T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/123 Esas - 2024/193
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/123 Esas
KARAR NO : 2024/193
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
YAZIM TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı 11/04/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına ... nezdinde tescilli .... sayılı markaları bulunduğunu, davalı tarafça bu marka tescillerinden doğan haklara tecavüz edildiğini, bu ihlalin öncelikle internet sitesi, sosyal medya hesapları, whatsapp yazışmaları, online alışveriş siteleri, faturalarda gerçekleştiğini, davalı şirketin müdürü ve tek ortağı ... adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü için ... E sayılı dosyasında dava açıldığını, davalar arasında bağlantı bulunduğunu, iş bu dava dilekçesi ile .... E sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalının müvekkili firmanın tescilli markasını ve ticaret unvanını kötü niyetle hukuka aykırı şekilde tescilleyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalının e-posta adresinin de doğrudan müvekkilinin marka haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin tescilli markasının yanına turkiye ibaresi eklenerek müvekkilinin ürünlerinin Türkiye'de satışının davalı tarafından yapıldığı izlenimi oluşturulmaya çalışıldığını, davalının ayakkabı üretim sınıfında tescilinin olmadığını, davalının hükümsüzlüğü istenen markasının yalnızca 35. sınıfta tescilli olduğunu, hizmet sınıfı olan 35. sınıfa dayanılarak ayakkabı üretimi yapılmasının mümkün olmadığını, SMK m.59 uyarınca hükmün etkinliğini temin etmek için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını, söz konusu ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara el konulmasını içeren ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının fiillerinin marka hakkına tecavüz olduğunun tespitini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, davalının tecavüz oluşturan ürünlerine ve bunların üretiminde kullanılan cihaz makine gibi markaların silinmesini, mümkün olmazsa bunların imhasını, kesinleşmiş kararın günlük gazetelerde ilanını, fiili kayıp sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL tecavüz tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davalının marka hakkı ihlali teşkil eden ürünlerden elde ettiği gelirlere ilişkin tüm defter, kayıt, bilanço, mali tablo, envanter kayıtları vs. her türlü bilgi ve belgeyi mahkemeye sunmasını, 20.000,00 TL itibar tazminatının tecavüz tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL haksız rekabet tazminatının tecavüz tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden işleyecek reeskont faiz ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, iş bu davanın .... E sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26/04/2024 tarihli bedel artırım ve ıslah dilekçesi ile; Fiili kayıp nedeniyle dava dilekçesindeki 1.000,00-TL tutarındaki taleplerinin 2.636,23-TL olarak taraflarına ödenmesini, 2.636,23-TL tutarındaki fiili kayıp tazminatlarına tecavüz tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesini talep ettiklerini, yoksun kalınan kazanç nedeniyle dava dilekçesindeki 1.000,00-TL tutarındaki taleplerinin 131.021,72-TL olarak taraflarına ödenmesini, 131.021,72-TL tutarındaki yoksun kalınan kazanç tazminatına tecavüz tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesini, dava dilekçesinde talep ettikleri 20.000,00-TL tutarındaki itibar tazminatının tecavüz tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile taraflarına ödenmesini, davalı tarafça satılan “...” markalı ürünlerin müvekkilinin orijinal ürünlerinin yarı fiyatından az fiyatlarla ve kötü koşullarda satıldığı dava dilekçelerinde ve sair deliller ile ispat olunmuş olduğunu, müvekkili markasının itibarını zedelemekte olduğunu, dava dilekçesinde talep ettikleri 5.000,00-TL haksız rekabet tazminatının tecavüz tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile taraflarına ödenmesini, dava dilekçesinde talep ettikleri 100.000,00-TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava; marka hakkı ihlali ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının, davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı, davalıya ait olduğu iddia edilen ayakkabı ürünleri, "..." ibareli alan adı, "...." ibareli e-posta hesabı, .... isimli instagram hesabı, "..." numaralı whatsapp yazışmaları, .... gibi online mağaza faaliyetleri, faturalarda ticari etki doğuracak şekilde "..." ibaresinin markasal olarak kullanılıp kullanılmadığı, buna bağlı olarak; davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturacak eylemlerde bulunduğunun tespiti, bu eylemlerin durdurulması, kaldırılması, tecavüz oluşturduğu iddia edilen ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulması, ürün ve cihazların üzerindeki "..." ibareli markaların silinmesi, bunun mümkün olmaması halinde imhası, marka hakkına tecavüz iddiasına mesnet olarak; fiili kayıp ve SMK m.151/2-b hükmü uyarınca davalının elde ettiği net kazancın toplamından mürekkep olarak davacının talep ettiği maddi tazminat, manevi tazminat, itibar tazminatı, haksız rekabet iddiası nedeniyle maddi tazminat ve hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından dilekçe teati aşaması tamamlanmış, marka tescil belgeleri ...'ten celp edilmiş, ticari sicil kayıt bilgileri dosya arasına alınmış, tarafların ibraz ettikleri evrak dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlar bakımından bilirkişi raporları alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, usulüne uygun olarak süresinde ibraz edilen deliller, marka tescil belgeleri, ticari sicil kayıt belgeleri, ... Esas sayılı dosyası, .... Mahkemesi'nin (.... Mahkemesi Sıfatıyla) .... Esas sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosya içeriği, davalı yan tarafından sunulan uzman görüşü, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacıya ait ... sayılı "..." ibareli markanın "Blucinler, gömlekler, ceketler, tişörtler, svetşörtler, spor pantolonlar, elbiseler, etekler, yelekler, pantolonlar, pantolon askıları, bleyzerler, kayak pantolonları, bluzonlar, iş pantolonları, paraşütçü tulumları, bluzlar, şortlar, montlar, hırkalar, eşofmanlar, tulumlar, kostümler, yağmurluklar, palto ve pardesüler, kollu fanilalar, donlar, paçalı donlar, atlet fanilalar, eşarplar, kravatlar, eldivenler, şapkalar, kepler ve bereler." emtiaları bakımından 22/03/1990 tarihinde tescil edildiği,
Davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli markanın ".... [....]" emtiaları bakımından 26/11/2010 tarihinde tescil edildiği,
Davacıya ait ... sayılı "..." ibareli markanın "Koruyucu amaçlı olanlar hariç olmak üzere her türlü malzemeden yapılmış giysiler (iç ve dış giysiler); çoraplar; ayak giysileri; baş giysileri; bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar, aksesuarlar, aksesuarlar (kemerler hariç)." emtiaları bakımından 31/05/2004 tarihinde tescil edildiği,
Davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli markanın "Blucinler, gömlekler, ceketler, kemerler, tişörtler, svetşörtler, spor pantolonlar, elbiseler, etekler, yelekler, pantolonlar, pantolon askıları, bleyzerler, kayak pantolonları, bluzonlar, iş pantolonları, paraşütçü tulumları, bluzlar, şortlar, montlar, hırkalar, eşofmanlar, tulumlar, kostümler, yağmurluklar, palto ve pardesüler, kollu fanilalar, donlar, paçalı donlar, atlet fanilalar, eşarplar, kravatlar, eldivenler, çizmeler, ayakkabılar, terlikler, şapkalar, kepler ve bereler." emtiaları bakımından 26/11/1989 yılında tescil edildiği tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı şirketin müdürü ve tek ortağı adına tescilli olduğu belirtilen ... sayılı " ..." ibareli markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler.Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar.Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.Yapma çiçekler, yapma meyveler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 09/04/2019 tarihinde tescil edildiği, söz konusu markanın davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ya ait olduğu, söz konusu marka hakkında .... Esas sayılı dava dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığı müşahede edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı yanın iş bu davaya mesnet gösterdiği markalar, davalının tek ortağı ve yetkilisi ...'ya ait ... sayılı markadan önceki tarihli olduklarından, 6769 sayılı SMK m.155 hükmü uyarınca bir an için davalının, tek ortağı ve yetkilisine ait ... sayılı marka hakkına dayalı olarak ticari faaliyette bulunduğu kabul edilse bile, sonraki tarihli ... sayılı marka, önceki tarihli davacıya ait markalara karşı hukuka uygunluk sebebi oluşturmayacaktır. Kaldı ki söz konusu marka 35.sınıfta tescilli olup, ürün imalatına ilişkin sınıfta tescil koruması bulunmamaktadır. Bu nedenle ... sayılı marka hakkında yürütülen hükümsüzlük davasının neticesi beklenmesizin ve söz konusu markanın davalı lehine hukuka uygunluk sebebi oluşturmadığı kanaati ile iş bu davada yargılama yürütülmüştür.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı yan yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden dilekçe teati aşaması tamamlanmış, buna bağlı olarak dava dilekçesi ve ekinde belirtilen deliller nazara alınarak yargılama yürütülmüş, iddianın veya savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan iddia ve savunmalar dikkate alınmamıştır. Buna bağlı olarak davalı yan yargılama safahatinde davacı markalarının kullanılmadığını ileri sürse de, söz konusu argüman savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından dikkate alınmamıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan ....Noterliği'nin 23/02/2022 tarih ...ve 22/02/2022 tarih ... nolu e-tespit tutanaklarına göre; davalıya ait "...." ibareli internet sitesinde "..." ibaresinin, ayakkabı ve çanta ürünlerinin üzerinde ve bunların satışı hizmetlerine ilişkin markasal olarak kullanıldığı, yine dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalıya ait whatsapp sipariş hattı yazışmalarında da; davalının "..." ibaresi ile hizmet verdiği, İstanbul'da ayakkabı imalatına ilişkin fabrikanın bulunduğu, toptan fabrika satış mağazasının ...'da olduğunun belirtildiği, yine dava dilekçesi ekinde yer alan 16/02/2022 tarihli davalı tarafından düzenlenen faturada "..." markalı "..." açıklamalı ürünün davacı vekili ...'a satışının yapıldığı, faturada " ..." ibaresinin aynı zamanda markasal olarak kullanıldığı, yine faturada "..." ibaresine de yer verildiği, davalının e-posta, .... gibi online mağazalarda da "..." ibaresini ayakkabı ürünleri üzerinde ticari etki doğuracak şekilde kullandığı, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması üzerine .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 09/08/2022 tarihli haciz işlemi sonucunda, davalıya ait fiziki işletmede 65 adet ayakkabı üzerinde "..." ibaresinin bulunduğu, davalının "..." ibaresini üzerinde kullandığı "çanta" ve "ayakkabı" emtiaları ve bu emtiaların satışı hizmetleri ile davacıya ait "..." ibareli markaların gerek emtia, gerekse işaret bazında aynı veya benzer oldukları, buna göre, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davalıya ait "..." ibareli "çanta" ve "ayakkabı" ürünlerinin ticareti faaliyeti ile karşılaştığında, bu ürünlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markasal kullanımları davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, davalının, davacıdan aldığı icazet, davalının vermiş olduğu lisans vb. hukuki işlemler ile bu ürünlerin ticaretini yaptığı hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bu durumun ise doğrudan karıştırılma ihtimaline sebep olacağı anlaşıldığından, yukarıda tespit edilen davalı eylemlerinin davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalının, davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, kaldırılmasına, davalının tecavüz oluşturan ve üzerinde "..." ibaresi bulunan ürünlerine ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konmasına, el konan ürün ve cihazların üzerindeki "..." ibarelerinin silinmesine, teknik olarak bunun mümkün olmaması halinde "..." ibareli ürün ve araçların imha edilmesine, karar verilmiştir.
Davacı yan, davalının eylemlerinden kaynaklı olarak fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç olarak maddi tazminat, itibar tazminatı, haksız rekabet tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde de bulunmuştur.
Davalı vekili 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile bedel artırım ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunmuşsa da 6769 sayılı SMK m.157 hükmü yollaması ile uygulanması gereken 6098 sayılı TBK m.72 ve bu hükmün de yollaması ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK m.30 ve 5237 sayılı TCK m.66 hükümleri uyarınca; ileri sürülen zamanaşımı def'i yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı yan fiili zarar kalemine ilişkin olarak; 617,51 TL tutarında 23/02/2022 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname, 774,15 TL tutarında 23/02/2022 tarih ...yevmiye sayılı e-tespit, 624,57 TL tutarında 22/02/2022 tarih ... yevmiye sayılı e-tespit, 620,00 TL marka tecavüzü teşkil eden ayakkabı gideri olmak üzere toplam 2.636,23 TL'nin 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
6769 sayılı SMK m.151/1 hükmüne göre; Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
Fiili zarar; marka hakkına tecavüz nedeniyle marka sahibinin malvarlığında meydana gelen net azalmadır. Malvarlığındaki azalma, aktifin azalması biçiminde olabileceği gibi, pasifin artması biçiminde de olabilir. Fiili zarar kalemlerine örnek olarak; marka hakkına tecavüz yüzünden kamuoyuna açıklama yapılması ihtiyacı nedeniyle gazetelere verilen ilan giderleri, tecavüz fiillerini tespit etmek ve kanıtlamak için yapılan delil toplama giderleri, hukuka aykırı fiiller sebebiyle piyasaya etkin biçimde girememek, ürettiğini satamamak, yapılan yatırımların boşa gitmesi, istihdam edilenlere fazladan yapılan ödemeler, marka hakkına tecavüz nedeniyle başvurulan hukuki yollara ilişkin giderler, promosyon, kalıp ve ambalaj değiştirme ve imaj yenileme gibi kaybedilen pazar payını yeniden elde etmek için için yapılan giderler verilebilir (....).
Davacı yan tarafından sunulan ....Noterliği'nin 23/02/2022 tarih ... numaralı ihtarnamenin davacı tarafından davalıya çekildiği, "..." ibareli markasal kullanımların durdurulması, tecavüz oluşturan eylemlerin kaldırılmasının davalıya ihtar edildiği, söz konusu ihtarname masrafının 617,51 TL olduğu noterlik makbuzundan anlaşılmıştır. Davacı yanın söz konusu masrafı iş bu davada talep edilebilecek fiili zarar kalemlerinden biri olduğundan; 617,51 TL fiili zarar bedelinin 23/02/2022 tarihinden itibaren (söz konusu fiili zarar 23/02/2022 tarihinde oluştuğundan) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan tarafından sunulan ....Noterliği'nin 22/02/2022 tarih ... numaralı e-tespit tutanağının davalı yanın "..." ibareli markasal kullanımlarının elektronik ortamda tespitine ilişkin olduğu, söz konusu tespit masrafının 624,57 TL olduğu noterlik makbuzundan anlaşılmıştır. Davacı yanın söz konusu masrafı iş bu davada talep edilebilecek fiili zarar kalemlerinden biri olduğundan; 624,57 TL fiili zarar bedelinin 22/02/2022 tarihinden itibaren (söz konusu fiili zarar 22/02/2022 tarihinde oluştuğundan) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan tarafından sunulan ....Noterliği'nin 23/02/2022 tarih ...numaralı e-tespit tutanağının davalı yanın "..." ibareli markasal kullanımlarının elektronik ortamda tespitine ilişkin olduğu, söz konusu tespit masrafının 774,15 TL olduğu noterlik makbuzundan anlaşılmıştır. Davacı yanın söz konusu masrafı iş bu davada talep edilebilecek fiili zarar kalemlerinden biri olduğundan; 774,15 TL fiili zarar bedelinin 23/02/2022 tarihinden itibaren (söz konusu fiili zarar 23/02/2022 tarihinde oluştuğundan) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan tarafından sunulan 16/02/2022 tarih ... numaralı faturanın "..." markalı ayakkabı ürününe ilişkin olduğu, söz konusu ayakkabının iş bu davada delil olarak sunulduğu, fatura bedelinin 620,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı yanın söz konusu masrafı iş bu davada talep edilebilecek fiili zarar kalemlerinden biri olduğundan; 620,00 TL fiili zarar bedelinin 16/02/2022 tarihinden itibaren (söz konusu fiili zarar 16/02/2022 tarihinde oluştuğundan) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK m.151/2 hükmü uyarınca yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak hesaplanır. Davacı yan, SMK m.151/2-b hükmü uyarınca, davalının, marka hakkına tecavüz nedeniyle elde ettiği net kazanca göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
Davacı yanın SMK m.151/2-b hükmü uyarınca ileri sürdüğü seçimlik hakkı da nazara alındığında, davalı yanın "..." ibaresi ile yapmış olduğu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin boyutunu tespit etmek amacıyla davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi vasıtasıyla yerinde inceleme yapılmıştır.
Muhasip bilirkişi ... tarafından talimat kanalı ile mahkememize ulaşan 28/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; davalıya ait muavin defterinin ilgili satış hesabı incelemesinde satış hesabının ürün bazlı ayrılmadığı, tek hesapta izlenen satışların ilgili vergi dairesince onaylı gelir tablolarına yansıyan tutarların listelendiği, buna göre davalının 2018 yılında 333.517,68 TL, 2019 yılında 1.023.448,19 TL, 2020 yılında 339.401,73 TL, 2021 yılında 261.851,06 TL, 2022 yılının ilk 9 aylık döneminde 153.615,723 TL net satışının gerçekleştiği, davalının belirtilen tarihlerin tümü bakımından toplamda net satışının 2.111.834,39 TL olduğu belirtilmiştir.
... tarafından ibraz edilen bilirkişi raporunda; davaya konu "..." ibareli ticari faaliyetler ayrıştırılmadığından ve ayrıca 2022 yılında dava tarihinden sonrası döneme ilişkin yaklaşık 5 aylık ticari faaliyet de hesaba dahil edildiğinden davalı yanın iş bu davaya konu "..." ibareli ticari faaliyetlerinin boyutunu belirlemede yetersiz kaldığı müşahede edilmiştir. Kaldı ki; davalı vekili 27/09/2023 tarihli dilekçesi ile hesaplamaya ilişkin uzman görüşü ibraz ederek ... tarafından sunulan bilirkişi raporu ile mübrez uzman görüşü arasındaki çelişkilerin giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından sunulan ve ticari işletme ile şirketler muhasebesi bilirkişisi ünvanı ile ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 25/09/2023 tarihli uzman görüşüne göre; davalının 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan inceleme ve tespitlerde, 1.958.218,66 TL şirketin ticari mal alımının olduğu, bunun 1.613.948,26 TL'sinin orijinal marka ayakkabı, giyim, gömlek, pantolon, gıda malzemeleri ürünü olduğu, 344.270,40 TL'sinin orijinal marka olmayan, fason marka yapıştırılarak satışa sunulması muhtemel olan ayakkabılar olduğu, davalı şirketin hesaplanan süre içinde toplamda 2.209.181,32 TL tutarında brüt satış yaptığı, 20.000,82 TL net gelir elde ettiği, şirketin hangi ürünlerden ne kadar satış yaptığının yazar kasa satışlarından belli olmadığı, deri kürk ve ayakkabı meslek komitesinin belirlediği kârlılık oranına göre davalının 344.270,40 TL tutarında orijinal marka olmayan, fason marka yapıştırılarak satışa sunulma ihtimali bulunan ayakkabıların tamamının satılması mümkün olmamakla birlikte satılması halinde elde edeceği kârın 111.887,88 TL olabileceği belirtilmiştir.
... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen gerekçelerle davalı yanın "..." ibareli ticari faaliyetlerinin boyutunu belirlemede yetersiz kalması ve davalı yan tarafından sunulan uzman görüşünde yer alan tespitler dikkate alınarak mahkememizce çelişki ve belirsizliğin giderilmesi amacıyla davalı yanın ticari kayıtları üzerinde yeni bir bilirkişi vasıtasıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Muhasip bilirkişi ... tarafından talimat kanalı ile mahkememize ibraz edilen 22/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davalı şirketin 2018-2022 yılları ticari defter kayıtları ve belgelerinin incelenmesinde; şirketin faaliyet alanının sadece ayakkabı ("..." marka ayakkabı dahil) faaliyetiyle sınırlı olmadığı, uyuşmazlık konusu faaliyetin dışında ağırlıklı olarak giyim ve 2019 yılından itibaren büfe işletmeciliği de (gıda) olduğu belirlenmiştir. Bu tespitlere göre; 28/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan davalı şirketin net satışlarının, uyuşmazlık konusu olan "..." marka ayakkabı satışından elde edilen net kazancını yansıtmadığı belirlenmiştir.
Davalı yan tarafından sunulan uzman görüşünde, davalı şirket tarafından "..." markası kullanılarak yapılan ayakkabı ticaretinden elde edilen net kazancı somut olarak hesaplanamamış, ihtimale dayalı olarak hesaplanmıştır. Öte yandan, davalı şirketin satış faturalarında uyuşmazlık konusu "..." marka muhtelif ayakkabı satışları olduğu halde, davalı vekilinin mahkemeye ibraz ettiği 25/09/2023 tarihli uzman görüşünde bu hususta herhangi bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediği belirlenmiştir. Yine; dava tarihi 11.04.2022 olduğu halde davalı vekilinin mahkemeye ibraz ettiği 25/09/2023 tarihli uzman görüşünde, uyuşmazlık kapsamında olan 2022 yılındaki (dava tarihine kadar olan dönem) net kazanımın hesaplanmadığı belirlenmiştir.
Davalı şirketin anılan yıllara ait ticari defter kayıtları ve alış belgelerine göre fason üretim yaptırdığı hususunda herhangi bir tespite ulaşılamamıştır.
Davalı şirketin perakende satışlarında "..." ve "..." başlıklı iki adet ödeme kaydedici cihaz kullandığı ve "..." başlıklı ödeme kaydedici cihazda sadece "AYAKKABI" kısmının (departman), "..." başlıklı ödeme kaydedici cihazda ise "GİYİM" kısmının (departman) bulunduğu, diğer bir ifade ile ödeme kaydedici cihazların birinden sadece ayakkabı, diğerinde ise sadece giyim perakende satış fişlerin kesildiği anlaşılmıştır. Ancak her iki ödeme kaydedici cihaz satış fişlerinde de hangi marka ayakkabı ve giyim ürününün satışının yapıldığı anlaşılamamaktadır.
Davalı şirketin 2018-2022 (dava tarihi olan 11.04.2022 tarihine kadar) yıllarına ait ticari defter kayıtları ve satış belgeleri üzerinde yapılan incelemede; ayakkabı satışlarının (... marka ayakkabı satışı dahil) bilirkişi raporuna ekli listedeki gibi olduğu tespit edilmiştir. (Ek-4:Ayakkabı Satışlarına Ait Liste)
Davacı vekili tarafından dosyaya delil olarak sunulan ... markalı ayakkabı satışına ait 16.02.2022 tarih ve ... nolu satış faturasının 2022 yılı yevmiye defterine 20.02.2022 tarih ve .... nolu yevmiye maddesi ile kaydedildiği görülmüştür.
2018 yılında "..." marka ayakkabı satışının bulunmadığı, 2019, 2020, 2021 ve 2022 (11.04.2022 tarihine kadar) yılında somut olarak "..." markalı olduğu belirlenen ayakkabı satış gelirinin KDV hariç 249.565,19 TL olduğu, belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu ekinde yer alan Ek-4 listesi incelendiğinde; davalının "..." markalı ilk ayakkabı satışının 20/07/2019 tarihinde gerçekleştiği müşahede edilmiştir.
Davalı şirketin nakliye, kargo ve ücret ödemelerinin ticari defterlerine gider olarak kaydedilmesi nedeniyle ...'nın internet sayfasında yer alan sektörlere göre kârlılık oranları tablosundaki ve davalı vekili tarafından dosyaya sunulan uzman görüşündeki brüt kârlılık oranının (%50-%55) ortalaması olan %52,5 esas alınarak davalı şirketin somut olarak "..." markasını kullandığı ayakkabı ticaretinden kaynaklı olarak elde ettiği net kazancının (249.565,19 X %52,5)= 131.021,72 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre; muhasip bilirkişi ... tarafından talimat kanalı ile mahkememize ibraz edilen 22/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun taraf ve mahkeme denetimine elverişli olup, mahkememizce daha önce aldırılan 28/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve davalı yan tarafından sunulan uzman görüşündeki belirsizlik ve çelişkileri giderici mahiyette olduğu, raporda yer verilen tespitlerin somut dayanaklarının gösterildiği, sadece dava konusu "..." ibareli ürünlerin ticaretinden kaynaklı elde edilen net gelir hesabının yerleşik yargı uygulaması ile uyumlu olduğu, davacı yanın "..." ibareli markalarının Türkiye'de 1989 yılından bu yana tescili olduğu, davalı yanın, davacı yanın marka haklarını ihlal etme noktasında ısrarlı tutumunu sürdürdüğü, yargılama safahatinde mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen davalı şirket yetkilisince tedbir kararına muhalefet eyleminde bulunulduğunun mahkeme ara kararı ile tespit edildiği, davalı yanın söz konusu ısrarlı tutumunun, davacıya ait "..." ibareli markaların ilgili tüketici kesiminde oluşturduğu imajdan yararlanma kastını ortaya koyduğu, davalının ihlal oluşturan eylemlerinin nitelik ve boyutu gibi etkenler de dikkate alındığında, muhasip bilirkişinin tespit ettiği 131.021,72 TL yoksun kalınan kazancın ilk haksız eylem tarihi olarak tespit edilen 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, yukarıda izah edilen gerekçelerle SMK m.151/3 hükmü uyarınca tespit edilen bedelden indirim yapılması koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı yan, davalının marka hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinden kaynaklı olarak ayrıca haksız rekabet tazminatı isteminde de bulunmuştur. Davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri aynı zamanda davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturan eylemler olarak tespit edildiğinden, 6098 sayılı TBK m.60 hükmü uyarınca hakların yarışması hususu gündeme geleceğinden; hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir. Somut olayda olduğu gibi; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet gibi hakların yarışmasının söz konusu olduğu hallerde, tecavüz iddiasına konu eylem her iki hak türü için de müşterek olduğundan tek bir tazminata hükmolunmalıdır. Başka bir deyişle; somut olayda hem marka hakkı ihlalinden kaynaklı olarak fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç bedeli, hem de haksız rekabetten kaynaklı tazminat istenemez. Somut olayda marka hakkı ihlalinden kaynaklı maddi tazminat bedeli, talep edilen haksız rekabet tazminatı bedeline göre TBK m.60 hükmü uyarınca davacı lehine olduğundan, haksız rekabet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının marka hakkı ihlali oluşturan eylemlerinden kaynaklı olarak manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
SMK m. 149/1-ç bendi uyarınca; marka hakkı ihlal edilen hak sahibi, manevi zararının tazmin edilmesini talep edebilir. Manevi tazminatın amacı, marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin ticari piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararların tazmin edilmesidir. Manevi tazminatın takdirinde markanın tanınmışlığı ve ihlal niteliği taşıyan ürünlerin niteliği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, marka hakkı ihlaline ilişkin fiilin niteliği, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam, ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır.
Davalının, davacının hak sahibi olduğu markalar ile iltibas tehlikesi oluşturan markasal kullanımlarda bulunma eyleminden kaynaklı olarak davacı markalarının ticari piyasada edindiği imajı zedelediği, bu nedenle manevi tazminat talep etme koşulunun somut olayda oluştuğu anlaşılmakla; ihlale konu markasal kullanımların süresi, yoğunluğu ve niteliği, ihlale konu emtiaların türü, tarafların kusur oranları, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen davalı yanın ısrarlı marka hakkı ihlali eylemleri, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi, manevi tazminatın caydırıcı fonksiyonu birlikte değerlendirildiğinde; talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız eylem tarihi olarak tespit edilen 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan, davalının marka hakkı ihlali oluşturan eylemlerinden kaynaklı olarak itibar tazminatı isteminde de bulunmuştur.
6769 sayılı SMK m.150/2 hükmüne göre; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.
İtibar tazminatı, maddi tazminat türlerinden birini oluşturmaktadır. Burada marka sahibinin, marka hakkında uzun yıllar içinde büyük çabalarla tüketiciler nezdinde inşa ettiği "kalite ve güven imajı"nın kaybolması veya ciddi erozyona uğraması durumu söz konusudur. Gerek talep edilirken, gerekse mahkemelerce hüküm kurulurken, markanın ne gibi bir kalite sembolü olduğu, nasıl bir güven telkin ettiği ve bu imaj ile güvenin ne şekilde zarar gördüğü, kullanımın neden dolayı "kötü ve uygun olmadığı" hususlarının somut ve klişe olmayan argümanlarla gerekçelendirilmesi gerekir. Bunun ortaya konulamadığı hallerde itibar tazminatı talebi reddedilmelidir (....).
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı yanın mesnet markalarına varsa yapmış olduğu yatırımın, davacı markalarının ilgili tüketici kesimi nezdinde varsa oluşturduğu yüksek imajın boyutunun niceliksel olarak somutlaştırılamadığı, davalıya isnat edilen markasal kullanımın neden dolayı "kötü ve uygun olmadığı" hususlarının somut ve klişe olmayan argümanlarla usulüne uygun olarak gerekçelendirilemediği, davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği 1 kutu içerisinde 1 çift ayakkabı delilini, dava dilekçesinde delil olarak göstermediği, davacı yanın dava dilekçesinde dayanmadığı bu delili, dilekçe teatisinin sona ermesi üzerine mahkememize ibraz ettiği 16/06/2022 tarihli delil dilekçesi içeriğinde göstermesinin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı anlaşıldığından ve HMK m.145 hükmü koşulları somut olayda mevcut olmadığından (zira her ne kadar ürünün yurtdışından geldiği belirtilmişse de, bu ürüne ilişkin yazılı delil bildiriminin dilekçe teati aşamasında yapılmaması nedeniyle) söz konusu delilin itibar tazminatı istemi bakımından tahkikata esas alınmadığı, SMK m.150/2 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğuna yönelik iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla, belirtilen nedenlerle itibar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan hükmün ilan edilmesi isteminde de bulunmuştur. Davacı yanın iş bu davada ileri sürdüğü istemlerin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı yanın hükmün ilanı isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından; karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla hüküm özetinin ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının, davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, tecavüz eylemlerinin DURDURULMASINA, KALDIRILMASINA, davalının tecavüz oluşturan ve üzerinde "..." ibaresi bulunan ürünlerine ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara EL KONMASINA, el konan ürün ve cihazların üzerindeki "..." ibarelerinin SİLİNMESİNE, teknik olarak bunun mümkün olmaması halinde "..." ibareli ürün ve araçların İMHA EDİLMESİNE,
617,51 TL fiili zarar bedelinin 23/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
624,57 TL fiili zarar bedelinin 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
774,15 TL fiili zarar bedelinin 23/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
620,00 TL fiili zarar bedelinin 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
131.021,72 TL yoksun kalınan kazancın 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Haksız rekabet tazminatı isteminin REDDİNE,
100.000,00 TL manevi tazminatın 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İtibar tazminatı isteminin REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla hüküm özetinin ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.388,78 TL karar ve ilam harcından peşin, tamamlama ve ıslah ile alınan 4.417,24 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 11.971,54 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4.417,24 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması, el konma, silinme, imha, hükmün ilanı istemleri bakımından; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Fiili zarar ve yoksun kalınan kâra ilişkin maddi tazminat istemi bakımından; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat istemi bakımından; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükümleri uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Haksız rekabet tazminatı istemi bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-İtibar tazminatı istemi bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davanın kabul/ret oranının takdiren %95 olarak belirlenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 23,00 TL vekalet harcı, 1.181,50 TL posta-tebligat masrafı, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti masrafı olmak üzere toplam 4.885,20 TL yargılama giderinin %95'i olan 4.640,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 244,26 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan 122,20 TL vekalet harcı, 45,42 TL dosya masrafı, 1.498,00 tebligat ve posta masrafı, 298,92 TL sair masraf olmak üzere toplam 1.964,54 TL yargılama giderinin %5'i olan 98,23 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 1.866,31 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-HMK m.333 hükmü uyarınca karar kesinleştiğinde artan avansların yatıran taraflara re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır