T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/350 Esas - 2024/151
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/350 Esas
KARAR NO : 2024/151
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 01/08/2023
KARAR TARİHİ : 22/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 01/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket adına tescilli “...”, “...”, ...” ve “...” ibareli markalar gerekçe gösterilerek 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 maddeleri gerekçesiyle itiraz edildiğini, itiraz üzerine verilen ... kararında ilgili markaların benzer olduklarının kabul edildiğini, ancak markalar kapsamındaki mal/hizmetler benzer bulunmadığından itirazın reddedildiğini, müvekkili şirketin karara itirazının ... ...’nın ... sayılı kararı ile reddedildiğini, ... kararında markaların benzer olmadığına dair bir tespitte bulunulmadığını, markaların benzer olduğu yönündeki ...kararının zımnen onandığını, markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı yönündeki tespitler bakımından ... kararının isabetsiz olduğunu, itiraz sürecinde sunulan kullanım ispatı delillerinin müvekkili markasının ayırt ediciliğini ve tanınmışlığını kanıtladığını, markalar arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkili markalarında yer alan “...” ve “...” ibarelerinin ayırt edici nitelikten yoksun ve tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin “...” markasının “...” ibaresinden ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket markasında yer alan “...” ibaresinin anlamı itibarıyla meditatif nitelikteki malları çağrıştırdığını, ibarenin tanımlayıcı olduğunu, taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı olduğunu, davalı şirket markasının müvekkili markaları ile benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, markaların ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili şirkete ait seri markaların bir devamı olduğu yanılmasına neden olacağını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, davalı şirket başvurusunun müvekkili şirket markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, itibarına zarar vermesine neden olduğunu, müvekkili şirket markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini, davalı şirketin marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu beyanla; ...’nın ... sayılı kararının 35. Sınıf altındaki 05. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden iptaline, ... sayılı markanın 35. Sınıf altındaki 05. Sınıf kapsamındaki malların bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 09/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu markanın kapsamında kalan mal/hizmetler ile davacı markalarının kapsamındaki mal/hizmetler açısından sınıf ve mal/hizmet benzerliği bulunmadığını, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunmadığını, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin Latince “bitki” anlamına gelen bir ön ek olduğunu, ibarenin ilaç sanayisinde zayıf bir ibare olduğunu, davacının SMK 6/5 kapsamında sunduğu bilgi ve belgelerin yetersiz olduğunu, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... KOZ. TUR. TİC. SAN. LTD. ŞTİ. vekili 05/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... sayılı “...” ibareli markası ile davacının mesnet gösterdiği markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin Latince “bitki” anlamına gelen zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin zayıf marka imajından kurtulmak adına markasına ayırt ediciliği yüksek olan “...” ibaresini eklediğini, markaların birbirinden farklılaştığını, müvekkili markasının 29, 30, 31, 32 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, davacı markalarının 05. sınıf mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, taraf markaları arasında ortak mal ve hizmet sınıfı bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış markalar olmadığını, davacının kötü niyet iddiasının kabulünün mümkün olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının Kısmen İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında yukarıda belirtilen hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın yukarıda belirtilen hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin 14.07.2021 tarihinde "...+..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.10.2021 tarih ve 382 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 03.12.2021 tarihinde ..., .... , ..., ... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 13.02.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde ... sayılı markaya ilişkin olarak kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacı yanın 24.03.2022 tarihli marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 08.07.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 02.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 05.10.2023 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'i ön sorun olarak incelenmiştir.
Somut olayda davalıya ait dava konusu markanın başvuru tarihi 14.07.2021’dir. Davalı taraf, itiraza mesnet olarak gösterilen ... sayılı markanın kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir. Davacıya ait ... sayılı marka, dava konusu markanın başvuru tarihinde (14.07.2021) en az 5 yıldır tescillidir. Dolayısıyla, iş bu marka hakkında kullanmama def’i ileri sürülebilir. Davacı taraf, 14.07.2016-14.07.2021 tarih aralığında, ... sayılı markasını kullandığını ispatlamalıdır.
Davacı taraf, itiraz aşamasında dosyaya aşağıdaki belgeleri sunmuştur:
• Faturalar,
• Kullanma Talimatı (...),
• Kısa Ürün Bilgisi (...),
• ... ilaç kutusu görselleri (iç, dış ambalaj ile),
• ... Ürününün Tanıtım broşürü,
• Ruhsatname,
• "...” markası hakkında sosyal medya sitelerinde yer alan yorumlar.
Sunulan belgeler incelendiğinde, davacının “...” markasını, ... emtiası üzerinde kullandığı tespit edilmiştir. Davacıya ait ... sayılı marka “tıbbi müstahzar” emtiası bakımından tescilli olmakla birlikte, marka kullanımı “...” emtiası bakımından gerçekleştiğinden, ... kararının iptali davası bakımından, ... sayılı marka “...” emtiası baz alınarak incelemeye tabi tutulacaktır.
Dava konusu marka başvurusu; 29 / 31 / 32 / 35. sınıflarda tescilli ise de, davanın konusunu 35/05 alt sınıfı kapsamında yer alan 05. sınıf emtia oluşturmaktadır.
Davacıya ait ... sayılı marka 05, 35. sınıf mal ve hizmetlerde, ..., ..., ... sayılı markalar ise 05. sınıf emtiada tescillidir.
Davacıya ait ... sayılı marka ile dava konusu marka kapsamında yer alan hizmet, ayniyet taşımaktadır. Ayniyet taşıyan hizmetler, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda kırmızı renk ile gösterilmiştir.
Davacıya ait ..., ... sayılı markalar ise, 05. sınıf emtiada tescilli olup, iş bu emtia ile dava konusu marka kapsamında yer alan ve davanın konusunu oluşturan (05. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 sınıf hizmetler, benzer/ilişkili hizmetlerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir. Benzerlik taşıyan mal ve hizmetler, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda altı çizili olarak gösterilmiştir.
Davacıya ait ... sayılı marka ise, ... kararının iptali davası bakımından, “...” emtiası bakımından dikkate alınmış olup, “...” emtiası da, dava konusu markada yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti ile benzerdir.
Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu; “...” ibaresi ile bu ibarenin üzerinden geçen yeşil renkli dalgalı bir çizgiden oluşmaktadır. “...” ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmadığı gibi, herhangi bir etken madde ismi de içermemektedir. Tasviri, tanımlayıcı bir kelime değildir. Jenerik unsur barındırmamaktadır. “...-..." şeklinde telaffuz edilen kelime, dava konusu markanın esas unsurunu oluşturmaktadır.
Davacıya ait markalar ise “..., ..., ..., ...” ibarelerinden oluşan kelime markalarıdır. Davacıya ait markalardan sadece “...” ibareli marka, tali unsur olarak “...” kelimesini içermektedir. “...” ibaresi, “Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde” olarak tanımlanmış olup, özellikle davacı markalarının bir ... markası olduğu gözetildiğinde, “...” ibaresinin, davanın konusunu oluşturan ürünler bakımından marka vasfı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı markalarının esas unsuru “..., ..., ...” ibareleridir. Davacının “...” markalı kremi etken madde olarak “...” içermektedir. ..., buğdaygiller familyasından bir buğday türüdür. ... formu kremdir. Kremler haricen yani cilt üzerine sürülür. Cilt dokusunda oluşan hasar durumunda, cildin yenilenmesi ve iyileştirilmesi için kullanılır. Sadece yara olan bölgeye kullanılır.
Sonuç olarak, davacı ve davalı şirkete ait ürünlerin etken maddeleri, kullanım amaç ve şekilleri, ... formları farklı olup, markalar etken madde isminden türetilmemiştir.
“...” ibaresi, Yunanca “bitkilerle ilgili anlamındaki ön ek”, “...” ibaresi ise ...’de “bitki” anlamına gelmekte ise de, bu anlamların Türkiye’de bilinmesi mümkün olmadığından, orijinal bir ibare gibi ayırt ediciliğinin yüksek olduğu değerlendirilmiştir. Davacıya ait markalardan biri olan “...” ibaresinin ise herhangi bir anlamı tespit edilememiştir. Dolayısıyla, davacıya ait markaların esas unsuru “..., ..., ...” ibareleri olup, bu ibarelerin, anlamsız birer kelime olduğu gözetildiğinde, markaların ayırt edici niteliği yüksektir.
Taraf markaları esas unsur bakımından incelendiğinde, itiraza gerekçe gösterilen davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, dava konusu markanın ise esas unsurunun “...” ibaresi olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu marka başvurusu, davacıya ait markayı aynen içermektedir. Ayrıca, benzerlik taşıyan unsur, dava konusu markanın başlangıç kısmını oluşturmaktadır. Türkçe soldan sağa okunan bir dil olması sebebiyle tüketicilerin dikkati markanın başına yoğunlaşacaktır. Bu nedenle, kelimenin başında oluşturulan benzerliğin tüketiciler nezdinde iltibasa yol açma ihtimali yüksektir. Davacıya ait “...” ibareli markanın, Yunanca’da ya da ...’de bir anlamı bulunmakta ise de, bu dillerin ülkemizde bilinirliği çok azdır. Bu nedenle, “...” ibaresi orijinal bir ibare gibi değerlendirilmesi gerekir. Dava konusu marka, davacıya ait markayı aynen içermekte olup, dava konusu markada yer alan “...” ibaresi, markaya yeterli bir ayırt edicilik katmamıştır. Zira, “...” ve “...” ibaresi kaynaşmamış, ortaya yeni bir anlam çıkmamıştır. Önceki tarihli markanın ayırt edici niteliğinin yüksek olması nedeniyle, ortak unsurun varlığı markaları benzer kılmak için yeterlidir.
Nitekim .... sayılı kararı ile “...” ve “...” markalarını, .... . sayılı kararı ile “...” ve “...” ibareli markalarını benzer bulan mahkeme kararlarının onanmasına karar vermiştir.
Sonuç olarak; dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında, tüm emtia bakımından ayniyet/benzerlik oluştuğu, gerek dava konusu markanın gerekse davacı markalarının herhangi bir etken madde içermediği, davacıya ait markalardan birinde yer alan “...” ibaresinin dava konusu emtia bakımından ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, bu nedenle davacı markalarının esas unsurlarının ayrı ayrı “..., ..., ...” ibareleri olduğu, davacının “...” ve “...” ibareli markaları ile dava konusu marka arasında benzerlik bulunmamakla birlikte, davacının “...” esas unsurlu markaları ile dava konusu marka arasında benzerlik oluştuğu, dava konusu markanın, davacıya ait markayı bütün bir şekilde içerdiği, “...” ve “...” ibarelerinin kaynaşarak ortaya yeni bir anlam çıkarmadığı, dava konusu markada “...” ibaresinin ilk okunan kısım olarak konumlandırılması nedeniyle, tüketici nezdinde göze ve kulağa çarpan ilk unsur olduğu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı ve dava konusu markayı davacı markalarından farklılaştırmaya yetmediği, davacı markalarının birer kelime markası olması ve kapsamlarında başka bir unsur bulunmaması, benzer şekilde dava konusu markanın da kapsamında ayırt edici bir ... unsurunun bulunmadığı, taraf markaları arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağı, aynı/aynı tür/benzer olarak işaretlenen emtiaların bir kısmının bilinçli tüketiciye hitap ettiği gözetildiğinde dahi, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür/benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olayda dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu edilen tüm emtialar bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (.....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafın dosyaya sunduğu belgeler, “Kullanım İspatı” incelemesi yaparken listelenmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, davacı tarafın, “...” markasını “...” emtiası bakımından kullandığını gösterir belgeleri dosyaya sunduğu tespit edilmişse de, “...” markası, “...” emtiası bakımından hali hazırda tescilli bir markadır. Dolayısıyla, somut olay bakımından tescilsiz bir kullanım söz konusu değildir. Davacı yanın tescilli markası haricinde, tescilsiz kullanıma konu başkaca bir üstün hakkı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacı taraf itiraz ve dava aşamasında, markanın kullanıldığı ürün görselleri, kısa ürün bilgisi, kullanım talimatı, faturaları, tanıtıma ilişkin broşürler, ruhsatname, kullanıcı yorumları gibi belgeler sunmuşsa da, bu belgelerin markanın olağan kullanımını gösterir belgeler olduğu değerlendirilmiştir. Davacı taraf, aynı zamanda emsal kararlar dosyaya sunmuşsa da, bu kararlarda, davacıya ait markanın tanınmış olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamında davacı markalarının tanınmışlığını gösterir belge olmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda davaya konu hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun gerçekleştiği anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE,
2-Dava konusu ... sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 157,75 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 170,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.248,10 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... KOZ. TUR. TİC. SAN. LTD. ŞTİ. tarafından yapılan 38,40 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2024
Katip ....
E imzalıdır
Hakim ....
E imzalıdır