T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/441 Esas - 2024/170
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/441 Esas
KARAR NO : 2024/170
HAKİM : ....
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 02/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1985 yılında faaliyete başladığını, aklirik boya, vernik, dekupaj ürünleri ve sanat malzemeleri emtiaları yönünden yaklaşık 40 yılı aşkın süredir hizmet verdiğini, davalı şirket adına kayıtlı ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından yapılan itiraz neticesinde karıştırılma ihtimali tespit edilerek başvuru kapsamından 02. sınıftaki bir kısım emtianın çıkartılmasına karar verildiğini, ancak söz konusu emtianın 35. sınıf kapsamında müşterilere sunulması hizmetleri ile 16. sınıf kapsamında yer alan benzer mallar yönünden reddedilmediğini, müvekkili şirketin yeniden inceleme talebi neticesinde itirazın 16. sınıf yönünden kısmen kabul edildiğini, 35. sınıf bakımından reddedildiğini, müvekkili markası ile davalı şirket markasının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, her iki markanın “...” ibaresiyle başlayıp, “...” ibaresiyle bittiğini, davalı markasında yer alan “n” harfinin ayırt edicilik kazandırmadığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, markayı 1985 tarihinden beri kullandığını, marka tescillerinin 2002 yılına dayandığını, müvekkilinin ticaret unvanı sebebiyle de dava konusu markanın tescilinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kurucusu ...’nın aynı zamanda dava dışı ... San. Tic. A.Ş. unvanlı şirketin de sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, dava dışı şirket adına yapılan ... sayılı “...” ibareli ve ... sayılı “...” ibareli marka başvurularına müvekkili şirkete ait ... sayılı marka mesnet gösterilerek yapılan itiraz neticesinde dava dışı şirketin marka başvurusunun reddedildiğini, davalı şirket ile anılan dava dışı şirket arasında idari ve ticari bir bağ bulunduğunu, bu nedenle davalı şirketin müvekkili markasından haberdar olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete 21.02.2022 tarihinde tecavüzün durdurulması ve başvurudan feragat edilmesi yönünde ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediğini ve başvurudan feragat etmediğini, müvekkili markasının iki kelimeden yeni bir anlam çıkarılabilecek şekilde yeni bir kelime olarak oluşturulduğunu, ayırt edicilik karakterini barındırdığını, davalı şirket markası kapsamında kalan mal ve hizmetler ile müvekkili markasın kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer nitelikte olduğunu beyanla; ...’nın ... sayılı kararının “Sınıf 16: Resim boyaları.” ve “Sınıf 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller; Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar; resim boyaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” mal ve hizmetleri yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 17/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markaları arasında işaret benzerliğinin bulunduğunu, başvuru markası ile davacı şirket markası kapsamında yer alan benzer malların başvuru kapsamından çıkartıldığını, davaya konu edilen mal ve hizmetlerin davacıya ait marka kapsamında bulunmadığını, kalan mal ve hizmetler bakımından iltibas olasılığı bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddiasına yönelik bir delil sunulmadığını, kötü niyet iddiasının ispat edilemediğini, ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 31/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflara ait markaların benzer olmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markalar arasında işitsel farklılık bulunduğunu, müvekkili markasının “... ..." şeklinde okunduğunu, davacı markasının ise “...” şeklinde okunduğunu, logoda yazı tipi, punto ve renk benzerliği de bulunmadığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “...” ibaresinin İngilizce’deki “...” yani Türkçe karşılığı “dekorasyon” olan kelimenin ilk 4 harfini temsil ettiğini, “...” ibaresinin ilgili sektörlerde marka olarak kullanımı yoğun bir ibare olduğunu, “...” kelimesinin İngilizce “sanat” anlamına geldiğini, yine dekorasyon firmaları tarafından sıklıkla kullanıldığını, müvekkiline ait ürünlerin ulaşılması kolay mallardan olmadığını, hedef tüketici kitlesinin söz konusu markaları ayırt edebilecek eğitim ve bilgi düzeyi yüksek kişilerden oluştuğunu, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu, müvekkili şirketin dekoratif/efektif duvar boyası işi ile uğraştığını, davacı şirketin ise akrilik boya gibi hobi malzemelerinin satışını yaptığını, markaların hedef kitlelerinin farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır faaliyet gösteren tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olmadığını, davacının kötü niyeti ispata yarar bir bilgi/belge sunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının Kısmen İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının "16.SINIF: Resim boyaları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Resim boyaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından, davacının itirazının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı marka arasında "16.SINIF: Resim boyaları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Resim boyaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmadığı, davacıya ait ticaret ünvanı ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markanın tescili amacıyla 02.11.2021 tarihinde gerçekleştirdiği başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 27.12.2021 tarih ve 387 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 28.02.2022 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında ... sayılı markasını mesnet göstererek itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından “SINIF KODU 02: Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. SINIF KODU 08: Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.” emtialarının çıkarılmasına karar karar verildiği, davacının 02.11.2022 tarihli yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, davalı şirketin 08.11.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın kısmen kabulüne karar verdiği, "SINIF KODU 16: Basılı yayınlar, basılı evrak:
kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler,
tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar."
emtialarını başvurudan çıkardığı, bu kararın davacı marka vekiline 01/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya ... benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya ... benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya ... hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya ... bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya ... benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya ... tamamlayıcı ürün ya ... hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya ... raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya ... benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya ... benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya ... hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya ... tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet marka, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti, davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan 02 ve 16. sınıf emtia ile benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir.
Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan “16. Sınıf: Resim boyaları” ve “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için resim boyaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmeti, davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan “02. Sınıf: Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcılar ve renk vericiler: Boyalar, boyar maddeler, paslanmayı önleyiciler, boya pigmentleri, tahtayı koruyucu maddeler (emprenye maddeleri), metali koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler (binder, tiner, neft v.b.); deri, ahşap ve tekstil için renk sabitleştiricileri; ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler; besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamağa mahsus maddeler.” ile ilişkili emtialardır. Zira davacı markasında çeşitli “boyalar” bulunmakta iken, dava konusu markada ise boya emtiasının bir çeşidi olan “resim boyaları” bulunmaktadır. Bu ürünler, tüketiciye aynı mağazalarda satılmakta, aynı üreticiler tarafından üretilen, dağıtım kanalı aynı olan ürünlerdir.
Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı ve/veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Davaya konu marka başvurusu “...” ibaresi ile bu kelimenin üzerinde konumlandırılmış “D” ve “A” harflerinden oluşan bir şekil unsuru bulunmaktadır. “...” harfleri, “...” ve “...” kelimelerine atıf yapmaktadır. “...” kelimesi İngilizce’de “sanat” anlamına gelmekte olup, davanın konusunu oluşturan emtialar bakımından, ayırt edici niteliği düşüktür. Zira dava konusunu oluşturan ürünler, boyalar, boya fırçaları gibi resim sanatında kullanılan emtialardır. “...” ibaresinin ise herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. Dava konusu marka başvurusunu oluşturan kelimeler, birleşik yazılmış olup, “..." şeklinde telaffuz edilmektedir.
Davacıya ait itiraza mesnet marka ise “...” ibaresinden oluşan, kapsamında renk ya ... şekil unsuru kullanılmamış bir kelime markasıdır. Davacıya ait marka ... “...” ve “...” şeklinde iki kelimeden oluşmakla birlikte, kelimeler birleşik yazılmıştır. Davacıya ait marka, “...-..." şeklinde telaffuz edilmektedir.
Davacıya ait marka ile dava konusu marka karşılaştırıldığında, aralarında tek harf farklılığının bulunduğu, farklı olan harfin, kelimenin ortasındaki harf olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markalarını karşılaştırdığımızda, dava konusu markanın sekiz, davacı markasının yedi harften oluştuğu, her iki markanın ... iki kelime içerdiği, markalar arasındaki farklılığın, dava konusu markaya eklenen beşinci harften kaynaklandığı, karşılaştırılan markaların başı ve sonunun, aynı harflerden oluştuğu, bir diğer deyişle markaların başlangıç ve bitiş seslerinin aynı olduğu, taraf markalarının özellikle yedi/sekiz harften oluştuğu gözetildiğinde, bu ibareleri uzun kelime markaları olarak nitelendirmek gerektiği, uzun kelime markalarında toplam yedi harf benzerliği bulunduğu ve benzer olarak nitelenen bu harflerin aynı şekilde sıralandığı gözetildiğinde, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen tüm mal ve hizmetlerin, davacı markası kapsamında yer alan emtia ile benzer olduğu, karşılaştırılan emtianın, aynı türün çeşitleri olarak algılanacağı ve aynı yerlerde satışa sunulacağı, davacının itiraza mesnet markasında esas ve tüketici algısında markasal nitelik gösterir mahiyetteki unsurun “...” ibaresi olduğu, davalı şirkete ait markada ise esas unsurun “...” ibaresi olduğu, dava konusu markada yer alan “...” harflerinin, “...” harflerine atıf yapar nitelikte olduğu, zira “...” ve “...” kelimelerinin baş harflerinden oluştuğu, dava konusu marka ile davacı markasındaki tek farkın, dava konusu markaya beşinci harf olarak “N” harfi eklenmiş olması olduğu, toplam yedi/sekiz harften oluşan markalarda toplamda yedi harfin ortak olmasının ve bu ortak harflerin markalarda aynı düzende yer almasının, markaları yüksek seviyede benzer kıldığı, markalar arasında, görsel, işitsel ve mal-hizmet olarak benzerlik bulunduğu gözetildiğinde, ortalama seviyede dikkat ve bilgi düzeyine sahip tüketicinin markaları karıştırmasının muhtemel olduğu, taraf markalarının uzun kelime markaları olduğu gözetildiğinde bir harften ibaret farkın, taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılmasının önüne geçemeyeceği, taraf markalarının aynı heceler ile başladığı, bir diğer ifade ile markaların ilk dört harfinin benzer olduğu, tüketicilerin dikkatinin markanın başına yoğunlaşması nedeniyle kelimenin başında oluşturulan benzerliğin tüketiciler nezdinde iltibasa yol açma ihtimalinin yüksek olması, kelimenin ortasında yaratılan harf farklılığının, taraf markalarını birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, markanın ortasındaki farklılığın, markanın başında ve sonunda yaratılan farklılığa göre daha az dikkat çekici olduğu, tüketicinin taraf markalarını benzer mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya ... işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davacı şirkete ait marka ile dava konusu markanın birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması, ortalama tüketicilerin davacı şirket markasından edindiği izlenimi dava konusu markaya aktarabilecek olması, tüketicinin iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın ... aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olması karşısında, markaların birbiri ile karıştırılma tehlikesi bulunması nedeniyle, somut olay bakımından, dava konusu yapılan mal ve hizmetlere ilişkin olarak, markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; itiraz aşamasında davacı tarafça Türkiye’de marka kullanımına ilişkin olarak herhangi bir belge sunulmadığı, sunulan belgelerin sosyal medya hesaplarının görsellerinden ve ürün fotoğraflarından ibaret olduğu, tarih içermediği, davacı yanın, dava konusu markanın başvuru tarihinden önce, davan konusu olan mal ve hizmetler bakımından faaliyet gösterdiğini ispatlar bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davacının gerçek hak sahipliği iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/4 hükmüne göre; ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
SMK m.6/4 hükmü bağlamında tanınmış marka koruması için; toplumun her kesimince bilinme gerekli olmayıp, toplumun ilgili kesimindeki bilinilirlik düzeyi dikkate alınacaktır. Toplumun ilgili kesimi; markanın tanındığı iddia edilen ve kaynak ülkede markanın tescilli olduğu ve kullanıldığı sektörü ifade eder. (....) Bir markanın ... Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olarak kabul edilebilmesi için, bu markanın Türkiye'de tanınmış olmasının ya ... kullanılmasının gerekip gerekmediği hususu bakımından; .... sayılı kararında belirtildiği üzere, Türkiye’de tescilli olmayan markalara tanınmış marka koruması sağlanabilmesi için, söz konusu markanın, itiraza konu marka başvuru tarihinden önce Türkiye’de ilgili sektörde tanınmış marka olduğunun dosyaya sunulan objektif delillerle ispat edilmesi gerekir. (Aynı yönde ....)
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya ... benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya ... hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını ... göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan ... yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı taraf, itiraz aşamasında, itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu belgeler aşağıdaki gibidir:
• Ürün görselleri
• İşyeri fotoğrafı
• Sosyal medya hesaplarına ait görseller (....)
• E-ticaret sitelerinde ürün satışına ilişkin görseller (....)
• .... adresi ekran görüntüsü
• Davacı şirkete ait ticaret sicil gazetesi (İngilizce)
Somut uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, davacı tarafça gerekçe gösterilen markanın tanınmışlığının ispatına yönelik, itiraz aşamasında Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin dosyaya sunulan belgelerin tanınmışlığı ispatı için yeterli olmadığı, sunulan belgelerin markanın olağan kullanımını gösterir belgeler olduğu, zira günümüzde tüm işletmelerin sosyal medya hesaplarının olması ve e-ticaret sitelerinde ürünlerinin satılması olağan olup, tanınmışlığın ispatı için yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
... “....” (....) kararında; Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin kötü niyetli olup olmadığının somut olayla ilgili tüm faktörler dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılması ile belirleneceğini belirtmiştir. Ön karar talebi hakkında ...'ın sorulan sorulara verdiği yanıtta;
1. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, bu markanın aynısı veya benzerinin tescile konu mal ve hizmetlerle aynı ya ... benzer mal ve hizmetlerde üye ülkelerden en az birinde başka bir kimse tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi,
2. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, başkasının kullanageldiği markasını kullanmasını engelleme amacı taşıması,
3. Marka tescil başvurusuna konu işaretin ve bu işaret ile iltibas oluşturan başkalarına ait markasal işaretlerin hukuki himaye derecesi, gibi kriterlerin kötü niyet değerlendirmesi bakımından dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak hemen belirtilmelidir ki; başvuru sahibi, tescile konu ettiği markanın aynısı ya ... benzerinin başkası tarafından üye ülkelerden en az birinde önceden kullanıldığını bilse veya bilmesi gerekse bile, tek başına bu olgu, onun kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu göstermez.
... "...." (....) kararında; marka tescil başvuru sahibinin adil rekabete girme amacı taşımaksızın, dürüst ticari uygulamalarla aykırılık oluşturacak şekilde başkalarının menfaatlerini baltalama ya ... belirli bir başkasını hedef almaksızın markanın köken göstermeye ilişkin temel fonksiyonundan ziyade başka amaçlar için marka tescilinin sağladığı tekelci yetkileri elde etme amacı taşımasının ilgili ve tutarlı göstergelerden bariz bir şekilde anlaşılması halinde, markanın kötü niyet gerekçesi ile hükümsüz kılınabileceğini belirtmiştir. Mahkeme, marka tescil başvurusu yapan kimsenin niyetinin sübjektif bir olgu olduğunu, ancak buna rağmen, bu olgunun yetkili idari makamlar veya yargı mercilerince nesnel bir şekilde belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir kötü niyet iddiası, somut olaydaki tüm ilgili nesnel olguların dikkate alınması suretiyle genel bir değerlendirme yapılmasını gerektirir.
.... 'nun 16.07.2008 tarih ... sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir. Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan ... ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği, davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları ... kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede;
Dava dışı ... ŞİRKETİ adına 02. sınıf emtia bakımından 25.12.2012 tarihinde başvuruya konu edilen ... sayılı “...” ibareli marka, davacı şirkete ait marka nedeniyle 23.10.2014 tarihli karar ile reddedilmiştir.
Dava dışı ... ŞİRKETİ adına 02. sınıf emtia bakımından 25.12.2012 tarihinde başvuruya konu edilen ... sayılı “...” ibareli marka, davacı şirkete ait marka nedeniyle 01.09.2014 tarihli karar ile reddedilmiştir.
Dava dışı ... ŞİRKETİ’nin yönetim kurulu üyesi ...’tır.
Davalı şirketin eski ticaret unvanı ... ŞİRKETİ olup, 13/03/2019 tarih 9786 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre kurucusu, yetkilisi ve ortaklık pay sahibi ...'tır. 04/02/2020 tarih 10008 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre 29.01.2020 tarihli karar ile söz konusu şirketin ticari unvanı değiştirilmiştir. Aynı karar ile şirketin tek pay sahipliği durumu sona erdirilmiş ve ...’ın görevi sona ermiştir.
Yukarıda yer verilen maddi tespitlere göre; davalı şirketin yetkilisi ve tek pay sahibi ...'ın iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihinden önce, dava dışı ... ŞİRKETİ yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde, dava dışı ... ŞİRKETİ adına 2.sınıf emtiaları içerecek şekilde ... sayılı "..." ve ... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurularının davacı şirkete ait marka itirazı nedeniyle reddedildiği halde ve davalı şirketin bu hususu bildiği veya en azından ...'tan kaynaklanan ilişki nedeniyle bu hususu bilmesi gerektiği halde, önceki tarihli olup reddedilen marka başvuruları ile esas unsur bakımından benzer "..." ibareli marka başvurusunu, reddedilen emtiaları ... kapsayacak şekilde marka tescil başvurusuna konu etmiş olmasının ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli olarak iş bu davaya konu marka tescil başvurusunu gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının "16.SINIF: Resim boyaları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Resim boyaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler bakımından, davacının itirazının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 99,20 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 160,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.298,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan 99,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır