T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/236 Esas
KARAR NO : 2024/162
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Çoklu Tasarımın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali - Çoklu Tasarımın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 15/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babası ... ile davacının babası (yani müvekkilin amcası) ... tarafından ... Ltd. Şti. 2009 yılında kurulmuş, tekstil ürünleri üretimi, satışı, ithal ve ihracatı yapılmış, yine aynı tarihlerde ... Ltd. Şti. kurulmuş, bu şirkete müvekkili 2013 yılında ortak olmuş, ticari ilişki 2020 yılında bitmiş, müvekkili İngiltere merkezli ... adlı bir başka şirket kurmuş, yukarıda bahsi geçen şirketler ile ithalat ve ihracat gibi çeşitli ticari ilişkiler yaşanmış, daha sonra yaşanılan anlaşmazlıklar sonrası ortaklık sonlandırılmış, tarafların uzun yıllardır satışını yaptığı uluslararası ofisler nezdinde de tescilli olan kapüşonlu ve kapüşonsuz üzerinde “....” vb. şehir isimleri yazan ... ürünlerini kötü niyetli olarak davalı şahıs kendi adına tescil ettirmiş, müvekkili her birine itiraz etmiş ve .... sayılı tasarımların bazılarının kısmen iptal olduğunu, iş bu dava konusu ... sayılı çoklu tasarım başvurusuna konu olan ... sıra sayılı tasarımlar müvekkilinin itirazları sonucu yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedilirken ... sıra numaralı tasarımlar ise harcıalem tasarımlar olduğu halde reddedilmemiş olduğunu, bahsi geçen tasarımların da reddinin gerektiği belirtilerek; 16.03.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ve davalı adına ... sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 31/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kurul tarafından yapılan incelemede davaya konu ... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen tescilli yurtdışı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle farklı olduğu, tasarımların ... olmaları için gereken şartların oluşturduğu teknik zorunlulukların dikkate alındığı kol, etek ucu, yaka, kapüşon ile detaylar gibi deseni oluşturan yazı karakterlerinin ve deseni oluşturan parçaların bir araya geliş şeklinin farklı görüldüğü, kapüşonlu ve cepsiz bir sweatshirtün, fermuar cepli ve kapüşonlu bir tasarımdan yeterince farklı ve ayırt edici olduğu, tarih kaydı bulunmayan internet sitelerinde yer alan görsellerin kamuya sunmayı ispatlayamadığı için dikkate alınmadığı, mahkemeye sunulan itiraz dilekçesinde yer alan bazı tasarımlar da yayıma itiraza konu edilmediğinden bu görseller üzerinden de değerlendirme yapılmadığı, sayılan sebeplerle dava konusu tasarımların itiraz gerekçeleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna ulaşılmış, bu sebeple haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
Davalı ... vekili 02/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının haksız şekilde ileri sürüldüğünü, davacı tarafın dava dilekçesinde ... numaralı tasarım ile ilgili olarak ... sayılı tasarım ile birebir aynı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafa ait ... numaralı tasarımlar ile iş bu dava konusu ... numaralı tasarımın aynı olduğunu iddia ettiğini, tasarımların renk, kol detayı gibi yönlerden farklılık içerdiğini, davacı tarafın müvekkiline ait daha önce yapılan .... sıra numaralı tasarımların benzer olduğunu iddia ederek yenilik kriterini taşımadıklarını iddia ettiklerini, dava dilekçesinde .... linkine yer verildiği dava konusu tasarımlarla hiçbir benzerliğin olmadığını, linkte yer alan tasarımın üç kalın şeritten oluştuğunu ve üzerinde herhangi bir yazı ve görsel bulunmadığını, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edici özellik taşıdıklarını, bu sebeple, haksız ve hukuka aykırı bu davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılması talep edilmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ...-... sayılı tasarımların mutlak anlamda yeni olup olmadıkları, mesnet tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olup olmadıkları, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, dava konusu tasarımların hükümsüzlüklerinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın 16.04.2022 tarihinde ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 09.08.2022 tarih 394 sayılı ....'nde tescilin yayımlandığı, davacının 14.09.2022 tarihli dilekçesi ile ... sayılı tasarımlara itiraz ettiği, davalı şahsın 17.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, ... sayılı kararı ile; "İtirazın kısmen kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımların tescilinin hükümsüzlüğüne ve .../ sıra numaralı tasarımların tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verdiği, verilen kararın davacı marka vekiline 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.
Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez.
Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç maddi tespitler barındıran bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre;
Dava konusu tasarımlar "..." ürünlerine ilişkin olarak, seçenek özgürlüğüne dair, şehir ismi yazılı ... ürünlerine dair piyasada yer alan örneklere bilirkişi raporunda yer verilmiştir. Buna göre dava konusu ürünler bakımından, seçenek özgürlüğü belirli kalıplara uymak gerekliliğini taşısa da geniş denilebilecek niteliktedir.
Dava konusu tasarımlar açısından bilgilenmiş kullanıcı, ... piyasasını ve ürün çeşitliliğini bilen; bu türden, yani önünde çeşitli kent ve ülke adları yazılı olan spor model tasarımları tanıyan, deneyimli bir kimse olarak kabul edilmiştir. Bu tür ürünleri satın almak amacıyla veya farklı amaçlarla incelemiş, bu pazarı takip etmiş bir nihai tüketici veyahut bu tür tasarımların uygulandıkları ürünlerin satışını yapan bir kimse bilgilenmiş kullanıcı olabilecektir.
Davaya konu tasarımlar, ... ürününe uygulanmış tasarımlardır. Davaya konusu tasarımlar ve mesnet tasarımların kapüşonlu veya kapüşonsuz, uzun kollu, fermuarlı veya fermuarsız olmak üzere, benzer kesimlere sahip tasarımlar oldukları görülmektedir. Tüm tasarımların ön kısımlarında, benzer konumlarda ... ve ... şeklinde şehir ve ülke adlarının yer aldığı görülmektedir. Bu adları ifade eden yazıların benzer yazı karakterinde yazıldığı da görülmektedir. Davaya konu tasarımlar ile mesnet tasarımların, kesim, yazı konumlandırması ve şekli, çoklu renklilerde kombinasyon ve oranlar gibi birçok unsur bakımından, belirgin şekilde benzerlik olduğu görülmektedir. Mesnet görsellerin kamuya sunum tarihlerinin de davaya konu tasarımlardan önce olduğu görülmektedir. Bu sebeple davaya konu ...-... nolu tasarımların yeni olmadıkları, davaya konu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimler ile mesnet tasarımların bu nitelikte bir kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimler arasında benzerlik olacağı; bu sebeple, davaya konu tasarımların ayırt edici nitelik koşulunu da sağlamadıkları kanaatine varılmıştır.
SMK m.77/1-a hükmüne göre; Bir tasarım başvurusunun kötü niyetle yapıldığı ispatlanırsa, o tasarım hükümsüz kılınır.
Kötü niyetli tasarım başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak tasarım başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak tasarımı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan tasarım başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş tasarım başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
Somut olayda; davaya konu tasarımlar ile mesnet dokümanların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olmalarının haricinde, dava konusu tasarımların kötü niyetle tescil başvurusuna konu edildiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıkları tespit edildiğinden, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE,
2-Dava konusu ... sayılı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜKLERİNE ve SİCİLDEN TERKİN EDİLMELERİNE,
3-6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 267,00 TL posta-tebligat, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.152,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/03/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır