T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2008/556 Esas - 2024/350
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2008/556 Esas
KARAR NO : 2024/350
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 10/10/2008
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhbar olunan ... Tarım ürünleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin, 1992 yılında ... Vakfı tarafından kurulmuş olup (B) grubu hisselerinin tamamı ile (A) grubu hisselerinin çoğunluğu ... personeline ait olan halka açık ve Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı bir şirket olduğunu, davacıların muhtelif adetlerde hisse senetleri bulunduğunu, davalı şirketin 26/07/2007 tarihli ihale ile ... AŞ'nin sermayesinin %49 'una tekabül eden toplam 245.000 adet (a) grubu ... Vakfı hissesini ber bir hisseye 5,306122 YT ödeme suretiyle satın aldığını, bu nedenle davalı şirketin SPK'nun 22. Maddesine dayalı Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekaleten Oy Kullanılmasına ve ÇAğrı Yoluyla Vekalet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliğinin(seri IV, No:8) 17. Maddesi uyarınca azınlıkta bulunan diğer hissedarlara çağrıda bulunma yükümlülülüğünün bulunduğunu, buna rağmen davalı şirketin bugüne kadar bu yükümlülüğe uymadığını, aksine anılan maddedin 3. Fıkrası uyarınca çağrıdan muafiyet talebinde bulunduğunu, muafiyet talebinin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 24/12/2007 tarihinde reddedildiğini, bunun üzerine davalının 28/01/2008 tarihinde çağrı talebinde bulunduğunu, SPK'nın 20/03/2008 tarih, 8/324 sayılı kararı ile A grubu ve B grubu hisselere hisse başına 5,306122 YTL çağrı fiyatı belirlenmesi şartıyla talebinin kabul edildiğini, davalının fiyat eşitliği kararına itiraz ettiğini ancak SPK kararın değiştirilmesine mahal olmadığına karar verdiğini, davalı şirketin kurul kararını yerine getirmekten sarfınazar ettiğini, çağrıda bulunma yükümlülüğüne direnmekte olduğunu beyanla; neticeten davalının zorunlu aleni pay alım teklifi çağrısı yapmasına, müvekkillerine ait azınlıkta kalan dava konusu ... hisselerinin (SPK. 'nın belirlediği her hisse için- 5.306122-YTL'den az olmamak üzere) rayiç bedellerinin tespitine, tespit edilecek rayiç bedeller üzerinden, ihalenin yapıldığı 26.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müvekkillere ait hisse karşılıklarının ayrı ayrı ödenmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tarım vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin devraldığı (A) grubu ortaklık paylarının imtiyazlı ortaklık senetleri olduğunu, müvekkili ... Tarım'ın ... Vakfı'nın iştiraki olan ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ.'nın %49 paya karşılık 245.000 (A) grubu paylarını temsil eden imtiyazlı hisse senetlerini 26/06/2007 tarihinde ihaleyi kazanarak 1.300.000 YTL bedel ödeyerek devraldığını, müvekkilinin A grubu hisselerini tercih etmesinin en önemli nedeninin Şirket Ana Sözleşmesi'nin İdare Meclisi başlıklı 9. Maddesi ile getirilmiş bulunan imtiyaz düzenlemesi olduğunu, TTK'nın 401'nci maddesinin, imtiyazlı paylarla ilgili olduğunu, bu madde ile kabul edilen imtiyazlı payların, ortaklar açısından sermayeye katılmada öngörülen eşit oran ilkesini bozan paylar olduğunu, ana sözleşmenin 9. Maddeleri ile düzenlenmiş bulunan ve A grubu hisselerine tanınmış bulunan şirket yönetim kurulunda çoğunluğu oluşturmaya yönelik kategorik imtiyaz bu senetleri hiçbir imtiyazı bulunmayan B grubu hisse senetlerinden çok daha fazla değerli hale getirdiğini, davacı yanın bu iki kategori hisse senetlerinin değerlerini eşitleme çabasının hukuk normları karşısında etkisiz kalacağını, çağrıdan muafiyet talebinin kanuni bir hak olduğunu, müvekkilince SPK'nın direktifleri doğrultusunda kurulun listesinde olan Legal Değerlendirme AŞ'den değerleme raporu alındığını, buna göre B grubu hisse başına düşen tutarın 0.75 YTL olarak hesaplandığını, SPK'nın yeniden değerleme yapılması istemi üzerine de 0.75 YTL'nin adil ve makul değer olarak hesaplandığı görüşlü raporun sunulduğunu, bu gelişmeler üzerine SPK'nın B grubu payların çağrı fiyatını A grubu fiyatı 5.306.122 olarak belirlenmesini karara bağladığınıi SPK'nın bu kararının iptali için ... 10. İdare Mahkemesinde açılan 2008/1199 Sayılı dosyaının derdest olduğunu, beyanla neticeten ... 10. İdare Mahkemesi'nde 2008/1199 Esas Sayısı ile derdest iptal davasının sonucunun beklenmesine, davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan APK vekili 04/12/2008 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Konuya ilişkin olarak kurula iletilen bilgi ve belgeler ile kurul uzmanlarınca ulaşılan tespitleri değerlendiren kurulun karar organınca 11/09/2008 tarih ve 25/965 sayılı karar ile özetle, ... Tarım Şirketinin diğer ortaklara çağrıda bulunma yükümlülüğü ile ilgili kurulun 20/03/2008 tarih ve 8/324 sayılı kararı gereğini yerine getirmemesi dolayısıyla SPK'nın 47/A maddesi çerçevesinde 100.000-YTL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kararın iptali istemiyle açılan ... 4. İdare Mahkemesi 2008/1899 Esas sayılı yargılamasının devam ettiğini, dava konusu hususta müvekkili kurulun sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alındığında, kurulun feri müdahil ya da temsil eden sıfatıyla davaya katılmasının taraflardan herhangi birine ve davanın seyrine fayda sağlamayacağını beyan etmiştir.
Dava Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca zorunlu pay alım teklifi yapılması ve belirlenecek fiyat üzerinden pay bedellerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacı yan özetle; davalı şirketin 26/07/2007 tarihli ihale ile ... Tarım Ürünleri San ve Tic. AŞ'nin sermayesinin %49'una tekabül eden toplam 245.000 adet (a) grubu ... Vakfı hissesini satın aldığını, bu nedenle 2499 Sayılı SPK'nın 22. Maddesine dayalı "Seri: IV, No: 8 Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekâleten Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekâlet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği" kapsamında azınlıkta bulunan diğer hissedarlara pay alım teklifi zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, davalının pay alım çağrısı bakımından SPK tarafından belirlenen fiyat eşitliği(hisse başına 5,306122 YTL) kararına rağmen çağrıda bulunma yükümlülüğünü ve pay alımını yerine getirmediğinden bahisle davalı tarafından A ve B grubu hisse ayrımı yapılmaksızın Pay alım teklifi çağrısı yapılmasına hükmedilerek, hisse rayiç bedellerinin tespiti ve hisse karşılıklarının ödenmesini talep etmektedir.
Davalı yan tarafından ise özetle; 28/01/2008 tarihinde pay alım çağrı talebinde bulunduklarını, değerlendirme şirketince B grubu hisse başına düşen tutarın 0,75 YTL olarak hesaplandığını, SPK tarafından ise B grubu payların çağrı fiyatının A grubu ile aynı 5.306,122 olarak karara bağlandığını, bu karara karşı taraflarınca işlemin iptali için ... 10. İdare Mahkemesinde 2008/1199 Esas sayılı davanın açıldığından bahisle davanın reddi savunulmuştur.
Aşamalarda davacılardan Cengiz Koç, Hüsamettin Baklan, Yaşar Gürsoy, Hakkı Somun, Tansel Çiçek, tarafından ayrı ayrı 20/12/2013 tarihli feragat dilekçesi sunulduğu, yine davacı vekili tarafından davacılardan Selahattin Haylaz yönünden de 21/04/2014 tarihli feragat dilekçesi sunulduğu, adıgeçen davacıların bizzat veya vekili aracılığıyla sunulan dilekçelerine konu beyanlarının 6100 Sayılı HMK'nın 307. Maddesi anlamında feragat beyanı olduğu anlaşılmıştır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK 307.md) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309.md) Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.(HMK 311.md) Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(HMK 312.md)
Adıgeçen davacıların feragat beyanı yukarıda belirtilen kurallar ile birlikte değerlendirildiğinde davacılar Hüsamettin Baklan, Yaşar Gürsoy, Hakkı Somun, Selahattin Haylaz, Tansel Çiçek, Cengiz Koç tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Öte yandan yargılamanın devamı sırasında davacılardan Ahmet Aloğlu vefat etmiş ise de, davacı vekili tarafından 01/02/2023 tarihli dilekçe ekinde müteveffa davacının veraset ilamı ve veraset ilamında adıgeçen tüm mirasçıları adına vekaletname sunulması üzerine taraf teşkilinin bu şekilde sağlandığı görülmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Davadan feragat etmeyen davacılar yönünden; eldeki davaya konu uyuşmazlığın niteliğinin ve istemin belirlenmesi bakımından konuya ilişkin bazı yasal düzenlemelere ve hukuki kavramlara değinmek gereklidir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2499 Sayılı(mülga) Sermaye Piyasası Kanunu'nun Sermaye Piyasası Kurulu'nun görev ve yetkilerini düzenleyen 22. Maddesinin birinci fıkrasının e ve i bentleri;
" e) Kamunun zamanında yeterli ve doğru olarak aydınlatılmasını sağlamak amacıyla, genel özel nitelikte kararlar almak ve her türlü mali tablo ve raporlar ile bunların bağımsız denetimlerinin, sermaye piyasası araçlarının halka arzında yayımlanacak izahname ve sirkülerin ve araçların değerini etkileyebilecek önemli bilgilerin kapsamını, standartlarını ve ilan esaslarını tespit ve bu konularda tebliğler yayımlamak,
i)(Değişik: 15/2/1999 - 4487/10 md.) Halka açık anonim ortaklıkların genel kurullarında genel hükümler çerçevesinde vekaleten oy kullanılmasına ilişkin esasları belirlemek ve bu ortaklıklarda yönetim kontrolünün el değiştirmesine yol açacak oranda vekalet toplayan ya da pay iktisap edenlerin, diğer payları satın alma yükümlülüğüne ve azınlıktaki ortakların da kontrolü ele geçiren kişi veya gruba paylarını satma hakkına ilişkin düzenlemeleri yapmak,..." şeklinde olup maddede tanınan yetkiye istinaden çıkarılan "Seri: IV, No: 8 Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekâleten Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekâlet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği"nin (seri IV, no:21 sayılı tebliğ ile değişik) 17. Maddesi ise " Çağrı yoluyla hisse senedi toplanması, blok veya münferit alımlar ya da diğer herhangi bir yöntemle, tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesinin ve ay haklarının %25'ine veya daha fazlasına ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarına sahip olanlar, diğer ortaklara ait hisse senetlerini de satın almak üzere çağrıda bulunmak zorundadır. Tek başına veya birlikte hareket ettiği kişilerle beraber bir ortaklığın sermayesine ve oy haklarına %25 ile %50 arasında bir oranda sahip olanlar da, herhangi bir on iki aylık süre içerisinde bu oranı %10 ya da daha fazla artırırlarsa, diğer ortaklara ait hisse senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunmakla yükümlüdür. Söz konusu oranlara ulaşılmasını izleyen on beş gün içerisinde, çağrı yapmak üzere Kurul'a başvurulması gereklidir.
Bu madde uyarınca yapılacak çağrıda ortaklara önerilecek fiyat, birinci fıkrada düzenlenen alımlar, çağrı yoluyla hisse senedi toplanması sonucunda yapılmışsa, bu çağrıda ortaklara ödenen en yüksek fiyattan, blok alımlar yoluyla yapılmışsa blok alımda ödenen en yüksek fiyattan; diğer yollarla yapılmışsa, alımı yapan kişinin veya birlikte hareket ettiği kişilerin, alımı yapmalarından önceki üç ay içerisinde ortaklık hisse senetlerine ödedikleri en yüksek fiyattan daha aşağı olamaz. Önerilecek bedelin nakit karşılığı olması ve yapılacak çağrının, en az onbeş gün süreyle ortaklara açık olması zorunludur... " şeklindedir.
Yasal düzenlemelerden görüleceği üzere pay alım teklifi; herhangi bir yöntemle, doğrudan veya dolaylı olarak halka açık bir ortaklığın yönetim kontrolünü ele geçirecek oranda pay iktisap edenlerin, söz konusu ortaklığın yönetiminin dışında kalan diğer pay sahiplerine ait paylarını da satın almak için çağrıda bulunma yükümlülüğü altına girilmesi olarak tanımlanabilir.(Umut Kolcuoğlu, Sermaye Piyasası Hukukunda Zorunlu Çağrı, Yetkin Hukuk, İstanbul 2009, s.7.)
Bilindiği üzere borcun kaynaklarından biri de doğrudan kanundan doğan borçlardır. Doğrudan kanundan doğan borçlar, kanunda öngörülen şartları gerçekleşmesi yani kanunda yer alan belirli bir olgunun somut olayda meydana gelmesi sonucunda oluşan borç ilişkileridir. Pay alım teklifi zorunluluğu da kanunda doğan bir borç niteliğindedir. Gerçekten de somut olayda pay alım teklifinde bulunma borcu SerPK m. 26 kapsamında öngörülen hedef ortaklığın yönetim kontrolünü sağlayan pay veya oy haklarının intisabına bağlı olarak doğmaktadır.
Pay alım teklifi zorunluluğunu yerine getirmeyen kişi kanunen kendisine yükletilmiş bir yapma borcunu yerine getirmemektedir. Zira yönetim kontrolünü elde eden kişinin SerPK M.26’dan doğan borcu, pay alım teklifinde bulunmaktır. Aynen ifa davası yalnızca verme borçları açısından değil aynı zamanda yapma borçlarında da söz konusu olmaktadır. O halde, zorunlu pay alım teklifinin ihlali kanundan doğan bir borcun yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan bir borçlu temerrüdünün bir görünümüdür.
Pay alım teklifi zorunluluğunun ihlali sonucunda açılabilecek aynen ifa davasında, davalı(borçlu) taraf olarak hedef ortaklığın yönetim kontrolünü elde etmesine rağmen pay alım teklifi borcunu yerine getirmeyen hakim ortağı ve davacı (alacaklı) olarak da yönetim kontrolü dışında kalan küçük yatırımcıları tespit etmek mümkündür.
Anlatıldığı üzere gerek 2499 Sayılı Mülga SerPK hükümleri gerek 6362 Yeni SerPK hükümleri ele alındığında; pay alım teklifi zorunluluğunun ihlali halinde aynen ifa davası açılması mümkündür.
Aynen ifa davasının şartlarının oluşması için; Borcun muaccel olması, borcun ifa edilmemiş olması, ve ifanın (halen)mümkün olması şartlarının bulunması gerekmektedir. Pay alım teklifi zorunluluğunun ihlaline ilişkin açılan aynen ifa davasında; mahkemece aynen ifa davasının şartları var ise, iaddianın sübutu halinde ilk olarak pay alım teklifi zorunluluğunun doğduğunun tespiti ile belirlenecek veya belirlenmiş fiyat üzerinden pay bedellerinin tahsiline dair karar verilebileceği düşünülmektedir.(Kolcuğlu, Zorunlu Çağrı s.266)
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; eldeki davanın pay alım teklifi zorunluluğunun ihlali nedeniyle aynen ifa davası niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise pay alım teklifi bakımından davacıların B grubu hisselerinin çağrı fiyatının ne olduğu hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açıldığı tarihteki duruma bakıldığında; davalının SPK'dan öncelikle pay alım çağrısından muafiyet talebinde bulunduğu, kurul tarafından talebin reddi akabinde davalı tarafından bu kez çağrı talebinde bulunulduğu ve Kurul'un talimatı üzerine bağımsız değerlendirme şirketinden fiyat belirlemesi için uzman raporu alındığı, Legal Değerlendirme şirketi tarafından hazırlanan ilk raporda B grubu hisseleri için 0.75 YTL hisse başı fiyat hesaplandığı, Kurul tarafından raporun sadece varlık esaslı yaklaşımla hazırlandığı gerekçesiyle yeniden rapor düzenlenmesinin istenildiği, Legal değerleme şirketince yeniden hazırlanan raporda aynı görüş ve fiyatın yinelendiği, bunun üzerine Kurul tarafından B grubu paylarının çağrı fiyatının A grubunun fiyatıyla aynı 5.306,122 YTL olarak karara bağlandığı, kurulun bu kararına karşı davalı tarafından idari yargı nezdinde işlemin iptalinin talep edildiği, ... 10. İdare Mahkemesi 2008/1199 Esas sayılı dosyaya konu yargılamanın derdest olduğu görülmektedir.
Eldeki davanın açıldığı tarihten sonra yaşanan gelişmeler ve durum ele alındığında;
Davalı tarafından SPK'nın fiyat belirleme kararına ilişkin açılan ... 10. İdare Mahkemesi nezdindeki yargılamada ilk olarak 2008/1199 E., 2008/2320 K. Sayılı ve 27/11/2008 tarihli karar ile özetle ; SP Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iptal isteminin reddine dair karar verildiği, kararın temyizi üzerine Danıştay 13. Daire tarafından 2009/1836 E., 2010/7538 K., sayılı 03/11/2010 Tarihli karar ile özetle " davacı şirket tarafından belirlenen bağımsız kuruluşun yapmış olduğu değerleme sonucunda hazırladığı değerleme raporunun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bulunmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından, davalı idarece, devralınan şirketin değerinin başka bir bağımsız kuruluş tarafından saptanması suretiyle (B) grubu hisse senetlerinin çağrı fiyatının tespiti yoluna gidilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın, bağımsız kuruluşça verilen değerleme raporunun usulüne uygun olmadığından bahisle (A) grubu hisse senetlerinin imtiyazlı paylar olduğu göz önüne alınmaksızın (A) grubu payların çağrı fiyatının (B) grubu payların çağrı fiyatı olarak belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma akabinde ... 10. İdare Mahkemesince bu kez 2014/1591 E., 2014/1306 K. Sayılı 03/11/2014 tarihli karar ile özetle bozma ilamına uyularak bu yönde "Bu durumda, davacı şirketin, (A) ve (B) grubu hisseler için ayrı ayrı çağrı fiyatı belirlenmesi isteminin reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline dair karar verildiği, anılı kararın Danıştay 13. Dava Dairesince 2015/692 E., 2019/2714 K. Sayılı 25/09/2019 tarihli ilamıyla Onama ve akabinde 05/03/2020 tarihli karar düzeltme isteminin reddi kararları üzerine kesinleştiği görülmüştür. Özetle idari yargı süreci neticesinde; eldeki davaya da konu edilen hisse fiyatı belirlenmesi bakımından SPK'nın B grubu hisselerinin A grubu hisseleri ile aynı fiyat üzerinden pay alım çağrısı teklifine konu edilmesi yönündeki kararın iptal edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yukarıda değinilen idare mahkemesi kararı üzerine davalı ... Tarım şirketince zorunlu pay alım çağrısı yapılması bakımından SPK nezdinde sürecin ne şekilde devam ettiği, halihazırda halka açık şirket olup olmadığı halka kapalı şirket haline dönüşüp dönüşmediği, araştırılmış olup, SPK'nın cevabi yazıları kapsamında, ... Tarım ile ilgili olarak 2008 yılından sonra kayıtlara girmiş herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı, mevcut durum itibariyle zorunlu pay alım teklifine ilişkin olarak Kurulca ... Tarım'a iletilmiş veya ... Tarım tarafından Kurula iletilen herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, yine davalı ... tarımın ve dava konusu ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ'nin halka açık ortaklık niteliğini haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere azınlık hisseleri bakımından pay alım teklifi zorunluluğu halka açık şirketler için sözkonusu olup, açık oraklık niteliğini haiz olmayan şirketler bakımından hukuki karşılığı bulunmamaktadır.
Somut olayda pay alım teklifi zorunluluğunun ihlali nedeniyle (B) grubu payları değerlemeye ve uyuşmazlığa konu edilen ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ'nin halka açık ortaklık niteliğini dava açıldıktan sonra yitirdiği anlaşılmıştır.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.
Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceği düzenlenmiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında eldeki aynen ifa davası bakımından dava açıldıktan sonra ... şirketinin halka açık ortaklık niteliğini yitirdiği dolayısıyla davaya konu aynen ifanın mümkün olmadığı nazara alınarak davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekmiştir. Bununla birlikte dava açıldığı tarihte her ne kadar taraflar arasında çağrı fiyatı uyuşmazlık konusu olsa dahi çağrı fiyatının nasıl belirleneceğinin düzenlendiği Seri: IV, No:44 sayılı Tebliğ doğrultusunda belirlenecek fiyat üzerinden davacıların hisse bedellerini talep edebileceği anlaşılmakla; davacıların dava açıldığı tarihte kısmen de olsa haklı olduğu kanaat edilmiştir. Bu itibarla feragat etmeyen davacılar tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuş, yine bu doğrultuda (feragat etmeyen)davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Feragat eden davacılar tarafından yapılan yargılama giderleri ise kendi üzerlerinde bırakılmış ve davalı lehine(feragat eden davacılar aleyhine) vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davacılar; Nihat PALAZ, Osman SARAÇ, Şevki ALOĞLU, Tuğrul KÜÇÜKALIÇ, Hamdi ERGEN, Hüseyin YÜKSEL, Nabi YILDIZ ve Ahmet ALOĞLU mirasçıları; Huriye Nevin ALOĞLU, Tuba ÜÇPINAR, Ebrar CERUZ, Alparslan ALOĞLU tarafından açılan Davanın konusuz kaldığından Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Davacılar Hüsamettin BAKLAN, Yaşar GÜRSOY, Hakkı SOMUN, Selahattin HAYLAZ, Tansel ÇİÇEK, Cengiz KOÇ tarafından açılan Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 135,00- TL harcın mahsubu ile bakiye 292,6-TL'nin; davalı ... Tarım İnşaat Ticaret Ve San. AŞ'den alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacılar ... ... ... ... ... ... na verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılar ... ... ... verilmesine,
7-Davacılar ... ... ... tarafından yapılan yargılama masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı, davalı ... Tarım (e-duruşma) ve SPK vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024