklinde marka başvurusunda da bulunduğunu, bu başvuruya karşı müvekkilinin itirazda bulunduğunu, itirazların değerlendirme aşamasında olduğunu, davalının hukuka aykırı bir şekilde kullanımlarını sürdürmesi nedeniyle .... Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ve 12.08.2022 tarihli ihtarının davalıya gönderildiğini, davalının ihtarnameye, yapılan tebliğe rağmen, herhangi bir cevap vermediğini, davalı yanın kullanımlarının müvekkilinin ticaret ünvanından doğan haklarını ihlal ettiğini, müvekkili ticaret ünvanının çekirdek kısmının aynısının davalı tarafça kullanıldığını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı yanın bu kullanımının hukuka aykırı olduğunu, davalının açıkça müvekkilinin sektörel tanınmışlığından faydalanmayı amaçladığını, bu durumun aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin SMK m.6/3 uyarınca “...” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin 2016 yılından beri işletme tabelasında “...” ibaresini kullandığını, yine sosyal medya hesaplarında bu isim altında paylaşımlarının bulunduğunu, sektörde yaptığı reklam faaliyetlerinde tanıtımlarını "... ...” şeklinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin otomotiv ve galericilik sektöründe gerçek hak sahipliğinin kabulü gerekeceğini, davalı yanın kötü niyetli olduğunu iddia ederek; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile tercihen teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte olursa uygun bir teminat mukabilinde davalının "..." ibareli her türlü kullanımının tedbiren yasaklanmasına, TTK m.52 uyarınca müvekkilinin ticaret ünvanının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davalı yanca kullanımının ticari dürüstlüğe ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, davalı yanın "..." ibaresini kullanımının yasaklanmasına, TTK m.56 uyarınca davalı yanın, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu "..." markasını kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen; davalının "..." ibaresini içeren işyeri tabelalarının, tanıtım araçlarının, kartvizit, broşür, her türlü tanıtım evrakının imhasına, "..." adresli internet sitesinin, araç satış sitelerindeki sayfalarının kapatılmasına, google, ...ve sair arama motorlarında yer alan ve "..." ibaresinin kaynak kod (anahtar kod, yönlendirici sözcük) olarak kullanılması suretiyle davalıya ulaşılmasını sağlayacak her türlü girişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 6102 sayılı TTK m.54 vd hükümleri ve 6102 sayılı TTK m.52 hükmünden kaynaklı Haksız Rekabet - Ticaret Ünvanının Korunması istemlerine yöneliktir.
.... Mahkemesi'nin 02/01/2023 tarih .... sayılı kararı uyarınca verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine davacı yanın talebi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yukarıda yazılı esasa kaydedildiği müşahede edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının ... ibaresini ticari etki doğuracak şekilde kullanıp kullanmadığı, kullanım olgusu varsa, bu durumun davacıya ait ticaret ünvanına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, bunlara bağlı olarak; davalı eylemlerinin, davacıya ait ticaret ünvanına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, ... ibaresinin davalı tarafından kullanımının yasaklanması, tecavüz eylemlerinin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen ... ibaresini içeren işyeri tabelaları, tanıtım araçları, kartvizit, broşür, her türlü tanıtım evrakının imhası, "..." adresli internet sitesinin, araç satış sitelerindeki sayfalarının kapatılması, google, ...ve sair arama motorlarında yer aldığı iddia edilen ... ibaresinin kaynak kod (anahtar kod, yönlendirici sözcük) olarak kullanılması suretiyle davalıya ulaşılmasını sağlayacak her türlü girişimin engellenmesi istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip dilekçe teatisi yapılmış, davacı yanın sunduğu deliller alınmış, marka başvuru dosyası celp edilmiş, .... Esas sayılı dava dosyası UYAP üzerinden temin edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişiden maddi vakıalara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, davacı yanın ibraz ettiği deliller, marka işlem dosyası, .... Esas sayılı dava dosyası içeriği, maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı yanın ... nezdinde tescilli bir markası bulunmamaktadır. Davacı yan “...” markası üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasına dayanmış olup bu kapsamda dosya içerisinde gerek dava dilekçesi içerisi ve eklerinde gerekse de bir adet CD içerisinde delillerini ibraz etmiştir.
Davacı şirketin ticaret siciline 20.04.2016 tarihinde tescil edildiği, otomotiv sektöründe faaliyetlerinin bulunduğu görülmüş, bilahare deliller üzerinde yapılan incelemelerde, davacının 2017 yılı ve devamında “... ...” ibaresinin tanıtımları için başta .... gibi sosyal medya platformlarında aktif tanıtım, reklam ve paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımların tamamının davacı yanın galericilik hizmetlerine yönelik olduğu, yine davacı yanın... adresinde, “... ...” ismi altında araç alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini gösteren ekran görüntülerinin dosyaya delil olarak sunulduğu, yine 2020 yılına ait ... kayıt ve faaliyet belgeleri, 2016 yılından itibaren vergi levha örnekleri, 2016 yılından itibaren kesilen çok sayıda gider pusula örnekleri, 2016 yılından itibaren kesilen çok sayıda irsaliyeli fatura örnekleri, 2017 yılına ait işyeri ruhsat örneği, çok sayıda tarihsiz fotoğraf gibi delillerin sunulduğu, sunulan delillerin tamamında davacı yanın galericilik – otomotiv sektöründe “...” markası üzerinde 2016 yılından beri süregelen hak sahipliğinin somut bir biçimde ortaya konulduğunun değerlendirilebileceği görülmüştür.
