T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/365 Esas
KARAR NO : 2024/169
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVALI : 2- ... - ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 11/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 30.sınıftaki emtialarda ... başta olmak üzere kendi mal ve hizmetlerinde özgün markalar kullanmakta olduğu, ... nezdinde 30.sınıfta ... sayılı “. ...”, ... sayılı “...”, ... “...” markalarının tescilli hak sahibi olduğu, ... sayılı “... ” markasının da tescil sürecinin devam ettiği, davalı tarafın ... emtiası yönünden doğrudan bir üretimi olmamasına rağmen salt müvekkiline ait markalarla iltibas yaratmak amacıyla 30.sınıftaki emtialar yönünden ... sayılı "... ... ..." marka başvurusunu gerçekleştirdiği, davalı tarafın marka başvurusuna müvekkili tarafından ... nezdinde sunulan itirazlar neticesinde ...'nca itirazların kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, davalı tarafın 30.sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. “Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" emtiaları yönünden iltibas yaratmayacağına karar verildiği, ...’nın belirtilen kararına yapılan itirazlarının da ... ...’nın 16.06.2023 tarih ve ... sayılı kararında kapsam dışı bırakılan ürünlerin iltibasa yol açabileceğini, kapsam dışı bırakılmayan mallar yönünden kararın isabetli olduğunun belirtildiği, anılan kararın iptali gerektiği gibi markanın tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin sektörde uzun yıllardır mal ve hizmetlerinde "..." ve "..." yazı ve işaret unsurlarını kullanmakta olduğu, davalı tarafın müvekkilinin etkinliğini fark edince ...’e başvuru yaparak faaliyette bulunmadığı bir sınıfta marka tescili edinerek bu nihai tüketici nezdinde iltibasa yol açma amacı taşıdığı, davalı tarafın "... ... ..." ibareli işareti müvekkiline ait markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin SMK md. 6/1, 6/3 ve 6/9 hükümleri kapsamında hukuka aykırı olduğu, ortalama bir tüketicinin davacı tarafın markasının müvekkiline ait markaların türevi olarak göreceği ve karıştıracağı, başvuru sahibi davalı tarafın müvekkilinin markaları ile özellikle karışıklık yaratarak kazanç sağlama amacıyla kötü niyetli hareket ettiği, tüm bu sebeplerle, ...'in davalı tarafın 30.sınıftaki bir kısım emtialarını kapsam dışında bırakıp bir kısım emtiaları tescil edilebilir görmesinin, SMK md. 6/1 ve md. 6/3 uyarınca önceki tarihli marka sahibi olan müvekkili markaları açısından iltibas tehlikesi yaratmakta olduğu, 30.sınıfta herhangi bir faaliyeti bulunmayan davalı tarafın bu alandaki marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğu, hususlarını beyan etmekte, ... ...’nın 16.06.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptal edilmesine ve davalı adına tescil başvurusu yapılan ... sayılı "... ... ..." işareti ile ilgili tescil işlemlerinin ihtiyaten durdurulmasına, ilgili başvurunun tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden iptali ile markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesine ve anılan markanın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 29/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka başvurusuna ilişkin ... kararının, hukuka ve usule uygun olduğu, başvuru markası ile davacı tarafın itirazına mesnet ... sayılı markası incelendiğinde, taraf markalarının işaret anlamında düşük düzeyde benzer olduklarının tespit edildiği, bu nedenle başvuru markası kapsamında benzer görülen 30.sınıfta yer alan “Makarnalar, mantılar, erişteler, Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, ..., börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Sakızlar. Tuz.” mallarının, taraf markaları arasındaki işaret benzerliğinin yüksek seviyede olmaması nedeniyle, karşılıklı etkileşim ilkesinden hareketle yüksek düzeyde benzer olan emtiaların başvuru markası kapsamından çıkartıldığı, başvuru markası kapsamında kalan mallar açısından iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde eskiye dayalı kullanımı olduğunu iddia ettiği, ancak çekişme konusu mallar açısından davacı SMK m.6/3 anlamında tescilsiz kullanımını ispat edemediği, ayrıca davacının tescilsiz kullanımından ziyade itiraz konusu ... sayılı tescilli markasına dayandığı, dava konusu marka başvurusu kötü niyet açısından irdelendiğinde, markanın yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevlerine aykırı amaçlarla yapılmış bir tescil başvurusu olduğu yönünde yeterli kanaate ulaşılmadığı, davacı tarafın sunmuş olduğu deliller; davalının marka ticareti yapmak, yedekleme veya şantaj yahut davacıyı engelleme, pazara girişini güçleştirmek veya davacı tarafa zarar verme kastıyla hareket ettiğini kabule yeterli bulunmadığı, davacı tarafın, davalı taraf başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ispat edemediği, davacı vekilinin iddialarına katılmanın hukuken mümkün olmadığı, müvekkili Kurum Yeniden Iinceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınan dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğu, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarını beyan etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahibi olup olmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın ... sayılı "..." ibareli markanın tescili amacıyla 12.08.2021 tarihinde gerçekleştirdiği başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği marka tescil başvuru kapsamından “Her türlü un, irmikler, nişastalar.” ın çıkarılmasına karar verildiği, kalan emtialar bakımından başvurunun 12.01.2022 tarih ve 388 sayılı ...'nde ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 28.02.2022 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3 ve m.6/9 hükümleri kapsamında ... ve ... sayılı markaları mesnet göstererek itirazda bulunduğu, davalı şahsın 20.06.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itiraz ...'nca kısmen kabul edilerek 30. Sınıfta yer alan “Makarnalar, mantılar, erişteler.Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, ..., börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.Mayalar, kabartma tozları.Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.Sakızlar.Tuz.” mallarının başvurudan çıkarılmasına karar verildiği, davacının bu karara karşı 13.12.2022 tarihli yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, davalı şahsın 24.01.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 26.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu yargılama safahati içerisinde tescil edilmemiştir.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
... kararının iptali istemi bakımından ise marka işlem dosyası ile sınırlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı tarafa ait markalardan ... ve ... sayılı markalar, Kurum nezdinde yapılan itiraza mesnet gösterilmişse ... sayılı marka başvurusu marka kayıtlarına davalı tarafın markasından sonra girmesi sebebi ile Kurum tarafından incelemeye alınmamış, sadece ... sayılı marka dikkate alınarak inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Öncelik ilkesi uyarınca ... sayılı markanın SMK m.6/1 hükmü değerlendirmesine mesnet alınmaması hukuka uygundur. Bu nedenle salt ... sayılı marka mesnet alınarak SMK m.6/1 değerlendirmesi yapılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davaya konu marka başvurusu kapsamında 30. sınıfta yer alan “Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar” ile davacı şirkete ait ... sayılı markanın tescili kapsamında 30. Sınıfta yer alan “tuz” mallarının benzer olduğu tespit edilmiştir. Şöyle ki; “Tuz” malları yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler gibi yiyecekleri tatlandırmada kullanıldığından benzer ihtiyaçları gidermede kullanılan, aynı işletmeler tarafından üretilebilen, aynı tüketici kitlesine sahip olan ve marketlerde yan yana raflarda satılan mallardır.
Davaya konu marka başvurusu kapsamında 30. sınıfta yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” ile davacı şirkete ait ... sayılı markanın tescili kapsamında 30. sınıfta yer alan “Sakızlar” mallarının benzer olduğu tespit edilmiştir. Şöyle ki; her ikisi de tatlandırıcı kullanılarak üretilen, aynı amaçla kullanılan, birbiri ile rekabet halinde, birbirleri yerine ikame edilebilen, aynı tüketici kitlesine hitap eden, aynı üretici tarafından üretilebilen, ortak dağıtım kanallarına sahip ürünlerdir.
Sonuç olarak; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." emtiaları ile itiraza mesnet ... sayılı marka kapsamında yer alan bir kısım emtialar benzerdir.
Dava konusu marka başvurusu; beyaz renkte zemin üzerine sarı ve kahverengi renklerde içi boş ve çapraz konumlandırılmış bir kare üzerinde duran kurdele şeklinin içine büyük kahverengi ve kalın harflerle yazılan “...” ibaresi altında yer alan dışı kahverengi içi sarı renklerle oluşturulmuş büyük harflerle yazılan “...” ve son olarak yalnızca ilk harfleri büyük harflerle yazılmış “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu markanın kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olduğu görülmektedir. Kelime ve şekillerin birlikte kullanıldığı markalarda ayırt edici niteliği haiz kelimeler, tüketiciler tarafından daha kolay hatırlanan ve zihinde kalan unsurlar olarak kabul edilmekte, ancak şekil unsurunun baskınlığı ve ayırt ediciliği gibi faktörler incelemede önem arz etmektedir. Söz konusu markada yer alan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katacak orijinal bir niteliği bulunmadığı dikkate alındığında markanın esas unsurunun büyük kahverengi ve kalın harflerle yazılan “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirkete ait davaya gerekçe ... sayılı marka ise tribal formda oluşturulmuş paralel desenlerin ortasında sarı renkte harflerle yazılmış “...” ibaresinin alt kısmında daha küçük siyah renkte harflerle yazılmış “ ...” ibaresinden meydana gelmektedir. Bu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu görülmektedir.
Taraf markaları “...” ibaresini ortak olarak içermekte olup, bu ibare ...’ye göre “dayanma” anlamına gelmekte olup, başvuru ve tescil kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir tanımlayıcılığı bulunmadığı, tüketicinin sıklıkla karşılaştığı, yoğun kullanımı bulunan bir ibare olmadığı dikkate alındığında ayırt edici gücü yüksek bir ibare olduğu düşünülmektedir.
Taraf markaları global olarak karşılaştığında; davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." emtiaları ile itiraza mesnet marka kapsamında yer alan emtiaların benzer olduğu, başvuru markasının esas unsurunu "..." ibaresinin, itiraza mesnet markanın esas unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." ibaresinin, markaları görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer kıldığı, itiraza mesnet markada bulunan "..." ibaresinin, markanın genel görünümü içinde "..." ibaresinin ayırt ediciliğini bertaraf eden bir etkisinin bulunmadığı, zira "..." ve "..." sözcüklerinin anlamlı sözcükler olup, bu iki kelimenin bir araya gelmesi ile söz konusu sözcüklerin kavramsal özerkliklerini kaybettiklerinin söylenemediği, aksine, "..." ibaresinin "..." sözcüğünü nitelediği, buna göre, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, gözü ve kulağında kalan izi ile tüketim tercihini belirleyen ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." esas unsurlu markayı "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." emtiaları üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait marka ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihini belirleyeceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında yukarıda belirtilen emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davaya konu markanın aynısı veya benzerinin başvuruya konu mallar üzerinde önceye dayalı kullanımlarını kanıtlar herhangi bir delil sunulmadığı anlaşıldığından SMK m.6/3 hükmü iddiası yerinde bulunmamıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markanın bir kısım emtialar bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan bir kısım emtialar bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluştuğu anlaşıldığından, "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." emtiaları bakımından ... sayılı ... kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." emtiaları bakımından ... sayılı ... kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın kısmen reddolunması ve davalı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
6-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
7-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 269,85 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 461,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.269,25 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 3.134,63 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.134,62 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'nın yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır