T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/261 Esas - 2025/49
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/261
KARAR NO : 2025/49
...
DAVA : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davası
DAVA TARİHİ : 03/11/2015
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı Ümit Doğan tarafından, müvekkillerinin murisi olan müteveffa ...'ya 146.000 EURO bedelli, 06.06.2013 tanzim, 08.08.2013 vade tarihli senedin imzalattırılmak suretiyle müteveffanın borçlu hale getirildiğini, taraflar arasında senedin tanzimini gerektirir ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkillerinin murisinin demas hastası olduğunu, kızını trafik kazasında kaybetmenin verdiği ruhsal çöküntü yaşadığını, ... esas ve 598 karar sayılı ilamı ile ...nın rahatsızlığı sebebi ile kısıtlanarak oğlu ...'nın kendisine vasi olarak tayin edildiğini, davalının, davacıların murisinin rahatsızlığından faydalanarak senedin tanzim edildiğini, davalının anılan senedin tahsili için ... esas sayılı dosyası ile... hakkında icra takibi yapıldığını belirterek, ...Esas sayılı dosyasında borcun dayanağı olarak gösterilen 146.000 EURO bedelli ve 06.06.2013 tanzim, 08.08.2013 vade tarihli senetten dolayı müvekkillerinin murisi ...'nın borçlu olmadığının tespitine ve haksız yapılan takip nedeniyle asıl alacak miktarı üzerinden % 20 den az olmamak üzere davalı tarafın aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili savunmasında özetle; Davanın haksız olduğunu, müvekkilinin verdiği borç karşılığı dava konusu senedin düzenlendiğini, davacıların murisininin senet bedelini vadesinde ödenmemesi üzerine, icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip itiraz edildiğini, takip konusu senetteki imzayı dava dilekçesi ile kabul ederek, icra hukuk mahkemesinde iddialarının aksine iddialar ileri sürmesinin, borçluya vasi tayin edilmesini sağlayan davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine ve müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, icra takibine dayanak yapılan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Tarafların dayandığı tüm deliller, ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, davacıların murisi ...nın hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda ... incelemesi yaptırılmıştır.
Davacıların murisi ...'nın hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda yaptırılan incelemede; ... 03,08,2017 tarihli raporuna göre; " davacının bono tanzim tarihinde (06.06.2013) hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığı" belirtilmiş, ... tarihli raporunda; " davacının bono tanzim tarihinde (06.06.2013) hukuki işlem ehliyetine sahip olduğu" belirtilmiş, raporlar arasındaki çelşkinin giderilmesi için ... aldırılan 07/08/2018 tarihli raporda; " davacının bono tanzim tarihinde (06.06.2013) hukuki işlem ehliyetine sahip olduğu" belirtilmiş
tir.
.... Karar sayılı, 27/12/2021 tarihli kararında; "Dosyamız davalısı... hakkında, dosyamız davacılarının murisi ...'ya yönelik, Borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 06/06/2013 düzenleme, 08/08/2013 ödeme tarihli 146.000 EURO değerindeki, bedelinin nakten ahzolunduğu, ... mahkemelerinin yetkili olduğu yazılı senet, alacaklı ...Esas sayılı dosyasıyla 22/01/2014 tarihinde icra takibine konulması eyleminden dolayı; sanığın borç olarak verdiğini belirttiği 146.000 Avro miktarındaki parayı, 2-3 ay kadar önce tanıştığı ve birkaç defa görüşerek yeni inşaatına başlayacağını söylediği yerden bir daire vereceğini beyan eden 75 yaşlarında olan şahsa, daireyi veya inşaat yerini görmeden, aralarında herhangi bir sözleşme, protokol veya belge düzenlenmeden, karşılığında sadece senet alarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanığın mağdura verdiğini iddia ettiği 146.000 Avro borcun kaynağına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmuş olmaması hususu ile 2013 tarihi itibarıyla azımsanamayacak bir tutar olan bu paranın "yastık altı" edilmiş bir tutar olmasının mümkün olmadığı, sanığın sosyal ve ekonomik durumunun bu miktar bir parayı temin etmesine imkân sağlamadığının anlaşılması karşısında, res'en araştırma ilkesi çerçevesinde hareket edilen ceza yargılamasında yazılı belge ile ispat kuralının somut olayda uygulanamayacağı, bu yönüyle sanığın bu miktar parayı katılana borç olarak elden verdiğine ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığı, kambiyo hukukuna göre senedin imza dışındaki diğer unsurlarının kimin eli ürünü olduğunun esasa müessir olmayacağı, kuvvetle muhtemel mağdurun yaşı ve hastalığı nedeniyle algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle temin edilen senedi icra takibine konu ederek ve tüm malvarlığına haciz koyarak icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiği" gerekçesiyle, dosyamız davalısı... hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucu 27/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda iddia savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacılar, murisleri olan müteveffa ... demas hastası olduğunu, murislerinin hastalığı sebebi ile hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, davalının O'nun hastalığından faydalanarak takibe konu bonoyu imzalattığını iddia ederek, takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istediği, davalının ise; davacıların iddialarını kabul etmeyerek, dava konusu bononun verilen borç karşılığı düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Buna göre dava konusu bononun tanzimi sırasında davacıların murisinin hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı, bononun borç ilişkisinden dolayı düzenlenip düzenlenmediği konusunda taraflar arasında ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Hukuk hâkiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır .... sayılı ilamları). Bilindiği gibi ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptaması, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturur. Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasıdır (...Karar sayılı, 27/12/2021 tarihli kararında belirtildiği üzere; "Davalının borç olarak verdiğini belirttiği 146.000 Avro miktarındaki parayı, 2-3 ay kadar önce tanıştığı ve birkaç defa görüşerek yeni inşaatına başlayacağını söylediği yerden bir daire vereceğini beyan eden 75 yaşlarında olan şahsa, daireyi veya inşaat yerini görmeden, aralarında herhangi bir sözleşme, protokol veya belge düzenlenmeden, karşılığında sadece senet alarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanığın mağdura verdiğini iddia ettiği 146.000 Avro borcun kaynağına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmuş olmaması hususu ile 2013 tarihi itibarıyla azımsanamayacak bir tutar olan bu paranın yastık altı edilmiş bir tutar olmasının mümkün olmadığı, sanığın sosyal ve ekonomik durumunun bu miktar bir parayı temin etmesine imkân sağlamadığının anlaşılması karşısında, res'en araştırma ilkesi çerçevesinde hareket edilen ceza yargılamasında yazılı belge ile ispat kuralının somut olayda uygulanamayacağı, bu yönüyle sanığın bu miktar parayı katılana borç olarak elden verdiğine ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığı, kambiyo hukukuna göre senedin imza dışındaki diğer unsurlarının kimin eli ürünü olduğunun esasa müessir olmayacağı, kuvvetle muhtemel mağdurun yaşı ve hastalığı nedeniyle algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle temin edilen senedi icra takibine konu ederek ve tüm malvarlığına haciz koyarak icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiği" konusundaki ceza mahkemesinin kabulü dikkate alındığında, hukuk hâkiminin aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olduğundan, Mahkemizce de, dava konusu bononun davacıların murisi ...'nın yaşı ve hastalığı nedeniyle algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle temin edildiği, taraflar arasında gerçek borç ilişkisi olmadığı kanaatine varılarak, bu sebeple de davacıların, icra takibine konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilerek, aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KABULÜ ile; ... Esas numaralı icra dosyasındaki takibe dayanak olan keşidecisi ..., lehdarı ... olan, 06/06/2013 keşide tarihli, 08/08/2013 vade tarihli 146.000 Euro bedelli bonodan dolayı davacıların davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK.m.72/5. Maddesi uyarınca haksız icra takibi sebebi ile davacıların uğradığı zarara karşılık olarak dava değeri olan 442.818 TL’nin %20’si üzerinden hesaplanan 88.563,60 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine,
3-Mahkememizce verilen 16/01/2023 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,
4-Kabul edilen 442.818,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 30.248,90 TL karar ve ilam harcından, 7.562,23 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 22.686,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 7.562,23 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.589,93 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacıların karşıladığı 489,30 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 442.818,00 TL üzerinden takdir edilen 70.422,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
...