Davalıya ait olduğu iddia edilen “...." adresinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış olup, yerinde yapılan tespitte, geniş bir kompleks yapının varlığı görülmüş, bu yapıda 43 adet kiralık mağazanın var olduğu, mağazaların büyük bir kesiminin henüz boş olduğu, yapının giriş bölümünde “satış ofisi” altında bir mağazanın yapılı olduğu, ancak mağazada herhangi bir kimsenin bulunmadığı tespit edilerek, “...” kullanımları fotoğraflanmıştır.
Yine davalıya ait olduğu görülen "...." internet sitesinde ilgili komplekse ait sanal görsellere yer verildiği, bu görsellerde bilirkişi raporunda fotoğraflarına yer verilen binaların giriş bölümünde büyük bir totemin yer aldığı görülmekle birlikte bu totemin fiziki olarak henüz kurulmadığı görülebilmektedir. Alan adının 02.09.2022 tarihinde oluşturulduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi ile davalı yana ait muhtelif sosyal medya hesaplarında (instagram ve youtube) gerçekleştirilen tanıtım görsellerinden örneklere rapor içeriğinde yer verilmiştir.
Google arama motoru, ...arama motoru gibi arama motorlarında “...” ibaresi ile yapılan araştırmalarda "..." ibareli sonuçların ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Yine Google Haritalar uygulamasında da “...” şeklinde davalıya ait işyeri adres bilgilerinin çıktığı görülmüştür. Son olarak Google arama motorunda tek başına “...” anahtar kelimesi ile yapılan aramalarda ilk sırada çıkan sonuçların tamamının davacı yana ait olduğu görülmekle birlikte sıralamada davalı taraf web sitesinin de çıktığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre; davalının “...” şeklinde kullanımlarının mevcut olduğu, bu kullanımlarda davalının “...” ibaresini belirgin bir şekilde büyük, “...” ibaresini daha küçük bir şekilde konumlandırmak suretiyle kullandığının görülebildiği, başka bir ifadeyle gerek fiziki kullanımlarda gerekse de sair mecralardaki tanıtıcı kullanımlarda, davalı yanın “...” ibaresini ön plana bilerek ve isteyerek çıkarmak suretiyle kullanımlar gerçekleştirdiği, davalı yanın “...” markası altında sunacağı hizmetin, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren galerilerin/otomotiv mağazalarının bir araya getirileceği kompleks bir showroom yapısının işletilmesi, mağazalarının ve kompleksin idaresine yönelik olduğu tespitinde bulunulabileceği değerlendirilmiştir. Bu haliyle davalı yanın doğrudan otomotiv alım satım faaliyeti gösterdiği yönünde bir kanaate varılamamış ise de mezkur faaliyetin otomotiv sektörüne yönelik olduğu, dolayısıyla davacı yanın 2016'dan beri süre geldiği tespit edilen ilgili sektördeki kullanımları gözetildiğinde, davalının mevcut faaliyetinin davacı tarafça gerçekleştirilen, ilgili kompleks yapının davacı tarafça açılmak suretiyle hizmete sokulmuş bir faaliyet olarak davacı ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olacağı değerlendirilse de; davalıya ait ... sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvuru kaydının bulunduğu, tescil başvurusunun 13/10/2021 tarihli olduğu, tescil başvurusu kapsamında "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetlerinin bulunduğu, söz konusu marka tescil başvurusuna davacı yanın ... nezdinde SMK m.6/3, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri uyarınca yapılan itirazların nihai olarak ... sayılı ... kararı ile reddedildiği ve markanın 06/12/2023 tarihinde tescil edildiği müşahede edilmiştir.
Davalı yanın tespit edilen fiili markasal kullanımları incelendiğinde; tescil başvuruna konu ettiği "... ..." ibareli markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanımı mahiyetinde oldukları, zira tescil başvurusuna konu edilen markanın esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, markanın genel görünümü incelendiğinde ayırt ediciliğini sağlayan esaslı unsurun "..." sözcüğü olduğu, markada yer alan "..." sözcüğünün gerek oldukça küçük punto ile dizayn edilmesi, gerekse davalının ticaret ünvanının ayırt edici unsurunu oluşturması hasebiyle tali unsur konumunda olduğu, bu nedenle davalı yanın tespit edilen "..." esas unsurlu kullanımlarının tescil başvurusuna konu ... sayılı markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanımı mahiyetinde olduğu, yine davalı yanın markasal kullanımlarına konu faaliyet alanlarının, davalıya ait ... sayılı markanın koruma kapsamı altında yer alan "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri." kapsamında kaldığı, davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının, tescil başvuru tarihi olan 13/10/2021 tarihinden sonraki tarihli oldukları, başka bir deyişle, 13/10/2021 tarihinden önce davalı yanın "..." ibareli markasal kullanımlarda bulunduğuna yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı müşahede edilmiştir.
Davalı yanın iş bu davaya konu tespit edilen markasal kullanımlarının, yine davalıya ait ... sayılı markanın koruma kapsamı altında kaldığı anlaşıldığından, ... sayılı ... kararının iptali ve ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemli .... Esas sayılı dava dosyasının neticesinin iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılmasına karar verilmişse de, davacı vekili 16/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile bekletici mesele yönündeki ara karardan rücu edilmesini talep etmiş, yine, davacı vekili 03/04/2024 tarihli duruşmada; bekletici mesele yapılmaksızın mevcut delil durumuna göre karar verilmesini, ek bilirkişi incelemesi talebinin bulunmadığını beyan etmiş, söz konusu beyanını ayrıca imzası ile de tasdik etmiştir.
6100 sayılı HMK m.24 hükmüne göre; Hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya zorlanamaz veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder.
Yukarıda yer verilen norm ile medeni usul hukukuna tabi olan ilkelerden "Tasarruf İlkesi" düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesi, taraflara dava üzerinde tümüyle tasarruf edebilme, davanın açılması konusundaki inisiyatifi davacıya tanıma, dava konusunu belirleme, dilekçeler vermek suretiyle davaya etki etme ve bu bağlamda, mahkemenin karar vermesine gerek kalmaksızın davayı sona erdiren işlemler yapılabilmesini kapsamaktadır (....).
Yukarıda yer verilen "tasarruf ilkesi" doğrultusunda somut olayda yapılan değerlendirmede; davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemini de içeren .... Esas sayılı dava dosyasının neticesinin iş bu davanın sonucunu etkileyeceği dava malzemesinden anlaşıldığından bekletici mesele ara kararı verilmişse de, davacı vekilinin, bekletici mesele ara kararının sonucundan müvekkili lehine olası doğabilecek haktan sarf-ı nazar ederek söz konusu ara karardan rücu edilmesi istemi nedeniyle, tasarruf ilkesinin bir görünümü olarak, dilekçeler vermek suretiyle tarafın davaya etki etme imkânı hakkına saygı gösterilmek suretiyle .... Esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenmeksizin yargılama sonuçlandırılmıştır.
Buna göre; davalının ... sayılı tescilli markasına dayalı olarak iş bu dosyada ileri sürülen markasal kullanımları gerçekleştirdiği, tespit edilen markasal kullanımların, tescil başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları, 6769 sayılı SMK m.23/1 hükmüne göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başladığı, davacı yanın 6769 sayılı SMK'den kaynaklı önceki tarihli başvuru veya rüçhan hakkının bulunmadığı (SMK m.155 hükmünün kapsamı hakkında ..., Marka Korumasında Tescil ve Öncelik İkilemi Üzerine .... Işığında Bir İnceleme, .... davacı yanın önceki tarihli ticaret ünvanı veya önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımlarından kaynaklı olarak 6769 sayılı SMK m.155 hükmünün somut olayda uygulama alanı bulabileceğinin söylenemeyeceği, nitekim .... sayılı kararına konu uyuşmazlıkta; önceki tescilsiz markasal kullanımlardan kaynaklı olarak sonraki tarihli tescilli haktan doğan markasal kullanımlara karşı 6769 sayılı SMK m.155 hükmünün uygulanamayacağı hususunun benimsendiği, dolayısıyla, somut olayda davalı yanın tespit edilen markasal kullanımları, tescilli marka hakkı kapsamında kaldığından söz konusu tescilin hukuka uygunluk sebebi oluşturduğu, bu nedenle davacı yanın önceki tarihli ticaret ünvanı ve tescilsiz kullanımlarından kaynaklı olarak sonraki tarihli tescile uygun markasal faaliyetleri engelleyemeyeceği, sonraki tarihli tescilin hükümsüz kılınması halinde 6769 sayılı SMK m.27/1 hükmüne göre sonraki tarihli markasal kullanımlara sağlanan koruma kalkanı hiç doğmamış gibi geçmişe etkili olarak ortadan kalkacak olsa da, yukarıda izah edildiği üzere, davacı yanın hükümsüzlük davasının neticesi beklenmeksizin mevcut duruma göre karar verilmesi talebi "tasarruf ilkesi" bağlamında dikkate alındığından ve mevcut duruma göre davalı yanın markasal kullanımları hali hazırda geçerli tescilli hakka dayandığından davacı yanın ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile alınması gereken 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 444,60 TL ihtiyati tedbir talep harcı, 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı, 269,85 TL istinaf karar harcı, 60,42 TL dosya kapağı masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 784,50 TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 4.470,27 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 38,40 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/05/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır