T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/860 Esas
KARAR NO : 2025/149
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/12/2017
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 21.10.2012 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindek... .... .... esas sayılı dosyasına istinaden ödeme yapıldığından başvurularının reddedildiğinden işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, beyanla şimdilik sürekli iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL, geçici iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL, bakıcı ihtiyacı dolayısıyla 250,00 TL olmak üzere toplamda 1.250,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından tahsilde tekerrüre yer olmamak kaydıyla müşterek ve müteselsilen tazmin edilmesi ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müşterek ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 09.11.2017 tarihli müvekkile ait adli tıp rapor ücretinin yargılama gideri olarak sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 26/01/2021 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle: geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.259,56-TL ve sürekli iş görmezlik tazminatı talebini 219.240,44-TL ve bakıcı gideri talebini 1.854,26 TL olarak belirlediği neticeten dava değerini 226.854,26-TL'ye yükselttiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı vekilinin 17/03/2016 tarihinde ...5. ATM nezdinde görülmekte olan 2016/97 Esas nolu dosyaya ilişkin sulh olunduğu gerekçesiyle davadan feragat ettiklerine dair dilekçe sunduğunu, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur maluliyet ve gerçek zararın tespiti gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla herhangi bir tazminat belirlense dahi faiz başlangıç tarihi olarak ancak 19/12/2017 tarihnin kabul edilebileceğini beyanla, davanın reddine, aksi halde maddi tazminat taleplerinin belirttiği şekilde mevzuata uygun hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri istem ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin başvurana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Trafik kazası tespit tutanağı,
-Poliçe ve hasar dosyası,
-Davacıya ait tedavi evrakı,
-SGK ve nüfus kayıtları,
-...5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/97 Esas sayılı dava dosyası kapsamı,
-Kusur, maluliyet ve aktüerya yönünden alınan bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen cismani(bedensel) zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının zararlarının karşılanması için ...5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/97 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davalı tarafın 20.000,00 TL tutarlı ödeme yapılması ile dosya kapandığını, ancak davacının kaza nedeni ile sağlık sorunları artarak devam ettiğinden yapılan ödemenin zararı karşılamaya yetmediğini, yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını, davacının maluliyet oranında artış olduğundan ödenmeyen zararların davalı tarafça karşılanması gerektiğini, davacının 09.11.2017 tarihinde aldığı rapor ile davacının zor durumundan, yararlanılarak davalı tarafın oldukça düşük bir ödeme yapıldığının farkına varıldığını, 6098 sayılı TBK'nın 28. Maddesi uyarınca Edimler arasındaki orantısızlığın giderilmesi gerektiğini, yine bu hükmün yanı sıra 2918 sayılı KTK'nın 111. Maddesine göre; yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebileceğini, Bunun için ayrıca iptal davası açılmasına gerek olmadığını, dava sırasında bu hususta irade açıklamasının yeterli olduğunu, hal böyle iken "iradeye sakatlayan" durumların dahi araştırılmasına gerek bulunmadığını, gerçek zarar ile ödenen tazminat arasındaki farkın bilirkişi incelemesi ile aydınlığa kavuşturulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı yan ise özetle; öncelikle ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan 2016/97.E nolu dosyaya ilişkin sulh olunduğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekilinin 06//02/2018 tarihli beyan dilekçesinde ise özetle iş bu davanın müvekkilinin maluliyet artışı nedeniyle açılan tazminat davası olduğu beyan edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 33. Maddesinden hareketle; bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirmesini yapmak ve uygulanacak yasa maddelerini belirlemek hâkimin doğrudan görevidir.( 04.06.1958 Tarih, 1958/16-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da aynı yöndedir.)
Eldeki davanın nitelendirilmesi bakımından dava dilekçesi içeriği, davanın ileri sürülüşü, davacı vekilinin 06/02/2018 tarihli beyan dilekçesindeki açıklaması ve aşamalardaki anlatımlara göre eldeki davanın; maluliyet artışına dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
KTK'nın 111. Maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir" şeklindedir.
Hemen belirtmek gerekir ki; KTK'nın 111. Maddesi dava sırasında yapılan ödeme ile borcun sona ermesi ve Mahkemece ödeme veya feragat veya sulh olunması üzerine verilen kararların kesinleşmesi durumlarında uygulanma alanı bulmaz. (İST. BAM 9 HD. 2023/985 E., 2024/20 K.17/01/2024 T.)
Diğer bir anlatımla; mahkeme önüne gelen uyuşmazlıklarla ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda verilen bir ilamın kesinleşmesi halinde, artık bu kesinleşen ilama karşı aynı tazminat talebi için KTK 111. Maddesine dayalı olarak yeniden yargılama yapılması/dava açılması usulen mümkün değildir.
Bununla birlikte artan(gelişen) maluliyet durumu KTK md. 111'de öngörülen iptal imkanından ayrıdır.
Gelişen durum(artan maluliyet); olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun(artan maluliyetin) varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Hak sahibi tarafından öncesinde gerek bir mahkeme ilamı ile gerekse de Sigorta Tahkim Komisyonu Kararı ya da Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı gibi ilam yerine geçen bir belge ile yahut 2918 sayılı KTK 97. maddesi kapsamında sigortacıya yazılı başvuru yolu ile dava dışı ödeme alındıktan sonra, davacının maluliyetinin ilerleyen zaman içerisinde arttığının anlaşılması halinde artan maluliyet olgusu ve iddiasına dayalı olarak hak sahibi tarafından, maluliyet artışı nedeni ile karşılanmamış zararı dolayısıyla tazminat yükümlülerinden talepte bulunulabileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Gerçekten de hak sahibinde gelişen(artan) maluliyet bulunması halinde; daha önce yapılan ibranamelerin artan maluliyeti kapsamayacağı açıktır.
Eldeki uyuşmazlıkta taraflar arasında daha önce aynı olay nedeniyle cismani zarara ilişkin geçici ve sürekli işgöremezlik zarar kalemleri gösterilerek ...5 ATM 2016/97 Esas sayılı davanın ikame edildiği, anılı dava esnasında taraflar arasında ibraname düzenlenerek(mahkeme dışı sulh yoluyla) sulh olunduğu ve mahkemece sulhe bağlı olarak karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu, anılı hükmün taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Dolayısıyla anlatılanlar ışığında eldeki işbu (2017/860 E.) dava kapsamında davacı yanın sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri bakımından ancak ve ancak artan maluliyet durumunun varlığı halinde talepte bulunabileceği anlaşıldığından bu talepler yönünden öncelikle davacıda gelişen durum(artan maluliyet) bulunup bulunmadığı irdelenmelidir.
Diğer yandan davacı yanın daha önce açtığı ...5. ATM 2016/97 E sayılı davasında bakıcı gideri yönünden bir talepte bulunmadığı dolayısıyla dava esnasında yapılan ibranamenin ve mahkeme ilamının bakıcı giderini kapsamadığı değerlendirildiğinden, bakıcı gideri talebi artan maluliyet durumu olup olmadığına bakılmaksızın ele alınmıştır.
Mahkememizce yukarıda anlatılan ilkeler çerçevesinde davacının artan maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunda birden fazla rapor alınmış ise de; mahkememizin 21/11/2023 tarihli celse ara kararı doğrultusunda tanzim edilen ATK(İstanbul) Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 'nun 13/06/2024 tarihli raporundan önce dosyaya kazandırılan raporların maluliyet artışı yönünden tespit içermediği, değinilen 13/06/2024 tarihli raporun ise denetime elverişli olduğu, dosya kapsamına uygun düştüğü bilimsel metod ile ve mahkememizce istenilen hususları karşılar şekilde oluşturulduğu görülmekle; artan maluliyetin tespiti bakımından işbu 13/06/2024 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
Değinilen ATK(İstanbul) Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 'nun(28/06/2024 tarihli üst yazısı ekinde bulunan) 13/06/2024 tarihli raporunda özetle "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; İsmail kızı, 1967 doğumlu ...’nın 21.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri... E cetveline göre %57.0 (yüzdeelliyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.03.2015 tarihli raporunun, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik hükmü baz alınarak düzenlendiği, kaza tarihinde (21.10.2012) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükte bulunduğu, Kişinin %57.0 (yüzdeelliyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının dava konusu 21.10.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen sol 12. kot fraktürü, sağ ve sol femur, sol tibia, sol humerus, lomber omurga proçez fraktürleri sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca İlgili İhtisas Kurulunun 11.12.2019 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği., İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin gelişen komplikasyonlar nedeniyle olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 (altı) ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği" hususları belirtilmiştir.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının kazaya bağlı maluliyetinin sabit olduğu yeni gelişen durum veya maluliyet oranında artış/azalış bulunmadığı tespit edildiğinden, davacı yanın iş göremezlik taleplerinin reddi gerekmiştir. Bakıcı gideri talebi yönünden ise davacının 6 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, aktüer raporuna göre 1.854,26 TL bakıcı gideri zararı hesaplandığı, davacıya bakıcı gideri zararı yönünden ödeme yapılmadığından bu kalem yönünden maddi tazminat talep edebileceği, nitekim davacı vekilinin 26/01/2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile bakıcı gideri talebinin 1.854,26 TL olarak belirlendiği de gözetilerek bu tutar yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Temerrüt tarihinin belirlenmesinde başvuru tarihi olarak davalı ... şirketine yapılan başvuru bakımından eksik evrakların giderildiği dilekçenin tebliğ tarihi 18/11/2017 tarihi nazara alınmış 8 işgünü sonrası olan 30/11/2017 tarihinden faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; bakıcı gideri zararı olarak 1.854,26 TL maddi tazminatın, 30/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerine dair 225.000TL'lik ) istemin reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin alınan 807,4-TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 192,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 1.854,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/3. Maddesi nazara alınarak 1.854,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 615,40 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 700,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.005,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masrafları, 1.200-TL dava açılmadan önce alınan maluliyet rapor ücreti, 4.635,00-TL ATK masrafı olmak üzere toplam 7.540,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 61,63-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.25/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza